Murat ÇETİN / Enkazdan Beslenenler
ÖZEL HABERMurat ÇETİN yazdı.
Deprem sadece binaları çökertmedi.
Karakterleri de teste soktu.
Kiminin evi yıkıldı.
Kiminin dükkânı.
Kiminin de vicdanı…
Bugün iş yeri hazır.
“Çıkmam.”
Konut teslim edilmiş.
“Beklerim.”
Anahtarı cebinde…
Ayağı konteynerde.
Hatta konuşulan o ki…
Evini kiraya verip, konteynerin gölgesinde yaşamayı tercih edenler var.
Doğruysa…
Bu depremzedelik değil.
Depremi mesleğe çevirmektir.
Acıya saygı başka…
Acıyı sermaye yapmak başka.
Felaketin omzuna yaslanıp menfaat devşirmek başka.
Şehir ayağa kalkmaya uğraşıyor.
Bazıları ise diz çökmekte ısrar ediyor.
Çünkü ayağa kalkarsa…
Bahane bitecek.
İmtiyaz bitecek.
Hesap başlayacak.
İşte kavga burada.
Betonla değil…
Zihniyetle.
Vali Seddar Yavuz’un sert bulunduğu tavır da tam bu noktada anlam kazanıyor.
Çünkü bazen devlet şefkat eli uzatır.
Bazen de omzundan tutup kaldırır.
Sürekli yerde kalana “geçmiş olsun” denmez.
“Artık kalk.” denir.
Malatya’nın önündeki en büyük enkaz, kırılmış kolonlar değil.
Kırılmış ölçülerdir.
KAYISI PAHALANMADI… DOLAR UCUZLADI
İhracatlık kuru kayısı 9,3-10,3 dolar.
Rakamı duyanın gözü açılıyor.
Sektörü bilenin içi yanıyor.
Çünkü bu fiyat…
Başarıdan çok mecburiyet.
Bereketten çok maliyet.
Herkes kayısıya bakıyor.
Kimse dolara bakmıyor.
Yıllardır döviz baskılanıyor.
Ama işçilik baskılanmıyor.
Elektrik baskılanmıyor.
Ambalaj baskılanmıyor.
Lojistik baskılanmıyor.
Faiz baskılanmıyor.
Sonra dönüp…
“Kayısı 10 dolar oldu.”
diye seviniyoruz.
Kayısı pahalanmadı… Dolar ucuz bırakıldı.
İşte bütün hesap burada bozuldu.
Rakam büyüdü.
Bereket büyümedi.
Çünkü bereket, Allah’ın ilavesidir.
Burada ilave yok.
Yük var.
Onun için ne üretici mutlu…
Ne ihracatçı huzurlu.
Biri satarken zarar hesabı yapıyor.
Diğeri alırken müşteri kaybetme korkusu yaşıyor.
Rekor fiyat konuşuluyor… Rekor endişe gizleniyor.
Bir de yıllardır aynı cümleyi dinliyoruz.
“Kayısı dünya markası.”
Bilmeyen mi var?
Marifet, dünya markasını ezberlemek değil…
Dünya markasını rekabetçi tutabilmek.
Malatya Ticaret Borsası, üreticinin sesi olmalı.
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası, ihracatçının nefesi olmalı.
Maliyetleri düşürecek dosyalar hazırlanmalı.
Döviz politikasının ihracata etkisi rakamlarla Ankara’nın önüne konulmalı.
Kapılar bir kez değil… Açılıncaya kadar çalınmalı.
Çünkü mesele bir avuç kayısı değil…
Malatya’nın dünya pazarındaki rekabet gücüdür.
Kayısı dolar kazandırmıyor.
Kayısı zaman kaybediyor.
Ve en acısı…
Dünya pazarı kimseyi beklemiyor.
BİR PDF KAÇ MİLYON EDER?
On sekiz milyon…
Rakamı bir daha okuyun.
On sekiz milyon.
Sonra deniliyor ki…
“Sehven.”
İyi de…
Sehven hata olur.
Sehven rakam şaşar.
Ama on sekiz bin lira, bin katına çıkmaz.
Ben burada kimseyi suçlamıyorum.
Belki gerçekten yanlış yapıldı.
Belki faturayı kesen kişinin çevirilen ihtimalden haberi bile olmadı.
Ama mesele o değil.
Asıl mesele…
O faturanın birilerinin cebinde dolaşma ihtimali.
Vergi dairesi görmeyebilir.
Muhasebe sistemi bilmeyebilir.
Ama PDF bilir.
Birileri o belgeyi cebine koyar…
Doğru kapıyı çalar…
“Bu parayı ben ödedim.”
“İadesini istiyorum.”
Kim, nasıl ispat edecek?
Olmuştur demiyorum.
Olabilecek bir kapıdan söz ediyorum.
İşte onun için…
Sorulması gereken soru “Fatura neden iptal edilmedi?” değildir.
Neden o ihtimalin doğmasına izin verildi?
Çünkü bazen milyonlar kasadan çalınmaz.
Bir PDF dosyasının gölgesinde yürütülür.
...
İlginizi Çekebilir