Murat ÇETİN / Valiyi Mi Seçtik?

Murat ÇETİN yazdı.
Malatya’da garip bir seçim sistemi var.
Sandık kuruluyor.
Milletvekili seçiliyor.
Sonra herkes valiyi arıyor.
Ankara’da kapı mı çalınacak?
Vali.
Dosya mı takip edilecek?
Vali.
Yatırım mı kovalanacak?
Vali.
Şehrin hakkı mı savunulacak?
Vali.
İnsan ister istemez saymayı bırakıyor.
Çünkü rakam tutmuyor.
Ortada milletvekilleri var.
Ama konuşulan vali.
Ortada siyasetçiler var.
Ama umut bağlanan vali.
Ortada seçilmişler var.
Ama yüklenen görev atanmışın sırtında.
Bu, valinin büyüklüğünü değil… siyasetin küçüklüğünü anlatıyor.
Kimse masal anlatmasın.
Malatyalı valiye hayran olduğu için dönüp ona bakmıyor.
Başka yere bakacak hâli kalmadığı için bakıyor.
Çünkü insan susayan kuyuyu değil…
su bulduğu yeri hatırlar.
Şehrin en büyük trajedisi de burada başlıyor.
Vali görevini yapınca alkış alıyor.
Milletvekili görevini yapmayınca sessizlik oluyor.
Normal olan tersineydi.
Ama Malatya’da terazinin ayarı kaçalı çok olmuş.
Bir deprem şehri düşünün.
Milyarlar konuşuluyor.
Yüz binlerce insanın kaderi yeniden yazılıyor.
Ama vatandaşın dilinde proje yok.
Vizyon yok.
Siyasi ağırlık yok.
Tek soru var:
“Vali ne dedi?”
İşte insanı ürküten cümle bu.
Çünkü bir şehirde insanlar validen valilik beklese mesele yok.
Yol yordam budur.
Devlet nizamı budur.
Ama Malatya artık validen valilik beklemiyor.
Milletvekilliği bekliyor.
Şehrin sözcüsü olmasını bekliyor.
Şehrin avukatı olmasını bekliyor.
Şehrin takipçisi olmasını bekliyor.
Ve galiba asıl fotoğraf burada ortaya çıkıyor.
Vali görev alanını genişletmedi.
Siyaset görev alanını boşalttı.
O yüzden bugün konuşulan isim Seddar Yavuz değil.
Bugün konuşulan şey…
Altı milletvekilinin dolduramadığı boşluğun tek bir valiye yüklenmiş olması.
.jpeg)
KÜTÜPHANEYE KAVURMA TAKVİYESİ
Üç yüz milyon lira harcadılar.
Kütüphane yaptılar.
Yetmedi.
Anlatmaya başladılar.
Yetmedi.
Göstermeye başladılar.
Demek ki ortada küçük bir problem var.
Bazı eserler açılır açılmaz konuşur. Bazıları ise sürekli konuşturulmak ister.
Bir köprü yaparsın.
Şehir kullanır.
Bir yol açarsın.
Trafik anlatır.
Bir meydan kurarsın.
İnsanlar sahiplenir.
Ama bazı yatırımlar vardır…
Bitince asıl mesai başlar.
Bugün heyet gezdir.
Yarın program yap.
Öbür gün söyleşi düzenle.
Ardından kavurma dağıt.
Sonra çiğ köfte yoğur.
Bir sonraki hafta etkinlik icat et.
Çünkü bina tamamlanmış.
Fakat hikâye tutmamış.
Kalemin ucu tam burada kırılıyor…
Üç yüz milyon liralık bir eser kendi ayakları üzerinde duramıyorsa…
sürekli birilerinin koluna girip gezdirmenin sebebi ne?
Kütüphane ders çalışılan yer midir?
Yoksa organizasyon merkezi mi?
Bilgi yuvası mıdır?
Yoksa etkinlik salonu mu?
Bu telaş biraz da başka bir şeyi ele veriyor.
Galiba harcanan paranın büyüklüğü ile oluşan etkinin küçüklüğü arasında görünmez bir mesafe var.
O yüzden sürekli yeni vitrin aranıyor.
Yeni kalabalık.
Yeni fotoğraf.
Yeni manşet.
Çünkü rakam büyük.
Beklenti büyük.
Ama yankı…
aynı büyüklükte değil.
Şehrin hafızası acımasızdır.
Betona değil…
tesire bakar.
Ve galiba asıl mesele de burada başlıyor.
Üç yüz milyonluk bina yapılmış olabilir.
Ama insanlar hâlâ üç yüz milyonluk etkiyi arıyor.

MAKAMDAN MEYDANA
Eskiden belediye başkanları proje kovalardı.
Şimdi davetiye.
Eskiden yatırım dosyası taşınırdı.
Şimdi cenaze programı.
Bir zamanlar makam odalarında şehir konuşulurdu.
Bugün düğün salonlarında poz veriliyor.
Bir açılış.
Bir taziye.
Bir nikâh.
Bir mevlit.
Bir kurdele.
Bir fotoğraf.
Bir paylaşım.
Bir paylaşım daha.
Şehir?
...
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Tecde Mahallesi Yer Altından Gelen Alevlerle Sarsıldı
- Malatya Valiliğinde Yatırımlar ve Projeler Masaya Yatırıldı
- Kavga Ortamı Geride Kalmalı: Abdullah Aksoğan’dan Malatyalılara Kenetlenme Çağrısı
- Malatya’da Mescid-i Aksa Camii’nin Temeli Atıldı! Başkandan Tören Alanında Teknik Uyarı...
- Darende'de 500 Yıllık Tarihi Yusuf Paşa Bedesteni Restore Edilerek Hizmete Açıldı
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.