18 Temmuz, 2026, Cumartesi
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Kurban Etini Hemen Tüketenler Dikkat: Dinlendirilmeyen Et Sindirim Sistemini Zorluyor


Kurban Etini Hemen Tüketenler Dikkat: Dinlendirilmeyen Et Sindirim Sistemini Zorluyor
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Kurban Bayramı’nda kırmızı et ve sakatat tüketiminde porsiyon kontrolü, doğru pişirme ve sindirim sistemini koruyacak beslenme yöntemleri hakkında önerilerde bulundu.

Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla birlikte beslenme alışkanlıklarında yaşanan ani değişimler, özellikle kırmızı et tüketiminin artmasıyla sağlık sorunlarına davetiye çıkarabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, bayram sürecinde metabolik dengeyi korumanın yollarını ve et tüketiminde doğru bilinen yanlışları anlattı.

KIRMIZI ET TÜKETİMİNDE GÜN İÇİNDEKİ DENGE KORUNMALI

Bayram döneminde porsiyon kontrolünün hayati önem taşıdığını ifade eden Hülya Yiğit İspiroğlu, gün boyunca sadece et ağırlıklı beslenmenin sindirimi zorlaştıracağını belirterek şu uyarıyı yaptı: "Bu özel dönemde kırmızı et tüketiminin artması kaçınılmazdır; ancak önemli olan miktardan çok gün içindeki dengeyi koruyabilmektir. Yetişkin bir birey için günlük ortalama 120-150 gram pişmiş kırmızı et tüketimi yeterlidir. Gün içinde birden fazla öğünde et tüketilecekse porsiyonlar küçültülmeli; mutlaka sebze, salata veya yoğurt gibi besinlerle denge sağlanmalıdır. Sadece et ağırlıklı beslenmek lif alımını azaltarak bağırsak hareketlerini yavaşlatırken; aynı zamanda vücudu susuz bırakabilir ve sindirim sistemini zorlayabilir. Aynı gün içinde sık aralıklarla et tüketmek de beklenenden daha fazla sindirim yükü oluşturabilir."

DİNLENDİRİLMEDEN TÜKETİLEN ET SİNDİRİMİ ZORLAŞTIRABİLİR

Kurban etinin kesildikten sonra saklanma ve dinlendirilme koşullarının sağlık açısından belirleyici olduğunu vurgulayan İspiroğlu, etlerin hemen poşetlenmemesi gerektiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: "Etler öncelikle serin, temiz ve hava alabilen bir ortamda ilk sıcaklığını atacak şekilde bekletilmeli; ardından buzdolabında dinlendirilmelidir. Henüz sıcaklığını kaybetmeden kapalı ortama alınan etlerde terleme ve buna bağlı bakteri üremesi riski artabilir. Bu süreç tamamlanmadan tüketilen et daha sert olur ve sindirimi zorlaşabilir. Dinlendirme sonrası tüketilmeyecek etler, günlük kullanım miktarlarına göre porsiyonlanarak derin dondurucuya alınmalıdır. Donmuş etler oda sıcaklığında değil; buzdolabında çözündürülmeli ve çözüldükten sonra tekrar dondurulmamalıdır."

SAKATATLAR YÜKSEK KOLESTEROL VE PURİN İÇERİĞİNE SAHİP

Bayramda sıkça tüketilen sakatatların gizli tehlikelerine değinen uzman isim, belirli kronik hastalığı olan kişilerin çok daha dikkatli olması gerektiğini şu sözlerle aktardı: "Sakatatlar; özellikle karaciğer ve böbrek gibi organ etleri, yüksek kolesterol ve purin içeriğine sahiptir. Bu nedenle kalp-damar hastalığı, gut ve kolesterol yüksekliği olan bireylerin tüketimi sınırlandırması gerekir. Ayrıca sakatatlar hijyen açısından daha hassas ürünlerdir; güvenilir kaynaklardan temin edilmeli ve yeterli süre, uygun sıcaklıkta pişirilmelidir."

ETİN PİŞİRME YÖNTEMİ EN AZ MİKTARI KADAR ÖNEMLİ

Mutfaklarda sıkça yapılan çiğ et yıkama alışkanlığının aslında bakterilerin yayılmasına yol açtığını belirten İspiroğlu, pişirme teknikleri hakkında da şu detayları paylaştı: "Çiğ et yıkandığında mikroorganizmalar, su sıçramasıyla mutfak yüzeylerine ve diğer besinlere yayılabilir. Bu nedenle et yıkanmamalı; hijyen, doğru pişirme ve mutfak ekipmanlarının temizliği ile sağlanmalıdır. Çiğ etle temas eden yüzeylerin ayrı tutulması ve iyi temizlenmesi büyük önem taşır. Kızartma ve yoğun yağlı kavurmalar yerine ızgara, fırınlama veya haşlama yöntemleri tercih edilmeli. Yüksek ısıda ve doğrudan ateşle temas ederek pişirilen etlerde besin kaybı artabilir ve istenmeyen bileşikler oluşabilir. Etin kendi yağıyla pişirilmesi yeterlidir; ekstra yağ eklenmesi gereksiz kalori alımına yol açar."

AMAÇ KUSURSUZ BESLENMEK DEĞİL GENEL DENGEYİ SÜRDÜREBİLMEK

Aynı gün içinde hem ağır et yemeklerinin hem de şerbetli tatlıların tüketilmesinin kan şekerini dalgalandırdığını belirten İspiroğlu, bayramı sağlıklı atlatmak için önerilerini şöyle sıraladı: "Bu durum özellikle diyabet ve insülin direnci olan bireylerde daha belirgin etkiler yaratabilir. Tatlı tüketilecekse porsiyonlar küçük tutulmalı; mümkünse sütlü veya meyveli alternatifler tercih edilmeli. Yemek sonrasında yapılacak 20-25 dakikalık hafif yürüyüş de sindirimi destekleyebilir. Şişkinlik veya hazımsızlık hissedildiğinde zencefil, rezene veya nane gibi bitki çayları tercih edilerek sindirim sistemiti rahatlatılabilir. Bayram süresince birkaç gün yapılan beslenme değişiklikleri tek başına kalıcı kilo artışı oluşturmaz. Ancak gün boyu kontrolsüz tüketim bu süreci hızlandırabilir. Gün içinde en az bir öğünü sebze ağırlıklı planlamak; yeterli su tüketmek ve yemek sonrası kısa yürüyüşler yapmak dengeyi korumaya yardımcı olur. Amaç kusursuz beslenmek değil; genel dengeyi sürdürebilmektir."
 

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!