Murat ÇETİN / Milletvekilinin Milleti Nerede?
ÖZEL HABERMurat ÇETİN yazdı
Abdurrahman Babacan milletvekilliğini tarif etmiş.
Kısaca:
Köy köy gezmez.
Sokak sokak dolaşmaz.
Çay ocağında oturmaz.
Ne yapar?
Ankara’da ilişki kurar.
Bakanlıkların yolunu tutar.
Şehrine yatırım getirir.
Örneği de hazır:
ASELSAN.
İyi tarif.
Bir problem var.
Babacan, AK Parti milletvekili.
Genel Başkanı da Recep Tayyip Erdoğan.
Erdoğan’ın siyaset tarifi biraz farklı:
“Çalmadık kapı, sıkmadık el, almadık gönül bırakmayacağız.”
Bir tarafta:
Kapı kapı dolaş.
Öbür tarafta:
Köy köy dolaşma.
Aynı partinin iki tarifi yan yana gelince…
iş biraz karışıyor.
Dün İstanbul’da Pütürge Başmezra Derneği’ndeydim.
Bülent Tüfenkci geldi.
Ortam pek çaylık değildi.
Millet öfkeli.
Şikâyet çok.
Hatta açıkça:
“Böyle giderse oy yok.”
diyen var.
Tüfenkci kalkıp:
“Ben milletvekiliyim, işim Ankara’da.”
demedi.
Oturdu.
Dinledi.
Konuştu.
Ses yükseldiğinde bekledi.
Öfkeyi aldı.
İnsanları yumuşattı.
Her derdi çözemedi.
Ama milletin karşısında vekillik yaptı.
Üstelik Ankara’yı da biliyor.
Bakanlık yaptı.
Dört dönemdir milletvekili.
Demek ki bakan tanımak…
vatandaşı unutmayı gerektirmiyormuş.
Babacan ekranda da hayli görünür.
Geçtiğimiz ay:
A Haber.
CNN Türk.
Haber Global.
TV Net.
TV100.
Beş yayın.
Maşallah.
Ankara’dan stüdyoya yol bulunuyor.
Köy kahvesine gelince:
“Milletvekilinin işi bu değil.”
Olmaz.
Bir de ASELSAN var.
Babacan onu örnek gösteriyor.
Eyvallah.
Takip ettiyse emeğidir.
Katkı sunduysa hakkıdır.
Ama ASELSAN’ın Malatya’ya gelişinde yalnız Babacan yok.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın direktifiyle başlatıldı.
Savunma Sanayii Başkanlığı koordine etti.
Babacan’ın emeği varsa o da teslim edilir.
Fakat buradan:
“Milletvekili köy köy dolaşmaz.”
sonucu çıkmaz.
Çünkü fabrikanın adı ASELSAN.
Vekilin adının başında ise hâlâ:
Millet var.
Bakanın kapısını çalacaksın.
Köylünün kapısını da.
Yatırımın peşine düşeceksin.
Vatandaşın derdini Ankara’ya taşıyacaksın.
Ekrana çıkıyorsan…
kahveye de gireceksin.
Çünkü Tayyip Erdoğan köy köy, kasaba kasaba, ilçe ilçe dolaşarak siyaset yaptı.
15 Temmuz gecesi de sokağa çıkan yine milletti.
Milletvekilliğinin “vekil” kısmını Ankara doldurabilir.
Ama başındaki kelimeyi Ankara’dan değiştiremezsiniz.
Millet.
FİLYASYON MALATYA’YA UZANIR MI?
Pandemiden bize bir kelime kaldı:
Filyasyon.
Bir temaslı bulunur.
Sonra çevresi.
Halka genişler.
Katılımevim dosyasında şimdi virüs aranmıyor.
Para aranıyor.
Hesaplar açılıyor.
Telefon trafiği çıkarılıyor.
Ortaklıklar inceleniyor.
Kim kimi tanıştırmış?
Kimin önünü kim açmış?
Para hangi hesaba uğramış?
Ben ise Malatya’ya bakıyorum.
Çünkü yapının üst düzey yöneticilerinden biri Malatyalı:
Niyazi Derindağ.
Derindağ’ın adını hüküm cümlesine yazmıyorum.
Ama filyasyon onun çevresinde de dolaşır.
Akademisyenlere…
İş insanlarına…
Siyasetçilere…
STK başkanlarına…
Daha kimlere kimlere…
Malatya’da kolay paranın kokusunu seven çevreler olduğunu biliyorum.
Hangi masalarda kimlerin oturduğuna…
hangi dostlukların ticarete döndüğüne dair notlar da mevcut.
Bugün isim vermiyorum.
Devlet kayıtları açarsa…
aramalar bir şey söyler.
Hesap hareketleri başka bir şey.
Ortaklıklar da kendi hikâyesini anlatır.
Bir de Fatma Betül Sayan Kaya var.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısıydı.
İddialar gündeme geldi.
Affını istedi.
Erdoğan kabul etti.
Malatya’daki siyasetçiler bunu iyi okusun.
Tayyip Erdoğan kendi genel başkan yardımcısının gözünün yaşına bakmadıysa…
Malatya’daki siyasetçi de, STK başkanı da, iş insanı da kartvizitine fazla güvenmesin.
Dosya Malatya’ya uzanırsa…
ilk hangi isim düşecek?
...
İlginizi Çekebilir