Necdet Akboğa
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Vallahi de, Billahi de...

-Sesli Makale-

 

              

Hep böyle başlar arkası süslenir...

Yemin, ant, kasem...

Bizim milletin, bizim kültürün sudan, ekmekten, tuzdan daha fazla kullandığı söylem...

Bedava, parasız, risksiz, meşakkatsiz, emeksiz, mis gibi çıkış yolu...

Öyle zannedin, azabın şiddeti buradan vuracak, söz ver, Allah'ı şahit tut, sonra da şahit olan Rabbi unut. Değil mi?

Bir ant meselesi, bir adam çıkmış fi tarihinde, nenemin nenesi daha genç kızken, yukarıya yaranmak için iki satır karalamış.

Karaladığı günlerde mussolini, hitler, itler, bitler dünyada cirit atıyormuş...

O da modaya uyup bizim zat-ı muhteremleri bahtiyar edeyim, belki bir yolumu bulurum edasıyla başlamış döktürmeye....

Birinin varlığını diğerine bağışlamış, sev demiş, say demiş, arada çalış demiş, demiş, demiş...

Sofradakiler keyiften dört köşe. Aferin la... Bu işte.. Şimdi kartlaşmış ahaliye bir şey anlatmak zor iş,  bunların çocuklarına sabah gözünü açar açmaz aç karnına içirin andı... Bak nasıl bir memleket oluyoruz, görün...

Mahalle, köy, kent demeden, bağıra bağıra Türküm, doğruyum, çalışkanım, küçükleri koru büyükleri sev, yüksel, ileri git, durma, beri gelme.... ila âhir....

Bu iş tamam, yemin aşı sayılır, tutacak ve tornadan çıkmış gibi bir nesil...Yaşasın!...

On yıllarca, binlerce, milyonlarca, ayazda, sıcakta , gölgede, güneşte...

Hoppala !... Bu kadar aç karnına, sabahın köründe, düzenli, aynı saatte, dozunda, içirdik yine de alerji yaptı galiba...

Kimse tam Türk olmadı, ne doğrusu. Bütün üçkâğıt bizde var. Kim çalışkan, ne üretti, hangi araba bizim, hangi markamız dünyada geziyor ,icat yok, mucit yok, bilim nakavt, eğitim tuş, bir tuhaflık var bu işte…

Küçükler uyuşturucu, pop, top ,hop, dayak, taciz, açlık derken koruyan yok...

Büyükleri takan kim, moruk de, yaşlandı terk et, acezede âciz halde bırak...

Askerde  arazi ol, işte rapor al, sokakta yolunu bul, vakıfta götür, imarda kat artır, denizde yat yüzdür..

Bu kadar herkes yemin etti de...

Ulan bu bombaları kim patlatır. Bu dağlarda gezenler kimler, bu askeri kim katleder, hepiniz Türküm diye yıllarca yemin ettiniz bağıra bağıra. Pardon bağırta bağırta… Ulan biz size aç karnına her Allah'ın günü yemin ettirdik be! Bu ne rezalet...

 Bir türlü maya tutmuyor. Kimse ne dediğini hatırlamıyor bile...

Yıllar, yıllar sonra bir aklı başında adam çıktı. Dedi: ‘bırakın kendinizi kandırmayı, yemin buradaysa yeminci nerde, yeminci buradaysa yemin nerde.'

  Oh be!. Derken, yine birileri olmaz, her sabah bu şurubu içsinler ama tükürsünler..

Hey hat! Buyur buradan yak...

Hadi biri çıksa ben akil baliğ değildim. Hukuken reşit değildim, ağzım süt kokuyordu, yeminime başlatma ha... Derse...

 Günde bir defa ant içen sabiye mi gücünüz yetiyor...

 Peki günde 40 defa kainatın sahibine, hem de abdestli olarak ‘iyyeke na'budu, ve iyyeke nestain' diyen sözüm ona akil baliğ olmuş kart zamparaya ne diyeceksin...

 Bu hoca tayfası neden abdestin suyu sıcak mı, ılık mı olduğunu bu kadar anlatır da bu yemin meselesini anlatmaz. Çünkü en çok yemini bozan onlar olmalı da ondan...

Çarşıda pazarda milyonlarca vallahi, billahi, tallahi, anam öle, babam sürüne, somun kör ede, arpa çarpa... Vay vay vay...

Kimi kandırıyoruz be... Kim hangi yeminin peşinde? Allah'ı şahit tutup sonra arkasını dönmek var mı ya...

Bismillah la başlayıp, şeytanın koluna girmek ne ayak...

Bu yeminlerin binde biri tutulsa, memleket mazhar olur...

Andı konuşalım, ama önce Allah'a verdiğimiz akitten başlayalım...

Bizim Malatya'da canlı hayvan pazarı var. Vatandaş ineğin yularında tutar mazata yani pazara götürür...

Bunun bir de ticari tarafı,  meslek olarak yapanlar vardır. Alır köylüden, kârını kor pazarda satar...

Bunlara tacir, tecir, mazat, cambaz da halk dilinde denir.

Niye cambaz dendiğini de anlamış değilim ya...

Neyse bizim cambazın doğal olarak gününün yarısı yeminle geçer...

Valla, billa,tilla çerez gibidir..

Bizim tacir nasip olur, hacca gider, gelir, ekmek davası, işine devam edecek ama herkes laf sokar.

Allah'ın evinden geldin, yalan yere yemin sana yakışmıyor.

Adam ezilir, büzülür ve çare bulur...

Sabah evden ineği çıkarıp pazara götürecek, hanımını çağırır, avrat sen bu ineğe 10 bin verdin mi?

Herif kafayı mı yedin, ne on bini ne beş bini..

Ya hu verdim de ölmezsin ya..

De hadi verdim o zaman...

Oh be ...Dayım mazata yani pazara gelir. İneğe alıcı çıkar. Alıcı fiyat sorar..

 Hacı dayım..Valla, billa sabah on bin verdiler vermedim...

Alıcı: ' Kim buna on bin verdiyse'....Der. Hacı dayım eliyle adamın ağzını kapatmak zorunda kalır...

Kim kimi kandırıyor... Kim neye, niye yemin ediyor,  her gün ant içen milyonlar nerde de... Peki günde 40 defa Allah'ın huzurunda kasem edenler ne alemde... Karar sizin...

Vallahi belki bir faydam olur diye yazdım...

Billahi nasipse yine yazacağım...

 Ne mutlu...... Gerisini siz doldurun.

 

Necdet Akboğa

necdetakboga@gmail.com

 

 



YORUMLAR

  1. Kadir Türker

    10.11.2018 03:34:45

    Vallahi bunun kadar açıklayıcı olamazdım.Necdet abi çok önemli bir bakış açısına sahip oda olaylara halkın gözüyle bakmak,birşeylere ışık tutmak

  2. Hasan berk

    31.10.2018 15:58:08

    Ağzına ve kalemine sağlık hep böyle güzel yazılarla gel bize bizde sana gelelim Nejdet bey saygılar

  3. Hüseyin Nursoy

    31.10.2018 06:54:24

    Çok güzel

  4. Hikmet BUCAK

    29.10.2018 21:41:37

    ...Çok güzel bir açıklama ve akıcı şekilde bir anlatımla konunun izahı tam olmuştur....Aslında bu konunun tarafları dahi beş yıl boyunca ses çıkarmazken Kamusen'e bağlı Türk Eğitimsen; Öğretmenlerin hak ve hukuğunu aramayı bir yana bıraktı yemedi ve içmedi bu konuyu mahkemeye verdi dumanı dahi tütmeyen kül kendini kor ateş zannedermiş misali..

  5. Murat Akboğa

    29.10.2018 13:42:23

    Ağzına kalemine kelamına sağlık günümüz hastalığına birazda olsa merhem olmuş.

  6. Mehmet

    29.10.2018 11:39:56

    Necdet abi yüreğine saģlik.Kalem ne güzel kelam eder güzel insanların elinden...Kalemi güzel yerde kullanan güzel insanlara selam olsun...Birileri yeminini bozsada,biz and içtik doğrularla beraber olmaya ve doğru söylemeye...Akıl ile kelamı,kelamı kalemle yazmaya yemin ettik...Vesselam

  7. Şevket uşak

    29.10.2018 10:14:46

    Sayın necdet akboga eline diline kalemine Rabbim zeval vermesin ant yemini gibi bir ata sözümüz var her dogru heryerde söylenmez sen heryerde doğruları yazmaya devam etki vallahi billahi herkes hakikatleri doruları bilsin çok beğendim yüreğine sağlık

  8. asil kanbay

    29.10.2018 10:01:14

    Allah'in adini, yeminlerini o kadar boş beleş şeyler, yalanlar icin kullanmışlar ki. Kimseye inanacak yüzümüz kalmamış. Tebrik ederim hocam, bu gerçeği bir daha bize öğrettiğin için

  9. Halit yamadağ

    29.10.2018 09:22:05

    Ünlü kemancı Hifetz şöyle demişti: “Bir gün çalışmazsam, ben farkına varırım; iki gün çalışmazsam, karım farkeder; bir hafta çalışmazsam, dinleyicilerim;(okurların) bir yıl çalışmazsam, o zaman belki eleştirmenler bile anlar! Daha iyi olmaya çalışmayan, iyi olarak da kalamaz. Oliver Cromwel çok beğendim kalemin keskin olsun Necdet bey

  10. Şükrü Özdemir

    29.10.2018 08:28:43

    Ağzına,yüreğine sağlık abim,bize ohh bee işte bu kelimesini hatırlattın.Kalemin dert görmesin..

  11. Hakan ESİN

    29.10.2018 07:49:53

    Mükemmel Bir Mizah. Tebrikler,

  12. Hasan

    29.10.2018 07:43:32

    Necdet bey çok doğru Günümüzün gerçeklerini haykırmışsınızKolay gelsin,Teşekkür ederim

  13. Mehmet Yavuz

    29.10.2018 02:23:50

    Tebrikler, güncel bir konuda gğzel bir yazı. Andımız, İlk 1933 de okutulmaya başlanmış, 1971 deki askeri müdaheleden sonra ve 28 Şubat sürecinde 1997 de andın metnine eklemeler yapılmış. Nasıl and bir dayatma ise müslümanların bu hale gelmesi de sistemli bir çalışma sonucudur.

  14. Malatya sevdalısı

    29.10.2018 01:34:06

    necdet bey yüreğine ağzına kalemine sağlık iyiki yazıyorsun sizi hep takip edecem inş

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>