© Malatya Time

Ebuzer AYDIN / Sizi İzlemeye Devam Ediyoruz Sayın Başkan!

Ebuzer AYDIN yazdı.

 

“Bizi izlemeye devam edin” demişsiniz ya, Sayın Sami Başkan.
Kime neyi izletmek istiyorsunuz bilmiyoruz ama yıllardır bu şehrin taşına toprağına alın teri dökenler olarak zaten sizi izliyoruz.
Hem de öyle sadece sosyal medya kameralarıyla değil, 7/24 açık olan vicdan kamerasıyla da izliyoruz…

Sosyal medyaya milyonlar döküp parlatılmış cümlelerle “Bizi izlemeye devam edin” diyorsunuz.
Sizden önceki başkanların gölgesinde kalan bu şehirde zaten sizi izliyoruz;

Göreve geldiğinizden beri “hizmet” adına elle tutulur ne yaptığınızı, kimlerle geldiniz, kimleri harcadınız, nasıl bir Malatya devraldınız ve ne hale getirdiniz — hepsini izliyoruz.

Sizi var eden dostlarınızı, size inanan insanları unuttunuz. Selamı bile esirgeyen bir vefasızlık, belediye binasının duvarlarına kadar sinmiş durumda. Vefasızlığın kitabı yazılsa kapağında adınız olur. Vefasızlığınızı izliyoruz...

Bu şehirde emek verenleri bir bir görevden alırken, yerine getirdiklerinizin kimini azlettiniz, kimini üç gün sonra tekrar değiştirdiniz. Görev sürenizin yarısı geçti ama hâlâ oturmamış kadronuzu izliyoruz...

Gelişinizle birlikte kabul görmemiş şahsınızın her şeye rağmen hâlâ milletin seviyesine inememiş egosunu izliyoruz...

İnsanların ihtiyaçlarını gidermekten uzak, halkla barışık olmayan belediye başkanlığınızı, Malatya tabiriyle kafasının dikine gidişinizi izliyoruz...

Dışarıda partisinin talepleri karşısında teşkilatıyla kavgalı, içeride kendisiyle kavgalı, zaman zaman sesi sessizce Beydağı’nda duyulan kavgalarınızı izliyoruz...

“Belediyecilik benim işim” deyip, bu zamana kadar bu şehirde bir şey yapmadığınızı izliyoruz...

6 Şubat depreminde İstanbul Fatih Belediye Başkan Yardımcısı olmanıza rağmen Malatya’ya bir şişe su getirmediğinizi unutmayan halkın hâlâ konuştuğunu izliyoruz...

Şehri yönetmenin zor geldiğini görüyoruz; üzerinizdeki gölgenin varlığını izliyoruz...

2008’de Malatya’ya Özel İdaresi Genel Sekreteri olarak atandığınızda, şehrin kanaat önderi, beyefendisi, aşiret reisi, herkesin gönlünde taht kurmuş Mehmet Çolak Bey’e ne yaptıysanız; göreve gelir gelmez Malatya Belediyesine 21 yıl emek vermiş oğlunu da kapı önüne nasıl koyduğunuzu izliyoruz...

Şimdi, bugün o kişinin girdiği stres ve bunalım sonucu yüksek tansiyon sebebiyle aort damarının yırtıldığını, yoğun bakımda ölüm-kalım savaşı verdiğini izliyoruz...

Malatya’da çeyrek asırdır basın yoluyla bu şehre emek veren, programlarıyla bu şehre renk, ses ve nefes katan bir emekçiyi, Fatih Avcı’yı ve diğerlerini nasıl işten attığınızı izliyoruz...

Belediye işçisi olduğu için değil, karakteri dimdik olduğu için susturmak istediğiniz, ekmeğine dokunmak istediğiniz, alın teriyle yaşayan birinin duasının, koltukla yaşayanın lanetinden güçlü olduğunu izliyoruz...

Malatya’da sokaklara çıkamayışınızı, toz duman içinde yürüyen insanlara “geçmiş olsun” bile diyemeyişinizi izliyoruz...

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunu, şehrin sahibi olduğunu unutmuş; hâlâ kendisini TOKİ’de sanan, İstanbul’da sanan, Malatya aidiyeti oluşmayan hâlinizi izliyoruz...

Ankara’ya giden şikâyetler karşısında, “Elimde büyükşehir mi kaldı?” diye haykıran Cumhurbaşkanımızın sitemini izliyoruz...

Şehri karış karış bilenleri uzaklaştırdığınızı, yerlerine Malatya’yı haritada zor bulacak insanları getirdiğinizi izliyoruz...

Bu halk, samimiyeti ayakkabısına bulaşan çamurdan tanır. Deprem şehrinde sizin o tertemiz boyalı ayakkabılarınızı da izliyoruz...

Bilimsel verilere göre 2050’ye kadar su sorunu olmayacak Malatya’yı bu yaz nasıl susuz bıraktığınızı, insanları sabah yüzünü yıkamadan işe nasıl gönderdiğinizi, cünüp olarak sokaklara nasıl çıkardığınızı izliyoruz...

MASKİ’yi aramaktan bıkan, valiliği arayan, “Bana valiyi verin, şikâyetim var” diyen; karşısındaki “Buyurun, ben Malatya Valisi” deyip belediye adına konuşan, MASKİ adına vatandaşa dönüş yapan Sayın Malatya Valisi’ni izliyoruz...

“Suyun debisi azaldı” yalanını size söyleten; oysa azalanın debi değil, halkın size karşı sarsılan güveni olduğunu izliyoruz...

Deprem sonrası şehrin yolları hâlâ harabe. Sokaklarında hurda yığınına dönen araçları sanayiye götürdüğünüzde size küfredenleri izliyoruz...

Seçilmiş ve devletin resmî temsilcileri olan muhtarları kovan; atanmış MOTAŞ müdürünüzün yerinde oturmaya devam ettiğini izliyoruz...

Hâlâ düzene koyamadığınız, birçok yere yapamadığınız şehir içi otobüs seferlerinizi izliyoruz...

Fakire, yetime, yoksula yönelik yapamadığınız sosyal belediyeciliğinizi izliyoruz...

Yağmur yağınca şehir değil, sel akıyor. Mazgalları bile temizletemeyişinizi, her yağmurda çamur basan şehri izliyoruz...

Vatandaş asbest tozu altında nefes alamazken sizin çaresiz bekleyişinizi, bir çözüm üretmeyişinizi izliyoruz...

Tozların altında kalmış her nefes, size bir çift söz söylüyor: “Biz seni izliyoruz Başkan!” diyenleri de izliyoruz...

Sosyal medyadaki kahkahalarınızı, el kol hareketlerinizi, hatta yüz mimiklerinizi izliyoruz...

Bakanlar gelince dışarıdasınız, gidince paylaşımdasınız. “Bizi izlemeye devam edin” dediğiniz hesaplar dışında kimseye kulak vermeyişinizi izliyoruz...

Basın biriminizde onlarca çalışan varken basın değil, makyaj servisine dönmüş sahte parıltıları izliyoruz...

...

YAZININ DEVAMI BURADA

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER