Suat GÜLŞEN / Dedenin Hediyesi

Suat GÜLŞEN yazdı.
Dede torunlarına her yıl doğum günü hediyesi verdi.
Bu öyle bir hediye ki torunlar büyüdükçe değeri daha da artacak
Yıllar geçtikçe elden ele dolaşacak
Torunların da kendi çocuklarına kalacak
Baktıkça Suat Dede hep anılacak…
Fotoğrafın insan yaşamındaki yerini ve önemini yıllar sonra daha iyi anlıyor insan. Hele benim gibi 80 yaşına yaklaşınca işte o zaman daha iyi anlıyor küçüklük fotoğraflarının ne denli önemli olduğunu. Albüm sayfalarını çevirdikçe, anılar canlanıyor çocukluk ve gençlik yıllarının. Acı tatlı ne günler yaşandı, kimler geldi kimler geçti…
.jpg)
Torunlarımın fotoğraflarını kitap haline getirdim. Bir günlük tutar gibi fotoğrafını sayfaya yerleştirip altına o gün ne yaşandı, resim nerede çekildi, masal anlatırmış gibi yazdım. Bir yılın sonunda tüm yazdıklarımı kitap halinde bastırdım. Kitap kapağını da hazırlayıp ciltlettim.
Tounlarımın her doğum gününde onlara armağanım, onun bir yıllık yaşamının resimleriyle anlatıldığı kitabıdır. Onlar için en değerli, en kalıcı hediyenin bu olduğunu umuyorum.
İlk kitabım; 2005 yılında doğan ilk torunum Batu Eken’in doğumu ile ilgili meraklı bekleyiş, heyecan ve sevincin anlatıldığı kitapçık oldu. 2008 yılında doğan 2. Torunum Egehan Gülşen’e de aynı şekilde doğumunun ilk günlerindeki heyecan ve sevinçleri anlatan kitapçık yazdım.
Asıl kitaplarım torunlarımın en az bir yıllık yaşamını anlatan kitapları oldu. Torunlarım büyüyüp o kitapları okumaya başladığında bir yaşında neler olmuş, iki yaşında neler yaşanmış? Üç, dört, beş, altı... Yaşlarındaki olayları günü gününe okuduğunda, her biri 500-600 sayfadan oluşan resimli kitabın değerini daha iyi anlayacaktır.
Bazen öyle çok resimler, anılar oldu ki bir kitaba sığmayınca 2-3 cilt yapmak durumunda kaldım.
.jpg)
Elli atmış yaşına gelmiş bir insanın, kendi bebekliğinin, çocuklığunun yıl yıl, günü gününe fotoğraflarıyla anlatıldığı kitaplarının olması ve bunları okudukça maziyi anması ne güzel değil mi? Kitaba aile seceresini (üst soy bilgi şeması) de yazdığım için tüm sülalesini de tanımış olacak.
2013 yılında ılık bir mart günü Bornova’dan belediye otobüsüne bindim. İçerisi kalabalık değildi. Cam kenarına oturdum. Yanımdaki koltuk boştu. Elimdeki poşette bir hafta sonra 3 Nisan günü altı yaşına girecek olan torunum Egehan’a doğum günü hediyesi olarak hazırladığım 554 sayfadan oluşan altıncı kitabı vardı. Kitabı çiltciden almış eve gidiyordum.
Ben elimdeki kitabı incelerken otobüs bir sonraki durakta bekleyen yolcuları almıştı. Bir hanımın yanımdaki koltuğa oturduğunu farkedince toparlandım. Hanım gülümseyerek selam verir gibi baktı. Kitabı tekrar poşete koyuyordum ki, kapağında torunumun resmi olan kitap ilgisini çekmiş olacak ki, dikkatle kitaba bakarak tekrar gülümseyince:
-Torunumun kitabı. O’na yazdım, dedim. Hanım hayretini gizleyemedi;
-Yaa! Çok ilginç, deyince kısaca durumu açıklamaya çalıştım:
-Benim iki torunum var. Torunlarıma her doğum gününde onlar için yazdığım, onun son bir yılını anlatan kitabını hediye ediyorum. Oyuncak veya giysi hediye etmektense kitap daha kalıcı ve değerli olacağı için böylesini uygun görüyorum.
-Çok güzel bir düşünce, ne mutlu torunlarınıza, diyen koltuk komşusu hanımın ilgisinden cesaret almıştım:
-Sizin torununuz var mı? diye sormadan kendimi alamadım.
-Evet, bir torunum var, yedi yaşında.
-Öyleyse size de yazmanızı öneririm.
-Pardon bakabilir miyim? deyince kitabı uzattım. O ilgiyle sayfalarını çevirip bakarken;
.jpg)
-Bu altı yaşına girecek olan torunumun Egehan’ın altıncı kitabı. Doğumunun anlatıldığı ilk kitabı ve sonraki her yılının anlatıldığı beş kitabı var. Diger torunum Batu’nun da bunun gibi yedi kitabı var.
-Ay! çok güzel, kutluyorum sizi. Müsaadenizle arka kapaktaki özgeçmişinizi ve eserlerinizi okuyabilir miyim?
-Tabi, buyurun. Hanım arka kapaktaki yazara ait bölümü merakla okumaya başladı.
-Evet, neden kitap yazdığınız anlaşılıyor, tekrar kutluyorum, diyerek kitabı uzattı.
-Beğendiğiniz için teşekkür ederim.
-Özgeçmişinizde Malatyalı olduğunuzu okudum. Benim ilk görev yerimdi Malatya. Doğanşehir’de çalıştım.
-Göreviniz neydi.
-Ben de öğretmenim.
-Öyleyse siz de torununuz için yazabilirsiniz. Henüz vakit geçmiş değil.
-Evet, ama yüzlerce resimleri toparlamam gerekiyor. Bu çok zor.
-Resimleri torununuzun doğumundan başlayarak yıl yıl ayırıp, çekilme tarihine göre sıraya koyup yazmaya başlayın. Torununuz için çok güzel bir hatıra olacak.
-Bilmem becerebilir miyim?
-Deneyin bakayım. Sabırlı bir çalışma sonunda başaracağınızdan eminim.
...
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Osman Timurtaş Ak Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcılığına Atandı
- Yavuz Bingöl'den Gelen Kötü Haber Sonrası Festivalde Sahne Alacak Yeni İsim Belli Oldu
- Buhara Bulvarı Üzerinde Üç Araç Birbirine Girdi! Yaralılar Var
- Malatya'nın Altın Değerindeki En İyi Kayısıları Dünya Sahnesine Çıkmak İçin Yarıştı
- LGS Türkiye Birincileri Başarılarının Sırrını Vali Seddar Yavuz'a Anlattı
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.