Selma Karakaş
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Vefa Değil Makam Sevdası

-Sesli Makale-

 

"Seçimler, kaderin menteşeleridir" diyor Edwin Markham. Verdigimiz kararların bizim için bir dayanak noktası olduğu gibi yönetilecek bir toplumunda yöneticinin bireylerin dilinden anlaması gerekiyor. Maalesef gel gör ki; halkın içine karışmamış, sofrasına, derdine ortak olmamış birilerinin aday gösterileceği bir başka seçim senatosuyla karşı karşıyayız.

Mart 2019'da yapılması planlanan belediye seçimleri için geç kalındığını belirtmek isterim. Çoğu Belediye başkanları bir "başı bosvermişlik" içerisinde rotasını çizmiş gidiyor. Bilakis halkın sorularına yönelmeyip, servetine servet katma çabasıyla o daldan bu dala kendisine rant getirecek meselelerle münakaşa olmaktadır. İşte bunun için geç kalınmış bir geçerlilik var.

Halk ne istiyor, sorunları nelerdir, aç mı, tok mu kimsenin umrunda değil. Nasıl olsa onların karnı tok sırtı pek. Seçim günü yaklaşmadan kimseler sokağa inmeyecekleri için gerçeklerden bihaberler.

Verilen vaadlerin haddi hesabı yok lakin yapılan icraatlar o denli yoğun değil. Belirtilen yönde yapılan bir takım hizmetler varsa o da kent merkezi ve yakın ilçe belediyelerine veriliyor. Kırsal kesim bir umursamazlığa terk edilmiş.

Hâlbuki ayakta durmalarının temel yapı taşları onların elinden geçiyor. Buna bir vefa borcu olmaz mı insanın? Gücünün yettiğince görevini yerine getirmek yerine makam sevdası sarmalamış bünyelerini.

İlçe ilçe, mahalle mahalle, köy köy, dağ bayır demeden dolaşıpta insanların ne gibi eksiklikleri var diye soran hatırı sayılır cok az siyasetçi olduğunu düşünmek gayet doğru bir yargıdır. Dolayısıyla sizin evinize hiç seçim dışında Belediye Başkan adayları gelipte "kardesim/bacım ne gibi sorunlarınız var, bizden beklentileriniz nelerdir, daha iyi yarınlar için düşünceleriniz nelerdir?" diyen biri oldu mu? “Olmadı” dediginizi duyar gibiyim çünkü derdi makam olanın yükü ağır olurmuş. Bizim aramıza katılmaya ya vakti yoktur ya işi çoktur.

Her seçim dönemi aynı alavere dalavere olunca artık bizde açtık gözümüzü. Seçim adına söylenecek söz, adaylar adına konuşulacak kelime kalmadı dilde. Nedenini sorarsanız şöyle açıklayayım: Bu yapar diye umduğunuz ve oy verdiğimiz bir partinin adayının vefa borcu bilipte gorevini hakkıyla yapmadığını makam-mevki peşinde koltuk sevdasına tutulduğunu çoğu illerimizin Belediye Başkanlarinda görünce ne inancımız kaldı ne de güvenimiz.

Bununla birlikte genelde hep adaylar maddi durumu gayet iyi olan kişiler arasından seçiliyor. Hâl böyle olunca garibanın derdinden kim anlasın! "Halkın adamı Haktır sözü" söyleniyor ya, o zaman başkan adayları da halkın ta içinden seçilsin keza bize bizi anlayan birileri lazım.

Bu sebeble işin açıkcasını sorarsanız ezelden süre gelen bir marksist yapılanma üzerine inşaa edilmiş seçim propagandası aynı mekanizma üzerinden yol alıyor.

Öncelikle kalıplaşmış bu mekanizma yıkılmalı, yerine bireye değer veren ihtiyaçlarının hangi yönde olduğunu bilip ona göre çözüm sunacak adaylar aday gösterilmeli.

Bir toplumu ancak içinden gelen biri anlayabilir. Dışardan her şey ne kadar güllük gülistanlık görünsede içerde neler olduğunu yalnız içimizden birileri anlayabilir. Bağlı bulunduğun bölgenin en ücra köşesinde ki vatandaşın yarasına merhem olamıyorsa insan hiç kalkışmamalı böyle bir sevdaya.

Mart kapıdan baktırmadan kolları sıvazlamayan adaylar değil her günü aynı aşkla aynı hevesle görevini vefa borcu bilen, ona sadık olma bilinciyle hareket eden adaylar görmek isteriz...

Selma KARAKAŞ



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>