Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Selahattin Gürkan'dan tek bir ricam var!

Timur İnce yazdı...

Avrupa'nın yukarısında bir yerde Hollanda diye bir ülke var. 1800'lü yıllarda bataklıktı, kuruttular şimdi dünyanın en verimli tarımının yapıldığı arazilere dönüştürdükleri söyleniyor. Merak etmeyin “Konya kadar Hollanda” sözüne girmeden üretimin, ticari zekanın, analitik hesaplamanın, toprak bütünlüğüyle dünyayı modern sömürgeciliğe mahkum etmeye çalışan, tarım alanında ki başarılarından övüne övüne bitiremediğimiz işte bu ülke; 1945'te Alman isgalinden kurtulunca, ilk işi ordu kurup, Endonezya'yı 1946'da sömürge yapmak oldu. Ayrıca Dogu Hindistan ticaret şirketinin merkezi yine aynı Hollanda idi. Bu şirket dünyayı sömürgeleştiren, ordusu olan, insan idam eden bir şirketti. Sömürdüğü ülkelerin kaynaklarını çekinmeden çalar, o insanları kendi ülkelerinde bedava çalıştırırdı.

Bir kere “sömürgeci” zihniyetinde olduklarını en başında belirtelim.

Yani Hollanda gerçeği ile ilgili bir çok şey yazıp çizebiliriz. Kısacası: dünya üzerinde kurduğu dağıtım tekelleriyle tarım ülkelerinin mallarını ucuza alıp pahalıya satmaktır. Yaptığı yeni dünya düzeni içinde modern sömürgecilik işte buna denir. Antalya'lı narinciyeciyi maraba gibi kullanmak, Niğde'li patates üreticisini bir şekilde kapatmak, Polatlı'lı soğan çiftçisini ele geçirmek benzeri vs, vs!

Hollanda Konya'nın yarısı kadar buğday ürettiği halde buğday ihracatı yapıyor. Konya 2,6 milyon ton buğday üretirken Hollanda 1,2 milyon ton buğday üretmektedir. Konya'nın Buğdayı komisyoncular, tarım tefecileri, bankaların sağladığı kredilerle elinde eriyip yok olurken Hollanda yılda 5 milyon ton buğday ihracatı yapıyor.

İşte işin püf noktası burada. Yılda 1.2 milyon ton buğday üreten bir ülke nasıl olurda 5 milyon ton buğday ihracatı yapar sorusu muhakkak hafızanızdan geçmiştir. Dünya enayilerle dolu olunca yaparlar. Tıpkı portakalın “P”sinin yetişmeyeceği yine aynı Hollanda portakal ihracatı yapmasına el atması gibi…

Dünya peynirinin % 11'ni ürettikleri halde dünya peynirinin % 60 pazarı ellerinde bulundurması…

Lale konusuna hiç girmiyorum. Tam bir utanç tablosu. Ceddimizin temsili çiçeği, “lale devri çocuklarıyız biz” diyerek şarkılar yaktığımız, bizi anlatan, bizim kültürümüzün objesi bu çiçeği şimdi milyon lira vererek lale ve soğanını satın aldığımız ülke yine by Hollanda.

2019 yılında sırf İstanbul'a dikilen lale sayısı Silivri'den Tuzla'ya 5 milyon lira harcama yapılarak, 211 farklı türde 20 milyon lale dikildi. Tamamı Hollanda menşeili…

Birde cins diye bizimkilerin göğsünü kabartarak bahsettiği süt inekleri var. Hollanda patentli, iri cüsseli, renkli Simmental ve Holştayn hayvanlarını ithal etme sevdamızı da şuraya not düşelim. Yerli Anadolu- jersey (Adana ineği) ırkı bu Avrupai sığır aşkı yüzünden nesli tükenme noktasına geldi. Bak yazıyorum buraya! Avrupa sığırı besleme merakımızdan dolayı sonunda aç kalacağız biz.

100 kg Holştayn sütünden 3.5 kg yağ, 12 kg beyaz peynir alınırken Jerseyden 5 kg yağ 20 kg beyaz peynir çıkıyor. Üstelik bir yılda Holştayn 13 ton yem yerken Jersey 4 ton yem yer. Holştaynın yarısı kadar süt verir lakin sütün randımanı %40 yüksek, lezzetli, tipik Anadolu meralarına uygun ve dayanıklıdır.

Bitmedi daha. Bu zevatlar üretmiş oldukları ve bize sattıkları Traktörlere yazılımla birde kilit koymuşlar.
Ukraynalı çiftçiler hackerların yazılımıyla traktörlerini kendileri “yasadışı” tamir ettiriyor ancak bizim çiftçi o kadar yetenekli mi bilmiyorum? Yani sen onun belirlediği serviste bakım ve onarım yapmadığın taktirde o traktör o tamirhaneden çıkmaz. Örnek; hidrolik sistem arıza yaptı, sen yıllardır bildiğin tamircine gittin, tamirci o sistemi değiştirdi. Parça değiştiği andan itibaren usb portunda konektörün yetkilendirmesi otomatikman fabrikaya uyarı geçmesi üzerine binlerce lira verip satın aldığın Traktörün mülkiyeti senin olmadığı ortaya çıkmış oluyor. Ve başka serviste tamir işlemi yaptığın için traktör işe yaramaz bir demir yığını olarak kalacak elinde. 
Kontrol manyaklığının geldiğ noktayı görüyor musunuz?. 2017 ve sonrası çıkışlı Hollanda markası J. Deree, Kanada-İngiliz M. Fergusun, Alman Fendt başta olmak üzere İtalyan N. Holland, Same markaları teknolojiyle çiftçiyi nasıl sövüşleyeceklerinin yolunu iyi bulmuşlar. Sıkıysa aldığınız traktörü başka yerde tamir yaptır hadi…

Ta binlerce km öteden düğmeye basıp kilitleyecekler.

Tüm bunların Malatya'nın çiçeği burnunda belediye başkanı Selahattin Gürkan'la ne alakası var diye bir soru içinizde dönderip durduğunuzu tahmin etmekteyim.

Biraz sabredin, konuya geldim bile…

Bu acımasız, haydut psikolojisinde ki Hollanda var ya rotayı kayısımıza çevirdi. Bildiğimiz Malatya'nın Kayısısına… Evet, yanlış duymadınız. Dünyada bir çok gıda, meyve, sebze, süt ve süt ürünleri, hububat, dondurulmuş gıda üretim ve pazarlamasını elinde bulunduran uluslararası tekel ağı; şimdi kuru meyve kayısıya göz dikti. Malatya kayısısının yüksek şeker oranını, lezzetli aromasıyla Anadolu'nun güneşinde kurutularak nice emekle üretilmiş, naturel kuru meyve kayısı pazarını yönetmek için sinsi, gizli planlar devreye koymak için bazı girişimleri söz konusu.

Tabi bizim daha önemli işlerimiz olduğu için, ihale, rant, bir iki araç alıp belediye koyarak tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemek icabıyla birbirimizle yarıştığımız veya bir araba, bir daire -daha- nasıl alırız diye kafa yorarken adamlar ciğerimizi göğüs kafesimizden söküp götürmek için pusuya yatmış bekliyor.

Uluslararası ticaret yönetmenliğine göre İzmir'li tüccarlar, hani kayısıya “asıl” yön veren global banker tarzı komisyoncularla bazı yeni ticari stratejiler üzerinde mutabık kaldıkları bilgileri elimize geçti.

Deniliyor ki: hasıl olan ticaret yöntemleri gereği 3'e al 8'e-10'a tüm dünya'ya pazarla mantığı üzerinden diğer tüm ürünlerde yaptıklarının tıpa tıp aynı yöntemi kayısı için programize ettiklerinde Hollanda kayısının yeni ve tek efendisi olacağı kuşkusuz.

Hollanda Konya'nın yarısı kadar buğday ürettiği halde, Haymana kadar arpa ürettiği halde, Samsun Çarşamba kadar mısır ürettiği halde, Kayseri kadar pancar, Çemişgezek kadar nohut, Erzurum İspir kadar kuru fasulye, Antalya Gazipaşa kadar sebze ürettiği, Trakya kadar sığır beslediği halde 15-20 katı veya daha fazlası ihracat yaptığının aynısını kayısımız için devreye geçirmeye çalıştığı yeni bir sömürge totaliteriyle karşı karşıyayız.

Başkanım, biliyorsunuz Malatya çok kan kaybetti. Siyasi istikrarsızlık sonucu borçlu bir enkaz devr aldığınızın farkındayız! Dolayısıyla rutin çalışma programınızda böyle bir başlık yer almıyor fakat “olmalı” artık. Kıyasıya milli bir mücadelenin parçası olmak bunu gerektiriyor.Geleceğimizi şimdiden teminat altına alma arzusuyla hareket etmeliyiz. Bir komisyon kurun, size bağlı isimlerden, alt yapısı sağlam bu komisyonun icraatı coğrafik işaretli Malatya kayısısı üzerine İnönü üniversitesi ortaklaşa yeni bir üretim ve pazarlama yöntem zinciri geliştirsin. Zor değil inanın. Milli bir servet, önemli bir endüstriyel bitki, dünyada bir benzeri bulunmayan stratejik ürünümüz yanlış ve beceriksiz ellerde “zül” olmaktadır. Milletvekillerimiz yapsaydı bu güne kadar yapardı diyeceğim yine kızacaklar. Tek umudumuz sizsiniz. Şu kayısımızla bari siz bir ilgilenin. Dünyanın en kaliteli kuru kayısısını bu sömürgeci zihniyetinde vampirlere teslim etmemek için hala şansımız var. Bir el atsanız gerisi peşinden gelecektir. İnanın siz başarırsınız, neden olmasın! Hollanda'nın yapmaya çalıştığı şeyi Malatyalılar olarak daha iyisini yapacağını hepimiz biliyoruz. Yeter ki bir adım atılsın, o adımı da siz atacaksınız sayın başkanım!..

Saygı ve Selamlarımla…

TİMUR İNCE



YORUMLAR

  1. Selim malatyalı

    10.05.2019 14:30:34

    Timur bey yazınız ve düşünceleriniz on numara.unuttuğunuz bir şeyi eklemek zorundayım.Bu ülkenin Üzerinden Mehdi Eker diye bir tarım Bakanı çıktı.Evlere Şenlik.Bir Bakan ülkesine tarımsal kalkınmada bu kadarmı düşman olur.!!!soyadının Eker olmasına Bakmayın.Çiftçiyi ve Tarımı Ekti Geçti.Vessalam...

  2. Miraç

    10.05.2019 09:36:18

    Bu yazıyı asıl okuması gereken muhatapları şuan maalesef seçim sürecini biteremediler... sadece bahsettiğiniz tarım hayvancılık meseleleri değil ticaretin eğitimin de durumu içler acısı siyasetin bir ucundan tuttun tuttun yoksa halin perişan!!!

  3. Gülay

    09.05.2019 15:16:45

    Yazınız çok güzel. Yazıda umut var. Heyecan var. Yeni yönetimle her şeyin güzel olmasını dilemişsiniz. En azından umudumuz var mı diyelm bilemedim. Kayısının kaderi değişmeyecek bence ama Hayırlısı olsun. Mesela içtiğimiz su bedava olsa deseydiniz belki daha çok heyecanlanırdım

  4. Abbas

    09.05.2019 15:13:49

    Bizde traktörler kendimize eşimize dostumuza fayda sağlıyorsa tamam. Traktör de alınır lüküs otomofiller de. Vatandaşın otobüse binecek parası yok.

  5. Murathan

    09.05.2019 15:10:05

    'Malatya sadece kayısı ile anılmamalı. Bu şehrin tarihi ön plana çıkarılmalı. Tarihi özelliklere önem vereceğiz.' Diyor Başkan Gürkan... Bu sözleri her yerde duymak mümkün. Gürkan tarihe yönelecek. Battalgazi'de olduğu gibi. Bir iki konuşmasını dinleyince bu kanıya ulaşmamak mümkün değil! Heyecanlısınız evet yeni bir kan yeni bir soluk. Vekillere söylediniz değişen olmadı! Yine olmayacak.

  6. Hikmet

    09.05.2019 15:05:17

    Az gittim uz gittin dere tepe düz gittim. Bir de arkama baktım ki bir arpa boyu yol gitmişim. Yarışma programlarındaki sürpriz kutulara döndü. Acaba soğuk hava deposu ne zaman yapılacak millet faydanalanacak? Geliyor geliyor az kaldı işte birazdan haber vereceğiz soğuk hava deposu tamam diyen haberlerden başka farklı bir şey okuyan var mı? Kayısının hak ettiği değer şurda dursun. Daha çok duracak zaten

  7. Gül

    09.05.2019 15:01:56

    Kayısıyı Iğdır sahiplendi. Mersin'de en güzel kayısı yetişiyor gibi haberler var. Hatta Malatya tezgahlarında bile Mut kayısıları var. Rastlamamış olmanız imkansız. Kayısı kimin önce kendi ülkesinde bir karar versin. Hollanda'ya sıra gelene kadar ohoooooo....

  8. Avni

    09.05.2019 11:14:20

    Timur ince kaliteli,donanımlı, bilgili bir yazar. Sosyal medyadsn takip ettiğim kadarıyla Pütürgeli, Pütürgenin bir değeri....Malatya ve kayısı için hassas olduğunu görüyoruz yazılarında. İnş ALLAH SELAHATTİN başkan sesini duyar ve hatta kendisiyle bir görüşme yapmak ister ve bu konunun önemini anlatır başarılar

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>