© Malatya Time

Ersoy BABA / Müjdeler Olsun Ey Ahali...

Ersoy BABA yazdı.

Köyün birinde biri vefat etmiş.

Akşam olmak üzere olduğundan cenazenin ertesi gün defnedilmesine karar vermişler.  Köyün mezar kazıcısı Osman da “ertesi güne kalmadan şimdiden mezarı hazırlayayım” diye kazıya başlamış. Akşam gün batımına yakın mezarın kazma işlemi bitmiş. Osman öyle yorulmuş ki mezarın içinde dinlenmek için uzandığında içi geçmiş, uyuyakalmış. 

O sırada kasabadan köye dönen Ali Rıza Bakmış mezarlıkta ağaçta bir ceket asılı. Yaklaşınca da yeni açılmış mezar yerini görmüş. Merakını yenemeyip mezarın içine doğru bakınca horlaya horlaya uyuyan Osman’ı görmüş.

-“Dur şunu biraz korkutayım hele” diyerek siyah atkısını kafasına sarıp yüzü gözü belli olmayacak şekilde kapanınca mezara inmiş. Ayağıyla dürterek Osman’ı uyandırmış ve:

-“Rabbin kiiiim?” diye gürlercesine sorguya başlamış. 

Uykudan uyanıp tepesindeki simsiyah karaltıyı görünce, hele de sorguyu duyunca eli ayağı titremeye başlamış.

-“Be.. Ben ölü değilim. Ö..Ölü yarın gele.. gelecek”

Alirıza şakanın tadını iyice aldığından daha gür ve ürpertici bir sesle tekrar sormuş:

-“Rabbin kiiiiiim?!!”

Osman ter içinde, “kendinin ölü olmadığını, sadece gariban bir mezar kazıcısı olduğunu, ölünün yarın öğle namazını müteakip geleceğini” izah etmeye çalışırken gözü kenardaki kazmaya ilişmiş.

Fırsatını bulup kazmayı kaptığı gibi karartılar içindeki sorgu meleği olduğunu sandığı kişinin kafasına saplamış. Kazma kafasına saplanınca o da düşüp kalmış mezarın içinde. 
Osman telaşla mezardan fırlamış. Kan ter içinde koşa koşa köyün kahvesine dalmış. Nefes nefese:

-“Müjde ey ahaliiii! Sorgu meleğini öldürdüm. Bugünden sonra bizim köyün ölülerine sorgu sual yoook!”

*** 
O köy hangisidir bilmiyorum ama birileri Mustafa Kemal’in arkasına saklanıp “Bize sorgu sual yok nasolsa” diye malı götürmeye, çeteler kurmaya, uçaklarda garılarla partiler vermeye, paradan kuleler yapmaya, “paranın satın alamayacağı kimse yoktur” diyerek siyasi parti satın almaya kadar gitmişti.

Aslında “Paranın satın alamayacağı kimse” yok. Gerçekten yok. Kimi bin dolara tamah ediyor. Kimi ev kimi de araba karşılığı satın alınabiliyor. Paranın herkesi satın alabildiği yer kendi camialarıdır.  O camia öyle bir camiadır ki satarlar. Kendilerini bile satarlar. Yeter ki para olsun.

...

YAZININ DEVAMI BURADA

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER