18 Temmuz, 2026, Cumartesi
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Malatya'da Cevapsız Telefon: “Görevden Almak Zor Muydu?”


Malatya'da Cevapsız Telefon: “Görevden Almak Zor Muydu?”
Murat Çetin, kaleme aldığı köşe yazısında Esenlik Genel Müdürü Veysel Tay’ın istifası üzerinden Malatya’da kriz yönetimini ve belediyedeki “irade eksikliği” tartışmalarını gündeme taşıyor.

Malatya’da son günlerde en çok konuşulan başlıklardan biri Esenlik Genel Müdürü Veysel Tay hakkında ortaya atılan iddialar ve ardından gelen istifa süreci oldu. Ancak tartışma yalnızca bir istifa meselesi olarak kalmadı. Murat Çetin, köşe yazısında bu süreci “yönetim refleksi” ve “siyasi irade” üzerinden ele alarak, belediye yönetiminin krizlere müdahale biçimini sorguluyor.

MURAT ÇETİN’İN KÖŞE YAZISI

GÖREVDEN ALMAK ZOR MUYDU?

Malatya’da bazen insanın aklı gerçekten karışıyor.

Bir olay olur.
Bir tartışma çıkar.
Bir kurum konuşulur.

Sonra herkes aynı soruyu sorar:

“Şimdi ne olacak?”

Mesela Esenlik meselesi.

Genel Müdür Veysel Tay hakkında günlerdir konuşulan iddialar…
Şehir konuşuyor.
Siyaset konuşuyor.

Ve sonunda ne oldu?

Veysel Tay istifa etti.

Ama mesele istifa değil.
Mesele irade.

Mesele şu:

Neden görevden alınmadı?

Çünkü siyaset dediğin şey bazen çok basittir.

Bir belediye başkanı telefonu kaldırır.

“Veyselciğim” der.

“Sen başarılı olabilirsin.
Çok iyi bir yönetici olabilirsin.
Ama bu tartışma bana zarar veriyor.
Şehre zarar veriyor.
Partiye zarar veriyor.”

Ve cümle biter:

“Seni görevden alıyorum.”

Bu kadar.

Ne tartışma.
Ne bekleme.
Ne günlerce süren sessizlik.

Ama Malatya’da işler böyle yürümüyor.

Günler geçti.
Tartışmalar büyüdü.
İddialar yayıldı.

Ve belediye…

sustu.

İşte tam burada şehirde başka bir soru dolaşmaya başlıyor.

Sadece Esenlik değil.

MASKİ konuşuluyor.
MOTAŞ konuşuluyor.
Belediye iştirakleri konuşuluyor.

Peki neden?

Çünkü kulislerde şu iddia dolaşıyor:

Seçim harcamaları…
Şirketler üzerinden ödenen faturalar…
Belediye iştirakleri üzerinden yürüyen para trafiği…

Bunların hepsi iddia.

Ama siyaset ilginçtir.

İddialar büyüdükçe
sessizlik daha çok konuşur.

Bir belediye başkanının en önemli gücü nedir?

Makam değil.

Araba değil.

Protokol değil.

İrade.

Yanlış gördüğünde kesip atabilmek.

Ama Malatya’da insanlar bugün başka bir şey görüyor.

Bir tartışma var.
Bir kriz var.
Bir yönetim var.

Ama ortada irade yok.

Ve şehirde herkes aynı cümleyi kuruyor:

Bir belediye başkanının yapması gereken şey çok basitti.

Telefonu kaldırıp şöyle demek:

“Veyselciğim…
Bu iş burada bitiyor.”

Ama o telefon…

bir türlü açılmadı.

Murat Çetin’in köşe yazısının tamamına ulaşmak için ilgili bağlantıya tıklayarak yazının devamını okuyabilirsiniz.

https://www.malatyatime.com/makale/malatyayi-yonetmeye-mi-geldiniz-malatyaliyi-dovmeye-mi-78775

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorumlar

  • yorum avatar
    Adil
    18-03-2026 21:32

    Zaten her şeyi siz biliyorsunuz kimse bi şey bilmiyor çok bilmiş gazeteci taklidi yapan kalemşörler

  • yorum avatar
    Mehmet DUMAN
    18-03-2026 21:00

    ????

  • yorum avatar
    Herkese aynı şekilde yaklaşılmalı
    18-03-2026 13:54

    Herkes kendi tanıdığını, bildiğini koruma altına alırsa olacağı bu. Sadece bu konu da değil, birçok kurumda yönetim kademesinde yöneticilik becerisinden mahrum çok kisi var. Ancak bazı kesimler (buna gazeteciler de dahil) tanıdığı veya "işini gören" kişilerin hatalarını halının altına süpürüyor. Yani anlayacağınız sizler de dahil olmak üzere bu durumlardan hepimiz sorumluyuz. Sadece bir işimiz düştü ve yaptı diye insanları avantajlı duruma getirmek doğru değil. Eğer işinizi yaptıysa ya o iş yapılması gereken iştir ya da yapılmaması gereken (ve hatta kesinlikle yapılmaması gereken) bir iştir. Eğer normalde yapılması gerekeni yaptıysa bu bağlılık ve insan savunuculuğu nedendir? Eğer yapılmaması gerekeni yaptıysa bu durumda yapanın değil yaptıranın da peşine düşmek gerekmez mi?Son sözüm şudur gazeteciler de dahil olmak üzere ya hatalı olan tüm kamu yöneticilerini gözler önüne serelim ya da hepimiz herseyden vazgeçip bir kenarda olanı biteni izleyelim.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!