31 Temmuz, 2026, Cuma
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Malatya’yı Yönetmeye mi Geldiniz, Malatyalıyı Dövmeye mi?

16 Mart 2026, Pazartesi 04:47
Malatya’yı Yönetmeye mi Geldiniz, Malatyalıyı Dövmeye mi?

Malatya’da insan artık şaşırmıyor.
Çünkü her gün yeni bir tuhaflık yaşanıyor.

Şehri yönetenler mi var…
yoksa öfke yönetimi yapanlar mı?

Bakıyorsun.

Bir yerde MOTAŞ konuşuluyor.
Muhtarın darp edildiği iddiaları.

Bir yerde ESENLİK konuşuluyor.
Genel müdürün eşinin bir öğretmeni darp ettiği iddiası.

Bir yerde MASKİ konuşuluyor.
Vatandaş suyu açıyor…
sinirini kapatamıyor.

Ama ilginç olan şu:

Olay var.
Gündem var.
İddia var.

Ama belediyede…

ses yok.

Ne görevden alma.
Ne güçlü bir açıklama.
Ne de “burada yanlış var” diyen bir refleks.

Sanki şehir konuşuyor…
ama yönetim duymuyor.

Halbuki siyaset basittir.
Yanlış yapan varsa…
kapının önüne koyarsın.
Tartışma da orada biter.

Olmadı mı?

O zaman halkın dilindeki o eski söz devreye girer.

“Tencere dibin kara…”

Malatyalı gerisini zaten tamamlar.

Çünkü şehirde herkes aynı soruyu soruyor.

MOTAŞ neden konuşuluyor?

MASKİ neden sürekli tartışılıyor?

ESENLİK neden sürekli gündemde?

Ve bütün bu tartışmaların ortasında…

Büyükşehir Belediyesi neden susuyor?

Siyasette bazen muhalefet zarar vermez.

Bazen tek başına yönetim tarzı yeter.

Çünkü vatandaş bir şeyi affeder.

Hata affedilir.
Yanlış affedilir.

Ama üstüne gidilmeyen yanlış affedilmez.

Malatya’da bugün sokakta konuşulan cümle çok kısa.

Ama çok sert:

“Bu ekip şehri yönetmeye mi geldi…
yoksa Malatyalıyı dövmeye mi?”

GÖREVDEN ALMAK ZOR MUYDU?

Malatya’da bazen insanın aklı gerçekten karışıyor.

Bir olay olur.
Bir tartışma çıkar.
Bir kurum konuşulur.

Sonra herkes aynı soruyu sorar:

“Şimdi ne olacak?”

Mesela Esenlik meselesi.

Genel Müdür Veysel Tay hakkında günlerdir konuşulan iddialar…
Şehir konuşuyor.
Siyaset konuşuyor.

Ve sonunda ne oldu?

Veysel Tay istifa etti.

Ama mesele istifa değil.
Mesele irade.

Mesele şu:

Neden görevden alınmadı?

Çünkü siyaset dediğin şey bazen çok basittir.

Bir belediye başkanı telefonu kaldırır.

“Veyselciğim” der.

“Sen başarılı olabilirsin.
Çok iyi bir yönetici olabilirsin.
Ama bu tartışma bana zarar veriyor.
Şehre zarar veriyor.
Partiye zarar veriyor.”

Ve cümle biter:

“Seni görevden alıyorum.”

Bu kadar.

Ne tartışma.
Ne bekleme.
Ne günlerce süren sessizlik.

Ama Malatya’da işler böyle yürümüyor.

Günler geçti.
Tartışmalar büyüdü.
İddialar yayıldı.

Ve belediye…

sustu.

İşte tam burada şehirde başka bir soru dolaşmaya başlıyor.

Sadece Esenlik değil.

MASKİ konuşuluyor.
MOTAŞ konuşuluyor.
Belediye iştirakleri konuşuluyor.

Peki neden?

Çünkü kulislerde şu iddia dolaşıyor:

Seçim harcamaları…
Şirketler üzerinden ödenen faturalar…
Belediye iştirakleri üzerinden yürüyen para trafiği…

Bunların hepsi iddia.

Ama siyaset ilginçtir.

İddialar büyüdükçe
sessizlik daha çok konuşur.

Bir belediye başkanının en önemli gücü nedir?

Makam değil.

Araba değil.

Protokol değil.

İrade.

Yanlış gördüğünde kesip atabilmek.

Ama Malatya’da insanlar bugün başka bir şey görüyor.

Bir tartışma var.
Bir kriz var.
Bir yönetim var.

Ama ortada irade yok.

Ve şehirde herkes aynı cümleyi kuruyor:

Bir belediye başkanının yapması gereken şey çok basitti.

Telefonu kaldırıp şöyle demek:

“Veyselciğim…
Bu iş burada bitiyor.”

Ama o telefon…

bir türlü açılmadı.

MAKAM UCUZ OLUNCA KİBİR PAHALI OLUYOR

Malatya’da bir süredir tuhaf bir manzara var.

Belediye ve iştiraklerinde çalışan bazı yöneticilere bakıyorsun…
Konuşma tarzı sert.
Tavır üstten.
Vatandaşa bakış tepeden.

İnsan ister istemez soruyor:

Bu özgüven nereden geliyor?

Cevap aslında basit.

Çünkü bazı insanlar bu makamları çok kolay buldu.

Yani hayatın normal akışında belki yıllarca çalışacak.
Belki asgari ücret civarında bir işte tutunacak.

Ama bir gün…

Belediyenin kapısı açılıyor.

Sözleşmeli giriyorsun.

Sonra bir bakıyorsun…

Müdür.
Daire başkanı.
Genel müdür.

Yani memuriyetin en alt basamağından başlamadan…
Hiyerarşinin merdivenlerini çıkmadan…
Bir anda asansörle çatı katına.

İşte sorun tam burada başlıyor.

Merdiven çıkmayan adam
yükseklik nedir bilmez.
Yüksekliği makam sanır.

Bir gün içinde müdür olan adam
devleti yönetiyor zanneder.

Bir ay içinde genel müdür olan adam
kendini devlet zanneder.

Sonra ne olur?

Vatandaşa tepeden bakarsın.
Muhtara posta koyarsın.
Memura bağırırsın.

Çünkü zihninde şu cümle oluşur:

“Demek ki ben çok önemli biriyim.”

Oysa mesele başka.

Bu ülkenin bürokrasisinde insanlar
20 yıl çalışır.
30 yıl çalışır.

Şef olur.
Müdür olur.

Ama bazıları…

Bir sabah uyanır.

Ve doğrudan genel müdür olur.

Sonra da şaşırırız:

Neden kibirli?
Neden patavatsız?

Çünkü makam bir anda gelince…

İnsan kendini değil,
haddini kaybeder.

Malatya’da bugün yaşanan biraz bu.

Merdiven çıkmadan çatıya çıkanlar…

Şimdi aşağıdaki herkese
tepeden bakıyor.

DEVLET YAPIYOR, MALATYA SEYREDİYOR

Malatya tuhaf bir dönemden geçiyor.

Devlet çalışıyor.
TOKİ konut yapıyor.
Emlak Konut çarşı yapıyor.

Valilik koşturuyor.

Belediyeler?

Sabah makam.
Öğlen protokol.
Akşam nargile.
Arada da sosyal medya.

Araba var.
Şoför var.
Makam var.

Ama proje yok.

Devlet milyarlar döküyor.
Spor Bakanlığı’nın vereceği 3–4 milyar lira konuşuluyor.

Normal bir şehirde ne olur?

Belediyeler proje hazırlar.
Dosya hazırlar.
Yer belirler.
Parayı kapar.

Malatya’da?

Paranın nereye harcanacağı bile belli değil.

Topsöğüt’e bakıyorsun…

Mahalle spor alanı bekler.
Gençlik sahası bekler.

Ne oluyor?

Halı saha sökülüyor.
Yerine taziye evi planı yapılıyor.

Koşulan yer gidiyor.
Yasın gölgesi geliyor.

Siyaset tarafı daha da ilginç.

Vekilin vekille arası yok.
Vekilin il başkanıyla arası yok.
İl başkanının belediye başkanıyla arası yok.
Belediye başkanlarının birbirine tahammülü yok.

Bir zamanlar ne demişlerdi?

“Malatya’da birlik olacak.”

Oldu.

Herkes ayrı.

Devlet yapıyor.
Bakanlık yapıyor.
Kurum yapıyor.

Belediyeler?

seyrediyor.

Malatya ise…

bekliyor.

GÖLGE GİDİNCE CEVHER DE GİTTİ

Bir zamanlar Malatya’da bir isim vardı.

Sami Er.

İl Özel İdaresi Genel Sekreteri.

Şehrin gelecek vaat eden bürokratı.
Siyasete girse kazanır denilen adam.
Adeta mercekle aranan isim.

Malatya konuşurdu:

“Bu adam harcanıyor.”

Üsküdar Belediyesi aldı.
Sonra TOKİ.
Sonra Fatih Belediyesi.

Malatyalı üzülüyordu.

“Bizim adam İstanbul’da harcanıyor” diyordu.

Her seçim aynı cümle:

“Bu defa Sami Er.”

Sonra deprem oldu.

Ve gerçekten…

Bu defa Sami Er oldu.

Kendisi de söyledi.

“Allah beni böyle bir musibet zamanı için sakladı.”

Cümle büyük.
Söz iddialı.

Şehir bekledi.

Bir gün geçti.

Üç gün geçti.

Bir ay geçti.

Üç ay geçti.

Bir yıl geçti.

Şehir hâlâ bekliyor.

Çünkü ortada tuhaf bir matematik var.

İl Özel İdaresi’nde başarı vardı deniyordu.

Peki şimdi nerede?

TOKİ neden bu adamı çalıştırdı?

Üsküdar Belediyesi neden başkan yardımcısı yaptı?

Fatih Belediyesi neden yanında tuttu?

İnsan ister istemez soruyor:

Bu başarı nereye gitti?

Meğer mesele başka bir yerdeymiş.

Malatya’nın eski valisi Ulvi Saran.

Her sabah saat yedide İl Özel İdaresi’ne gider.

Kahvaltısını yapar.

Günün programını anlatır.

Talimatları verir.

Sami Er de ikinci adam olarak dinler.

Yani…

Birisi yönetir.

Diğeri uygular.

Bugün?

Ulvi Saran yok.

Sabah talimat yok.

Gölge yok.

İşte o zaman ortaya çıkıyor.

Bazı başarılar kişisel değildir.

Gölgenin başarısıdır.

Gölge çekilince…
Cevher de kaybolur.
Işık gidince parlaklık da gider.

Ve insan o zaman şunu anlar:

Bazı isimler gerçekten parlıyor.

Ama ışık kendilerinden gelmiyor.
Başkasının projektöründen geliyor.
Projektör kapanınca da…
karanlık kalıyor.

LAF EBESİ: “ÖĞRETMEN MALATYA’DA OLUNCA”

Başka şehirde olsa,
tweet yağardı.

“Öğretmene kalkan eller kırılsın”
diye yarış başlardı.

Ama Malatya’da,
kameraların önünde
bir öğretmen darp edildi.

Altı vekil…
sessiz.

Demek ki mesele öğretmen değilmiş,
adresmiş.

Demedi deme Malatya.

KALEM HAKKI: FOTOĞRAF KONUŞUYOR

Bu ay üçüncü fotoğraf.
Yan yana… aynı karede.

Bir tarafta Cumhurbaşkanı Erdoğan.
Diğer tarafta Malatya siyasetinin tanıdığı bir isim: Öznur Çalık.

Kimi “siyasetten çekildi” dedi.
Kimi “artık sahnede değil” sandı.

Ama bazen tek bir fotoğraf,
uzun uzun açıklamalardan daha çok şey anlatır.

Bu ay üç kare…
Üçünde de aynı tablo.

Aslında yorum yapmaya gerek yok.

Çünkü bazı fotoğraflar için en doğru cümle şudur:
Malûm-u îlâm.

FİSKOS MASASI:

Malatya’da kulisler yine hareketli…
Bir yanda “şehir ayağa kalkıyor” diyenler, diğer yanda “aynı sorunlar duruyor” diyenler. Sokakta konuşulanlar ile kürsüden söylenenler arasında fark büyüdükçe fiskos masası da dolup taşıyor.

– Aynı Şehirde İki Farklı Malatya mı Var?
Muhalefetin özellikle son incelemelerde dile getirdiği “Sorunlar hâlâ çözülmedi” eleştirileri ile iktidarın “Malatya küllerinden doğuyor” söylemi arasındaki uçurum kulislerin en sıcak konusu. Vatandaşın sorusu basit ama ağır: “İktidar ve muhalefet aynı şehirde yaşamıyor mu?”

– OSB Arıtma Sözü Takipte!
MASKİ’nin 2026 içinde OSB arıtmasını bitirme ve atık suların tarımda kullanılacağı vaadi özellikle çiftçiler tarafından yakından izleniyor. Tarımla uğraşan kesim “Söz verildi, şimdi sıra tutulmasında” diyor.

– Şehrin Hafızası Karanlıkta Kaldı!
Yıkım sonrası cadde ve sokakların ıssızlığı Malatyalıları rahatsız ediyor. Özellikle şehir merkezindeki yetersiz aydınlatma büyük tepki çekiyor. Vatandaşın sitemi kısa: “Cadde var ama ışık yok.”

– Gençler Dönmemeye Kararlı!
İş imkanlarının daralması ve sosyal hayatın zayıflaması nedeniyle Malatyalı gençlerin üniversite sonrası şehre dönmek istemediği konuşuluyor. “Diplomayı alıp başka şehirde kalacağım” diyen gençlerin sayısının arttığı kulislerde sıkça dile getiriliyor.

– Sofra Nerede, Cami Ne Zaman?
AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Ramazan’da Malatya’da büyük bir iftar sofrası kurulacağını ve birçok önemli ismin davet edildiğini açıklamıştı. Ancak şehirde henüz böyle bir sofra kurulmuş değil. Diğer yandan Yeni Camii’nin Kurban Bayramı’nda açılacağı sözü de yakından takip ediliyor. Malatyalılar şimdi tek soruyu soruyor: “Sözler tutulacak mı?”

Fiskos Masası notunu düştü…
Malatya’da cevaplar bazen açıklamalarda değil, kulislerde saklı.

Selam ve dua ile
Fiemanillah

Yorumlar

  • yorum avatar
    BAY RAMİZ
    18-03-2026 01:17

    Geçen hafta Bayram Taşkın ile Osman Güder’i yazdın, millet konuştu. Herkes ‘doğru’ dedi. Ama şimdi herkesin aklında aynı soru var: Yeşilyurt’a neden dokunulmuyor?İlhan Geçit var ortada. E peki ne var ortada? Bir taziye evi… bayramda birkaç ziyaret… başka ne? Allah aşkına biri söylesin. Şehir yerinde sayıyor, millet bakıyor.Mehmet Çınar’a ‘köylü’ diyorlardı. Ama o dediğin köylü, sabah akşam sahadaydı. Çalışıyordu, koşturuyordu, bir şeyler yapıyordu. Şimdi bakıyorsun… ortada ne koşu var ne iz.Bu işler öyle makamda oturmakla olmuyor. Millet lafı değil, işi tartar. Dün ‘köylü’ denilen çalıştı, bugün ‘başkan’ denilen ne yapıyor, herkes onu soruyor.

  • yorum avatar
    Erhan
    17-03-2026 19:43

    veli ağbaba nın seçilmemesinin derdi içinde hiç çıkmamış

  • yorum avatar
    Kernekli
    17-03-2026 11:32

    Bilhassa motaş'ın şoförleri hepsi için demiyorum ama %70-80 için söyleyeyim arkadaşlarin çoğunun elinde tesbih,hak getire bir yanlışları dahi olsa mümkünmü niye böyle yaptınız adam güdümlü füze gibi sende patlamaya hazır, mafyavari konusmalar,terslemeler. Ricamızdir daha kibar ve beyefendi olsunlar.

  • yorum avatar
    Kazım
    17-03-2026 00:31

    Öznur çalık ın her yazınızda övülmesi biraz tuhaf. Onun zamanlarını da biliyoruz. Malatya nın kronikleşmiş sorunları son 3 yılda olmadı. 20 yılın neticesinde oldu. Peki öznur hanımın hiç mi kabahati yok!

  • yorum avatar
    İsmail yeldemir
    16-03-2026 21:24

    Malatya da belediyecilik bitti..Nereden nereye....

  • yorum avatar
    Orhan mlx
    16-03-2026 19:41

    İlhan Geçit diye bir başkan var..Sami Er in kendisi Malatya ya karabulutken bir de bu ilçe başkanını getirerek günahını daha da katladı...Çöp bir belediyecilikle Malatya zaman kaybetti..Tokiyle birlikte belediyelerde bu süreçte iyi olsaydı Malatya bir Avrupa kenti gibi olurdu..İşbilmezler yüzünden yıkılan bir şehir merkezinde bir meydan bile yapılamadı...

  • yorum avatar
    Yılmaz Karakaş
    16-03-2026 18:59

    Ah Malatyam ah...Ne günah işledin de bu yöneticiler bu kritik dönemde Malatya nın başında...Malatya tarihte böyle bir niteliksiz iş bilmeyen bir yönetim herhalde görmemiştir..Belli bir derneğin oluşumun elinde savruluyor Malatya...

  • yorum avatar
    Adem
    16-03-2026 17:19

    Sayın Çetin değindiğiniz konular gerçekten değerli konular. Sami Er'i herkes başarılı bir bürokrat olarak görüyordu. İnsanlar için umutverici birisiydi. İki senede insanların şehre dair var olan azıcık umudunu da yedi bitirdi. Sayesinde herkes birbirine düşman oldu. Vekiller ayrı, parti yönetimi ayrı, başkanlar ayrı birer baş çekiyorlar. Malatya tarih boyunca (milattan önce dahil) bu kadar ayak altı olmamıştı. Bu kadar kötü yönetildiği iz bir zaman dilimi yoktur. Kimse bunun aksini iddia edemez. Şehre dair hiç kimsede umut yok maalesef. Allah'tan Malatya Valisi Seddar Yavuz var. O da bir hayli yorgun duruyor. Yaz ortasında bırakıp gidecek gibi. Yaşanacak bir şehir değiliz artık. Deyim yerindeyse suyumuz içilmiyor, havamız solunmuyor...

  • yorum avatar
    Adem
    16-03-2026 17:13

    "Veysel Tay şirkete istifa dilekçesi sundu" deniliyor açıklamada. Ortada somut bir istifa yok yani. Ha olursa belediye yönetimi böyle bir açıklama ile gaz alıp Veysel Tay ile devam ederse bu rezilliğin daniskası olur. Umarım Sami Başkanı sürekli yanlış yönlendiren ekibi böyle bir yanlışa da adamı sevketmez. Zaten sıfırı tüketmiş olan bir başkan var ortada, iyice ziyan olur...

  • yorum avatar
    Veysel
    16-03-2026 14:56

    Belki Reis devreye girip Veysel Tay ın istifasını kabul etmeyecek ve sen bize lazımsın Veysel diyecek. Olur mu olur bekleyip görelim.

  • yorum avatar
    Azizoğlu
    16-03-2026 14:48

    Kemal Sunal’ın bir filmi vardı ya…“Sen beni işten mi atıyorsun? Ben istifa ediyorum!”Veysel Tay meselesi de aynen öyle oldu. Günlerdir şehir konuşuyor, tartışma büyüyor. Herkes “görevden alınacak” diye beklerken bir baktık… “İstifa etti.”Malatyalı da şimdi gülerek soruyor:Bu istifa mıydı, yoksa Kemal Sunal sahnesi mi?Ama işin şakası bir yana, bu iş Sami Er’in hanesine bir çizik daha attı gibi görünüyor. Çünkü şehirde herkes şunu konuşuyor: “Bu kadar tartışma olduysa neden baştan kesilip atılmadı?”Şimdi herkesin merak ettiği soru şu:Bundan sonra ne olacak?Çünkü Malatya’da kulis durmuyor…Bugün bir isim konuşuluyor, yarın başka bir isim.Malatyalı da köşeden izliyor.Ama her şeyi de not ediyor.

  • yorum avatar
    Fikret Tarım
    16-03-2026 14:45

    Vallahi bazı insanlara dil uzatırken iki kere düşünmek lazım. Selahattin Gürkan öyle sıradan bir siyasetçi değil. Bu şehirde birçok kişi onu bir evliya gibi temiz, gönül adamı olarak bilir. Kimseyi kırmayan, kimseye kötülük düşünmeyen bir adamdır.Ama ne oldu? Sami Er çıktı, Selahattin Gürkan’a ağır sözler söyledi, iftiralar attı. O gün alkışlayanlar vardı. Şimdi bakıyoruz, belediyede kriz üstüne kriz yaşanıyor. Bir isim gidiyor, bir başka isim konuşuluyor. Bugün Veysel Tay meselesi, yarın başka bir mesele.Halk arasında bir söz vardır: “Gönül adamına dokunanın işi rast gitmez.” İnsan bazen durup düşünmeli. Kimin hakkında ne konuştuğunu iyi tartmalı.Malatyalı her şeyi görüyor.Kim ne dedi, kim ne yaptı…Hepsi bu şehrin hafızasına yazılıyor.

  • yorum avatar
    Hakan’a cevap
    16-03-2026 14:40

    Vallahi bazı şeyleri de doğru konuşmak lazım. Öznur Çalık bu şehrin gelmiş geçmiş en etkili milletvekillerinden biridir. Bürokrasiye hâkimdir, Ankara’yı bilir, devleti bilir. Malatya AK Parti döneminde bir ivme kazandıysa bunun altında Öznur Çalık’ın emeği vardır, bunu inkâr etmek nankörlük olur.Şimdi oturduğu yerden klavye başında konuşmak kolay. Ama Ankara’da kapı açmak, iş takip etmek, yatırım getirmek o kadar kolay değil. Bugün Malatya merkeze Emlak Konut girdiyse, çarşı yeniden ayağa kalkıyorsa, yeni havalimanı konuşuluyorsa, çevre yolu tamamlandıysa bunların hepsinde onun emeği vardır.Eleştiri yapılır, siyaset bu zaten. Ama yiğidi öldürüp hakkını yememek de lazım. Öznur Çalık’ı beğenmeyebilirsiniz ama Malatya’ya yaptığı katkıyı görmezden gelmek de doğru olmaz. Bazen biraz insaflı olmak gerekir.

  • yorum avatar
    Gökhan
    16-03-2026 12:46

    Veysel Tay zorda olsa koltuğu bırakmış. Şimdi daha vahimi geride bıraktığı Esenlik şirketi ürünler pahalı olmasına rağmen zarar eden bir şirket bunun hesabı sorulmayacak mı?

  • yorum avatar
    Hakan
    16-03-2026 12:36

    Tüm yorumlarınıza katılırım. Belediyelerle ilgili tedbirlerinizi eksik bile buluruz. Ancak bu Öznur Çalık fotoğraflarından,şehre mesaj verilmesi,algı yapılmasını gereksiz diye düşünürüz. O fotoğraf karesi için nasıl bir kurgu yaptı Allah bilir. Bacısını rektör yaptı ne oldu? Etkisiz ve kendi işlerine koşturan vekiller yüzünden biraz daha ortaya çıkan,dert dinlermiş gibi yapıp telefonla Ankara'ya sözde talimatlar,ricalar yağdıran ama ortada hiç bir çözüm olmayan garip bir öne çıkma hikayesidir Çalık. Malatya'ya birtane eser bırakmamış,en sonda süreci tamamlanınca şehri terk etmiştir.Şimdi kiler eskileri aratıyor, Selahattin Gürkan bile bu şehirde aranıyor! Ama çözüm popülist siyasetçi Öznur Çalık değil.

  • yorum avatar
    Sadettin Murat
    16-03-2026 11:50

    yazı tarzınız farklı. çok güzel konuları işliyorsunuz. bir muhalif olmadığınız net. Ancak profesyonel karikatürlerle ve eleştirilerinizle fazla dövmüyor musunuz? Yarın seçimlerde muhtemel bir kayıpta üzüntü duymayacak mısınız?

  • yorum avatar
    Osman
    16-03-2026 10:32

    Malatya belediyesinde bu dönem liyakatten ziyade kendi adamım mantığı ön plana çıktı. Sonrasında Malatyanın durumu ortada belki 2 yıl sonra memleket toparlanacak ama bu devletin eliyle olup belediyenin bu süreçteki etkisizliği akıllarda kalacak.

  • yorum avatar
    Berat
    16-03-2026 10:30

    Sami Er Malatya için tam fiyasko oldu... Ne yazık kı 2 yıl daha idare edeceğiz. Kahrolsakda edeceğiz.

  • yorum avatar
    Leyla
    16-03-2026 09:37

    Meslektaşımın darp edilmesi canımızı yaktı ama siyasetçilerin sessizliği daha çok yaktı. Eğer bu olay başka yerde olsaydı hepsi sıraya girerdi.

  • yorum avatar
    Ferhat
    16-03-2026 09:36

    Bu sessizlik iddiaları güçlendirmekten başka işe yaramadı

  • yorum avatar
    Yavuz Aydın
    16-03-2026 09:36

    Bin tl su faturası mı olur Allah'tan korkun Yarısı kadar elektrik faturası ödüyorum Üstelik 3 kişiyiz! MASKİ HİZMET Mİ YAPIYOR?

  • yorum avatar
    Ramazan
    16-03-2026 09:34

    MASKİ ve MOTAŞ meselesi artık canımıza tak etti. Dükkanın önünde su patlıyor, arıyoruz ekip gelecek diyorlar, gelen giden yok. Ama fatura kesmeye gelince kimse sessiz kalmıyor.

  • yorum avatar
    ertuğrul
    16-03-2026 08:47

    bu yazı 2009 belediye seçimleri öncesi yazılsaydı Malatya şehircilik ve sanayi açısından çok ileri bir seviyeye ulaşabilirdi.buna da şükür takke düştü kel göründü. bundan sonra ADAMA İŞ DEĞİLDE İŞE ADAM bulunur inşallah. bu tür yazların devamını bekliyorum.

  • yorum avatar
    Battal
    16-03-2026 08:42

    Sami Er ancak bu kadar yerinde tespitlerle açıklanır..BAŞARISIZLIĞI TESCİLLİ OLAN BELEDİYE ŞİRKETLERİNİN HEM MADDİ HEM DE PERSONEL ANLAMINDA İÇİ BOŞ HALE GETİREN BAŞKAN..Asıl meselelerden biri belli bir grubun oluşumun eline bırakılması belediyenin.Liyâkatsiz sözde yöneticilerle personellerde bu süreçte kahredildi..Yeşilyurt ve Battalgazi de de durum aynı..Toki olmasa Malatya nın hali felaket olurdu.Toki gibi belediyelerde çalışsaydı durum çok farklı olurdu .

  • yorum avatar
    Üniversite Öğrencisi Can
    16-03-2026 05:23

    Veysel Tay meselesinde günlerce bekleyip istifa açıklamasını izlemek bana çok garip geldi. Madem bir sorun vardı, neden irade konulmadı? Gençler olarak biz liyakat bekliyoruz ama Malatya’da sadece 'tanıdık' trafiği dönüyor gibi hissediyoruz.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.