Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

MAKON-MASTÖB-MADEF Ortak Paydası

Timur İnce yazdı...

 

SESLİ MAKALE

 

 

Pütürge Çevre köyleri Derneği Başkanı kıymetli bir hemşerimiz sevgili Osman Dursun “10 Ekim perşembe günü İstanbul'da başlayacak olan -Malatya günlerine- katılmam gerektiğini ve ortamın pozitif kokusu üzerine bir yazı kaleme alabileceğimi..” teklifi üzerine; bazı özel sebeplerden dolayı katılamadığım halde yazımı yinede yazabileceğimi düşündüm. Ve bu yazımı Malatya'ya dönerken yol boyunca kaleme alıyorum. Yazmanın yeri ve zamanı olmadığı bir üslupla…

2001 yıllında dönemin Jandarma Genel Komutanı Aytaç Yalman'nın bizzat şahsıma söylediği “Malatyalılar çok güzel bir ırk” sözüyle başlamak istiyorum yazıma.

Gerçekten Malatyalılar çok güzel bir ırk. Liyakat, varoluş, düşünce ve felsefeleri insanlığa faydalı olabilme çabasına dönüştürmeyi düşünmüşlerdir daima. Büyük metropol şehirlerde modern zamanlar ile gelişmiş küresel koşullar arasına sıkışıp kalmamış, örf adet değerlerini sürekli çağa göre yenilemiş-biçimlendirmiş, saygı-sevgi-ehliyet gibi temel değerlerini Türkiye'de ortak bir paydada tutmayı başarmış, daha doğrusu bu esaslara dayalı abartılı olmayan bir halk modelinin lokomotifi olmuştur.

Bu tespitime Malatyalıları tanıyanların itiraz etmemelerini haklı olarak, gerek bölgecilik, gerek hemşericilik ve ülkesine bağlı sebepler üzerinden faydalı, vatanperver düz bir çizgide yer aldıklarını ben değil herkes rahatlıkla tanımlayabilir.

Evet doğrudur, bunlar bir bölgeye ait olan biz insanların sosyolojik açıklamasıdır. Ülkemiz siyaset doktrininde yönetenlerle yönetilenler arasındaki ilişkinin hassas bir tamamlayıcısı olan Malatya dernek, çatı kuruluş, federasyon ile konfederasyon ve diğer STK'ların ayrıca bir istişare merkezi olmak üzere bir dizi temel kavramlarla kendilerini taltif/tarif ettikleri, en önemlisi birlik beraberlik ruhunu sükunet içeresinde pratiğe dökecekleri “Malatya günleri” buradan hayırlı olsun diyorum.

Bu temel yaklaşımdan hareketle asıl ifade etmek istediğim; birlik beraberlik ve Malatya için güçlü bir ehliyetle varolma, şehrimizin geleceği için hep beraber sağlıklı karar alınmasını ve uygulanmasını temin etmek için, hep birlikte, bir yönüyle üstlenecek STK'lara ihtiyaç duyulduğu ise zaruri bir gerekçe olduğunun altını çizmek istedim. Aldığım bazı duyumlara göre bu yıl ki “Malatya günlerini” her ne kadar MAKON (Malatya konfederasyon) tarafından organize edilmesi için İstanbul büyük şehir belediyesine başvuru yapılmışsa da MADEF (Malatya Dernekler federasyonu) ikinci başvurusu söz konusu olunca “o vakit gelin beraber yapalım” gibi aynı paydada buluşma ortaya çıkmış, bu yıl ki Malatya günlerine “Birlik-beraberlik” vurgusu yapıldığı daha güçlü, daha detaylı, daha yeni; bir yandan katılımcıların birikimlerinden yararlanmayı, kararların daha iyi anlaşılmasını, kolayca uygulanmasını ve Malatya için meşru kabul edilmesini sağlarken öte yandan MASTÖB-MAKON-MADEF çatılarını yönetenleri bundan sonraki süreçte beraber hareket edebileceklerinin önünü açarak daha otoriter yaklaşımın temsili olacağı bir vizyona dönüşmesi açısında önemlidir.

Türkiye sivil doktrininin özellikle amaçlarına ilişkin belirledikleri öznel kavramlar, aslında temsili bulundukları il veya ilçenin teorik anlamda önemli bir merkez olduklarını her koşulda üstlenmektir. Fakat bu süreçte bağlı bulundukları insanların aidiyetlerine, tarih ve kültürleri, sadece metropol şehirlerle sınırlı kalmayıp, o illerin taşralarına kadar sorunlara müdahil olmaları gerektiğini gerçekleştireceklerini hissettirmeliler. Ve bunu sadece şehirlerde değil ara ara temsil ettikleri köylerin sosyal realitesine inerek “bak ben sizin çatı-üs derneğinizim. Sorunlarınız benim sorunlarımdır.” noktasını belli bir prosedüre bağlamaları icab ediyor.

Kabul etmek gerekiyor ki teorik olarak Malatya'yı sadece İstanbul'da yaşayanlar ile temsil etmek hakkı uzun vadede var olan ilkelerini samimileştirir. Gelecek zamanlar içerisinde soyut olarak bir birlikteli modeline heves eden altyapıyı çabucak çökertir böylece. Günümüz dünyası açısından örnek teşkil etmesi gereken bir model ile hareket edilirse MAKON-MASTÖP-MADEF gibi nihai yapılar şehir ve hemşehrileri için daima aranılan bir adres olmaya devam ederler. Hatta aynı amaç doğrultusunda hareket eden farklı çatılara veya isim kalabalığına ne gerek var. Güçlü, kaslı, omurgası sağlam bir çatı ve isim hakkı altında birleşmek Malatya'nın geleceği açısında daha sağlıklı olacağı kanaatindeyim. Bu formülü yani bir çok isim adı altında faaliyet gösteren STK'ların tek bir isim ve çatı altında birleşmeleri değerli hemşerilerimin analizine terk ediyorum. Değerlendirecekleri ümidi içerisinde olacağım.

Ayrıca hiçbir komplekse kapılmadan sadece “Malatya” çıkarlarını göz önünde bulundurmak gayesiyle; bölgesel çerçevede ilimizin, ilçelerimizin, insanlarımızın kaynaşıp, sosyal tezahürlerini dile getirebilecekleri bir platforma dönüşmesini temenni ettiğim “Malatya Günleri” başlamadan, aynı bir gerçeğin, Malatya'nın en kırsal köylerinde mezralarında, mahallerinde sesini duyuramayan insanların var olduğunu MAKON-MASTÖP-MADEF yöneticileri tarafından; o sesini duyuramayanların da sesi olmaları/ulaşmaları için, sadece İstanbul'la sınırlı kalmayacakları yeni bir sayfanın aynı birlik beraberlik ruhu çerçevesinde açılmasını bu hikayeye eklemeliyiz.

Bilahare toplumların karanlık dönemleri olmuş, sorunlarla mücadele etmiş, bir çıkış yolu aramış, bilimsel gelişmelerden uzak, despotizme maaruz kalmış ama birliktelikten dayanışmaktan vazgeçmemiş insanlara daha esas, ufuk açıcı, umut vaat eden pencereler açmak temsil hakkı üstlenen STK'ların görevi. Öyle zannediyorum. Öyle olmalı. Yoksa STK'lar hiç bir partinin arka bahçesi, siyasi basamak merkezi, oluşumlarına dair kişisel EGO'ların tatmin edildiği bir mekanizma olamaz. Hepimiz Malatyalıyız ve özümüzde var olan birlik-beraberlik, barış serüveniyle hareket etmeliyiz. Hiç akıllara gelmeyen her bir bireyimize ulaşmayı deneyelim böylece. Ve Malatya günlerinin amacı gelecek bir kaç kuruşa tema etmek değil gerçekten Malatya metadolojisi olsun.

Sayın Adil Gevrek, sayın Yılmaz Durmuş ve yönetimleri; bu hassasiyeti kavramsallaştırmada tereddüt etmeyecekleri için kendi adıma şimdiden teşekkür ederim.

Herkese saygı ve sevgilerimle…

TİMUR İNCE



YORUMLAR

  1. Süleyman

    09.10.2019 12:15:45

    yazınızda yer verdiğin öneri ve fikir yine Malatya menfaatine. Sizi bu anlamda tebrik ederim. Yalnız yazılarınızın genelince uzun cümleler kullanıyorsunuz. Bir paragraf gibi cümle okuyoruz. Cümleleri kısaltmanız dileğiyle. Daha akıcı olacaktır kanaati taşıyorum

  2. Hasan

    09.10.2019 12:14:03

    Malatya'nın menfaatine olan işlerde dediğiniz gibi bir sinerji oluşturulması gerekir. Bu konunun değerlendirilmesi ilimiz menfaatinedir. Birlikten kuvvet doğacaktır. Gelişmelerden bizleri haberdar etmenizi bekleriz.

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>