© Malatya Time

Doğan DAĞ / Müze mi, Kafe mi? Hayır! Malatya'nın "Hafıza Sarayı"nı Kurma Vakti

Doğan DAĞ yazdı.

Malatya bugünlerde Kent Müzesi üzerinden kritik bir vizyon sınavı veriyor. Battalgazi Muhtarlar Derneği Başkanı Abdulvahap Ortaç’ın "halkın iradesi korunmasından yana" çıkışı ve yerel tarih araştırmacısı Atilla Kantarcı’nın "Müze, müze olarak kalmalıdır" hassasiyeti, aslında ortak bir kaygıdan besleniyor: Kültürel Yozlaşma.

Korkulan şudur: Şehrimizin yakın tarihine tanıklık etmiş bu vakur binanın; plastik sandalyelerin istila ettiği, tarihin ise sadece duvarda birer süs olarak kaldığı sıradan bir kafeteryaya dönüşmesi. Eğer niyet sadece bir "kahve içme alanı" açmaksa, bu endişeler haklıdır. Ancak çözüm, binayı sessiz bir arşive hapsetmek de değil, onu bir dünya mirası olan "Viyana Kahve Evi" felsefesiyle bir "Yaşayan Akademi"ye dönüştürmektir.

Viyana Modeli: "Zamanın ve Mekânın Tüketildiği Yer"

UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesine aldığı Viyana Kahve Evleri birer işletme değil, "zamanın ve mekânın tüketildiği, ancak sadece kahvenin hesaba yazıldığı" birer demokratik platformdur. Viyana’da kahve evi, ev ile iş yeri arasındaki "üçüncü adres"tir. Kimse sizi bir fincan kahveyle saatlerce kitap okuduğunuz veya yazı yazdığınız için rahatsız etmez.

Bu model, Malatya Kent Müzesi’nin o ağırbaşlı ruhuna en uygun sosyal kullanım biçimidir. Ancak biz bu modele Malatya’nın ruhunu, yani "Meşveret" kültürünü de eklemeliyiz.

...

YAZININ DEVAMI BURADA

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER