Doğan DAĞ / Gazze Konvoyu Sakarya Molası
ÖZEL HABERDoğan DAĞ yazdı.
Gazze konvoyu 25 Temmuz 2026' da
Bosna’nın acılı topraklarından, Srebrenitsa’nın şehitler makamından başlayarak, Arnavutluk’un dağlarını, Yunanistan’ın yollarını aştı; İpsala’dan Türkiyemiz topraklarına giriş yaparak nihayet 1 Ağustos'ta şehrimiz Sakarya’da mola verdiler...
Nihayet!
Sakarya olarak Bir Diriliş ve kıyam erlerinin durağı olduk..
Bu duygularla onlarla hemhal olmak destek olmak paylaşmak üzre bir heyecan ve coşku ile onları karşıladık.
Kocaeli İl sınırından alarak konaklayacakları Sakarya Millet Bahçesi’ne ulaştırdık!
Ve evet !
Vicdanın ve İmtihanın konvoyu
Sakarya'da konakladı...
Sıradan bir hareketin, bir organizasyonun veya bir geçişin değil; çok daha derin, çok daha kutlu bir niyet, şuur ve duruşun seferileri...
Bu kutlu seferiler tüm insanlığın ve ümmetin namusunu kurtaran ortak vicdanının ta kendisi, vicdanın en haysiyetli iradenin konvoyu oldular...
Kimi "Sumud sabıkalısı" ...
Daha bir bilenmiş...
Yüreği Gazzeli kardeşleri için atan, davası hak ve adalet olan gönüller yeniden birleşti, bu sefer karadan bir konvoy oldular...
Hoş gelişler olsun!
Maşallah!
Ve seferin ciddiyeti önemine tedbir ve taktik için
Serdivan Belediyesi kongre salonunda eğitime girdiler...
Ardından nihayet misafirlerimizle Millet bahçesinde buluştuk...
O geniş, ferah ve huzur dolu meydan, o akşam bambaşka bir imanla, vakarla ve heyecanla dolup taştı.
Sakarya'ya
sadece bir grup otobüs, muhtelif araçlar sadece bir grup insan gelmedi; yılların birikmiş ahı, ümmetin suskunluğunun utancı, selamet bekleyenlerin çığlığı ve en önemlisi bir "diriliş" iradesi park etti.
Konvoydaki güzel insanlarla, o kutlu yolcularla yüz yüze geldik.
Sarıldık, halleştik, dertleştik.
Mütevazı sofralarının etrafında, bir dilim karpuz eşliğinde çay yerine "Gazze şuuru" yudumladık. Gözlerine baktık.
Ne bir şov, ne bir reklam yüzü, ne de hamasi ve içi boş bir retorik vardı o gözlerde.
Her birinin yüzünde tarifsiz bir dert, derin bir vakar, sarsılmaz bir iman ve hakiki bir hal vardı.
Dertleri sahiciydi, duruşları bükülmezdi, niyetleri saf ve berraktı.
Hakikatin Sesi: "Fiili Dua"...
O kutlu yolcularla hemhal olurken aklımızdaki o malum ve fakat bir o kadar da insanı utandıran ama merak galip geldi, soruyu sorduk:
"Yahu, ya İsrail sınırdan sokmazsa?
Ya orada, o kadar yolun sonunda bir gedik bulamaz da sınırda kalırsanız?"
Bu hakikat erleri, dudaklarında mütevekkil ve hikmet dolu bir tebessümle karşılık verdiler.
Bu tebessüm, dünyevi tüm hesapları ve korkuları yerle bir eden bir cevaptı:
"Biz yola çıktık kardeşlerim. Gerisi Allah’ın takdiridir.
Evde oturmak mı, yoksa yollara düşüp fiili dua etmek mi?
Elbette harekette bereket, kıyamda izzet vardır.
Allah bu samimi gayretin karşılığını, dava derdine düşenlerin karşılığını hem bu dünyada hem ahirette verecektir.
Bizim bu yola düşmemizle dünya farkındalığı devam edecek, ümmet bu davayı unutmayacak...
Ve muhakkak ki
Gazze'deki mazlum Müslümanların umutları, dirençleri artacak...
Ve en önemlisi! Belki bu çabamızla Allah bizden razı olur..
Miras Bırakılacak Onur...
Konvoydakilerden biri, kelimeleri tane tane dökerek öyle bir cümle kurdu ki, zihinlerimize mıh gibi çakıldı ve oradaki herkesin kalbine bir ateş gibi düştü:
"Bu benim imtihanım, Rabbimin rızası için mazluma destek için kıyam ettiğimi evladıma göstermek derdidir..."
İşte meselenin özü, hakikatin özeti budur.
Evladına, yarının nesline
"Biz susmadık, biz katile katil, zulme zulüm dedik, yollara düştük" diyebilme onurunu, mirasını bırakabilmek…
Sadece kendi huzurunu değil, gelecek nesillerin vicdanını da kurtarma kaygısı.
Hasat ve İbret ...
Gönlümüz titredi, imanımız tazelendi.
İbretle ve derin bir gıpta ile baktık o yolculara.
"Keşke biz de onlar gibi yola çıkabilsek" dedik içimizden.
Bu,ne güzel bir niyet ne güzel bir hal...
İmrendik, "biz de orada olmalıyız" şuuruyla idrak, heyecan ve arınma dalgasıydı.
Onlar yola düşerken, biz burada şuur ve idrak nasibine erdik.
Güzel oldu, sevindik, nasibdar olduk.
Sabahın ilk ışıklarıyla bu kutlu konvoyu Sakarya’dan uğurlayacağız.
Rotası ve menzili belli; Ankara, Konya, Güneydoğu, Irak, Ürdün ve oradan...
Ramallah!
...
İlginizi Çekebilir