04 Haziran, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Mükemmeliyetçilik baskısı çocukları depresyona sürüklüyor!


Mükemmeliyetçilik baskısı çocukları depresyona sürüklüyor!
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, çocuklarda artan depresyonun nedenlerini ve aile, eğitim sistemi, sosyal medya, mükemmeliyetçilik baskısı ile yanlış ebeveyn tutumlarının çocuk ruh sağlığı üzerindeki etkilerin hakkında açıklamalarda bulundu.

Günümüzde çocuklarda depresyon, kaygı bozukluğu ve duygu durum dengesizlikleri gibi rahatsızlıkların hızla arttığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Bu durumun elbette mizaç ve genetik yatkınlık gibi faktörleri olmakla birlikte, çevresel faktörler de önemli bir rol oynuyor.” dedi.

Bu çevresel faktörlerin başında uyaran fazlalığı geldiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kilit, “Sosyal medyayı da içine alan mükemmeliyetçilik akımları, çocukları olumsuz etkiliyor. Çocuklar artık akranlarıyla dışarıda vakit geçirmek yerine zamanlarının çoğunu dijital dünyada, tek başlarına geçiriyorlar. Bu durum, gerçek sosyal bağların zayıflamasına neden oluyor.” şeklinde konuştu.

Çocuk, ailenin koyduğu çıtaya ulaşamadığını hissettiğinde depresyon tetikleniyor!

Aile içi huzursuzluklar, çatışmalar ve özellikle ebeveynlerin aşırı mükemmeliyetçi beklentilerinin çocukları büyük bir baskı altına soktuğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Çocuk, ailenin koyduğu çıtaya ulaşamadığını hissettiğinde yetersizlik duygusu geliştiriyor ve bu da depresyonu tetikliyor.” dedi.

Çocuklarda depresyon riskini artıran diğer faktörlere de değinen Dr. Öğr. Üyesi Kilit, şunları söyledi:

“Akademik başarının da depresyonla oldukça fazla ilgisi var. Eğitim sistemindeki yoğun rekabet ve sınav odaklı yaşam, çocukların oyun oynaması ve dinlenmesi gereken zamanı ellerinden alıyor. Sürekli bir yarış içinde olmak, çocuklarda kronik stres ve tükenmişlik yaratarak depresyona zemin hazırlıyor.

Öte yandan pandemi dönemiyle birlikte çocukların rutinleri bozuldu ve belirsizlik arttı. Bu süreçte yaşanan hareketsizlik ve uyku düzenindeki bozulmalar, biyolojik olarak da depresyon riskini artırdı.”

Çocuklar hem dış görünüş hem de yaşam tarzı açısından giderek tek tip bir görünüme zorlanıyor! 

Çocuk yetiştirirken, özellikle çocukların depresyon geliştirme riskini etkileyen durumlara değinen Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “İnsanlar, dış görünüşlerinin farklılığıyla güzeldir; ancak iç dünyaya baktığımızda hepimiz artılar ve eksilerden oluşan bireyleriz. Her alanda yetenekli, her alanda başarılı ve her alanda becerikli bir insan yoktur. Bu nedenle çocuklar kendi ilgi alanlarını bulmalıdır.” dedi.

Çocukların ortak bir görünüme itildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Kilit, “Çocuklar hem dış görünüş hem de yaşam tarzı açısından giderek tek tip bir görünüme zorlanıyor. Kız çocukları aşırı zayıf, yüz hatları birbirine benzeyen bir ideal algısına yönlendirilirken; erkek çocukları kaslı olma baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Aynı zamanda başarı ve yaşam tarzı açısından da daha az çalışarak daha fazla kazanmanın normal olduğu yönünde yanlış mesajlar veriliyor. Bu yaklaşım son derece yanlıştır.” uyarısında bulundu.

Sağlıklı özgüven, sınırlarla ve doğru rehberlikle gelişir! 

Çocukların sosyal medyaya yönelmesinin nedenleri hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “En büyük problemlerden biri, yeni nesil çocukların oyun alanlarının kısıtlanmasıdır. Oyun için ayrılması gereken zamanın azalması ve çocuklara sorumluluk konusunda aşırı beklenti yüklenmesi, onları farklı arayışlara yönlendirmektedir. Bu nedenle çocuklar, yaşlarına uygun olmamasına rağmen internet, bilgisayar oyunları ve sosyal medyaya yöneliyor.”

‘Çocuğun her istediğini yaparsak özgüveni artar’ düşüncesinin doğru olmadığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Kilit, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sınırları olmayan, hak kavramını öğrenmemiş, sorumluluk almayan çocuklar ya düşük özgüvenli ya da kendini aşırı üstün gören bireyler haline gelirler. Sağlıklı özgüven, sınırlarla ve doğru rehberlikle gelişir.

Çocuklara verilen cezalar üç günden fazla olmamalı. Özellikle küçük çocuklar uzun süreli cezaların nedenini kavrayamaz ve hatırlamaz. Davranışı sönümlendirmek için uygulanması gereken doğru ceza yöntemi, hak mahrumiyetidir. Tıpkı yetişkin yaşamında olduğu gibi; bir kişi görevini yerine getirmezse karşılığında maddi kayıp yaşar. Benzer şekilde çocuklara da yaptıkları davranışın doğal sonucu olarak hak kaybı uygulanmalı ve bu durum şiddet veya bağırma olmadan, net bir şekilde açıklanmalı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!