Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Trol ülkesi mi olduk?

Timur İnce yazdı...

 

Dostlar “Yakarsa dünyayı garipler yakar” diyor Müslüm Gürses -garipler- şarkısında. 
AK parti de bir gün yıkılırsa troller yıkacak” sözünü mukabilinde eş zamanlı bir atıfla söylemek mümkün. İçinde bulunduğumuz dönemin tüm politik iniş çıkışları, yanlış doğruları, yumuşak-sert süreci bir yana trol faciası toplumu tehdit eden en büyük tehlike olarak yanı başımızda sessiz sedasız büyümektedir. Tıpkı kanser virüsünün bir vücuda bulaşması gibi siyasetin ve toplumun alt yapısından üst mercilerine kadar bir ahtapot gibi güçlü kollarını sardığını görüyoruz.

İşin kötü tarafı yarın öbür gün “sanal terör örgütü” diyebileceğimiz bu hissiyatsız, araştırmadan yoksun, çevreye ve insana, topluma, kültür ile değerlerimize saygısı olmayan paldır-küldür robotik yapının siyasi partiler tarafında finanse edildiği yada desteklendiğinin iddia edilmesi…

Aidiyetinde bulundukları siyasi partilerin partizancılığını sınır tanımadan üstlenen bu gizli silahlar halihazırda kişisel hırslarıyla tüm karşıt görüşte bulunan insanlara savaş açmaları büyük sosyal bir yıkımın habercisi. Trol ailesi gün geçtikçe genişliyor. Çeşitli formlarda tetik çeken trol ordusu; ülkemizde ki siyasi tabanlardan AK Parti olsun, CHP, HDP ve diğer Partilerin trol gruplarından fayda görüyorlar gibi bilinsede verdikleri zararın boyutu illeriki dönemlerde sosyokültürel sonuçlarıyla mutlaka yüzleşeceğiz. Diğer bir yan etkisi ise trollerin sektörel hale geldikleri… YouTube'a'da videoların tıklanmasına göre para kazanmaları artıkça daha gözü kara hale geldikleri ve şirketleşecekleri bir tablo çıkıyor karşımıza. Artık trol şirketleri yaşam şeklimizi belirlemeye sirayet edeceklerinin işaretlerini vermekteler. Özelikle AK Parti trolleri yani Aktroller iktidar partisi olma avantajlarından olsa gerek aleni şekilde saldırı ve algı operasyonları yapmasının nihai sonuçları AK parti davası ve ilkeleriyle sürekli bir çelişki içinde davranmaları; parti mensubu, parti teşkilatı, parti düzenine nasıl zarar verdiklerini bilakis hatırlatmak gerekiyor.

Deniliyor ki; Türkiye'de şu an 250 bin sosyal medya hesabı trollük faliyetleri için aktif halde çalışıyor. Yapılan bazı sosyal deneylerde ise bu rakamın aslında 400 bin olduğu belirtilmekte.

Düşünseniz de yarım milyona yakın insan yığını elinde klavye tetikte bekliyor veya bekletiliyor. Hedef gösterildiği andan itibaren düşünmeksizin bilinçli yada bilinçsizce, hunharca harekete geçen bu klavye kahramanları eline geçirdiklerini tabiri caize ocağını söndürmeden bırakmıyorlar. Taki internet ortamında diline doladıkları hedefin gerçek hayattını paramparça edinceye kadar.

Öncelikle Trol ne demek? Ona bakalım. Amiyane kendi tabirimle; Trol, kendi isimleri yada kod dediğimiz “fake” hesaplarla açılmış sosyal medya hesaplarının, organizeli şekilde gözüne kestirdikleri herhangi bir hedefe savundukları ideolojik görüş adına saldırı düzenleyerek linç veya imha etmek, maksatlı manipülasyon yapmakla hareket eden teknolojik şebekelerin oluşturduğu bir güç demek mümkün.

Yani bir nevi sanal alemin kabadayıları, tetikçileri, algı operasyonu yapan kirli eller, suç şebekesi, çete, mafya ne derseniz deyin siz adına.

Belki basından duydunuz. Son trol operasyonuna maruz kalan Recep Tayyip Erdoğan'ın manevi kızı olarak bilinen Tekirdağ'lı Göknur Damat oldu. Geçenlerde o da trol gazabından nasibini aldı. Tekirdağ'da makyöjlük yapan Göknur Damat 30 yaşında yakalandığı kanser hastalığını yendiği hikayesini Erdoğan'a anlatınca basında oldukça yer aldı ve daha sonraları Recep Tayip Erdoğan'ın mitingine boynunda asılı Erdoğan'ın “manevi kızı kokardıyla” özel davetli olarak katılması günlerce Türkiye'de konuşuldu.

Almanya'da arabasında seyir halinde Türkiye siyasetiyle alakalı çektiği canlı siyasi videolarla oldukça takipçi toplayan sosyal medya fenomeni Tuğrul Selmanoğlu Göknur Damat'ı hedef gösteren bir tivit attınca trollere de gün doğdu. Sosyal medya hesabından Ekrem İmamoğlu'nun kampanyasına yaptığı 20 TL bağışın dekontunu #herşeyçokgüzelolacak hashtagiyle paylaşınca Göknur Damat artık kara listeye adı not alınanlar arasındaydı.

Göknur Damat'ı trollerin elinden kimse kurtaramazdı artık.

Öylede oldu. Çok geçmeden Göknur Damat bacağından bıçaklanması olayının meydana gelmesi trol gücünün ne denli etkili olduğunun bir kanıtı sayılıyordu. Almanya'da arabasında siyasi video çeken bir trolün atmış olduğu o “Bizden olanı bir kenara attık. Bizden olmayanı baş tacı ettik. Onlar da aldı bizi ayak altına paspas etti.” Ak partiye yaranma Twiti az daha kanseri yenmiş, zar zor hayata tutunmaya çalışan, KOSGEB hibelerine başvurarak aldığı hibeyle evinin küçük salonunu bir makyaj stüdyosuna çevirmiş, Dubai'den de bir makyaj stüdyosu açması için teklif almış kadını az daha hayatından koparıyordu.

Olayın adli boyutu hakkında fazla bilgi sahibi değilim. Fail yakalandı mı, yakalandıysa serbest bırakıldı mı, içerde mi bilmiyorum ama bildiğim tek şey ülkemizde karşıt fikrin mensuplarına yaşam hakkı tanımayan, onların başarılı, mutlu olmasından, takdir edilmesinden rahatsızlık duyan yeni bir anti düşünce biçiminin sinsice-ustaca aramıza yerleştirilmeye çalışıldığı…

Parti sevgisi, ideolojik düşüncenin, dini duyguların, seküler yapıların arkasına saklanılarak gösterilen bazı normal gibi görünen tepkiler; aslında çok acımasız, ilkel, insani olmayan duygulardan beslenen toplumu terörize etme gayesi altında yattığını görmeliyiz.

Böyle devam edilirse bu topluma yazık olur! Nerdeyse tam bir trol devleti olduk.

Kullanmış olduğu dile bakar mısınız? “Bizden-bizden olmayan” ayıştırma ile gelinen nokta bizden olmayan harici herkesi düşman ilan etmekle başlayan siyasi gerilim sonucu bu ülkenin genleriyle oynamak infialini doğuruyor. AK Parti yıkılırsa Trolleri yıkacak sözümden kastım tam olarak buydu. Bir de düşünmeden, taraflı, bizden-bizden olmayanlar anlayışıyla partizancılık yapanların toplum içine sürdükleri saik anarşizm duyguları ciddi bir tahribata neden olduğunu/olacağını birilerinin görmesini sağlamak…

Göknur Damat Türkiye'de trol ağına düşen örneklerden sadece biri. Aynı minvalde gelişmiş onlarca hatta yüzlerce örnek bu uğurda sayabiliriz. Siyaseti siyaset gibi yapan, ayırımcı, kutuplaştırıcı dili ve üslup kullanmayı terk eden siyaset üreticilerine Türkiye'nin ihtiyacı var. Aksine gücü elde etmek, elde tutmak, ötekine aman vermemek, kendisine biat edenleri önemsemek, zıt düşünenleri dışlamak, geçmişin intikamını almak gibi dürtülerin harekete geçirdiği kültürel ve sosyal bir hınç duygusundan beslenen siyasi yapılar git gide varoluş nedenlerini yitirir ve tarihin tozlu dehlizleri arasında yok olup gitmeye mahkumdur.

Özetle “trolün biri kuyuya taş atmış kırk siyasetçi çıkaramamış” misali siyasete yön vermeye kalkışan trol fedaileri “bakın en iyisini yapıyorum, nasılda partimi savunuyorum, gece gündüz partim için burdayım” pragmatiğini sosyal medyada dayatması sonucu meydana gelen hatalar partilere daha sonra çok pahalıya mal oluyor. Siyasetçilerden çok siyasete müdahale eden trollerin her an ne yapacakları belli olamayan, kontrol dışı ciddi bir mekanizma olduklarını şimdiden tartışmakta fayda var. Seçimde kalemiz dedikleri şehirleri kaybetmek pahasına… Trollerin reklam şovu adına partileri nasıl kullandıkları önümüzde ki yllarda içinden çıkılmaz en büyük siyasi handikap olacaktır.

TİMUR İNCE



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>