Sümeyye Deniz KARTAL
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

SAMİMİYYET

 


İnsan.
Kaç çeşit suret, kaç çeşit eşya, kaç çeşit putu sığdırabilir o emanet yüreğine? Her birinin sevgisi bir vedâya hazırlarken ebediyete ayarlı gönlünü...
Teslim olduğu her şey acı bir terk ediş. Dayandıkları devriliyor, tutundukları yıkılıyor. Taptığı suretler flulaşıyor ve biricik varlığını yokluk uçurumlarında buluyor. Hayatın nabzını duyar duymaz, ölümün gölgesini hissediyor, visâliyle yüzleşir yüzleşmez, zevâliyle karşılaşıyor.

Samimiyet.
Bir kavramdan fazlası. Hikâyenin başlangıç noktası ve sonsuz ötesi. Hatırlıyor mu insan? Bilinmez; hâlâ düz zeminlerde savruluyor, bildiği yollarda kayboluyor. Aynaya kendisinden bakanın kendisi olduğunu sandığından beri bu böyle.
Hazin aldanışı; kendisini, kadim aldatışıyla başladı: "Benlik" yanılgısı/davası...

"Ben bana kâfiyim" iddiası. Makamlar, mevkiler, şanlar, şöhretlere tutundukça ebediyete kök salacağını sanışı. Çok geriye gitmeye gerek yok; yüz sene öncesinde olmayışı ve yüz sene sonra da olmayacağını unutuşu. Olmak bir tarafa; yokluğunun dahi farkedilmeyecek olmasının yok sayılışı.
Onsuzluğa zaten alışkın dünyanın; o yokken de zorluk çekmeyeceğinin umursanmayışı.
Aynada gördüğüne; "ben" dedi insan ve başladı kaybedişinin uçsuz bucaksızlığı. Alnına yazılanı okuyamadığından amansız bocalayışı.
Yazıktır ki; Hz. İnsan'dan; esfel-i safiline yuvarlanışı...

Bilseydi; adım attığı dünyanın, ondan kaçtığını..
İşitseydi; duyduğu seslerin, kendisine sağır olduğunu..
Görseydi; gözlerini açtığı renklerin, bakışlarına kör olduğunu..
Anlasaydı; neyi anlayamadığını ve anlayamayacağını..

Bildiğini sanan bir cahil, duyduğunu sanan bir sağır, gördüğünü sanan bir kör, anladığını sanan bir hiç olduğunu unutturduğunda kendine; kendi de unuttu kendi sandığı kendini.

Ne talihsiz bir acıdır; "Benlik" avcısına, gönüllü av olanın aldanışı.
Ne kalın bir kabuktur; hakikât tohumuna kast edenin, zilletvâri riyâlara kanışı.

İhlâs.
Oydu insanda hâlis olarak bulunan, cûrufundan sonra "bekâ" yani ebedi âleminde kendisine kalan; yâr ve yardımcı öz'ü, kalbinin, kendisine müştak olana o ezeli sözü.
O söz ki, sahibinin; samimiyeti riyâkârlığa bedel yapmadan, sebâtı vazgeçmeye, ikbâli idbâra, sabrı şikâyete, şükrü küfrân-ı nimete, rızayı sızlanmaya, muvâfakati münâzaaya, yakîni şüpheye bedel kılmadan duyamayacağı, duysa da anlayamayacağı, anlamazsa olamayacağı ebedi senet...

Değil midir ki; aşık, mâşukuna izâfetle ne bir can, ne bir hacet, ne bir ricâ, ne bir serzenişte bulunabilir?
Her fiili ve sükûneti; murâdı ve mahbûbu hatrına ve onun içindir.
Ki, değişmez kâidedir; aşığın maşuğa samimiyeti/teslimiyeti tam olunca aşık maşuğundan teslim aldığı ne varsa her şeyi geri ona bırakır. Her şey değişir; köle hür, zelil aziz olur. Uzak yakın olur ve öyle bir ân gelir ki; maşuk aşığa müştak, seven sevilen olur. Kendisine gelen okları göğsüyle karşılayan mahbûb, dahası murâd, ötesi matlûb olur.

Öyle;
"Sağı solu gözler idim,
Ben dost yüzün görsem deyu,
Ben taşrada arar idim;
Ol can içinde can imiş!"

Sen, sen olduğun sürece, can içindeki can'dan haberdâr olabilir misin?
Ve yine sen, sen olduğun "benlik iddia ettiğin" sürece, O'na olan sevginde samimi olduğunu söyleyebilir misin? Her ne ise, o zannettiğin şey; senden mütevellit bir şeye dönüşmez mi? Kendi doğrularından kurtulmadıkça; hakikî doğrudan bahsedebilir misin? Kâinattaki her zerre; ki aşk ile yaratılmışken, sen bu aşksız tam olabilir misin?

Velhasıl; benlik kabuğunu kıran aradığını bulmuştur.
Bu biliş, buluş ve oluştan kalp de haberdâr olmuştur.

Vesselâm...



YORUMLAR

  1. M. Hüsrev

    10.04.2021 23:00:51

    Cani gönülden tebrik ediyorum!

  2. Baha Eray Er

    08.04.2021 12:23:41

    Asalet yıllara meydan okuyan bir mefhum olsa gerek.Sevgili Deniz, kalemin ve fikirlerin daha o yıllarda göz kamaştırıcıydı, naif bir örnek oldu hep azmin. Haberlerin geliyor, bulunduğun konum ve yaptığın işlerle bizi nerede olursak olalım hep gururlandırmaya devam ediyorsun. Senden de, seni yetiştiren ailenden de Allah razı olsun. (Münih'e de yolunuz düşerse mutlaka öğrencilerimizle tanıştırmayı isteriz!) Selçuk Universitesi, Almanca hocan BAHA.

  3. İsmet M.

    07.04.2021 23:13:03

    Tebrik ediyorum, hoş bir makale olmuş.

  4. İrem Gaye Yılman

    07.04.2021 21:51:56

    Temmuz 2020'de Sevgi ve Hoşgörü Medeniyeti Semineri'nde tanıdım ben bu güzel gönlün ve kalemin sahibini. 3 saatlik seminer 30 yılımı köşeye çekti ve bana kimsenin aldıramadığı kararları aldırdı. Olsa olsa bir melek olabilir dediğim bu güzeller güzeli insan bilmese de benim hayatımın baş mimarı! Ölsem de unutamam değerini. Her kelimesi harfiyen aklimda olan Deniz hocam; iyiki varsiniz, iyiki sizi bir sekilde tanidim, sizi çok ama çok seviyorum... Saygi,selamlar/Irem

  5. Adem Göksügür

    07.04.2021 18:15:06

    Covid19'la mücadele ettiğim şu günlerde ilaç gibi geldi. Gönlüne, kalemine sağlık...

  6. Selim

    07.04.2021 18:05:20

    'Değil midir ki; aşık, mâşukuna izâfetle ne bir can, ne bir hacet, ne bir ricâ, ne bir serzenişte bulunabilir?'Ne güzel bir makale. Gonlunuze saglik.Karatay Hukuk, Selim B.

  7. ...

    07.04.2021 17:54:05

    Sen, sen olduğun sürece, can içindeki can'dan haberdâr olabilir misin?... Ne muhtemeşem bir tefekkürdur, kalemine sağlık.

  8. Yakup

    07.04.2021 14:14:31

    MaşaALLAH sözüne yüreğine sağlık

  9. ...

    07.04.2021 11:55:07

    MaşaAllah BarekAllah...Kaleminize, yüreğinize binler sağlık.

  10. Fahrettin Atay

    07.04.2021 11:52:39

    Âh! Ne çok olmuş bir yazıyı defalarca okuyup, duygulanmayalı... Güzel kızım, Allah senden razı olsun, tüm hasedlerden seni muhafaza buyursun. Var olasın, hiç susmayasın. Gönlü kendi gibi hoş evlâdım.Kal sağlıcakla,THY-Fahrettin ATAY

  11. Burak E.

    07.04.2021 11:25:08

    'Benlik kabuğunu kıran aradığını bulmuştur.'Yine kalem konuşmuş, yine mest etmiş...(İletmeden geçemedim, harika!)Selâm ile.

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>