Malatya'da genel görünüm

Adem İnsanoğlu Ekim ayı içerisinde Malatya'da gözlemlediği konularla genel tabloyu çizmeye devam ediyor.
MALATYATIME / ANALİZ
Adem İnsanoğlu yazdı
Öncelikle geçtiğimiz günlerde trafik kazasında şehit olan polislerimize Yüce Allahtan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek yazıma başlamak isterim. Yazılacak o kadar çok konu, söylenecek o kadar çok söz var ki; lafa nerden başlasam, hangi konuyu yazsam diye şaşırıyorum bazen. Ülkemizin Doğu ve Güneydoğusu ile Güneydoğu sınırında yaşanan olaylar sıcaklığını korurken, birileri "neden bunları yazıyorsun" diyebilirler, onlara da saygı duyarım. Bugün önemli birkaç konuya değinmek istiyorum.
Yeni Vali Şehrimize Hayırlı Olsun.
Malatya Valisi Vasip Şahin'in İstanbul Valisi olmasıyla yerine atanan isim Süleyman Kamçı. Geldiği günden beri verdiği görüntü ve geçmişi ile ilgili aldığım istihbaratlar çok olumlu. Birilerinin sözü ve baskısı ile şehri idare edecek birine benzemiyor. Hakkı/hukuku, iyiyi/doğruyu yapacak bir görüntü veriyor. Henüz ilimizi tanıma aşamasında ve çok faydalı işler yapacağından eminim. Acil halledilebilecek bazı konuları buradan yazmak isterdim ama şimdi erken. Fakat Sayın Validen istirham edeceğim iki konu var. Birincisi Suriyeli misafirlerin barındırıldığı, Beydağı Konaklama tesisinde çalışan özel güvenlik görevlilerinin sorunu. Daha önce sorunsuz çalışan özel güvenlik görevlilerinin çalışma saat ve şartlarında değişiklik yapıldığı ve bunun birtakım sorunlara sebep olduğunu öğrendim. Bu durum bu nadide tesise yakışmıyor. Diğer konu ise adeta sürgüne dönüştürülmüş geçici görevlendirmeler. Bazı kurum çalışanlarının kendi istekleri dışında mülteci kampında ve çeşitli ilçelerde görevlendirildiği ve aylardır bu durumun devam ettiğini biliyorum. Bu ne hukuki ne de ahlakidir. O kurumların personel ihtiyacı var ise bunun başka yollarla veya sıra ile başka personel görevlendirilerek yapılması daha adil ve daha hukuki olur. Sayın Vali bu konulara bir el atarsa birçok insanın duasını alır diye düşünüyorum.
Başbakanı Ağırla(yama)dık!...
Yeni Başbakanımız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, seçimlerden sürekli çok yüksek oranda Ak Partiyi destekleyen Malatya'yı, ilk ziyaret edeceği iller programına aldı. O'nun bu nadide düşüncesine Malatya olarak gereken cevabı veremedik maalesef. Önceki mitinglerde onbinlere ulaşan katılımcı sayısı, maalesef 2-3 binde kaldı. Bunun müsebbibi olarak Ak Parti il yönetimi gösterilse de, bana göre hepimizin bunda biraz payı vardı. Birçok kişinin ağzından "çok ayıp ettim, gitmeliydim" sözünü duydum. Başbakan akşamki programında mitingteki katılımın düşük olduğunu anlamış olmalı ki; "çok sayıda kişi geldiği için, program dışı bir miting yapmak zorunda kaldık" dedi. Halbuki programda miting vardı ve Ak Parti İl Yönetimi bunu önceden ilan etmişti. Ama öyle bir ilan etmişti ki, "el elin eşeğini türkü çığırarak arar" atasözündeki, elin partisinin başkanının mitingine davet eder gibi ilan etmişti. Bu konu yeterince dile getirildiği için çok şey söylemeye gerek yok. Malatyalılara "size geldim ve benden ne isterseniz vereceğim" diyen bir başbakanı, ne ağırlayabildik ne uğurlayabildik. Bir-iki proje dışında talebimiz bile olmadı. Battalgazi Belediyesinin 2 projesinden bahsetti, başkada birşey demedi Sayın Başbakan. Aklıma yıllar önce Turgut Özal ile yaşanan, "çöp arabası" olayı geldi.
Kasten Adam Öldürmeye Tam Teşebbüslük Proje!
Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından çevreyolu üzerinde inşa edilen, açma/germe membran sistemli bedevi parkı basında fazla yer bulmasa da sosyal medyada en çok tartışılan konuların başında geliyor. Ne amaçla yapıldığı bilinmeyen, neye hizmet ettiği anlaşılmayan, kim yada kimler tarafından kullanılacağı meçhul olan, trilyonlarca liraya mal olan bu projenin mimarı kim bilmiyorum. Oraya harcanan trilyonlarca lira ile daha başka ne güzel hizmetler yapılırdı bir tarafa; projenin başından sakat olması ayrı bir konu. Karayolları Bölge Müdürlüğünün bangır bangır bağırarak, "oraya bu proje uygulanmaz, tehlikeli" demesine rağmen; Malatya Büyükşehir Belediyesinin o projede bu kadar ısrarcı olmasını anlamak mümkün değil. Şimdi bütün olumsuzlukları bir tarafa bırakıyorum ve aklımdan şu soruyu geçiriyorum. Karayollarının iddia ettiği gibi bu projeden dolayı meydana gelebilecek bir kaza ölüme sebebiyet verirse, burada suçlu kim olur? Acaba Cumhuriyet Savacısı böyle bir durumda, "kasten adam öldürmek suçundan" dava açar mı? Ben olsam tereddüt etmem davayı bu maddeden açardım. Ortada Karayolları Bölge Müdürlüğünün, "ileride telafisi zor sıkıntılar çıkabilir" raporu var iken başka bir maddeden dava açmak yanlış olur. Onca inşaat mühendisi ve mimar bu konuda uyarı yaparken, hala bu projede ısrarcı olmak "kasten adam öldürmeye tam teşebbüsten" başka bir şey değil diye düşünüyorum.
Su Savaşları!
Su, potansiyel enerjiye sahip olması, tarımda olmazsa olmaz olması, hayati sıvı olması vs. gibi nedenlerden dolayı; tarih boyunca su üzerine savaşlara konu edilmiştir. Su savaşlarına tarihin her döneminde rastlamak mümkündür. Fakat İlimizde son aylarda farklı bir su savaşı yaşanmakta. Öyle bir su savaşı ki; siyasi emelleri olan mı dersiniz, gelecek beklentisiyle hareket eden mi dersiniz, seçime yatırım mı dersiniz ne derseniz deyin, içinde herşeyi bulabileceğiniz bir savaş. Son yıllarda yaşanan kuraklık hepimizin malumu. Buna rağmen yetkililerin önceden tedbir almamaları bir tarafa, suya zam yapmaları ayrı bir yanlış. Ben Dünya'nın en pahalı suyunu tükettiğimizi iddia ediyorum. Evet belki parasal olarak daha yüksek miktarda para ödeyen yerler vardır ama maliyet/ücret oranlamasına göre bakarsanız, en pahalı su ücretini biz ödüyoruz. Zira Malatya'nın suyu, Kaptaj'dan çıkmakta ve kuruş masraf edilmeden evlerimize kadar gelmektedir. Suyun depolanmasında ve nihai noktaya taşınmasında bir kuruş dahi masraf edilmemektedir. Personel ve altyapı maliyeti dışında hiçbir harcama yapılmamaktadır. Buna rağmen ücret en üst seviyede tutulmakta.
Su sorununa nereden bakarsanız bakın, bir yanlışlar zinciriyle karşılaşırsınız. Durum artık Büyükşehir Belediye Başkanını bile aşmış olmalı ki; Ak Partili heyet Belediye Başkanına durumu anlatmak yerine MASKİ Genel Müdürüne ilettiler. Yani sanki MASKİ konusunda, büyükşehir belediye başkanı devre dışı bırakılmış bir görüntü verdiler. Yine Orman ve Su Bakanı Veysel EROĞLU ziyareti sırasında MASKİ Genel Müdürüne övgüler yağdırdı. Sanki "bu adam benim adamım" der gibi bir izlenim verdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır'ın Veysel Eroğlu karşısındaki el/pençe divan duruşu da dikkat çeken başka bir husustu.
Aslında su ile ilgili uzun uzun yazı yazılabilir ama ben bugün başka bir yöne dikkat çekeceğim. Malatyada devlet memuriyetleri içerisinde en önemli memurluklardan birisi Büyükşehir Genel Sekreterliği, diğeri MASKİ Genel Müdürlüğü. Hal böyle olunca bu makamlar birilerinin iştahını kabartmış durumda. Mevcut Genel Müdürü göndermek için her türlü hile, desise, sabotaj ve ayak oyununa başvuracak tonla adam tanıyorum. Doğanşehir gibi su üzerinde yüzen bir ilçede bile; sular kesilmeye başlanmışsa, bunun sebebi sabotajdan başka birşey değildir. Özellikle Battalgazinin eski yerleşim yeri günün büyük bir kısmında su alamamakta. Arefe günü bile ilçenin tamamına su verilmedi. Daha önce ilçe belediyesi tarafından su sorununu azaltmak üzere açılan sondajlar bilinçli olarak kapatılmış durumda. Bunun mantıkla açıklanacak hiçbir izahı olduğunu sanmıyorum. Bütün bunlar aklıma, işin altında ciddi bir savaşın varlığını getiriyor. Bana göre birileri MASKİ Genel Müdürünü göndermek için çoktan çalışmalar yapmış durumdalar ve bu amaçlarına ulaşmak için halkın suyunu kullanıyorlar. Şehrimizde çoktan bir su savaşı başlamış ve hepimiz seyrediyoruz gibime geliyor. MASKİ Genel Müdürü bu savaştan galip mi çıkar mağlup mu bilmiyorum ama bu savaş devam ettikçe halkın buna daha fazla tahammül edeceğini sanmam. Konunun Başbakana bile şikayet edildiğini, cami kürsülerinden bile dile getirildiğini belirtmek isterim.
Esenlikten Hala Haber Yok!
Daha önce iki ayrı yazımda bahsettiğim Esenlik Ltd. Şti.'ndeki sorunlarla ilgili hala kimsenin ağzını bıçak açmadı. Adım adım iflasa götürülen bu nadide kuruluşun akibetini herkes merak ediyor. Artık tedarikçilerde Esenlikten umutlarını kesmiş durumdalar. Esenlikten alacaklı olanlar "evet çok ciddi problemler var" diyorlar artık. Geçtiğimiz günlerde konu Ticaret ve Sanayi Odasının toplantısında da dile getirildi. Ticaret ve Sanayi Odası, Esenlik tedarikçilerinin sıkıntılarını iletmek üzere bir heyet kurdu. Amaç Esenlik tarafından mağdur edilen tedarikçilerin hakkını korumak. Bütün bunlar yazılarımızın ne kadar doğru ve etkili olduğu hususunda bize önemli ipuçları veriyor. Dikkatimi çeken önemli bir başka konu, bu kadar sıkıntı çeken esenlik yöneticilerinin hiç sıkıntıya düşmemeleri. Ayrıca bu kadar maddi sıkıntılar içerisinde bile, esenlik bütçesinden milyarlarca lira harcayarak yurtdışına gezi düzenlemelerini nasıl anlatırlar bilemiyorum. Büyükşehir Belediye Başkanı'nın bu tür iddialar karşısında sus-pus olması; O'nun belediyedeki varlığı, rolü ve yetkisini sorgulatıyor.
Ahmet Çakır'ın Rolü!
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır ile ilgili olumlu düşüncelerim her zaman olumsuz düşüncelerimden fazla olmuştur. Fakat bu durum giderek değişmektedir. Sayın Başkanın Belediye içindeki rolü tartışılır duruma gelmiştir. Sayın Başkana tavsiyem bir an önce kendine iyi bir ekip kurmasıdır. Ekipten kastım; kendisine yakın çalışacak, işinde uzman, genç, cevval, acar, bilgili ve tecrübeli insanlardan kurulu bir danışman kadrosudur. Halihazırda sadece resmi bir danışman ile büyükşehri idare etmek mümkün değildir. Yine Sayın Başkanın özel kalemini güçlendirmesi şart. Akranı olan büyükşehir belediyelerindeki yapıyı inceleyerek, bir çalışmanın içerisine girebilir. Aksi halde; bir danışman ve özel kalemde çalışan birkaç personel ile büyükşehir belediyesini idare etmesi imkansız.
Sosyal Medya Başkanları
Bazı belediye başkanlarımız neredeyse attıkları her adımı sosyal medyadan takipçileri ile paylaşıyorlar. Sanırım bu yolla çok çalıştıkları, hiç durmadan görev yaptıkları ve yoğun bir tempo ile halka hizmet ettikleri imajını vermek istiyorlar. Kimbilir belkide bu yolla gelecek seçimlerde milletvekilliklerine göz kırpıyorlar. Ama bilmedikleri veya yanlış bildikleri birşey var. Halk onların "ağırladım, uğurladım, katıldım" vs. gibi paylaşımlarının ne manaya geldiğini iyi biliyor. Özellikle Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat herşeyi paylaşıyor. Düğün, dernek, sünnet, katılım, ziyaret... herşeyini paylaşıyor. Korkarım yakında "öğle namazını falan camide eda eyledik, abdestimizi filanca lavaboda aldık" gibi paylaşımları da gelecek. Birde Darende Belediye Başkanı var aynı yolda ilerleyen. O'da herşeyini yazıyor. Onunki daha farklı bir sorun, adam Darende'ye uğramıyor bile. Ziyaretlerden fırsat bulup belediyeye bile gidemiyor. Sanırım belediye bütçesinin personel giderlerinden sonraki en büyük gider kalemi başkan beyin ziyaret (ağırlama ve ağırlanma) giderleri. Halk bu durumdan aşırı muzdarip onu bilsin. Bütün başkanlara tavsiyem sosyal medya veya yazılı/görsel medya ile ilgili, yanlarında çalıştırdıkları ehil olmayan kişilerden değil, profesyonellerden yardım almaları. Yoksa yaptıkları paylaşımlar sonları olur ona göre.
Hasıl-ı Kelam.
Futbolda çok kullanılan klişe bir söz vardır; "önümüzdeki maçlara bakacağız" diye. Son söz olarak şunu söyleyeyim, Malatyalı önümüzdeki seçimlere bakacak. Çok değil aylar sonra seçim yapılacak ve emin olun yukarıda saydığım sorunlardan dolayı (sorunlar çözülmezse) seçim sonuçları birçok kişi için şok etkisi yaratacak. Tabi Ak Parti için yeni bir düşman bulunmazsa!
Selametle…
Adem İnsanoğlu
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Parktaki Gençlerin Tartışması Bıçaklı Kavgaya Dönüştü
- Çevre Şehirciliğin Sağlam Dediği Evin Köşesi Yıkıldı
- Gençler Geleceğin Mesleklerine Nasıl Hazırlanacak? MİAD ve Darende Belediyesinden Sürdürülebilir Kalkınma İçin İş Birliği
- Yeşilyurt Belediyeciliğinde Yeni Dönem Mi Başlıyor? Kent Yönetiminde Çocuk Meclisi Kuruluyor
- Piyasada Düşük Ayarlı Altın Alarmı Mı Var? Vatandaş Alışveriş Yaparken Nelere Dikkat Etmeli?
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.