Murat ÇETİN / Bizi Sen mi Kurtaracaksın Başkan Amca?
ÖZEL HABERMurat ÇETİN yazdı.
Bir arkadaşım vardı…
Bir günlüğüne cezaevine girmişti.
Yani aslında birkaç saatliğine.
Ama öyle anlattı ki, sanki Alcatraz’dan firar etmişti.
Dedim ki:
“Herhâlde bu tecrübeyle kitap yazarsın!”
Şimdi bakıyorum, Sami Er de aynı durumda.
Her mikrofona geçtiğinde, aynı hikâye…
Aynı cümleler, aynı ton, aynı kahramanlık.
Bir çocuk, bir çikolata ve bir replik:
“Başkan amca, bizi sen kurtaracaksın.”
Sami Başkan bunu öyle bir anlatıyor ki,
sanki çocuk değil, Cebrail inmiş kulağına.
Ve ekliyor:
“Tabii ben sorumluluğumu bilen bir insanım ama bu sözden sonra
on kat arttı.”
Ne güzel hikâye değil mi?
Bir çocuk, bir cümle, on kat sorumluluk…
Ama sonuç?
Sıfır icraat, on kat röportaj.
Bu hikâyeyi defalarca anlattı.
Her lansmanda, her toplantıda, her mikrofonun ucunda.
Sanki Malatya değil, hikâyenin kendisi yönetiliyor.
Kendini anlatıyor, çünkü başka anlatacak bir şey kalmadı.
Başkan amca, o çocuğun sözüyle gururlanıyor.
Oysa o cümle seni kahraman yapmadı Başkan;
Sana seni hatırlatmaya çalıştı.
O çocuk “bizi sen kurtaracaksın” derken,
aslında “bizi artık kandırma” diyordu belki.
Ama nerede o idrak…
Başkan hikâyede yaşıyor, şehir hikâyenin altında.
Malatya molozdan çıkmaya çalışıyor,
o hâlâ çocukluğuna kahraman arıyor.
Her konuşmada aynı senaryo:
Bir çikolata, bir çocuk, bir cümle.
Sanki belediye değil, radyo tiyatrosu.
“Başkan amca bizi sen kurtaracaksın.”
Belki de doğru söylemiş çocuk…
Çünkü önce bizi sen soktun bu hikâyeye,
elbette sen kurtaracaksın!
MONTAJ DEĞİL, MİZANSEN BAŞKAN!
Malatya Dernekler Federasyonu Başkanı Yılmaz Durmuş…
Hani şu “bir anlık refleksle” güvenlik görevlisi kızı iten başkan.
Bir video düştü sosyal medyaya,
ve film başladı!
Olay net:
Bir el kalktı, bir insan kırıldı.
Ama bizim başkan ne yaptı?
Kamera kayıtlarını değil, vicdan kayıtlarını reddetti.
“Art niyetli kişiler servis etti, görüntülerde oynama var” dedi.
Evet, tabii…
Herhalde el de “oynatılmıştır.”
Fizik değil, montaj!
...
İlginizi Çekebilir