M. Sait Obuz
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Değişime hazır mıyız?

M.Sait OBUZ yazdı...

 

SESLİ MAKALE

 

Birçok konuda yazdığım seri yazılara bu hafta toplumumuzla alakalı gözlemlediğim hususlar üzerine yazmak istedim, bazı tespit ettiğim problemler ve bu problemlere sebep olan konular üzerine değinerek sebep-sonuç ilişkisi aradım.

                                                  

SEN DEĞİŞ DÜNYA DEĞİŞSSİN

 Değerli bir söz üzerinden başlamak istedim, ne güzel değil mi? Sen değiş dünya değişsin, hepimiz bu tarz sözleri bazen felsefe ediniriz bazen sosyal medya hesaplarımızda profil bölümümüzde yazar motive cümlesi olarak bir çok konferansta değinilir, sorduğumuz da bu sözün doğruluğuna 100 kişiden eminim ki 99 kişi evet bu böyledir der geçer, acaba böyle mi yoksa sadece bu söz uygulamadan ziyade sık sık söylenilen ama hiçbir anlam  ifade etmeyen bir söz mü?

Hayatımız boyunca daima bir serüvenin içerisinde yaşıyoruz her zaman yeni maceralar yeni bilgiler veyahut bambaşka hikâyelerin içinde  kendimizi buluyoruz, filmlerde veya diziler de hatta  kitaplarda geçen bir karakteri bile aklımızda canlandırıyor onu kendimizin hikayesi gibi görüyor ve bu şekil bir izlenim ile o karakterlere karşı bir ilgimiz veyahut onların hikayesinde kendi hikayelerimizin bir nüshasını buluyoruz ya da o hikaye gibi hikaye oluşturuyoruz. İnsan hayalleri ile yaşar ve hayalleri ile gerçek dünyada istediği mutluluğu arar, birçoğumuz bu teze inanmayabilir fakat genel olarak bu böyledir. Değişimden ve daima insanları yaptıkları hatalardan dolayı eleştirmeyi çok severiz yapılan bu hataları ayıplar fakat aynısını kendimiz yaptığımız zaman anlaşılmayı bekler hayır bu farklı şey der geçeriz, çünkü hatamızı kabul etmez tavırlarımız vardır. Dünyayı değiştirmek için başkalarından atak bekleriz aslında her insan için de bir dünyayı yaşar, kendimizi ispatlayamamamızın  en büyük sebeplerinden birisi özgüven eksikliği bir diğeri ise eleştiriye kapalı oluşumuzdur. Aslında eleştiri başarıya giden en önemli yol göstericidir eleştirilerin hepsini uygulayacağız diye bir kaide yok ama dinlememek diye bir kaide de yok, insanı bir ağaç gibi düşünmek gerek bazen ağaç meyve verecek, bazen solacak, bazen sulanacak, sonra yeniden çiçek açacak sonra yeniden meyve verecek, bir ağacın yılın her günü meyve vermesini beklemek açıkçası akla ziyan bir düşünce olurdu.  Toplum olarak oldukça başarılı ve güzel düşüncelere sahibiz, fikirlerimiz oldukça çağın ilerisinde ve olması gereken konular arasındadır. Mutluluk, sevgi, saygı, gelişen ve değişen toplum aynı zamanda, örnek olan ve kurallara saygılı insanlık için fikir sahibiyiz.  Toplumumuzda şu konular eksik insanlar şöyle, böyle diye çok çabuk eleştirebiliyoruz bu problemler için çözümlerde üretiyoruz ama kendimiz hariç insanların uygulamasını bekliyoruz bu kısımda zaten kaybediyoruz. Lafı çok severiz kendimiz hariç her konuyu rahat bir şekilde eleştiririz kendi uymadığımız kurallara başkalarının uymasını bekleriz acaba bunun sebebi nedir bunu öğrenmek gerekiyor. Biz değişmeden hakikaten kimsenin değişeceği yok benimle mi olacak bu iş diye düşünmek yerine, Evet ben değişirsem çevrem değişir çevrem değişirse onların çevresi değişir bu zaten bu şekilde başlar ve süreklilik haline gelir. Dün toplum olarak kötü gördüğümüz birçok konu yanlış olduğunu düşündüğümüz ne varsa şuan toplumumuz da çok normal gibi geliyor, çünkü bizler ileri düzeyde gelişmezsek, dün toplum olarak karşısında olduğumuz zararlı ( Esrar, uyuşturucu vb.) maddeler bugün evimizin kapısına kadar gelmezdi. Sorunlar karşısında kalıcı değil geçici çözümler aradığımız için şuan bu noktadayız, ülkemizde sokakta yaşayan veya toplum dışında olan insanları toplum ile bir araya getirmeliyiz.

Değişimden bahsediyorsak, ilk olarak kendimizden  başlamalıyız, yaptığımız güzel çalışmalar ile topluma mesaj vermeliyiz ancak bu tarz adımlar olursa ülke olarak daha da büyük gelişimler sağlarız, hayal kurmaktan asla korkmayalım,  hayal olmadan gerçekler olmaz. Bu hafta sonu cafe veya avm 'de zaman geçireceğimize toplum için bir şeyler yapmak ile başlayabiliriz. 

 Örnek çok en basiti hafta sonu 2 gün içinde;

Çocuk Esirgeme kurumunda yaşayan çocukları görmeye gidebiliriz, huzurevinde birilerini bekleyen o duygu dolu gözlere mutluluk olabiliriz, park ve göl kenarında ki çöpleri toplayabiliriz, sokak hayvanları için su kapları ve yemek kapları yapabiliriz, hiç yoktan 2 günde evimize ve ya bahçemize fidan dikebiliriz malum fidan dikim dönemindeyiz, ya da bu vatan için can veren aziz şehitlerimizin mezarına gidip acaba bu şehitlik makamında yatan vatan evladının mücadelesi kimler içindi diyerek düşünebilir ve bu topraklar da yaşamanın önemini anlar daha fazla çalışmamız gerektiğini hatırlarız.

Sadece 2 günde sayamadığım birçok aktiviteden birkaç tanesi sadece  saydıklarım, uygulamanın vakti gelmedi mi artık, bir yerden başlamanın tam zamanı unutma “ Sen değişirsen, Dünya Değişir” bu sözü bir yaşam tarzı olarak okumalıyız ve bu sözün üzerine bir medeniyet inşa etmeliyiz. Medeniyet demişken yanlış anlaşılmasın çok büyük bir Medeniyetimiz zaten mevcut sadece medeniyetimizin bizlere öğrettiklerini uygulama konusun da hassas olmalıyız.

Son olarak sosyal etkinlikler ve aktivitelere katılmak insanı mutlu ve huzurlu hissettirir.

 M.SAİT OBUZ



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>