Alçaklığın Bir Seviyesi Var mı?
ÖZEL HABERÖnceki sene gazeteci arkadaşlarımızla TÜBİTAK'ın Gebze'deki Yerleşkesinde bulunan araştırma merkezini ziyaret etmiştik. Bu ziyaretimizde merkezin bazı bölümlerini de gezme imkanı bulduk. Gezdiğimiz bölümlerden biri olan ses inceleme laboratuvarında bize insan kulağının bas sesleri duymadığı tiz sesleri duyduğuyla ilgili bilgi verilmişti. Oradaki bir araştırma görevlisi bu durumu şöyle bir örnekle açıklamıştı: Evinizin bir odasında gürültü olsa yandaki odada uyumanız mümkündür. Ancak kulağınızın yanından bir sivrisinek geçse hemen uyanırsınız.
O anda hepimiz bu deneyimi daha önce yaşadığımızı hatırladık ve hak verdik. Ayrıca işine geleni duyan gelmeyeni duymayan insanlar da aklımdan geçti. Şimdi anlatacağım konu da bu işine geleni duyan insanlardan biriyle ilgili olacak.
Davul zurna çaldık, adam işine geleni duydu
Bugüne kadar İşine geleni duyanları, görenleri ve konuşanları haber yaptığımız gibi işine gelmediği zaman üç maymunu oynayanları da ifşa etmeye çalıştık. Geçtiğimiz günlerde iki tane yazıyı kaleme almıştık. “Dosyada adın varsa, yolsuzluk olmuyor mu?” ve “Dünkü sivrisinekti, bugünkü davul zurna!..” başlıklı yazılarımız büyük ses getirdi. Büyük ses getirdiğine inanmak istemeyenlere de “Duyanların ve görenlerin varlığı bir hayli fazlaydı” diyebiliriz.
“İspatlayamazsan alçaksın veya ş……….sizsin”
Siyasetçilerimizin bazı zamanlarda ettikleri laflar başlarına iş açabiliyor. Kendisi veya partisi hakkında ortaya atılan bir iddianın ardından “İspatlayamazsan alçaksın veya ş……….sizsin” sözleri ağızlarından dökülmeye başlıyor. (Siyasetçilerin bir kısmı için bu sözleri kullandığımızı da belirtelim)
“Bunları Allah'a havale ediyorum”
“İspatlayamazsan alçaksın” lafının çoğulunu kullanan bir siyasetçimiz geçtiğimiz günlerde de Allah'ın haram kıldığı alkolü yasaklayan veya düzenleme getiren iktidar partisi için “Bunları Allah'a havale ediyorum” demişti. Allah'ın yasağına uymaya çalışan insanları Allah'a havale etme zekasını gösteren bu siyasetçimiz, önceki gün bir gazeteye demeç vermiş. “İmar Yolsuzluğu dosyasında benim adımın olduğunu iddia edenler ispatlayamazlarsa alçaklardır.”
Bilirkişi raporu “Art niyetli” diyor
Malatya'da yayın yapan başka gazetelerin itibar etmeye çekindiği bu yolsuzluk haberini Malatya Time, kamuoyuna duyurma başarısını gösterdi. Tam 17 dosyanın olduğu yolsuzluk davasında, bazı müteahhit firmalar, mimar ve bazı belediye çalışanlarının adı geçiyordu. Malatya Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki Bu davaya bilirkişi olarak atanan isimlerin de müştereken verdikleri bir karar vardı. Bu kararda aynen şöyle deniliyordu: “Diğer şüpheliler (arsa sahipleri-proje müteahhitleri) açısından; belediyeden inşaat ruhsatı alımı sırasında tahrifatlı belgelerin ile işlemleri, bu belgelerle bina inşaatlarından kat ilavesi ve inşaat alanı genişliği gibi haksız kazanç elde ettikleri,
Şüphelilerin dava süresince gerek duruşmalarda yaptıkları savunmalarında gerekse yazılı savunmalarının incelenmesinde; yapılan işlemlerin ilgili 3194 sayılı İmar Kanununun Tip İmar Yönetmeliklerine ve ilgili Belediye mevzuatlarına uygun kararlar (belediyeye arsa hibesi karşılığı ek yoğunluk verilmesi gibi) alarak yaptıkları, ancak bunları yaparken tahrifat yapılmış belge fotokopilerine itibar edildiği, belge asılları veya resmi yazışmalardaki bilgiler dışında teamül gereği tahrifatlı belge fotokopileri üzerinde işlem yaptıkları, bunları yaparken görevi kötüye kullanma veya görevi ihmal suçlarını işledikleri, bu nedenle de kamu zararını oluşturdukları ve birilerinin haksız kazanç sağladıkları, heyetimizce tespit edilmiştir. Dosyanın yukarıdaki incelemesi sonucunda; Tüm şüphelilerin art niyetli oldukları (şüpheli 17 imar dosyasında aynı mimarın “Talip Y.” Projelerinin olmasında usulsüzlük olabileceğinin anlaşılamaması, olay ortaya çıktıktan sonra dosyalardaki bazı evrakların kaybolması gibi) Belediyede çalışan şüphelilerin belediyede görevlerini yaparken, ilgili dönemlerde yürürlükteki kanuna, imar planına ve yönetmeliklere uygun ve belediyede uygulanan teamül gereği evrakların fotokopileri üzerinden işlem yaptıkları, belediyeye hibe edilen arsalar karşılığında ek yapı yoğunluğu kazanılmadığı ama kazanılmış gibi evraklarda yapılan tahrifatları (arsa metrekarelerinin değiştirilmesi, yoğunluk katsayılarının değiştirilmesi gibi) anlamayarak meclis kararlarının aldırıldığı,
Yine Belediyede çalışan şüphelilerin kendi yetki ve sorumlulukları dahilinde hareket ettikleri, ancak belediyede Yapı Ruhsatı alımındaki işlemlerde tahrifatlı (tapularda arsa metrekarelerinin değiştirilmiş olması, imar durum belgesinde ve imar çaplarında arsa metrekareleri ile ek yapı yoğunluğu katsayılarının değiştirilmiş olması vs) evrakların fotokopileri ile belge düzenlemelere (asılları görülmeden veya resmi yazışma ile resmi kurumlardan bilgi ve belgenin istenilmemesi (tapu aslı veya tapu bilgileri vs) nedeniyle, kamu zararını oluşturdukları, zincirleme görevlerini kötüye kullandıkları veya görevi ihmallerinin bulunduğu kanaatiyle,
Diğer şüphelilerin (arsa sahipleri, proje müellifi-müteahhitler) ise kendilerine haksız kazanç sağladıkları, kamuyu zarara uğrattıkları kanaatiyle,
Tüm şüphelilere TCK'nun ilgili maddelerine ve genel hükümlerine göre işlem yapılması takdiri Yüce Mahkemenize ait olmak üzere, Bilirkişi Kurulu olarak hazırladığımız 22 sayfalık raporumuz Yüce Mahkemenize saygı ile arz olunur.”
Fark ettiğiniz gibi diğer şüpheliler diye başlayan koyu renkteki bölümde arsa sahipleri ve müteahhitlerden bahsediliyor. Bu müteahhitlerin arasında Ağbaba İnşaat'ın olduğunu belirtmek isteriz.
Yolsuzlukla bağlantınızı siz itiraf ettiniz
Bilgisiz, belgesiz haber yapmamayı kendine ilke edinen Malatya Time, bütün bunların belgelerini de elinde bulundurmaktadır. Şimdilik belgeleri değil de sayın milletvekilinin kendi ağzından imar yolsuzluğuna adının nasıl karıştığını belirtelim. İşte 2 tane belge hem de sayın milletvekilinin kendi elinden veya şirketinden:
http://www.kale-agbabainsaat.com isimli firmanın internet sitesinde “…Şirketin diğer ortakları; Hür Ağbaba, Veli Ağbaba ve İsmail Ağbaba'dır.”
http://www.veliagbaba.com/ isimli kendi internet sitesindeki ifade aynen şöyle: “… 1989 yılından beri Malatya'da aile şirketinde yönetici olarak çalışıyor.”
Evet sayın Ağbaba, kendi internet sitenizden ve kendi şirketinizin internet sitesinden yolsuzluk dosyasında adınızın olduğunu ispat ettiğimize göre sizin ne olduğunuzu da öğrenmek isteriz. Yolsuzluk dosyasında illa önADINIZIN olması gerekmiyor soyADINIZIN da olması yeterlidir. Ayrıca farkındaysanız önADINIZI değil soyADINIZI kullandığımız halde kim olduğunuzu bilmek için dâhi olmaya gerek kalmıyor.
Biz yolsuzlukla ilgili haberi yaparken, Ağbaba isminin şüpheliler içinde bulunduğunu belirtmekle birlikte, iktidar partisinin her işini eleştiren, her işine bir kulp takan muhalefet partisinin sessizliğini de eleştirmiştik. Konuyu istediğiniz yerden cımbızlayarak konuşmayın, genelini konuşun.
LAFIN NEREYE GİTTİĞİNİ AYIRT EDEMEYENLERE BİR KAÇ SORU?
Bir sözü söylerken sözün nereye gittiğine dikkat etmek konusunda bazı sıkıntılar yaşayan sayın vekilimize birkaç sorumuz olacak.
Bu konuyla ilgili arka arkaya haber yapan Malatya Time'ı hedef alan bir demeç veren sayın milletvekili, demeç verdiğiniz gazete ile sizin veya aile şirketinizin veya partinizin ilişkileri ne durumda? (Bu ilişkilerin tafsilatını siz açıklamazsanız, daha sonra biz açıklayacağız)
“Malatya'da birçok basın kuruluşunun Belediye ile göbek bağı vardır ve oradan beslenmektedir. Ondan dolayı korkak ve beslemeci gazeteciler bizi hedef almaktadır.” Demişsiniz. Sözünüzün ilk kısmına katılmakla birlikte bu “bazı basın kuruluşları”nı açıklamak konusundaki çekingenliğinizi korkaklık olarak alabilir miyiz?
“Korkak ve beslemeci gazeteciler”le ilgili bu güne kadar ne gibi bir adım attınız da sizi hedef aldılar? Bildiğimiz kadarıyla medyaya malzeme olmak konusunda büyük azim gösteriyorsunuz.
Malatya'da yayın yapan medya kuruluşlarıyla ilgili bir iddiayı ortaya atarken, Malatya Time'ı da dahil ediyor musunuz bu iddianızın içine? Eğer dahil ediyorsanız büyük bir yanılgı içinde olduğunuzu teşkilatınız size söyleyecektir. (İçki yasağını-düzenlemesini Allah'a havale etmek gibi bir zeka eksikliği göstererek popülaritesini artırmaya çalışan bir milletvekilinin bunu bilmemesi normaldir)
Belediyenin ve belediye başkanının icraatlarını en çok eleştiren, reklam gelirlerine en küçük bir belediye katkısı sağlamayan Malatya Time, imar yolsuzluğu haberlerini yaparken, muhalefet partisi neden sessiz kaldı?
“Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az” dediğimizde özellikle şahsınızdan ve partinizden ses çıkmasını beklemiştik. Çünkü bir milletvekilinin aile şirketi de şüpheliler arasındaydı. Şahsınızdan veya CHP İl Başkanlığı'ndan Malatya Time'a herhangi bir açıklamanın gelmemesinin sebebi “CHP-Ağbaba beslemesi gazeteler” sınıfında olmadığımız için mi?
Yazımızın başında insan kulağının bas sesleri duymadığını, tiz sesleri duyduğunu anlatmıştık. Sivrisinek örneği ile de bunu pekiştirmiştik. Bir de işine geleni duyanlardan bahsetmiştik. Son sorumuz bununla ilgili olsun. Sayın Ağbaba, kulak veya algı sorununuzla ilgili olarak herhangi bir tıbbi destek almayı düşünüyor musunuz?
İlginizi Çekebilir