Mehmet Ali KÖROĞLU / PKK'nın Türkiye'den Çekilmesi ile Terörün Son Perdesi ve Devletin Kudreti

Mehmet Ali KÖROĞLU yazdı.
Her dönemin bir final sahnesi vardır; bazıları gözyaşıyla, bazıları zaferle yazılır. Türkiye için bu sahne, hem devlet aklının kudretiyle hem de milletin sabırla edilen dualarıyla yazıldı. Kırk yıllık bir karanlık perdenin kapanışını izliyoruz. Bu, yalnızca bir örgütün değil, milletin yüreğine çöken korkunun da sahneden çekilişidir.
KRİTİK AŞAMADA HAYATİ ÖNEMDE BİR KARAR
Kırk yıldır bu topraklarda kan, gözyaşı ve acıdan başka bir şey bırakmayan terör belası, bugün artık son nefesini veriyor. PKK’nın Türkiye’den tamamen çekildiğini duyurması, sadece bir örgütün sahneden inmesi değildir; bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin iradesinin, kararlılığının ve devlet aklının zaferidir. Bu karar, yıllardır “bitmez” denilen bir meselenin, milletin sabrıyla, devletin kudretiyle çözülebileceğini gösteren tarihi bir dönemeçtir.
Elbette bu tablo bir gecede oluşmadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Terörle müzakere edilmez, terör bitirilir” çizgisiyle yürüttüğü kararlı irade; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin milli duruşla sergilediği siyasi omurga; ve milletin devletine olan güveni, bu sonucun temel taşları olmuştur. Bugün artık terörün değil, huzurun, kardeşliğin ve milli birliğin konuşulduğu bir döneme giriyoruz. ELHAMDULİLLAH…
Kuzey Irak’tan gelen o açıklamada sadece bir örgüt değil, aynı zamanda yıllardır Türkiye’yi meşgul eden, enerjisini sömüren, kalkınmasını baltalayan bir senaryonun da son perdesi kapanıyor. Dün PKK’nın “Türkiye’den tamamen çekiliyoruz” açıklaması, artık bu milletin sırtına vurulan yükün kalktığı, geleceğin yeniden inşa edildiği bir dönemin başlangıcıdır.
Ama unutmamak gerekir: Bu sadece bir bitiş değil, aynı zamanda bir uyanıştır. Çünkü terör biter ama gaflet bitmez; hain susar ama tetikte olmak şarttır. Kalıcı barışın yolu, geçici sevinçlerden değil, bilinçli bir milli kararlılıktan geçer.
CUMHUR İTTİFAKI VE DEVLET POZİSYONU
Bugün geldiğimiz nokta, bir siyasi ittifakın değil; devletin yeniden milletle kenetlendiği bir dönemin eseridir. Cumhur İttifakı’nın teröre karşı aldığı tavır, sadece bir güvenlik politikası değildir; bu, Türkiye’nin yeni yüzyıl vizyonunun, “Terörsüz Türkiye” hedefinin somutlaşmış hâlidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Devlet, millet el ele; terörle değil, kalkınmayla anılan bir ülke olacağız” sözleri, bugün sahada karşılığını buluyor. Ömer Çelik’in “Bu sadece güvenlik değil, medeniyet mücadelesidir” açıklaması; Efkan Âlâ’nın “Milletin yüzünü güldürecek bir eşiğe geldik” sözleri; hepsi aynı hedefin farklı cephelerdeki yansımalarıdır.
MHP’nin duruşu da burada tarihî bir mihenk taşıdır. Devlet Bahçeli’nin ısrarla vurguladığı gibi, “Terörün kökü kazılmadan, Türkiye tam bağımsız olamaz.” İşte dün o söz, pratiğe dönüşmüştür. Türkiye, artık terörle değil, üretimle, sanayiyle, savunmayla konuşulmaktadır.
Cumhur İttifakı’nın omurgasında yer alan bu kararlılık, sadece PKK’ya değil, Türkiye’ye dışarıdan operasyon çekmek isteyen bütün şer odaklara da bir mesajdır: “Bu topraklarda artık vekalet savaşlarına yer yok.” Çünkü devlet aklı bir kez daha sahneye çıkmış, kurumlar arasında koordinasyon sağlanmış, terörle mücadele sadece askerî değil, siyasî ve diplomatik bir stratejiye dönüştürülmüştür.
PKK’NIN BU KARARININ ANLAMI VE YANSIMALARI
PKK’nın Türkiye’den çekilmesi, sadece bir örgütün geri adımı değildir; bu, Türkiye’nin “güç merkezine” dönüşünün en somut göstergesidir. Çünkü terör, zayıf devletlerin ilacı değildir; tam tersine güçlü devletlerin sabrıyla bitirilir. Bugün Türkiye, terörle mücadelesini artık sadece dağlarda değil, devlet idaresinin kararlı iradesi ile masalarda da kazanmıştır.
Bu kararın ardında üç büyük sonuç yatmaktadır:
1- Türkiye toprakları artık “çatışma alanı” değil, “yatırım alanı” haline gelmektedir. Şırnak’ta, Hakkâri’de, Diyarbakır’da fabrika kurmak artık hayal değil. Çünkü silah susmuş, umut konuşmaya başlamıştır.
2- Türkiye’nin ekonomik yükü azalmaktadır. Türkiye, 40 yılda teröre harcadığı 2 trilyon dolardan fazla bir bedelini hem mali hem beşeri olarak ağır ödemiştir. Bu yük artık kalkıyor. O kaynaklar artık okula, hastaneye, üretime, teknolojiye yöneliyor.
3- Bölgesel barışın kapısı aralanıyor. Ortadoğu’nun kalbinde Türkiye’nin güvenliği demek, Suriye’nin, Irak’ın, hatta İran’ın istikrarı demektir. Terörün devreden çıkması, bölgede yeni bir güç dengesi kuracaktır.
Ancak unutulmaması gereken en kritik nokta şu: PKK sahadan çekilse de, onu yıllarca “kullanışlı aparat” haline getiren odaklar, özellikle de Amerika ve öncelikle İsrail henüz sahneden çekilmiş değildir. Türkiye’nin dikkat etmesi gereken şey, bu örgütün ideolojik mirasını farklı kimliklerle yeniden canlandırmaya çalışan iç ve dış uzantılardır. Çünkü PKK’nın bitişi, emperyalistlerin bölgede kaybettiği en büyük piyon anlamına geliyor.
KEMALİST SİSTEMİN GERÇEK KORKUSU: MÜSLÜMAN TÜRK MİLLETİ
Cumhuriyet’in ilk yıllarından bu yana devletin içine sirayet etmiş Kemalist anlayış, hiçbir dönemde gerçek tehdidi doğru okuyamadı. Onlara göre Türkiye’nin en büyük tehlikesi, dağlarda pusular kuran terör örgütü değil; inancına sahip çıkan, secdesine sahip çıkan Müslüman halktı. “İrtica geliyor!” paranoyasıyla milletin imanına savaş açılırken, ülkenin damarlarını kemiren PKK terörü göz ardı edildi. Bu sapkın bakış açısı, yıllarca hem güvenlik politikalarını çarpıttı hem de halk-devlet bağını zayıflattı.
Bugün ise o zihniyetin kalıntıları, terörsüz bir Türkiye gerçeğini kabullenemiyor. Çünkü varlıklarını milletin huzurundan değil, kaostan ve korkudan besliyorlar. CHP ve çevresindeki bazı muhalif yapılar hâlâ aynı hastalıklı çizgiyi sürdürüyor: Terörün bittiği, istikrarın sağlandığı bir Türkiye, onların siyasetinin de sonu demektir. Bu yüzden PKK’nın çekilişini hazmedemiyorlar; çünkü bu çekiliş, sadece dağların değil, ideolojik olarak onların da yenilgisi anlamına geliyor.
...
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Osman Timurtaş Ak Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcılığına Atandı
- Yavuz Bingöl'den Gelen Kötü Haber Sonrası Festivalde Sahne Alacak Yeni İsim Belli Oldu
- Buhara Bulvarı Üzerinde Üç Araç Birbirine Girdi! Yaralılar Var
- Malatya'nın Altın Değerindeki En İyi Kayısıları Dünya Sahnesine Çıkmak İçin Yarıştı
- LGS Türkiye Birincileri Başarılarının Sırrını Vali Seddar Yavuz'a Anlattı
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.