Köyden Kente Göçü Engelleyecek Formül Malatya'dan Geldi

Malatya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ergül Günaydın, hayvancılık sektörünün en büyük sorununun süt pazarlaması olduğunu belirterek, üreticinin desteklenmesi ve genç nüfusun köyde tutulması gerektiğini söyledi. Deprem sonrası toparlanan kentte, hayvancılığın "bacasız fabrika" olarak görülmesi gerektiği vurgulandı.
Malatya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ergül Günaydın, hayvancılık sektörünün en büyük çözümünün süt pazarlaması olduğunu ifade etti. Üreticinin desteklenmesi ve genç nesillerin köylerinde tutulması gerektiğini belirten Günaydın, 2003 yılında kurulan ve 2004’ten bu yana ıslah amaçlı faaliyet yürüten birliğin, 4 şubesiyle suni tohumlamadan soy kütüğü kayıtlarına kadar pek çok hizmeti üreticinin ayağına götürdüğünü aktardı.
SÜTAŞ MODELİYLE SÜT PİYASASI GÜVENCE ALTINDA
Hayvancılığın en büyük açmazının süt pazarlaması olduğunu vurgulayan Birlik Başkanı Ergül Günaydın, bu soruna yönelik somut adımlar attıklarını ifade etti. Birlik aracılığıyla günlük 35-40 ton soğutulmuş sütün ulusal bir firma olan Sütaş’a pazarlandığını kaydeden Günaydın, bu modelin sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi. Sütün gerçek değerinde satılması ve soğuk zincir desteklerinin eksiksiz sağlanması durumunda Türkiye’nin besilik sığır ve karkas et ithalatına ihtiyaç duymayacağını belirten Günaydın, "Sütü pazarlayalım, üreticinin girdi maliyetlerini düşürelim; o zaman hayvancılığın önü ardına kadar açılır" dedi.
KÖYDEN KENTE GÖÇÜN ÇÖZÜMÜ ÜRETENE SAHİP ÇIKMAKTIR
Sektördeki yaş ortalamasının 55-60’a dayandığına dikkat çeken Ergül Günaydın, genç nesillerin tarım ve hayvancılıkta kalabilmesi için 15-20 yıllık istikrarlı devlet politikalarının şart olduğunu savundu. Hayvancılığın bir fabrika gibi değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Günaydın, şu sözleri kaydetti: "İnsanlar para kazanmadığı zaman köyünü terk etmek zorunda kalıyor. Büyükşehirlere göç eden vatandaşlar burada bocalayarak asgari ücrete mahkûm oluyor. Oysa güzel politikalarla desteklenen bir hayvancılık modeli, insanlara kendi köyünde hem ürettirecek hem de kazandıracaktır. Bu durum aile ekonomisinin yanı sıra millî ekonomiye de doğrudan katkı sağlar."
15 MİLYON TL'LİK KATMA DEĞER
Birlik olarak bakanlığın kriterlerini başarıyla geçerek Türkiye’deki sayılı birinci derece örgütler arasına girdiklerini belirten Günaydın, bu başarının üreticiye doğrudan yansıdığını açıkladı. Süt ve buzağı destekleriyle birlikte Malatya ekonomisine 10-15 milyon TL ek katma değer sağladıklarını aktaran Günaydın, Ulusal Süt Konseyi’nin belirlediği rakamların da üzerine çıkarak üreticiye litre başına avantaj sunduklarını bildirdi. Günaydın, şu an 5 baş ve üzeri ineğe sahip yaklaşık 800 asil üyelerinin yanı sıra 350 civarında aday üyeyle hizmet verdiklerini sözlerine ekledi.
DEPREM SONRASI YARALAR SARILDI, ÜRETİM KESİNTİSİZ SÜRÜYOR
6 Şubat depremlerinin ardından üreticilerin yaşadığı zorluklara değinen Ergül Günaydın, tarımsal yapının hızla toparlandığını dile getirdi. Ahırları yıkılan ailelerin çadır ve barakalarda üretime devam ettiğini, TİGEM aracılığıyla temin edilen hayvanların Tarım İl Müdürlüğü koordinesinde birebir dağıtıldığını ifade eden Günaydın, "Sektörden kopan üretici sayısı oldukça az. Süt toplama merkezlerinin bulunduğu bölgelerde hayvan sayımız ve üye sayımız aksine artış gösteriyor" diyerek Malatya hayvancılığının geleceğine olan inancını paylaştı
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Köyden Kente Göçü Engelleyecek Formül Malatya'dan Geldi
- Taştepe’de Büyük Gün: 3 Bin 9 Konut Ve 107 İş Yeri Teslim Ediliyor
- Malatya’da Zafer Bayramı Böyle Kutlandı: Türk Bayrakları Ve Askerî Geçiş Damga Vurdu
- Malatya Sınırında 3,0 Büyüklüğünde Deprem Meydana Geldi
- Oral Çelik Son Yolculuğuna Malatya’dan Uğurlanacak
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.