Atabey İskelesi’nde Manzara Yerinde, Bakım Yok: Yapamıyorsan, Yapılanı Mı Bozuyorsun?
ÖZEL HABERGazeteci Yazar Murat Çetin, kaleme aldığı yazısında Malatya’daki Atabey İskelesi ve çeşitli mesire alanlarının bakımsızlığa terk edildiğini belirtti. Eski belediye başkanları döneminde şehre kazandırılan ve halkın nefes aldığı sosyal alanların şimdilerde çöp, bakımsızlık ve ilgisizlikle baş başa bırakıldığını ifade eden Çetin, yapılmış eserlere sahip çıkılması gerektiğine vurgu yaptı.
Gazeteci Yazar Murat Çetin, Malatya’daki sosyal alanların ve parkların mevcut durumuyla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Atabey İskelesi, Kırkgöz Sahil Parkı ve Beylerderesi gibi alanlardaki gözlemlerini aktaran Çetin, eski yönetimler döneminde yapılan hizmetlerin bakımsız bırakıldığını belirtti.
ATABEY İSKELESİ İHMAL EDİLİYOR
Atabey İskelesi'nin geçmişte toparlanarak işlevsel hale getirildiğini ancak günümüzde bakımsızlık sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Murat Çetin, alandaki durumu şu sözlerle dile getirdi:"Atabey İskelesi’ndeyim. Baraj önünüzde. Baskil karşıda. Manzara yerli yerinde. İskele de. Park da. Bakım hariç. Burası Ahmet Çakır döneminde toparlandı. Park yapıldı, mescit düzenlendi, iskele canlandı. Selahattin Gürkan zamanında da canlılığını korudu. Şimdi? Çer çöp. Hayvan pisliği. Her köşede ihmal. Sami Başkan… Geçmişle ne alıp veremediğiniz var?"
KIRKGÖZ VE BEYLERDERESİ ÖRNEĞİ
Battalgazi bölgesinde bulunan Kırkgöz Sahil Parkı ile Beylerderesi alanındaki duruma da değinen Çetin, hizmetlerin devamlılığının önemine işaret ederek şu ifadeleri kullandı: "Kırkgöz Sahil Parkı’na bakıyorum. Osman Güder yaptı. Bayram Taşkın devraldı. Bozmadı. 'Benden önce yapılmış.' diye kompleks üretmedi. Bugün aileler yine orada. Çocuklar koşuyor. Park yaşıyor. Demek ki öncekinin yaptığına sahip çıkınca makam eksilmiyormuş. Beylerderesi’ne geçelim. Orası İlhan Geçit tarafı. Kırkgöz açılmadan önce Malatya’nın gözde mesire alanlarından biriydi. Şimdi eski kalabalığını arıyor. Alan yerinde. İnsan çekilmiş. Bakım unutulmuş."
Tarihten örnekler vererek parkların ve tesislerin çürümeye terk edilmemesi gerektiğini vurgulayan Çetin, yazısını şöyle sürdürdü: "Tarihte bunun daha sert örnekleri var. Moğollar Bağdat’a girdi. Kütüphaneleri dağıttı. Rivayete göre kitapları Dicle’ye attı. Şimdi kimse kitabı nehre atmıyor. Usul değişti. Yapılmış olan kendi hâline bırakılıyor. Park çürüyor. Mescit unutulmuş. Yeşil de soluyor. Ardından yeni proje anlatılıyor."
DAR GELİRLİNİN NEFES ALDIĞI ALANLAR
Atabey bölgesinin ulaşım kolaylığı nedeniyle dar gelirli vatandaşlar için büyük bir önem taşıdığına dikkat çeken Çetin, yerel yöneticilere seslenerek sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Atabey’in kıymeti yalnız manzarasında da yatmıyor. Buraya MOTAŞ geliyor. Arabası olmayan ulaşabiliyor. Emekli gelebiliyor. Çocuğunu alıp birkaç saat nefes almak isteyenin de yolu açık. Burası dar gelirlinin de şehirden çıkabildiği nadir yerlerden. Ahmet Çakır’ın yaptığı sizi küçültmez. Selahattin Gürkan’dan kalanı yaşatmak makamınızdan bir şey götürmez. Beylerderesi için de adres belli: İlhan Geçit. Kim yaptıysa yaptı. Bugünkü hâli sizin hanenize yazılıyor. Her gelen şehri yeniden kurmak zorunda değil. Bazen belediyecilik… yapılmış olanı çürütmemektir. Atabey’de baraj güzel. İskele yerinde. Park hâlâ burada. Bakım ise kayıp."
İlginizi Çekebilir