Selma Karakaş
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Moda Ekollerinden Sözde Tesettürcülere

Selma Karakaş Tutuş yazdı...

 

 

 

Çevremizde olup biten olaylara nasıl kayıtsız kalamıyorsak, bir şekilde sesimizi duyurmaya çalışıyorsak; insanın çevresindeki sorunlara sessiz kalamadığı bir şekilde bunu topluma aktarması gerektiğini tetikleyen dürtüleri vardır. Bir de yazarak topluma aktarabiliyorsanız düşüncelerinizi dürtüler sizi tetiklemeye devam ederek, bu olaya kayıtsız kalmamanı söylercesine bağırır "beni yaz" diye. İşte tesettürün farklı boyutlarda gösterilmeye çalışıldığı bu günlerde bu yazı yazılmalıydı.

Tesettür konusunda yazılacak bir şeylere başlamadan önce gelin, tesettürün ne demek olduğunu açıklayan Ahzap ve Nûr sürelerinin ayetlerinden yola çıkalım:
"Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, dışarı çıkarken üstlerine cilbablarını alsınlar. Bu, onların tanınmasını ve bundan dolayı incitilmemelerini sağlar. Allah, Gafûrdur, Rahîmdir."(Ahzab, 33/59).

"Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zinet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin umduğunuza nail olasınız." (Nûr, 24/31).

Tesettürün bu ayetlerde dile getirildiği gibi olması gerekirken;
örtünmenin verdiği yüceliği yok sayarak başörtüsü, giyimi tamamlayan bir aksesuar olarak gösterilip yozlaştırılmaya çalışılıyor, tesettürle uzaktan yakından ilgisi olmayan moda ekolleri tarafından.

İslamı yozlaştırmaya, manevi değerlerini saptırmaya çalışan ve bunu da örtünmenin kutsal saydığı "başörtüsünü" kirli oyunlarına alet ederek gerçekleştiren "bağırsak parazitleri" elinden geleni moda diye lanse ederek seferberliğe başlamış.

Girişilen çabalar sonucu; bacakların iki karış açıkta olduğu etek kombinleri, vücut hatlarını belli edecek giyisiler ve üzerine takılan örtünün hiç bir anlam vermediği, kendini tatmin edecek dünyevi duygularla bunu bize tesettür diye dayatmaya çalışan büyük moda devleri var.

Bu moda devleri ne kadar ülkemiz sınırları içerisinde yer alsa da icraatleri, emperyalist güçler üzerinden islamın kutsal saydığı örtünmeyi ve başörtüsünü yozlaştırmaya çalıştıklarını açık bir şekilde ifade ediyor. Tesettürle alakası olmayan elbiseler raflarda tesettür elbise diye yer alıyor, başörtüsünü sadece başı örtmekle iliskilendirerek; desenlerinde hayvan figürlerinin yer alması, reyting rekortmeni dizilerin sembollerinin yer alması, saç telini gösterecek incelikte imal edilmiş kumaşlarla imal edilmesi bu şekilde bağımlılıkla ürettikleri ürüne talebi nerden arttıracağını iyi biliyolar. Ayrıca giyim konusuna tekrar değinecek olursak; fantazi elbise, fantazi gömlek, fantazi buluz diye çıkardıkları ürünlerdeki insanın tenini belli edecek düzeydeki inceliğe verdikleri anlamsız "fantazi" kelimesi hiç bir şekilde tesettüre uymuyor. Fakat çoğu kişi bunu görmezden gelip her sezon farklı tasarımlarla çıkan tesettür dışı ürünlerin tiryakisi olmuş bile...

Nabza göre şerbeti verip, bir köşeye çekilen bu MODA EKOLLERİ kurdukları tezgahı müdahalesiz seyrediyorlar. Ateş bir kere körüklenmiştir, geriye yanmasını izlemek kalmıştır. Bikakis bu tuzağa düşenler arasında bir yarış halini alan "kim daha modern, kim daha medeni, kim daha güzel" çabası dayatılmaya çalışılan sistemin yerine oturtulmaya çalışıldığını hissettiriyor.

Uyguladıkları stratejiyle yeni trend mi deniliyor, yeni moda mı? Bilmiyorum ama; başörtüsü altında saçlarını çıkarma, başörtüsünü sadece kafasına dolayıp boynu açık halde bırakma bir akım halini almış. Eşarp altına takılan boneden kurtulup, eşarbı bonesiz bağlama kurtuluşa erme gibi gösteriliyor. Kafasına bağladıkları başörtüsünün altından saçları "ben burdayım"diyor ve bu görüntüler öyle bir hâl alıyor ki; tesettüre girmek sadece başı örtmekle bitiyormuş gibi algılanıyor. Başını ört, geriye daracık elbiseler mi giymişsin, başörtüsü altından saç frikiği mi vermişsin hepsi hoş karşılanır oldu. Çünkü çoktan kaptırmışlar kendini moda ekollerinin oyununa. Bu yüzden toplum içinde bu zihniyete sahip kişilerin sayısı, orda burda gördükleri yalan yanlış moda figürleri sayesinde giderek artıyor.

Tesettürün abartıdan uzak olması gerekirken, bazı tesettürü yanlış anlayan kişilerin kendini bu kadar pazarlama yönüne kaydırıp, açık saçık giyinip, üzerine başörtüsünü de bir aksesuar edasıyla takmaları, gözleri kendine çekme egosuyla abartı alarmları zil çalıyor.
"Ne kadar kendimi palyaçoya dönüştürürsem o kadar modernim" düşünceleri sarıyor olmalı ki böyle bir sisteme ayak uydurmakta geri kalmıyorlar.

Tesettürü abartarak kendi kafalarına göre dizayn eden böyle kişilerle ilgili olarak; geçtiğimiz günlerde bindiğin minibüste, iki genç kız arkadaşın giyim şekli dikkatimden kaçmadı. Biri sözde tesettürlüler diye adlandırdığımız başı kapalı gurubundan, diğeriyse sıradan başı açık biri. Sözde tesettürlü genç kızın giydiği pantolon dizinin altında iki karış bacaklarının "yarı çıplak" halini gösterir nitelikteydi. Başörtüsünü bağlama şekli ise boynu açık vaziyette sadece kafasını örtmeye yetmişti ve fazlasıyla abartılı giyimiyle ne edep ne haya dedirten, cahiliye döneminden kalma kendini birilerine beğendirmeye çalışma çabası her halinden belliydi.

Başı açık genç kız sadeliğinden ödün vermediğini her tavrından belli ettiriyordu ve sıradan bir giyimi vardı, abartıdan uzak bir şekilde. Şimdi siz söyleyin hangisi tesettür? Sadece başı kapatmak değil tesettür, başını kapatıyorsan eğer hakkını vererek, tesettürün ne demek olduğunu anlayarak örtüneceksin, yoksa başörtüsünün adını kirletmeye yeltenmeyeceksin!

Başörtüsünü kendini güzel göstermek, hoş karşılanmak için takan böyle bir kaç kişi yüzünden; bunu içten gelen tevazu bilinciyle takan, tesettürün ne demek olduğunu bilen, ona göre giyinen bayanlar da aynı kefeye koyulup yargılanıyor. Genelleme yapılarak taktığımız başörtüsünü yok sayanların yüzünden kurunun yanında yaş ta gidiyor.

Bununla ilgili Youtube da gördüğüm bir videonun başlığı dikkat çekiciydi: BAŞÖRTÜLÜ KIZLAR ÇILDIRDI diye başlık atıp başörtülü kızların halay çeken, dans eden, şarkı söyleyen görüntüleri sıralanıyor. Başörtülü bayanlara egzotik bir tavır sergileniyor. Sanki farklı bir gezegenden gelmişlercesine algı yaratılmaya çalışılıyor. Aslında başörtülüleri kınamak için hazırlanan bu tür videolar, başörtülüleri iğneleyip kötüleme tohumları serpiştiriliyor ama; çoğumuz bunu anlamamakta direniyoruz. Zaten buna malzeme sunan ise moda diye tutkulandukları sözde tesettürlülerden gelmiyor mu? Aşırı makyaj içeren maskeli yüzler, kendini kibar göstermek için kasılmalar, dekolte verircesine giyindikleri elbise türleriyle, takındıkları marjinal tavrıyla, kendini güzel gösterme çabasıyla başörtülere tahammül edemeyen ellere çoktan teslim olmuşlar.

Bu yüzden zihniyet meselesi olarak moda tutkusu üzerinden yola çıkanlara; böyle giyinme tarzının tesettürle alakası yok derseniz, hemen kendilerini aklamak adına size şu cevabı vereceğinden emin olabilirsiniz: "Medeniyete uygun modern giyinmek için böyle giyiniyoruz, bizimde kendimize göre bir tarzımız şeklimiz var." Ne yazık ki tesettürün bir tarz/şekil meselesi olmadığını, medeni ve modern olmanın sadece giyim kuşamla olmayacağını idrak edemiyorlar. Bu yüzden bir yerleri açıp saçmakla kendini modernlik özentiliğine kaptırıyorlar ve başörtüsünü buna alet etmek ise yüzlerini hiç kızartmıyor bile. Utanmak bilmeyen çehreyle kendini bu oyunun başrolü olarak görenlerin sayısı saymakla bitmiyor.

Örnek vermek gerekirse: Bir anlık tutkuyla kapanıp arkadaş çevresinden "kapanmak sana hiç yakışmamış, saçların açıkken daha güzeldin" diye olumsuz yorum alınca başörtüsünü başından çekercesine atanlar mı dersiniz, başörtüsünü günü birlik takarak bir gün dalgalı saçlarla poz veren, ertesi günü başörtüsünün verdiği masumiyeti kullanarak verdiği pozlarla bir anlam veremediğimiz insanların ne yapmaya çalıştıkları mı?

Söylenecek sözün kalmadığı, şeytani duyguların aramızda kol gezdirdiği şu ahir zamanda bir taraftan gerçekten tesettürün hakkını verenler varken, diğer taraftan tesettürü kafayı yarı açık kapatan sözde tesettürlülerin bize medeni, moda, modern hastalığıyla kendini emperyalist güçlerin eline kaptırıp giden bir modern olma hareketi almış başını gidiyor.

Bütün değerlerimizi yozlaştırmaya çalışan bir takım güçler olduğu gibi şimdi de başörtüsü hedef alınmış. Bir medeni olma çabası yüzünden, nerden vursam kârdır amacıyla vur vura bildiğin yerden.

Tesettür bilincinin yıkılmaya çalışıldığı şu günlerde Mehmet Akif Ersoy'un sözü özetliyor her şeyi: Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni; desenize hayvanlar bizden daha medeni!


Selma Karakaş Tutuş



YORUMLAR

  1. CeM AĞAOĞLU

    25.04.2019 22:45:46

    Son zamanlarda büyük kayıplar içerisinde olan bir değerimize değinmişiniz kaleminize sağlık. Sizin de güzel yazınızda dile getirdiğiniz gibi; Tesettür dediğimizde algılamamız gereken Allah(cc’ın emirleri ve Peygamberimiz(sav) dönemindeki uygulandığı şekliyle tesettürdür. Yani demem o ki; farz olan tesettür, tarz ve moda olan tesettür değil…

  2. Nurcan

    25.04.2019 19:52:49

    Tebrikler

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>