Necdet Akboğa
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Eyvah! Ramazan Geldi...

Necdet Akboğa yazdı...

 

(Sesli Makale)

Mübarek orucu murdar etmemek, EYVAH! Ramazan geldi dedirtmemek için, gelin tabuları yıkalım.

Cesaretli olalım, korkmayalım, kınayıcıların kınamasından, desinlerden, desiselerden, vesveselerden, ayıp olur, günah olur, sevap olur, kabul olmaz, kabul olur, seninki olmadı, benimki oldu gibi, kendimizi yaratanın yerine koymadan, kendimizi kurtarılmış ve kutsanmış olarak görmeden, kendimizi birinci sınıf hissetmeden, gelin Ramazanı vırçiklemeden, pırçiklemeden, tırtıklamadan eda edelim. Önce cesaretli olalım, sonra Kur'ani olalım, en sonunda da insani olalım.  

Öncelikle Belediyeler artık ilkel olan, insan onurunu kıran, bir tabak yemek için birbirini tartaklayan iftar çadırlarını terk etsin. Şehrin merkezinde bir yabancı videosunu çekse, dese ki bu Müslümanların kutsal ayı, bu yemek sırasına girenler de oruçlu, buradan sevap kazanıp cenneti hedefliyorlar, izleyen modern dünya nasıl bakar karar sizin...

Dernekler, vakıflar, resmi kurumlar, odalar, borsalar her fikirde, her inançta insanların aidatları ile toplanan paralar ile kahramanlık peşinde koşup, kul hakkını çiğneyerek iftar vermemeli. Düşünün ahiret gününde bu topluluktan birisi çıkar, “Ey Rabbim sen ibadeti kişilerin tercih ve vicdanına bıraktın. Sana şirin görünmek için, toplumda kendilerini dindar göstermek için, benim rızam olmadan, benim de paramla debdebeli beş yıldızlı iftarlar verdiler. Ben bunların hepsinden davacıyım.” Derse, kendinizi nasıl savunacaksınız? Cennetin meyveleri, sütleri, köşkleri, nurileri, hurilerine sizi kurban etmezler mi?

Şimdiden simsarları, din tellalları bağırmaya başladılar. İki kuruş zekât, fitre verecek olanların hayırlarına göz diktiler. O diyor bizim cemaat, bu diyor bizim dernek, o diyor biz Afrika'ya veriyoruz. Biri diyor medrese kuruyoruz, yok su kuyusu açıyoruz, aman Allah'ım çarşı pazar karışık. Kermes adı altındaki sömürüler mi desen, Ramazan ayında üç beş kare siyah tenli çocuklarla çekilen fotoğraf mı desen Ramazan sömürüsü başlayacak yine...

Bu efendi hazretlerine bakın hiçbirinin eli nasırlı değil, fistanları pırıl pırıl, altlarında son model araba, etraflarında üç- beş badi gard, bu değirmenin suyu nerden geliyor diyen yok. Kafasında on iki metre yuvarlanmış bez, bir kucak dolusu kıl- tüy ile iş takibi yapıyor, fitre zekât avına çıkıyorlar, çıkacaklar.

Değerli mütedeyyin dindar kardeşim. Zekât ve fitre insana verilir. Taşa, betona, toprağa verilmez. Hiçbir bina, adı ne olursa olsun yoksul bir insandan, kursağından sıcak bir çorba geçecek olan yavrudan kutsal değildir. Hiçbir şey insandan değerli değildir. O yüzden vereceğin sadakanı, infakını, fitreni mutlaka kendi ellerinle ver. Allah rızası için dua alacaksan, senin yüzüne karşı yapılan duayı duy. Verdiğin insanı gör, dokun, hisset, anla, göz göze gel...

Ey millet, ey insanlar eliniz varken, gözünüz varken, imkânınız varken neden iyilik yapmayı bile başkalarının eliyle tercih edersiniz? Piyasada dolaşan, başta oturanları zengin etmeyin. Onlar güçlendikçe gücünü kullanıp ihale alacaklar, kendi kulu olan, karşılarında el pençe duranları güçlerini kullanarak devlete yerleştirecekler. Senin çocuğun 90 puanla atama beklerken, onlar muhteremlerini kullanıp, senin verdiğin paralarla büyüyüp senin çocuğunun hakkını gasp edecekler. Bunun adını cihat, buraya haram yolla yerleşene de mücahit diyecekler. Yapmayın bu cemaatleri büyütmeyin. Bak büyüttünüz bomba yağdırdılar. Bak büyüttünüz bakanlıkları ele geçirdiler. Bak büyüttünüz televizyon kurup yanmayan kefen satıyorlar. Bak sizin paralarınız ile akrabalarını etrafına alıp ayda sadece uydu kirası 80 milyar( eski para ile) kanallar kurdular. Bakın Brezilya'dan gemilerle getirdikleri, binlerce tonluk GDO'lu glikozlu şurupları, kanser zehrini, bu millete BAL diye satıp katrilyonluk servetler edindiler. Bunların hepsini de sözde dini kanal adı altındaki televizyonlarda pazarladılar. Çocuklarınızı, nesillerinizi, neseplerinizi kendi paranızla zehirlediler. Bunlar yaptılar bunlar. Din, iman, dua, tesbih diyenler zehir sattılar. İsrail değil, ABD değil, komünistler değil, sizin gibi düşünmeyen size göre din ve Allah düşmanları değil, zehiri bal diyerek sakallılar, sarıklılar, dua edenler, rüya görenler, efendisi olanlar sat- tı- lar... anlayın anlayın anlayın...

 Dostlar çocuklarınızı bunlardan uzak tutun. Kula kul etmeyin. Dini öğrenmek zor değil, bir sürü sonradan teferruat uydurmuşlar ki onlara muhtaç olasınız. Ramazan bunların harman zamanı, dikkatli olun...

Eyvah! Ramazan geldi dedirtecek bir manzara da davul. Bu ne davulmuş ya hu! Hem göbek attırıyor, hem halay çektiriyor, hem cenge çıkarıyor, hem ibadet ettiriyor. Tam uykuya dalacakken, gece yarısında başlıyor çalmaya... Ne çocuk diyor, ne bebek diyor, ne hasta diyor ne yaşlı diyor vuruyor tokmağı, alıyor kaymağı...

Bu ne ya... Bu ilkelliğe kim dur diyecek. Memleketin cesur valisi, müftüsü kardeşim davul- mavul yok bitti dese ne olur yani? Din mi elden gider, tokmak mı elden gider? Hangi devirdeyiz. Herkesi akılsız zannetseniz bile akıllı telefonlar var. İstediğin melodide, istediğin tonda, daha olmadı al koynuna hem çalsın hem de seni gıdıklasın... Kim davulla sahura kalkıyor. Davul vurdukça yüksek binaların arasında öyle bir de yankılanıyor ki, gecenin bir vaktinde kafayı yersin. Hangi gelenek, hangi töre, şimdi birileri yazacak” Olur mu o bizim yıllardır geleneğimiz” aman aman ha! Madem geleneğine bağlısın, kuzum babanın şalvarıyla, şapkasıyla sokaklarda gez bakalım. Kötü adetleri gelenek diye sürdürmenin ne anlamı var? Şimdi herkesin illallah dediği şu davul dümbelek işine son verecek babayiğit var mı göreceğiz? Tabi bu davulu çalan gariban için de onur kırıcı. On günde bir gündüz gözüne sokak sokak vur davulun göbeğine ki, iki kuruş para versinler. Kapıyı yüzüne kapatanlar, kardeşim ben oruç tutmuyorum diyenler, bir daha bizim sokakta çalma tehdidinde bulunanlar, o tokmağı senin ağzına sokarım diyenler,  balkondan su atanlar, Allah aşkına bunun neresi din iman, neresi gelenek, neresi görenek. Bu çağda bu zamanda nedir bu rezillik?...

Ramazan geldi, huzur, barış, sakinlik, selamet, güler yüz, tahammül, hoşgörü olması lazım değil mi? Vay vay... Trafikte kornalar, çekilen levyeler, düşen seviyeler... Hani Ramazan ayında şeytanlar zincire vurulur da, o zinciri çözmek için yarışa girenlere ne demeli. Kardeşim bana ne orucu kendi isteğinle tutuyorsun. Sen oruçsun diye anarşi çıkarmaya hakkın yok. Sevap kazanacağım, geleneği sürdüreceğim, herkes oruç diye ben de oruçlu olacağım diyerek terör estirmenin mantığı yok.  Bir başkasına vereceğin bir rahatsızlık Ramazanın ruhunu zedeler yapma yazıktır.

Ramazan ayında en popüler mekânlar camiler. En popüler kişiler ise imamlardır. Sayın müftüm, değerli hocalar, kıymetli müezzinler, Allah rızası için ibadetleri işkenceye çevirmeyin. Hip- hop tarzı, Rap müziği gibi peş peşe, ardı ardına, ağzınızda yuvarlayarak, şınav çektirir gibi teravih namazlarını kıldırmayın. Namazda amaç yaratanın rızasını kazanmak. O'nun ayetlerini okuyarak ibadet etmekse maksat, ne kendinizi kandırın ne de Haşa! Yaratanı kandırmaya çalışmayın. Rap müziği yapanlar gibi duaları, sureleri yutup, yarım yamalak iş yapmayın. İlla da yirmi rekât kıldıracağım, diyerek cemaate roket bağlamayın. Ne olur medeni olsanız, istişare İslami bir düşünce tarzıdır. Mesela o jet hızıyla okuduğunuz bir sureyi denemek için yavaş okuyun, anlaşılsın diye, deyin ki böyle okursak yirmi rekat, bak bir de tane tane okuyacağım, böyle de olursa sekiz rekat, hadi oylama yapalım cemaat, siz nasıl isterseniz öyle uygulayalım desen, hoca efendi ne olur? Din iman elden gitmez, Peygamberimize ters düşmez, korkmayın cesur olun...

Sayın müftüm, şu hocalara genelge mi yazarsın, kendin mi denetlersin, gecenin bir vaktinde camilerin dışına hoparlörlerin son sesini vermesinler. Bakın hocam eğer burada bir insanı bile rahatsız ederseniz, Allah bundan hoşnut olmaz. Yapmayın, ibadeti herkes kendine yapar, inanır inanmaz, hastadır, sağdır, uyur, uyanmaz, herkes evinde ne yapar kimse bilemez. Senin özgürlüğün, başkasının özgürlük sınırında biter. İbadet etmen, namaz kılman, camide olman sana asla ve asla üstünlük sağlamaz. 70 yıl ibadet edersin, Allah korusun bir anlık bir hata ile şirke girersin, emeklerinin hepsini sıfırlarsın, üstelik kat be kat eksiye düşersin haberin olmaz. O yüzden kimse oruç tuttum, namaz kıldımın arkasına sığınarak kendini toplumda Allah'tan torpilli, üstün yaratık, özel insan olarak görmesin.

Sayın hocam Ramazanı fırsat bilip merdiven altından çıkan bazı cemaatler, bazı sapkınlar, bazı fitneciler camilere dadanacaklar. Hocam sen git biz sahura kadar burada sohbet edeceğiz, yok zikir adı altında bağırıp çağıracağız, kendimizi kaldırıp yere vuracağız, yetmedi şiş saplayacağız, olmadı propaganda yapacağız, çoluk çocuğun beynini yıkayacağız, küçük kafaları bulanık hale getireceğiz diyecekler. Değerli imam efendiler, kıymetli vatandaşlar sakın bunlara fırsat vermeyin. Buralardan çıkıp canlı bomba olanları biliyoruz. Buralardan beslenip, kafaları kiraya verilip adam kesmeye çıkanları biliyoruz. O yüzden camilerin anahtarlarını fırsatçılara vermeyin...

Yani kendimizi Allah'ın seçkin kulları görmeden, oruç tutmayanlara asla baskı yapmadan, oruç olduğunuzu pazarlamadan, orucun arkasına sığınmadan bu ayı eda edelim. Bir de hayatında oruç tutmayanlar var ya, onlar iftar yemeklerinde protokolün sağına soluna oturmazlar mı? Ayıp be, hani sen demokrattın, yok oruç bu devirde ilkel bir ibadetti, hani sen özgürüm açık açık oruç yerim diyordun. E zıkkım yiyesice iftar yemeğinde valinin yanında Belediye başkanının koltuğunun dibinde ne işin var? Biz sen kafayı çekerken sana eşlik etmiyorsak, kusura bakma sen de gözümüzün içine baka baka bizimle aynı kutsal sofrayı paylaşma kardeşim.

Bak şimdiye kadar din simsarı dedim, din sömürenleri dedim, şimdi seninki ne oldu. Dünya âlem biliyor ki, senin Ramazanla, Bayramla, Muharremle işin olmaz. O zaman onurlu ol ve iftar sofralarını kullanma. Bu da doğru olmaz. Senin de adın iftar simsarına çıkar haberin olsun....

Akrabalarınızla iftar edin ki onlarla iftihar edesiniz. Ailenizle iftar edin, komşularınızla iftar edin. Eğer bir yardım yapacaksanız yakınlarınızdan başlayın. Kendi elinizle verin aracı aramayın. Ramazan paketlerini dağıtmak için adeta kargocu tutmayın, kendiniz götürün. Belediyeler, yukarıda saydığım kurumlar, başkasının eliyle cennetin kapısı açılmaz, başkasının içinde hakkı olan para ile İslamlık olmaz, insanlık olmaz. Beş yıldızlı sofralara sevap yazılmaz, keramet iftarı hurma ile açmakta değil, keramet iftarı insani ruh ile açmaktadır. Dışlamadan, öteki kılmadan, ben orucum diyerek davul çalmadan, orucu Allah rızası için tutun. Öyle bir oruç tutun ki kimse demesin “ Eyvah Ramazan Geldi.”

 

        Necdet Akboğa

 necdetakboga@gmail.com  GSM: 0542 262 25 52

 

 

 



YORUMLAR

  1. BENDEN KAÇMAZ!!!

    28.04.2019 19:01:27

    Güzel bir yazyi severek okudum. Yerinde tespitlerini ve gercekleri cesurca kaleme alip edebi bir üslupla bize aktardigin için Allah razi olsun. Umarım herkes kendisine duşeni yapar. Yüce Allah'ın rızasını kazanmak temel amacımız olmalidir. Hocam bir de şu konu var. Bugün sabah namaz ezani 04:30 da okunmaktadir. Yarin da ramazan. Oruc tutacagiz. Bu gun icin sabah ezani 03:30 okunmaktadir. Bir gunde ne degişti. Bu ikilem nedir? Beyaz ve siyah iplik ayirt etme noktasinda milletti bir saatten fazla oruç tutturmanın bir hikmeti var mi? Selam ve saygılarımla.

  2. Yasir

    28.04.2019 17:29:51

    Yorum yapan vatandaşlar kendileri için uygun olmayan cümleler var ise hemen aleyehte cevaplar yazıp yazara kuran okuman lazım gibi lüzumsuz cevaplar veriyorlar sayın yazar kuranı kerimi okur ve arapcası olan bir kardeşimizdir.Yazınıza katılıyorum lütfen fiyrenize

  3. Hikmet BUCAK

    28.04.2019 11:54:39

    ...Ramazan ayında amaç nefsi terbiye etmek, mideyi dinlendirmek ve aç olanın halinde ankamak ise şatafatlı davetlere ne gerek ?...Necdet beyin dediği gibi fitre ve zekatlar direk ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalıdır ve eğer yurt dışına yardım yapılacaksa burada en etkili kurum Diyanet İşleri Başkanlığıdır

  4. Adem

    27.04.2019 16:14:52

    Tolga Şahin her camiyi kullanan hay huy için kullanmıyor. Her Zikir çeken de hay huy demiyor. Camilerde çok güzel işler yapanlar var. Böceğe çiçeğe bakmak iyidir lakin sadece bu yeterli olsaydı belgeselciler en dindar insanlar olurdu. Yazarın haklı eleştirileri var amenna ama yanlış yazdığı bir sürü konu var.

  5. Tolga şahin

    27.04.2019 09:18:13

    Adem efendi yazarı anlaman için kuranı bilmen lazım. Ağzında köpük çıkarıp hay huy edip kendini yere vurmak zikir değil. Zikir çekmek istiyorsan yaprağa bak böceğe bak yaratana bak bilime bak. Neyin nasıl neden niçin yaratildigina bak böceğe bak fiziğe bak kimyaya bak Allahı zikredersin bağırmak hey huy Allahı yüceltmez doğaya bak kendine bak tefekkür et işte sana zikir. Emevi uydurmalarini zikir diye yutturup uyuşturdular allah zikretmedigin için hiç bir icat ve buluşun yok insanlığa ne katkin var bağır sonra bmv ye bin

  6. Ahmet

    27.04.2019 07:56:15

    Tesbitlerin çok doğru... yüreğine sağlık. Hiçbir şeyden korkmayıp doğruları yazdığınız için sagolun

  7. Adem

    27.04.2019 02:39:23

    Doğru şeylerin yanında bir sürü yanlış yazılmış.Süsleme ve mübalağa had safhada.Kurunun yanında yaş kalmamış. Bütün müslümanları töhmet altında bırakmış.Sağ elin verdiğini sol el görmemeli fakat yazar üstüne gözlerine bakın demiş.Zikir bağırma çağırma imiş.Yazıyı yazan islami camiadan biri ama laik kesim ağzı ile yazmış. Cesaret güzel bişey ama ahmaklık öyle değil;bu yazıya milyon tane dava açılır.Sonra yazar çıkıp 'ben 28 şubat mağduruyum' der.Alakası ne ise! gerçekten haklı olduğunuz konular var hatta daha fazla.Fakat bu sizin bütün islami camiayı töhmet altında bırakmanızı gerektirmez.

  8. Selma sözeri

    26.04.2019 21:15:44

    Ben Belçika'da yaşayan gurbetçiyim yazar inanılmaz özgür ve doğru yazıyor takip ediyorum tespitleri mükemmel diğer yazılarında avrupada yaşadığını anladım belli zaten siteye teşekkür ederim yazarın kalemine sağlık

  9. Şükrü Özdemir

    26.04.2019 20:40:29

    Her kesim kendi payına düşeni almıştır diye düşünüyorum.Ağzına,kalemine sağlık güzel bir yazı Nejdet abi beğendim.Ramazan ayı huzurdur,nefislere kelepçedir,sabırdır ve en önemlisi bir tabak çorbayı,yemeği komşunla paylaşmaktır..

  10. Bilemedim

    26.04.2019 18:13:08

    Her sene olduğu gibi bu sene de Ramazan'ın nasıl geçeceğini düşünmek zor olmamalı, yazıda bazı haklı olduğunuz yerlerin olduğu gibi haksız olduğunuz yerler de mevcut. Gerektiği gibi bir ramazan geçirmek dileğiyle.

  11. CeM AĞAOĞLU

    26.04.2019 17:47:45

    Cesurca kaleme alınmış güzel bir yazı; içeriği için ne desem bilmem ki...

  12. Hikmet

    26.04.2019 15:38:13

    Yazınızda yüzde yüz haklı olduğunuz konular var. Gelecek nesiller dini ilk etapta görerek öğreniyor.. Daha sonra okuduklarında kimileri büyüklerini cahil diye nitelendiriliyor. O yüzden çalgılı çengili oyun havaları çalındığında küçükler bunu dinin bir parçası diye kabul edebilir ancak işin doğrusu bu değil. Böyle örnekler çoğaltılabilir.

  13. şapka çıkarıyorum bu yazıya...

    26.04.2019 14:51:22

    acaba dernek vakıf ve cemaatlerin müntesipleri bu yazıyı okuyorlar mı. gerçekten halk arasında bu stk lara karşı algı bu şekilde mi. hangi ara bu duruma düştüler. Kur'an ve Sünnetten neden uzaklaştılar. bence oturup kendilerini çek etmeleri gerekir. bu yazı Müslümanların son 10 yılda geldikleri durumu özetliyor. bir yerde eksik var. NEJDET abi güzel yakalamış.

  14. tasarruf gerek..

    26.04.2019 14:46:54

    abi ikide bir müftüyü yazıyon. şu hocaları imamları müezzinleri rahat bırak. ramazan güzel geçsin. asıl eleştireceksen dini davul ve dömbelek ile pazarlayan belediyelerin yaptığı sözde kültür sanat etkinliklerine bir el at...ramazan programlarının bütçesini bir öğren. çiçeği burnunda selahattin gürkana anlat. belediyenin parası nasıl çar çur ediliyor.

  15. Almanyadan bildiriyor...

    26.04.2019 14:41:24

    yine giydirmişiniz nejdet bey. ama cesur bir yazı. acaba siz Türkiye dışında bir yere mi yerleştiniz. çünkü böyle bir yazı yazıp malatyanın cegetlerinde dolaşmak her babayiğidin karı değil. ama yazınızda ki bazı yerlerde ki vurgularınızda haksız değilsiniz. kaleminize sağlık

  16. salyangoz satmak..

    26.04.2019 14:36:06

    Müslüman mahallesinde salyangoz satmışın. davula karşı olma toplumu bölecek. iftar çadırına karşı olmak belik bir kaç tane oruç tutmayan da faydalanacak ancak çoğunlukla aç olan insanlar o çadırdan faydalanacak. iftar çadırı yerine belediyelere tavsiyeniz var mı. Kamu da ki gösteriş iftarları kaldırılsın. unuttunuz herhalde büyükşehir belediyesi nerede ise geçen sene tüm malatyaya iftar verdi. seçim vardı ya

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>