Selma Karakaş
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Yasaklar Silsilesinin Tutarsızlıkları...

 

 Selma Karakaş Tutuş yazdı...

SESLİ MAKALE 

 

 

İnsanların bazen davranışlarıyla eylemleri tutarsızlık gösterir. Bir kazanım elde edeyim derken bir çuval inciri mundar eder. Sonra da yaptıklarıyla övünüp durur. İşte hayat standartlarımızın kısıtlandığı şu dönemde bile alınan kararlar eylemlerle örtüşmemektedir. Bu dönemi atlatabilmek adına birçok önlem alındı alınmasına ama istenen verim yakalandı mı, meçhul? Nedeni çok basit şöyle ki ilk etapta 31 ilde hafta sonları ve resmi tatil günlerinde sokağa çıkma yasağı getirildi. Fakat tedbirler karşısında sanki bazı taşlar yerine oturmamış olmalı ki hafta sonu olunca sokaklar sessiz sedasız, tabiri caizse it cin top oynuyor ve herkes alınan tedbirlere uymuş gibi. Maalesef yasak sonrası çarşı pazar insan cümbüşü.

 Dahası bazı illerde vaka sayısının düşmesiyle birlikte, ilimizde dahil olmak üzere, yasak kalktı. Eee tabi bunu duyan vatandaşlar hemencecik kendini dışarı atmazlar mı? Atarlar tabi hem de öyle bir gezerler ki sanki virüs aramızda kol gezdirmiyor, terk etmiş bu diyarları. Böyle bir havanın içinde olup da sosyal mesafeyi sıfıra indirenler o kadar fazla ki görmemek elde değil.

 Bu da yetmezmiş gibi çarşı merkezinin farklı noktalarına konumlandırılmış olan polislerin "mecbur kalmadıkça sokağa çıkmayın! Eviniz en güvenli yerdir. " anonsuna çanak tutarcasına gezip tozanlar, süsünden püsünden bir gıdım eksik kalmıyor ama üstüne maskesini takmaktan da geri durmuyor.  Ah be kardeşim, maskeyi de takma. Ne gereği kaldı ki zaten sen koronaya meydan okuyorsun, ha o maskeyi takmışsın ha takmamışsın! Bu noktada günlerdir dışarı çıkmayan, yapılan uyarılara uyan ve zorunlu ihtiyacı olup çıkanlara sözüm yok ama salına salına dolananları gördükçe "tedbirler alınsa ne olur, alınmasa ne olur" demeden geçemiyor insan.

 Ayrıca koronavirüs önlemleri ve sosyal mesafe kapsamında camiler ibadete kapatıldı, okullar eğitime ara verdi, internet cafeler kapatıldı,  kuaför ve berberler de kepenkleri indirdi, alışveriş merkezleri(AVM) de kapatıldı, düğün ve sinema salonları kapatıldı vs. Amaç bulaş riskini azalmaktı fakat ülkemizdeki vaka sayısı azalıp, bayram yaklaştığı için kepenk kapatan bir çok kuruluşun baskısı sonucu, bu işyerlerine kısıtlamalar kalktı.  Oysa %99'u Müslüman olan bir ülkede camiler ibadete açılmayıp AVM'ler açılıyorsa nerede hata yaptık diye oturup düşünmek lazım tabi düşünme kabiliyetinden yoksun değilsek! Ülkemizde kaç haftadır cuma namazına gidilmiyor, ramazan ayı boyunca camide cemaatle kılınan teravih namazları da askıya alındı ama olsun toplumumuzun ibadetten çok sosyalleşme ihtiyacı var! Çünkü camiler, kâr ama güden kuruluşlar değil ama diğer kuruluşlar kâr elde etmese, insanlarımız AVM'lerde gezip tozmasa, alışveriş çılgınlığı yaşanmasa olmaz! Hâlbuki virüsün canlı bomba konumundaki AVM'lerde kontrollü sosyalleşme gerçekleşebiliyorsa camilere aynı tolerans neden tanınmıyor? Belki ilk defa ülkemizde bayram namazı heyecanı yaşanmayacak, sabahın erken saatlerinde kalkıp, tatlı bir telaş içinde ailenin erkek bireylerini bayram namazına uyandırmayacağız ve bu durum yetkililerin gündeminde bile değil  ama; camilerden öncelikli tutulan kuruluşlar sağ olsun ve açık olsun ki toplum sosyalleşsin, ibadet ertelense  de olur?!

 Yasağın amacına ulaşmadığı bir diğer kısıtlama da kuşkusuz risk grubu altındaki 20 yaş altı ve 65 yaş üstü vatandaşların sokağa çıkma yasağı ve yine yasağı kulak ardı eden vatandaşlar. Çünkü koyulan yasaklar pek de caydırıcı görünmüyor. Belirli bölgeler sıkıyönetim ilan etmiş. Ki bunlar, kalabalığın fazla olduğu yerler ama yoğunluğun az olduğu bölgeler, istisnanın dışında tutulmuşcasına pandemi öncesi serbestliği yaşıyor. Bu durumun çarpışıklığını 65 yaş üstü vatandaşlardan ziyade 20 yaş altındaki gençlerin yasağı saf dışı bırakmalarıyla görmek mümkün. Şehrimizin birçok mahallesinde çocuklar dışarda güllük gülistanlık oyunlarını oynuyor. Ebeveynler, zaten çocuklarını başından salmanın derdinde,  yetkililer de umursamıyor bence.

 Gözlemlediğim kadarıyla polis memurları, denetim için sokaklarda geziyor fakat sokağa çıkan çocuklara evinize gidin demiyor, diyorsa da bir defa uyarıp ikincisinde o da es geçiyor.  Bir de bu çocukların bakkal ve marketlere gitmesi yasak olmasına rağmen bu yerlerden alışveriş yapan çocuklara kim, nasıl müsaade ediyor? Sorunun cevabı bile ayrı muamma.  Hadi bunu da es geçeyim lakin birçok iş yerinde 20 yaşın altındaki gençler, yasak günlerinde bile çalışmakta. Ayrıca semt pazarlarında da aynı durum söz konusu. Pazarların giriş ve çıkışında zabıta ve polisler bulunuyor ve sokağa çıkma yasağı olan vatandaşları, pazara almamak, kalabalığı engellemek adına beklemekte olmalarına rağmen düzgün bir denetimden bahsetmek neredeyse imkansız.  Zaten pazarlardaki insan popülasyonunun yarattığı izdahamla sosyal mesafenin katledildiğine hiç girmiyorum bile.

 Buraya kadar hiç de iç açıcı olmayan tedbirler kapsamında pazar tezgahlarında satış yapan 20 yaş altındaki gençlerin dışarı çıkmasına ve pazara girmesine izin varsa ne diye kısıtlama kararı alınıyor, hâlâ anlamış değilim. Diyelim ki bu kişiler çalışmak zorunda ve pandemi dönemi için yasaklar uygulandı, bunun sonucunda mağdur duruma düşen vatandaşlarımız var, o zaman ihtiyaçlarını karşılamakta devletimize düşmüyor mu? Yoksa amacına ulaşmayan kararlar, toplumun hiç bir ferdine yarar sağlamadığı gibi birine feraget birine yasak verilen çelişkili tutumlar, çözüm vaat etmez ve yasaklar çiğnenmek içindir, nidaları bir kez de bu dönemde yükselir.

 Dolayısıyla salgın sürecinde alınan kısıtlama kararları işe yaradıysa da kısıtlamalar azalınca halk, bir anda bayram edercesine sokaklara hücum etti. Bir taraftan yasaklar alınırken diğer taraftan bazılarının muaf tutulup, kontrollü sosyalleşme döneminde kısıtlamaların yanlış alanlarda hafiflemesi umarım ikinci dalgaya sebebiyet vermez. Alışageldik bünyelerimiz, virüse bağışıklık kazanmadan gevşemeye elverişli, aşırı derece menfaat içeren tutarsız kararlara nasıl bağışıklık geliştirsin? Bırakın bağışıklık kazanmayı, kontroller gevşeyince kayışı koparanlar bir daha kontrolü elinde tutmaz benden söylemesi. Sonra da birileri hem kısıtlamaları kaldırsın hem uyarılara uyun diye çağrı yapsın. Allah aşkına artık yapılan çağrılara kim kulak verir? Herkes zaten bayramını günler öncesinden ilan etmiş. Koronanın sebep olduğu kısıtlamalar silsilesi, ister varlığını korusun ister kaldırılsın inanın ki bu saatten sonra kimse uyarıları kâle almaz...

 Selma Karakaş Tutuş 



YORUMLAR

  1. Mehmet SUNA

    30.05.2020 07:51:05

    Virüsü en aza indirgemek istiyorsak sokağa çıkma yasağında ki gibi normal günlerde de kendimizi izole edip ihtiyaç harici çıkılmaması elzemdir. Çok şükür ki yine millet olarak başarılıyız ve başaracağız.Sevdiklerimizle mutlu yarınlarımız olsun.

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>