16 Temmuz, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Altı Yıl Önceki Atama Gündemde: Rektör Akpolat Konuştu


Altı Yıl Önceki Atama Gündemde: Rektör Akpolat Konuştu
İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, kardeşinin fakülte sekreterliğine atanmasıyla ilgili sosyal medyada gündeme gelen iddialara yanıt verdi. “Altı yıl önce yapılan bir atamayı bugün gündeme taşımak, maksatlı bir karalama girişimidir” dedi.

SOSYAL MEDYA İDDİASINA CEVAP

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, sosyal medyada kardeşinin fakülte sekreterliğine atanması üzerinden yürütülen iddialara yazılı bir açıklamayla karşılık verdi.

“ATAMA, REKTÖRLÜK GÖREVİMDEN ÖNCE YAPILDI”

Akpolat, kardeşi İsmet Akpolat’ın 2 Temmuz 2001’de DMS sınavıyla üniversiteye güvenlik görevlisi olarak atandığını belirtti. Güvenlik hizmetlerinin özelleştirilmesi sürecinde memur kadrosuna geçtiğini ve uzun yıllar Eğitim Fakültesi’nde iç hizmetler şefi olarak görev yaptığını aktardı.

“26 Aralık 2019 tarihinde Spor Bilimleri Fakültesi Fakülte Sekreterliği görevine atanmıştır. Benim rektörlüğe atanma tarihim ise 21 Eylül 2024’tür. Dolayısıyla bu atama, görevimden çok önce gerçekleşmiştir” ifadelerini kullandı.

“MAKSATLI VE PLANLI BİR KARALAMA”

Altı yıl önceki bir atamanın bugün gündeme getirilmesinin “maksatlı ve planlı bir karalama girişimi” olduğunu savunan Akpolat, “Bu süreçte şahsımın herhangi bir dahli ya da yönlendirmesi söz konusu değildir” dedi.

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 1
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 1
    KIZGIN

Yorumlar

  • yorum avatar
    Cemil
    11-08-2025 12:51

    Sayın rektör siz o dönemde Rektör yardımcısı değil miydiniz.?

  • yorum avatar
    Sibel Aydın
    09-08-2025 08:13

    Liyakat, kamu kurumlarının sürdürülebilir başarısının en kritik unsurudur. Üniversitelerde yapılan atamalar, yalnızca o pozisyonu değil, tüm kurum kültürünü etkiler. 2019’daki atamanın bugün tekrar gündeme gelmesi, liyakat konusundaki algının ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Bu hassasiyet, sadece o kişiye yönelik değil, bütün üniversitenin yönetim anlayışına yöneliktir. Yöneticiler, her atamayı “geleceğin mirası” gibi düşünmelidir. Çünkü akademide güven, bir kez kayboldu mu kolay kolay geri gelmez.

  • yorum avatar
    Selda Tunç
    09-08-2025 08:11

    Bu olay, Türkiye’de akademik kurumların toplum nezdinde neden giderek güven kaybettiğinin somut bir örneği. Üniversiteler sadece bilgi üreten yerler değil, aynı zamanda adalet ve liyakat kültürünün sembolleri olmalıdır. Altı yıl önce yapılan bir atama, bugün hâlâ tartışılıyorsa, demek ki o dönemde bu kararın gerekçesi kamuoyuna yeterince iyi anlatılamamış. Sayın Akpolat’ın rektör yardımcılığı yaptığı 2019 dönemi, Malatya’da akademik çevrelerin yoğun tartışmalar yaşadığı bir süreçti. Toplumsal hafıza, bu gibi konularda kolay kolay kapanmaz. Burada önemli olan, “Bu tartışma niye tekrar gündeme geldi?” değil, “Bu tartışmayı ortadan kaldıracak şeffaflık neden sağlanmadı?” sorusuna cevap verebilmektir.

  • yorum avatar
    Selim Dursun
    09-08-2025 08:11

    Kamu atamalarında “zamanaşımı” hukuki olarak anlam taşıyabilir, ancak etik sorumluluk açısından böyle bir kavram yoktur. 2019’da yapılan bir atama bugün gündeme geliyorsa, bunun nedeni toplumun hâlâ tatmin olmamış olmasıdır. Sayın Akpolat’ın o dönemde rektör yardımcısı olması, konunun sadece teknik değil, idari etik boyutunu da gündeme taşır. Rektör yardımcıları, üniversite yönetiminde danışma ve karar mekanizmalarının ayrılmaz parçasıdır. Dolayısıyla, “Benim bilgim yok” demek yerine, sürecin nasıl işlediğini detaylı şekilde anlatmak daha doğru olurdu. Aksi takdirde kamuoyunda şüphe büyür. Üniversiteler için asıl tehlike, idari kararların bilimsel itibar üzerinde gölge bırakmasıdır.

  • yorum avatar
    Ayşe Karaman
    09-08-2025 08:07

    Akademik kurumlarda atamalar, yalnızca idari değil, aynı zamanda toplumsal bir mesaj taşır. Bir fakülte sekreterliği ataması, sıradan bir memur alımı gibi değerlendirilmemelidir. Çünkü üniversiteler, liyakat ilkesinin en görünür şekilde işletilmesi gereken yerlerdir. Sayın Akpolat’ın “Altı yıl önceki atamayı bugün tartışmak maksatlıdır” söylemi, kamuoyunda savunma değil, kaçış gibi algılanabilir. Zira 2019’da rektör yardımcılığı görevinde olan bir yönetici, yapılan personel atamalarının en azından gerekçesini bilmekle yükümlüdür. Türkiye’de akademik yönetim anlayışı, hâlâ hesap verebilirlik kültürü ile tam anlamıyla buluşmuş değil. Bu olay, bize üniversitelerde şeffaflık mekanizmalarının neden kurumsal bir zorunluluk olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

  • yorum avatar
    Mehmet Kılıç
    09-08-2025 08:06

    Altı yıl önce yapılan bir atamanın bugün yeniden gündeme gelmesi, bize iki önemli gerçeği hatırlatıyor. Birincisi, kamu kurumlarında alınan kararların zamanaşımı ile değil, toplumsal hafıza ile yargılandığıdır. İkincisi ise, idari görevlerde bulunmuş her yöneticinin, geçmişteki tasarruflardan ahlaki olarak sorumlu olduğudur. Sayın Nusret Akpolat, 2019’da rektör yardımcısıydı. Bu, o dönemde alınan kararlarda doğrudan veya dolaylı olarak bilgi sahibi olma ihtimalini güçlendirir. Elbette hukuki açıdan rektörün imza yetkisi esas alınır, ancak kamuoyu, “o dönemin yönetiminde olan herkes”ten açıklama bekler. Bu yüzden, açıklamanın teknik değil, vicdani tatmin sağlaması gerekir. Üniversiteler sadece bilim değil, aynı zamanda etik değerlerin de üretildiği kurumlardır.

  • yorum avatar
    Liyakat olsa dahi doğru değil.
    09-08-2025 00:49

    Eğer bu atama rektör yardımcılığı yaptığınız döneme denk geliyorsa keşke o dönemde böyle bir atamanın yapılmasını kabul etmeseydiniz. Neticede böyle bir atama yapılırken muhakkak rektör yardımcısının da haberi olur. Neticede kardeşi fakülte sekreterliğine atanacak. Hâlâ geç değil, farklı birini fakulte sekreteri olarak görevlendirebilirsiniz. Bu kişi bir kere atanmış, yani kadro kendisine verilmiş. Kendisi emekli olana kadar veya istifa edene kadar o kadroya kimse atanamaz ama görevlendirme yapılabilir. Malatya'nın eş,dost, abi, kardeş, gelin, damat, amca, yeğen işlerinden kurtulması lazım. Dünyanın en liyakat sahibi insanı olsa dahi, yöneticinin akrabasının aynı kurumda yönetici olarak çalışması etik değil. Bunu hepimiz biliyoruz ama bildiğimiz yanıldığımıza yetmiyor.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!