Gazeteci Murat Çetin Yazdı Siyasi Kulisler Hareketlendi: Kimse Kimseye Geçmişini Sormuyor

Gazeteci- Yazar Murat Çetin'in kaleme aldığı ve CHP içindeki derin çatlağı gözler önüne seren "Kimse geçmişini sormuyor" analizi siyasette taşları yerinden oynatırken, tüzük ihlallerine karşı geçmişin hatıralarıyla yapılan savunmaların kamuoyundaki karşılığı masaya yatırıldı.
Gazeteci- Yazar Murat Çetin, kaleme aldığı son köşe yazısında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) koridorlarında yaşanan disiplin süreçlerini ve parti içi saflaşmanın perde arkasını araladı. Siyasi kulislerde fırtınalar koparan yazısında Çetin, somut iddialara ve tüzük maddelerine cevap vermek yerine sürekli olarak geçmişteki hizmetlerin ve uzun özgeçmişlerin arkasına sığınma refleksini sert bir dille eleştirdi.
İşte Gazeteci Murat Çetin'in gündemi sarsan "Kimse Geçmişini Sormuyor" başlıklı o yazısından öne çıkanlar:
MAZİNİN HİKAYESİ BUGÜNÜN KRİZİNİ ÇÖZMEYE YETMİYOR
Siyaset arenasındaki son gelişmeleri ve parti içindeki kronikleşen savunma taktiklerini değerlendiren Murat Çetin, köşesinde durumu şu şekilde özetledi: "Veli Ağbaba çıktı. 1986'yı anlattı. 1994'ü anlattı. 1998'i anlattı. İl başkanlığını anlattı. Milletvekilliğini anlattı. Partiye verdiği yılları anlattı. Uzun bir siyasi özgeçmiş. Uzun bir emek listesi. Uzun bir hatıra defteri. İyi de… Kimse bunları sormuyor ki. Çünkü bugün tartışılan şey 1986 değil. Tartışılan şey 2026. Konuşulan şey emek değil. Bahis konusu sadakat değil. Mesele hizmet cetveli değil. Mesele, partinin kendi tüzüğüyle yaşadığı kavga. İşte fotoğrafın ilginç tarafı burada. Birisi “Ben bu partiye kırk yıl verdim” diyor. Diğeri “Sen bu partiye aykırı davrandın” diyor. Bir taraf takvimi açıyor. Öbür taraf tüzüğü. Bir taraf maziyi gösteriyor. Diğeri madde numarası."
ÖZGEÇMİŞ OKUMAK SUÇLAMALARI ORTADAN KALDIRMIYOR
Çetin, kamuoyunun ve parti disiplin mekanizmalarının hatıralarla değil somut kurallarla işlediğini şu çarpıcı sözlerle aktardı: "Ve siyaset bazen tam burada tuhaflaşıyor. Çünkü insanlar suçlamaya cevap beklerken… hatıra dinliyor. İtiraza açıklama beklerken… özgeçmiş okuyor. Oysa aynı şey değil. Bir insan yıllarca hizmet etmiş olması başka. Hakkındaki iddiaya ne dediği başka. Birisi birikimdir. Öbürü savunma. Karıştırıldığı zaman ortaya siyaset değil… algı çıkar. Belki de bu yüzden tartışma büyüyor. Çünkü kamuoyu şunu merak ediyor: Disiplin sevkinin sebebi neydi? Ama karşısına çıkan cevap şu oluyor: “Ben bu partiye yıllarımı verdim.” İnsan ister istemez düşünüyor. Mahkeme özgeçmişle mi karar verir? Disiplin kurulu hatıralarla mı çalışır? Yoksa herkes dönüp aynı soruya mı bakar? Mesele emek miydi… Yoksa kimsenin konuşmak istemediği başka bir şey mi vardı?"
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Kadıçayırı Mahallesindeki Kırsal Konutlar Mimarisiyle Akdeniz Sahillerindeki Modern Projeleri Aratmıyor
- Kimlik Kartı Olmayan Hiçbir Öğrenci Sınav Salonu Kapısında Mağdur Kalmayacak
- Kentte Hayat Durma Noktasına Gelecek: İnşaat ve Kazı Faaliyetlerine Kesin Yasak Getirildi
- Malatya’da Peş Peşe Yaşanan Üç Olay Ekipleri Alarma Geçirdi
- Kutsal Topraklardan Dönen Malatyalı Hacılar Havalimanında Güllerle ve Gözyaşlarıyla Karşılandı
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.