Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Malatya'nın geleceğini bu iki lider (…)

Timur İnce yazdı...

 

Başlığın devamında ki üç (…) noktaya siz istediğiniz kelimeyi koyabilirsiniz.

Düzeltebilir!
Yükseltebilir!
Onarabilir!
Kımıldatabilir!
Yerden kaldırabilir!
İyileştirebilir!
El atabilir!

Bana kalırsa “onarabilir” olanı seçerdim çünkü, Malatya geçmişine dönüp baktığımızda yapılan hatalar demek az kalır, o kadar çok hasar verilmiş ki şehrin baştan sona iyi bir elden geçmesi gerekiyor. Kültürel değerler mi desem, ekonomiyi ayakta tutan kayısının haline mi değinsem, varoş-elit anlamında şehir kozmopolitik yapısında yapılan ayırımcılık mı, çevreyolunun altı, yukarısı meselesi mi, mimari çarpıklık, rant, adaletsizlik, siyasi kanca lokasyonları mı? Kısacası nereye dokunsan elinde kalıyor.

İki lider dedim ise aklınıza toplar, tüfekler, çarıklılar, çakır gözlüler, Kahtalı'lar, Elbistan'lılar, şahinler, atmacalar hemen gelmesin.

Biri: Mehmet Celal Fendoğlu, MHP Malatya Milletvekili. Anlatmaya gerek yok. Görüyorsunuz. Herhangi bir saat açın tv'lerinizi haber bültenlerinde Mehmet Celal Fendoğlu'nun Meclis'te Malatya ile ilgili bir sorunu masaya yatırdığını mutlaka göreceksiniz. Yıllardan sonra ilk kez Malatya ismi Meclis'te geçmeye başladı. Halk ağzıyla söylemek gerekirse “Meclis'te Malatya fırtınası estiren vekilimiz.”

Diğeri: Selahattin Gürkan, bir aksilik olmazsa 1 Nisan 2019 sabahı AK Partiden Malatya Büyükşehir belediye reisi. Yaptıkları yapacaklarının teminatı. Halktan biri ve gerçekten kaliteli bir yönetici.

Malatya şehri, diğer vekillerimizin umrunda olmadığı için bu iki isim adeta Malatya için yeni ve tek umut. Şehrin hasar almış sosyopolitik yapısını onarabilecek enerjiyi taşıdıklarına herkes inanmış bir kere.

Yanlış söylediğimi düşünenler olursa, denemesi bedava. Gidin sokaktan herhangi bir vatandaşı çevirip sorun, aksini söylerse ben de bu kalemi kırar atarım. Buyurun hodri meydan.

ADAYLARI VURMANIN YENİ YÖNTEMİ

Trollerin beyninin nasıl çalıştığını merak ediyorum. Steril edilmemiş oksijen bezine benziyor olmalı. Sarıldığı yarayı zehirleyip öldürmek… Öyle bir trol takımı türemiş ki işi gücü birilerine belden aşağı laf vurmak. FETÖ'cü, Ali Kalkancı, İrancı, Taşnakçı, koministçi, PKK'cı, Bizansçı, DeşHaKePeci diyemediklerine çok uygun yeni bir giydirme yöntemi bulmuşlar şu aralar. Ne yapsınlar; bakıyorlar adayın geçmişi anasının ak sütü gibi temiz, hiç bir örgüt cemaatle bağlantısı yok, hile hurda hayatının kenarında geçmemiş, adam gibi adam, seceresi 10 numara, sadece işini yapan birileri.. Nasıl bir kulp takarım diye mide sancısı çekerken; oturmuş “aşiretçilik yapıyor” yaftasını bulmuşlar. Ee böyle dersek belki biraz toplumun gözünden düşürürüz düşüncesi sizce de çok kirli bir taktik değil mi? Bilmeyen de adayları Urfa Bucak aşiretinin bir mensubu sanacaklar. Sorarlar adama “Kardeş kim bu Aşiretçilik yapanlar, hem Malatya'da Aşiret'mi kaldı?” Bildiğimiz iftira atmanın yeni şekli. İsimde veremiyor zavallılar. Sorsan kim Aşiretçilik yapıyor? Kem-küm edecekler, biliyorum! Bu kadarı da fazla artık. Aşiretçilik yapanları bırakın da gidin FETÖ'cülük yapanlarla uğraşsanıza cacıklar. Hade, hade işinize, bura Malatya! Burdan Size ekmek çıkmaz, sür eşeğini hade!!

ABD'NİN GİDİŞİ

ABD ordusunun tasını tarağını toplayıp Suriye'den çekilmesi millet olarak sevinç moduna girmemizi sağladı. Muhtemelen bir çok kişi içinde şunları geçirmiştir.

Bir kesim: Bunlar gidiyor ya, bizden korkup kaçtılar demiştir
Bir kesim: vay be biz neymişiz ABD'yi bile kovduk Ortadoğu'dan demiştir. 
Bir kesim: Deaş'ı yendikleri için gittiler dedi. 
Bir kesim: Bunlar bir tiyatro çeviriyor bakalım kokusu ne zaman çıkar dedi. 
Bir kesim: işin için bir hinlik var ama ney?

Hiç birisi de değil. İşin aslı İran'ı vurmak için bir hesap kitap, neyimiz var neyimiz yok, şöyle bir toplanalım hele, gücümüzü öğrenelim ona göre taktiğinden başka bir şey değil.

Meraklanmayın İran'ı vurmak için tekrar gelecekler. En geç Mart-Nisanda coniler başka bir planla bölgeye intikal edecekler. Anlayacağınız kimse bir yere gitmiş değil.

MALATYALI MEDYA MENSUPLARININ VEFASIZLIĞI

Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan Çorum'lu. Nerden mi biliyorum. Adam her yazısının bir yerine Çorum'u sıkıştırıverir de ondan. Ne yapar eder, muhakkak Çorum'dan bir de kedisi Sekter'den bahsetmeden son vermez yazılarına. Öyle de bizim Malatyalı olup basın camiasında iyi yerlere gelmiş bir çok hemşerimiz var. Var! Tamam da bir gün ağızlarından bir Malatya sözcüğü çıktığını görmedim. Malatyalı olduklarını beyan edecek hiç bir kelime etmemeye sanki topluca yemin etmişler. Bu ne memleket alerjisi böyle. Güneş Gazetesi Yayın Yönetmeni Turgay Güler, Star Gazetesi köşe yazarı Ahmet Kekeç, Türkiye Gazetesi yazarı İsmail Kapan başta olmak üzere ismini sayamayacağım Malatyalı bir çok basın mensubu ne olur yani sizde Malatya hafsını bir gün ağzınıza alsanız. Korkmayın dilinize yapışmaz.

ŞU YEMEK PROGRAMLARI

Ne nimmete saygıları kalmış
Ne toplumun önünde utanıyorlar
Ne ekmek bulamayanı düşünüyorlar 
Ne yemek beğeniyorlar
Ne yemek yapmayı biliyorlar
Ne millete
Ne dosta
Ne düşmana
Ne topluma
Ne aileye 
Ne ekrana 
Ne mutfağa

Öyle bir Reyting rezaleti işte…
Yemek” adı altında toplum içine şükürsüzlüğü empoze eden yeni bir cambazlık türü.

DİKKAT! ÖLÜM VİRAJLARI

Pütürge yollarını bilen bilir. Bol viraj, engebeli, rampa, tehlikeli kasisler, düşük banket ve zor coğrafya şartlarıyla bilinir. Bunlar artık standart! Bölge insanı bir kere böyle alışmış, kabullenmiş artık. Yalnız üç tane ölüm virajı var ki her yıl bu virajlarda insanlar geçirdikleri trafik kazaları sonucu ölümlere sebep verdiği halde yetkililerden bir ses çıkmaması çok manidar.

1-Pütürge yolu, Yaygın rampası 23'cü km'de yer alan ölüm virajı…

2-Doğanyol yolu Çengelli mevkinde yer alan ölüm virajı…

3- Poskıran mevki Şal deresi virajı…

Trafik kazaları rekorunda Kara listeye girmiş bu 3 noktaya dikkat edin.

ŞİİR

Gencecik bulutlar 
Yağmur bırakıyordu 
Çocukluğumun kıvırcık saçlarına
Korkmuş bir Irmak yanıbaşında
Avuçlarım su içirmişti bana 
Çay taşlarından sekerek
Kaygan, yosunlu bir sabah
Uzun, upuzun ayaklarım
Derisi dökülmüş güneşe karşı
Yola çıkmıştı kanamalı bir fotoğrafta
Çantamda soğan ekmek 
Üç aylık hayal 
80 doğumlu bir bebek gülüşü
Renksiz bir tabanca ile vurdukları gün kalbimi 
Kalbimde ayaklarım gibi yorulmuştu 
Yorulmuştum!
Belkide doğduğum günden beri…

KENDİME NOT

Filmlerde ki gibi yaşlanıyoruz. Senaryosunu sürekli birileri değiştirerek.

TİMUR İNCE



YORUMLAR

  1. Hüseyin çam

    24.12.2018 09:53:33

    GÜZEL TESPİTLER ÖZELLİKLE SAYIN FENDOGLU MİLLET VEKİLLİGİ KOLTUGUNU DOLDURAN VE ŞİMDİDEN HALKIN SEVGİSİNİ KAZANAN GÜVEN VEREN BİR İSİM.YANLIZ SAYIN YAZARIMIZ AHMET HAKAN'I ÇORUMLU DEGİL YOZGATLI OLARAK YAZSAYDI DAHA İYİ OLURDU.ELİNE KALEMİNE SAGLIK.

  2. Hüseyin GÖKÇE

    23.12.2018 17:59:02

    Malatyayi ne akepeli nede mhpli düzeltir her gelen hep bana rabbana deyip cebini dolduruyor birde malatyanin ana partisi olan chp deneyin yoksa bitmiştir

  3. Ömer Asaf

    23.12.2018 09:29:58

    Sayın yazar yazınız için elinize sağlık ancak Ahmet Hakan bildiğimiz Ahmet Hakan ise Çorumlu değil Yozgatlı.

  4. Abdullah akkuş

    23.12.2018 00:41:40

    Doğru doğru gayet doğru söylemişsin bilip bilmeden iftira atmak çok basit sende kalede Truva atı yazısında geçmişinde leke olmayan Murat koca yı hedef aldın hiç mahşer günü hesabı yapmadan lakin gören gözün alenen gördüğü Cemal Akdemiri ise hiç düşünmeden övdün tabi yine mahşer hesabı yapmadan.sen eniyisimi şu kalemini kır at bence hesabını daha fazla ağırlaştırma unutmaki bizi aldatan bizden değildir.(hadisi şerif)

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>