Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Bizim savaş sizin savaşı döver

Timur İnce yazdı...

Petrol savaşları, Gaz savaşları, Para savaşları, Su savaşları, Nükleer savaşlar, İstihbarat savaşları, Psikolojik savaş, Soğuk savaş, Sıcak savaş, Ekonomik savaşlar, Terör savaşları, Kara para savaşları, Devlet savaşları, Politik savaşlar, Medya savaşları, ilaç sektörü savaşları, Ticaret savaşları, Uyuşturucu savaşları, Sistem (Demokrasizim, Monarşi, Sosyalizm, Capitalizm, Faşizim...) savaşları, Balistik savaşlar, Altın savaşları, Siber savaşlar, Bölgesel Hinterland savaşları...

Yakında beton savaşları, Sebze-Meyve-Tahıl-Hububat savaşları, Kömür-Linyit-Bor-Uranyum savaşları, Hidro Santral (Baraj) savaşları, Hidrojen savaşları, farklı enerji kaynağı savaşları, Dron savaşları, Aşiret savaşları, aile savaşları, Robot savaşları, Marka savaşları, Arsa savaşları, uydu savaşları, manyetik çek-in savaşları... Sarı yelekliler, Kırmızı giyenler, Mavi çizmeliler, Larcivet kıravatlılar, Pileli pantolonlular derken Duran adamlar, Geziciler, Arap baharı, Çöl tilkisi, Boko haramı ve küresel darbeler...

Tüm bunların anlamı:

Dünya nereye gidiyor sorusunun cevabını vermek için yeterli başlıklar.

Bu kadar çok savaşın içinde kendimizi savaşmıyoruz modunda göremeyiz. Sırf savaş karakterini oluşturan terimler bu kadar çoğul ise:

Yaşam alanları her gün biraz daha küçülecek demektir. Çoluk çocuğumuz bizim kadar şanslı olmayacaklar... Doğa ve kişi başına düşen yeryüzü kaynaklarının pasta diliminin küçüleceği ve yaşam standartları her gün biraz daha düşüşe geçecek, dünya bir kaossa doğru hızla sürüklenirken insanlık zor anlara gebe demek sonucunu şimdiden çıkaramıyorsak vay halimize.

Tüm bu kadar gürültü arasında savaşmam, savaşmıyorum diyebilir misin? Ülkeni, ulusal çıkarlarını, Milli birlik ve bütünlüğünü, siyasi reaksiyonlarını baaz alıp, dünya üzerinde ki denklemini korumak lüks değil artık ihtiyaçtır. Bu kadar çok savaşın mağlubu olmaz, kazananı da. Öyleyse kapımızı iyi örtelim, rüzgar içeriye girmesin!.

BEYAZ TV'DE MALATYA MODELİ

Ankara kökenli Beyaz tv'de yayımlanan “dinamit” adlı programda gazeteci-yazar Cem Küçük, ki benimde yazılarını beğendiğim ve zevkle okuduğum bir gazetecidir. Önümüzde ki yerel seçimler için Malatya örneğinin model olması gerektiğine değindi. Battalgazi ilçesi belediye başkanı Selahattin Gürkan'nın başarılı belediyecilik hizmetlerinden dolayı Büyükşehir'e aday gösterilmesini bir çok il için örnek olabileceğinin şart olduğunu dile getirdi. İlçe belediye başkanları başarılı ise il için değerlendirilmesi sadece halk menfaatine olması bir yana üstelik partilerin attığı doğru birer adımı olarak algılanır. Başkan Erdoğan'nın seçeceği isimler arasında nihayi bu özelik mutlaka aranmalıdır. Yani şunu demek istedi: ahbap, dost, kayırma, siyasi dirsek teması ilişkisinden dolayı başarılı yöneticilerin sürekli geriye doğru itildiği ve böylece başarılı isimlerin seçilmesine izin verilmediği için sorunlar katlanarak büyümektedir. İlçede başarılı ise mutlaka il'e terfi ettirilmeli, çok yerinde bir tespit değil mi sizce?

AK PARTİ-MHP ORTAK SEÇİM BÜROLARI NE ZAMAN KURULACAK

Madem, sağ merkez iki parti arasında güç birliği yapıldı!
Madem, Cumhur ittifakı tazelendi ve devam edecek!
Madem, Ak Parti ve MHP itifakı seçim itifakından çok Bekaa ittifakı anlamına geliyor...
Madem, bu seçimde iki parti özelikle büyük illerde birbirinin adaylarını destekleyecekler...
Madem, kardeş parti tanımına uygun hareket edecek iki taraf.
Madem, CHP, İYİ, HDP, SP'ye karşı beraber Milli bir ittifakla seçimlere girilecek; o vakit ortak seçim büroları kurulmaması için hiç bir engel görünmüyor. Düşünseniz de AK Parti ampul logosu ile üç hilal amblemi bir bayrakta birleşmiş. Gerçekten seçim propagandası işte buna derim ben. Az zaman kaldı şurada yapın artık.
Onu da biz mi söyleyelim...

MALATYA DİYE BİR ÜLKE OLSAYDI

Önemli bir sosyal medya platformunda rastladığım bu paylaşımı siz değerli okuyucularıma aktarmamak bir talihsizlik olur ancak, tabi bende bir kaç ekleme yapmadan duramadım.

1- Milli marşı Malatya Bulunmaz Eşin
2- Bayrağı kayısı motifli yeşil, beyaz bayrak
3- Merkez Bankası Pütürgelilerin elinde
4- Milli içeceği Kayısı Kola
5- En tanınan yüzü Mercedes Kadir
6- Telefon kodu +44
7- Mimari İkonu yeni Kömürhan köprüsü
8- Milli kahramanı Battalgazi
9- Başkenti Kernek
10- İstiklal caddesi Fahri Kayahan
11- En zengini Ö. Çalık holding!
12- En ünlü Sanatçısı Abuzer Aşkınses
13- Basında amiral gemisi Malatya TİME...

ESKİDEN

Eskiden birisi şahsına özel bir araç falan satın aldığında, herhangi bir yola çıktığında veya arabasına binip bir yere gittiğinde temenni olarak “kazasız belasız” yolculuklar dilenirdi.

2018 itibari ile bu iyi niyetli temennisine bir kavram daha eklendi.

Kazasız
Belasız
Cezasız !

BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİNE TEŞEKKÜRLER

Hep eksiklikleri, sorunları, olumsuzlukları yazıyoruz ya! Bunun yanında iyi şeyler de oluyor. Büyük şehir belediyesi tarafından iyi şeylerde yapıldı. Örnek şu taziye çadırı meselesi... Kim düşünmüşse gerçekten büyük düşünmüş. Bir vefat olduğunda hemen belediyeye bildiriliyor ve yetkililer derhal 100, 200,300 kişilik (duruma göre) çadırı getirip yarım saat içinde uygun yere kurup gidiyor. Sandalye, masa, çay semaveri, Kış ise sobasına kadar kuruyor. Eskiden neydi o öyle, evlere sığmazdı insanlar. Ev sahibi derdine mi yansın gelen misafire ilgilenemediği mahcup olmasına mı? Ayakkabılar kapı önünde birbirine karışır, özelikle köylerde taziyeler ciddi bir sıkıntıya dönüşürdü. Büyük şehir belediyesinin bu hizmeti görmezden gelirsek nankörlük etmiş oluruz, ben kendi ADIMA teşekkür ederim.

SİBİRYA KURDU

Arkadaşın biri yazmış, yanına da soba önünde yatmış köpek fotoğrafıyla birlikte.

“Sibirya kurdu diye aldık sobanın yanından çıkmıyor.”

ŞİİR

Koca koca göbekli adamlar
Ninni çalmışlar uyuyan çocuğun düşlerinden
Bir tanyeri vaktinde
Çökmüşler simit parçasına martıların
Deniz utanmış
Sandal çekmiş tevbe yarabbiyi
Kulağı kesik bir trenin arka vagonunda
Yoksulluk zarfta adrese alın yazı diye gönderilmiş
Fırsat bu fırsat deyip
İki diş daha gevşetmişler kemerin
Yada işkembesine bilezik takmak gerek
Doymak bilmeyen elleri çantalı bu beylerin...

KENDİME NOT

Hikayemin sonunu böyle bitirdim. Çelme takılan değil çelmeyi atan düşmüştü bu kez.

TİMUR İNCE



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>