MEYDAN YAVAŞ YAVAŞ ISINMAYA BAŞLADIÂ...

Avukat Ali Bakan'ın geçtiğimiz Pazar günü hürriyet parkında yapmış olduğu mini miting ile meydan hafiften ısınmaya başladı. Her ne kadar bazı haberlerde 4000-5000-7000 kişi katılmış yazılsa da meydanda 700-800 kişiden fazla insan yoktu. Zaten çoğu insan, adaylık açıklaması ve mini miting olacağından haberdar değildi. Sayı az olsa da şimdiye kadar hiçbir aday adayının bu denli bir mitingi tek başına yapamadığını bilmemiz, Ali Bakan'ı bu konuda tebrik etmemiz gerekliliğini ortaya koyuyor.
Ali Bakan'ın eski hatipliğinde eser kalmamış gibiydi. Konuşmasını izlerken kendi kendime “nerede o rahmetli Erbakan'ı anons ederken Malatya'yı inleten Ali Bakan?” diye sormadan edemedim. Malatya'da rahmetli Erbakan Hocayı anons eden iki insan meşhurdur. Birisi Ali Bakan, diğeri ise şu anda İl Milli Eğitim Müdürü olan Mehmet Bulut. Mehmet Bulut'u yaşı elliyi devirenler belki hatırlar ama Ali Bakan'ı siyaset ile uğraşan 30 yaş üstü herkes hatırlar diye düşünüyorum.
Hatip özelliğini yitirmiş Ali Bakan'ın ne anlattığı hususuna gelince; meydanda bulunan kimsenin doğru-dürüst bir şey anladığını düşünmüyorum. Devrik ve metodolojik olarak birbiriyle alakasız cümleler kurdu durdu. Bazen kağıttan bazen irticalen konuştu ama öyle ahım şahım bir konuşma değildi. “Belediyecilik yol ve kaldırım yapmak değildir” derken, hedefinde Ahmet Çakır olduğunu herkes anladı ki; bu onun en büyük gafı idi. İlçe isimlerini tek tek alfabetik olarak söylemesi Başbakandan bir kopya gibi sırıttı. Konuştuğu hiçbir konuyu tamamlamadı. Malatya'ya ait değerleri sayarken “Örükçüdeki Ali Efendi” sözü alkış topladı. En iddialı lafları ise “biz ilk defa yeni bir belediyecilik anlayışından bahsediyoruz; insan odaklı belediyecilik” lafıydı. Bu laf bile Ali Bakan'ın belediyecilikten ne kadar uzak olduğunun en bariz göstergesiydi. Zira içinde yetiştiği Milli Görüş bunu 30 sene önce söylemeye başlamıştı. İnsan odaklılık anlayışını, Arşimed'in suyun kaldırma kuvvetini bulması gibi “ben buldum, ilk defa ben söylüyorum” demesi acemilikten başka bir şey değildi. Zira insan odaklılık, 20 yüzyılın başlarından beri ortaya atılan ve toplam kalite yönetimi anlayışı içerisinde uygulanan müşteri odaklılık anlayışının, inovasyon sürecinde geliştirilmiş daha kapsayıcı bir türüdür. Ali Bakan'ın bulmuş olduğu yeni bir şey değildir. Kaldı ki “insan odaklı belediyecilik” kavramından aşağı yukarı 2 seneden fazladır bahseden birçok insan var. Bu konuda biraz daha profesyonel destek almasını öneriyorum. Konuşması boyunca hiçbir projeden bahsetmedi Ali Bakan. Bütün bunlara bakınca adaylığı zorlayacağına dair bir kanaat oluşmadı bende. Ama yinede böylesine bir miting yapabilme kapasitesinin olması olumlu bir imaj bıraktı. Birde teşkilatçılık özelliğinin devam ettiğini gösterdi.
Diğer parti adaylarına parti yönetimleri dahil kimsenin şans vermediğini bildiğimden yazılarımda hep Ak Partiyi ele alıyorum. Aslında hata ediyorum ama işin esası bu. Şimdiye kadar Ak Partiye resmi olarak adaylık başvurusu yapan olmadı fakat Prof. Dr. İbrahim Gezer'in randevu aldığı açıklandı. İbrahim Gezer'i yakından tanıyan herkesin iddiası şu; “İbrahim Hoca tuttuğunu koparan bir insan, bir işe el attı mı mutlaka yapar. Bu yüzden aday adayı olduysa adaylığı garantilemiştir.” Şimdilik böyle bir durum yok. İbrahim Gezer geçen yazımda yazdığım gibi en ciddi adaylardan birisi ama çok ciddi rakipleri var. M. Mahmut Fındıklı henüz bir şey açıklamadı. Belki da hakkında çıkan “bakan olacak” haberleri nedeniyle bakanlık moduna geçmiş olabilir. Aziz Yeniay ve Mustafa Özhüsrev'den de henüz bir ses seda yok. Onların yanına yeni bir aday daha eklenmiş oldu. O'da İstanbul Eyup İlçesi Belediye Başkanı Ahmet Genç. Onunda henüz bir açıklaması yok. Bülent Tüfenkçi'nin “Başbakan Ahmet Çakır'ı sildi” haberleri sonrasında Ankara'da ciddi ciddi görüşmeler yaptığı şeklinde haberler çıktı medyada. Bugüne kadar Ak Partinin bütün il başkanları neye talip oldularsa, elde ettiler. Buradan hareketle “Bülent Tüfenkçi'nin adaylığı kesin” şeklinde haberler çıksa da buna itibar edilmemesi gerektiğini bir kez daha belirtmek isterim.
Adaylığı zorlama potansiyeli bulunan Yaşar Köksal'ın henüz meydana inmediğini de belirtmekte yarar var. Zannımca Yaşar Köksal işi Ankara'da bitirmek gibi bir düşünce ile hareket etmekte ve bol bol proje hazırlamakta. Yakın kaynaklardan edindiğim bilgilere göre, aday gösterilir ve seçilirse başkan olduğu gün elinde on yıllık projeleri hazır. Üstelik projelerinin neredeyse tamamının fizibilite raporları bile hazır durumda. Yani Yaşar Köksal'ın projeleri düşünceden ibaret değil, hepsi uygulanabilir ve fizibilite çalışmaları yapılmış durumda. Fakat yinede arkasına halk desteği alması gerekliliğini vurgulayarak, bir an önce meydana inmesi gerektiğini belirteyim.
Bir başka ciddi aday olma potansiyeli olan kişi Sami Er. Aday adayları içerisinde belediyecilik tecrübesi en çok olan ve Malatya'yı en iyi bilen kişi. Arkasında ciddi bir halk desteği var. Bir önceki yazımda bu halk desteğinin bazen dezavantaj olduğunu yazmıştım. Sami Er'i istemeyen kesimin harekete geçme konusunda hiç beklemediğini söyleyeyim. Şimdilik en ciddi eleştiri “kimse ile uyumlu çalışmadı, istişareye açık değil” iddiası. İl Genel Meclisi, parti yönetimi, milletvekilleri ve özel idare çalışanları ile uyumlu çalışmadığı, sadece zamanın Valisi Ulvi Saran ile istişare ettiği iddia ediliyor. Bu iddia ne kadar etki yapar bilmiyorum ama Sami Er'in Malatya'ya geldiği ilk gün Meclis Başkanı Naci Şavata'yı ziyaret etmesini buna bağlıyorum. Sami Er için şimdiye kadar “ehliyet ve liyakat problemi var” şeklinde bir duyumum olmadı. “İstişareye açık değil” iddiasını ciddiye alması gerektiği konusunda uyarımı yapayım.
Merkez ilçe Yeşilyurt'ta durum biraz puslu. Medyada ismi zikredilen birçok aday var fakat henüz ciddi bir adaylık açıklaması gelmedi. Çalık ve Kavuk aileleri ile birlikte M. Mahmut Fındıklı ve Cemal Akın'ın belirleyici olacağını düşünüyorum.
Seçimin kızgın bir şekilde geçeceği yerlerden birisi Battalgazi. Burada en az Büyükşehir kadar aday adaylığı yarışının kızışacağını düşünüyordum fakat Doç Dr. İlhan Geçit'in aday adayı olması bu düşüncemi biraz değiştirdi. Zira hem idari görevleri, hem sivil toplumdaki görevleri hem akademik kariyeri hem de arkasındaki halk desteği ile İlhan Geçit'i zorlayacak bir adayın çıkacağını düşünmüyorum. Her ne kadar aday belirlemede tek kıstas olmasa da, mensubu olduğu aşiretten dolayı arkasındaki halk desteğini % 70'in altına düşmeyeceğini düşünüyorum. Battalgazi seçmenlerinin en az yüz bin tanesi ile doğrudan veya dolaylı olarak akrabalık bağı var. Bugüne kadar yapmış olduğu görevlerden dolayı hakkında herhangi bir şaibe söz konusu olmamış. Uluslararası arenada bilinen, İngiltere Merkezli, Birleşmiş Milletler ve İslam Konferansı Örgütünden referanslı; “Yeryüzü Doktorları” isimli sivil toplum örgütünün Doğu Anadolu Bölge Temsilcisi ve iyi düzeyde İngilizce biliyor. Bir turizm ilçesi olması düşünülen Battalgazi için; yabancı dil bilen, uluslar arası STK'larda aktivist ve temsilci olarak görev yapan bir başkanın artısını siz düşünün.
İlhan Geçit'i zorlayacak isimler arasında Naci Şavata, Eyup Sağlam, İrfan Karataş ve mevcut başkan Selahattin Gürkan'ın isimleri zikrediliyor. Şahsen Naci Şavata'nın aday olacağını düşünmüyorum. Malatya kamuoyu kendisini “Naci ağabey” vasfını yakıştırarak, O'nu en zirveye taşımış zaten. 40 yıllık siyasi geçmişi olan birisi olarak artık emekli olacağını veya büyükşehir meclisinde yer alacağını düşünüyorum. Eyup Sağlam, Bülent Tüfenkçi'nin belediye başkan adaylığı veya genel seçimlerde milletvekili adayı olması halinde İl Başkanlığına en yakın isimdir. Bu sebeple O'nun da aday olacağını sanmıyorum.
Yaygın Belediye Başkanı İrfan Karataş'ın ailesi öteden beri siyasetle uğraşmış bir aile olarak biliniyor. Bu durum O'nun Ankara'da ciddi destekler bulacağına işaret ediyor. Milletvekili Ömer Faruk Öz ve tebaasının İrfan Karataş'a sınırsız destek vereceğini ve aday yapmak için her yolu deneyeceğini düşünüyorum. Daha önce İşkur İl Müdürü iken hakkında trilyonlarca liralık yolsuzluk soruşturması açılan ve İrfan Karataş'ın ağabeyi olan Yaşar Karataş; Ömer Faruk Öz'ün üstün çabaları sonucu davadan aklanmıştı. Üstelik soruşturmayı aylarca yürüten müfettişlerin her şeyi belgelemelerine karşın. Ömer Faruk Öz ile Karataş ailesi arasındaki bağı bilmiyorum ama sınırsız bir destek olduğunu iyi biliyorum. Bu sebeple Ömer Faruk Öz'ün, İrfan Karataş için her türlü girişimde bulanacağını, her yolu deneyeceğini düşünüyorum.
Mevcut başkan Selahattin Gürkan'ın en büyük destekçisi, O'nu Ak Partiye geçiren Öznur Çalık. Gürkan aynı zamanda Ak Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Menderes Türel ile yakından tanışıyor. Gürkan'a yapılan eleştirilen en başında “kerhen Ak Partili olduğu” şeklinde bir eleştiri yer alıyor. Çünkü Ak Partiden bahsederken hiçbir zaman “benim partim” veya “partimiz” demiyor, sürekli “Ak Parti” diyor. İlçede Merkezi yönetimce yapılan bütün hizmetleri kendisine mal etmesi, imardan dolayı çok yüksek meblağlarda harç alması, ikinci döneminde ciddi bir hizmetinin olmayışı, ilçede doğalgaz dağıtım oranının % 20'lerde kalması; kendisine olan halk desteğini en dibe vurmuş durumda.
Şimdilik İlhan Geçit'in farkla önde olduğu Battalgazi'yi ve diğer merkezleri yazmaya devam…
Selametle…
Adem İnsanoğlu
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Huzur Operasyonu Kapsamında Malatya'da Yüzlerce Araç ve İş Yeri Mercek Altına Alındı
- Yıkılan Sitenin Sorumluları Hakkında İstenen Cezalar Sonrası Mahkemeden Yeni Karar Çıktı
- Güvenlik Güçlerinden Kaçamayan Firari FETÖ Mensupları Demir Parmaklıklar Arkasına Gönderildi
- Yıldıztepe Anten Kirliliğinden Kurtularak Şehrin Yeni Cazibe Merkezi Oluyor
- Kalbimdeki Sanat Projesi Kapsamında Yüz Anlamlı Eser Sergiye Açıldı
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.