Hastalıklar belirti vermiyor, sessizce ilerliyor!

50 yaş, takvimde sadece bir dönüm noktası değil; aynı zamanda sağlık açısından kritik bir eşik olarak kabul ediliyor. Bu dönemle birlikte vücutta hücre yenilenmesi yavaşlıyor, metabolizma hız kaybediyor ve kas kütlesi azalırken yerini yağ dokusu almaya başlıyor. Ayrıca, damar esnekliğinin ve kemik yoğunluğunun azalması vücudu kronik hastalıklara karşı daha savunmasız hale getiriyor. Alışkanlıklarımız bu süreçte nasıl bir yaşam süreceğimizin en güçlü belirleyicisi oluyor. Sağlıklı beslenmek, düzenli spor yapmak, stresi yönetmek ve yeterli uyumak biyolojik yaşlanmanın etkilerini belirgin ölçüde azaltıyor. Bunların yanı sıra düzenli olarak yapılan test ve tarama programları da hastalıkların erken teşhis edilmesinde, hatta bazı hastalıkların önlenmesinde hayati bir rol oynuyor! Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer, günümüzde yaşlanmanın artık bir “gerileme” süreci olarak görülmediğini belirterek, “Doğru yaşam alışkanlıkları ve düzenli tıbbi taramalar sayesinde hem yaşam süresi uzamakta hem de yaşam kalitesi belirgin şekilde artmaktadır. Günümüzde aktif, enerjik ve konforlu bir ikinci bahar yaşamak mümkündür” diyor.
Elli yaş, takvimde sadece bir dönüm noktası değil; aynı zamanda sağlık açısından kritik bir eşik olarak kabul ediliyor. Bu dönemle birlikte vücutta hücre yenilenmesi yavaşlıyor, metabolizma hız kaybediyor ve kas kütlesi azalırken yerini yağ dokusu almaya başlıyor. Ayrıca, damar esnekliğinin ve kemik yoğunluğunun azalması vücudu kronik hastalıklara karşı daha savunmasız hale getiriyor. Alışkanlıklarımız bu süreçte nasıl bir yaşam süreceğimizin en güçlü belirleyicisi oluyor. Sağlıklı beslenmek, düzenli spor yapmak, stresi yönetmek ve yeterli uyumak biyolojik yaşlanmanın etkilerini belirgin ölçüde azaltıyor.
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer, günümüzde yaşlanmanın artık bir “gerileme” süreci olarak görülmediğini belirterek, “Doğru yaşam alışkanlıkları ve düzenli tıbbi taramalar sayesinde hem yaşam süresi uzamakta hem de yaşam kalitesi belirgin şekilde artmaktadır. Günümüzde aktif, enerjik ve konforlu bir ikinci bahar yaşamak mümkündür” diyor.
"KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM" HATASINA DÜŞMEYİN
İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer, ilerleyen yaşla birlikte organ ile sistem rezervlerinde yaşanan azalma ve değişimlerin düzenli kontrolleri çok daha önemli hale getirdiğini vurguluyor. “Kendimi iyi hissediyorum, doktora gitmeme gerek yok” düşüncesinin ileri yaşlardaki en büyük yanılgılardan biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hakan Yavuzer, şu uyarılarda bulunuyor:
“Bu nedenle test yaptırmak için şikayetlerin başlamasını beklemek büyük bir risk taşımaktadır. Düzenli yapılan tarama programları hastalıkları henüz belirti vermedikleri dönemde tespit etmektedir. Tedaviye erken başlanması sayesinde komplikasyonlar önlenebilmekte ve hayati riskler önemli ölçüde azaltılmaktadır.”
METABOLİK SİSTEM DEĞERLENDİRMESİ
Diyabet, insülin direnci ile tiroit hastalıkları, ilerleyen yaşla birlikte metabolizma hızının düşmesi ve ailesel genetik faktörlerin de etkisiyle ortaya çıkabiliyor. Özellikle açlık glukoz, üç aylık glukoz ortalaması (HbA1c), insülin direnci (HOMA-IR), kan lipid düzeyleri, tiroit fonksiyonları, karaciğer ve böbrek fonksiyonları ile B12 vitamin düzeylerinin tespit edilmesi büyük önem taşıyor. Obezite sorununda ve hastalık tespit edilen durumlarda yılda 2-3 kez test tekrarları öneriliyor.
KARDİYOLOJİK DEĞERLENDİRME
Ülkemizde kişi başı günlük ortalama tuz tüketimi yaklaşık 10,2 gram civarında seyrediyor. Prof. Dr. Hakan Yavuzer, “Bu yüksek tüketim özellikle 50 yaş üzerinde damar sertliği, hipertansiyon ve buna bağlı kalp krizi ile inme riskini artırıyor” uyarısında bulunuyor. Hiçbir şikâyet olmasa bile düzenli kan basıncı ölçümü, EKG, efor testi ve ekokardiyografi ile yılda bir kez rutin kalp-damar kontrolleri yapılması gerekiyor.
KANSER TARAMALARI
İlerleyen yaşla birlikte kanser riskinin artması, tarama programlarını daha önemli hale getiriyor.
Kolon Kanseri: 50 yaşından itibaren 10 yılda bir kolonoskopi öneriliyor.
Akciğer Kanseri: Özellikle sigara öyküsü olanlarda yılda bir kez düşük doz bilgisayarlı tomografi öneriliyor.
Kadınlar İçin: 40 yaşından itibaren mamografi, 65 yaşına kadar ise pap smear ve HPV taraması yaşamsal önem taşıyor.
Erkekler İçin: Prostat spesifik antijen (PSA) testi ve ürolojik muayenenin 1-2 yılda bir tekrarlanması öneriliyor.
KEMİK TARAMASI
Kadınlarda menopozla birlikte osteoporoz riski artıyor. Kemik yoğunluğu ve D vitamini seviyelerinin ölçümünün yıllık olarak tekrar edilmesi, boy kısalması ve kırık riskine karşı önlem alınmasını sağlıyor.
BİLİŞSEL VE RUHSAL DEĞERLENDİRME
Yaşlılıkta unutkanlığın normal görülmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Hakan Yavuzer, “Eşyaların yerini karıştırma, para hesabı yapmakta zorlanma ve isimleri unutma gibi günlük yaşamı etkileyecek şekilde unutkanlıkta artış olması uyarıcı olmalıdır” diyor. Erken evre demans ve depresyon taramaları için mental durum testlerinin yılda bir yapılması gerekiyor.
İŞİTME VE GÖRME TARAMALARI
Göz tansiyonu, katarakt ve işitme kayıpları sosyal bağları zayıflatırken demans riskini de artırabiliyor. Bu taramaların yıllık yapılması, işitme cihazı veya gözlük gibi destekleyici çözümlerle yaşam kalitesini koruyor.
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Osman Timurtaş Ak Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcılığına Atandı
- Yavuz Bingöl'den Gelen Kötü Haber Sonrası Festivalde Sahne Alacak Yeni İsim Belli Oldu
- Buhara Bulvarı Üzerinde Üç Araç Birbirine Girdi! Yaralılar Var
- Malatya'nın Altın Değerindeki En İyi Kayısıları Dünya Sahnesine Çıkmak İçin Yarıştı
- LGS Türkiye Birincileri Başarılarının Sırrını Vali Seddar Yavuz'a Anlattı
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.