19 Ekim, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    49.55
  • EURO
    55.76
  • ALTIN
    6633.2
  • BIST
    11721.72
  • BTC
    81617.772$

2011'de Ayrıldı... 2026'da Sahiplendi!

19 Ekim 2026, Pazartesi 14:14
2011'de Ayrıldı... 2026'da Sahiplendi!

Malatya'da Kuru Kayısı Lisanslı Deposu'nun da sahibi çıkmış!

Sami Er.

2010'da Kayısı Entegre Tesisi projesini başlattıklarını söylüyor.

2011'de İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğinden ayrılmıştı.

2013'te Ömer Faruk Öz'ün girişimleriyle kuru kayısı lisanslı depoculuk tebliği yayımlandı.

2015'te Fırat Kalkınma Ajansı fizibiliteyi hazırladı.

2018'de Bülent Tüfenkci ve Ramazan Özcan'ın katılımıyla protokol imzalandı.

2020'de ilk kayısı depoya girdi.

2022'de tesis hizmete açıldı.

Bir de 2010'a dönelim.

Malatya Valisi Ulvi Saran.

İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sami Er.

Valilik makamının kararlarını yürütmekle görevliydi.

Kayısı Entegre Tesisi hangi kararla lisanslı depoya dönüştü?

Ömer Faruk Öz'ün girişimleri, Fırat Kalkınma Ajansının fizibilitesi, Bülent Tüfenkci'nin katkıları, Ramazan Özcan'ın gayretleri…

Bunca ismin, kurumun emeği var.

Ortada revizyon belgesi yoksa, geriye sahiplenme beyanı kalıyor.

Malatya'da projelerin açılışı bir defa…

Sahiplenme töreni yıllar sonra yapılıyor!

ANKARA'DA FON… MALATYA'DA KALDIRIM!

AK Parti, fon kriziyle boğuşuyor.

Eski bakanların, siyasetçi yakınlarının isimleri gündemde.

Parti henüz bu tartışmanın yükünden kurtulamamış.

Malatya'da ise eski bir AK Parti milletvekilinin yakını için kaldırıma dükkân yapıldığı konuşuluyor.

Çınarlı Camisi karşısında.

Gittim, gözümle gördüm.

Demir profiller dikilmiş.

Depremzede esnaf dükkân beklerken birileri kaldırımda yer bulmuş!

Konu Belediye Meclisi'ne kadar taşınmış.

Emlak Konut'tan izin alındığı söyleniyor.

Minareye kılıf hazır!

Peki kaldırımın hesabı?

Hak sahipliği, kamuya ait alanı kullanma yetkisi de verir mi?

Ankara'daki fon tartışmasıyla Malatya'daki kaldırım meselesinin ortak noktası, siyasi nüfuzun şahsi menfaate dönüştürülmesi ihtimali.

Birinde milyonlar konuşuluyor.

Diğerinde birkaç metrekare kaldırım.

Meblağ başka, metrekare başka… 

Zihniyet aynı!

AK Parti, kendi adını kullanarak ayrıcalık sağlayan varsa gereğini yapmalı.

HAMİŞ:

Böylelerinin kulağını çivilemek lazım!

REKTÖRÜN HABERİ YOK… MAHKEMENİN VAR!

Aysun Bay'ın lojmanına girilmesi meselesini Malatyalılar biliyor.

Yeni olan, mahkemenin kararı.

Eski rektör evde yokken üniversite personeli içeri girmişti.

Gerekçe, demirbaş sayımı.

Daire başkanı talimatı kendisinin verdiğini söylemişti.

Rektör Recep Bentli'nin bilgisi olmadığı savunulmuştu.

YÖK, soruşturmaya gerek görmedi.

Lakin…

Mahkeme aynı kanaatte çıkmadı.

Ankara 4. İdare Mahkemesi, iki ayrı işlem için iptal kararı verdi.

Adli yönden iptal.

İdari yönden de!

Üstelik gerekçesi, bir rektörün kolayca geçiştirebileceği cinsten değil:

Yeni rektörün talimatı olmadan eski rektörün lojmanına girilmesini hayatın olağan akışına aykırı bulmuş.

Rektörlük konutu.

Üniversitenin personeli.

Demirbaş sayımı.

Üçü de aynı idarenin uhdesinde.

Fakat talimatın rektörlük makamından çıkmadığı söyleniyor.

Mahkeme de bu açıklamanın ardındaki şüphenin giderilmesini istiyor.

Şimdi Recep Bentli'nin önünde iki karar var.

Bir de cevap bekleyen soru:

Rektörün bilgisi olmadan rektörlük konutuna girilebiliyorsa, o üniversitede idarenin başı kim?

SAMİ ER’E AK PARTİ’YE GEÇ ÇAĞRISI!

Malatya'ya yağmur yağdı.

Yollar göle döndü.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'e seslendi:

“AK Parti'ye katılın!”

İyi de…

Sami Er zaten AK Partili!

Üstelik Büyükşehir Belediye Başkanı.

Ankara'da iktidar kendi partisinde.

Malatya'da belediye de.

Yağmur yağınca yollar yine su altında!

Biz bu manzarayı defalarca yazdık.

Fakat söz, söyleyenin makamıyla ağırlık kazanıyor.

Bülent Kaya, Sami Er'e AK Parti'nin kapısını gösteriyor.

Oysa başkan o kapıdan çoktan girmiş.

Hatta kapıyı açan da AK Parti!

Bir partinin iktidar imkânları var.

Büyükşehir Belediyesi elinde.

Başkanı kendi adayı.

Buna rağmen Malatya yağmurla baş edemiyor.

Kaya'nın siyasi hicvini ben biraz da böyle okuyorum:

Sami Er'e hizmet için parti değiştirmesi söyleniyor.

Bence başkanın ciddi bir siyasi check-up'a ihtiyacı var.

YAŞAYAN MÜZE DEDİLER… BÜFE ÇIKTI!

Malatya Kent Müzesi yıllardır kapalı.

Az vaat verilmedi!

Yaşayan müze olacaktı.

Avrupa'daki örnekleri aratmayacaktı.

Malatya'nın vizyonu olacaktı.

Yıllar geçti.

BiMekan Müze Kafe açıldı!

Tarihî binanın arkasında cam cepheli, modern bir yapı.

Adı müze kafe.

Peki müze?

Sami Er, Kırk Kardeşler Mezarlığı'nın taş duvarını beğenmemişti.

“Aslına uygun olmamış, sıradan taş duvar olmuş!”

Başkasının taş duvarında tarihî aslı arayan mühendis başkan, Kent Müzesi'nin arkasındaki bu yapıyı hangi mimariye uygun bulmuş?

Koruma altındaki binanın çevresine yapılan ilavenin onaylı projesi nerede?

Koruma Kurulu hangi gerekçeyle izin vermiş?

Mimarlar Odası ne diyor?

Kültür ve Turizm Müdürlüğü ne düşünüyor?

Üstelik Malatya yeniden inşa ediliyor.

Bugün Kent Müzesi'nin çevresinde benimsenen mimari anlayış, yarın başka tarihî mekânlarda da karşımıza çıkabilir.

Avrupa'dan örnekler verildi.

Malatya'ya vizyon vaat edildi.

Yıllarca müzenin açılması beklendi.

Bu ekip Malatya'yı ihya edecek, bu vizyon şehri ayağa kaldıracak!

Leylo leylo…

KALEM HAKKI: BİZİM EVİMİZ SICAK… YA YETİMLERİN?

Hava soğudu.

Doğalgazı açtık.

Sobayı yaktık.

Evimiz ısındı.

Bir de penceresinin ardında üşüyen çocuk var.

Bir fatura…

Bir torba kömür…

Bize küçük.

Bir yetime kış boyunca sıcaklık.

Yetimler Kervanı çağırıyor:

Bu kış hiçbir yetim üşümesin.

LAF EBESİ: 4’4’LÜK MALATYA!

Slogan hazır:

“4’4’lük Malatya.”

Festival de 4’4’lükmüş.

Güzel.

Yol başka telden.

Su başka telden.

Çarşı başka telden.

Şehir başka makamda.

Demedi deme Malatya;

festival 4’4’lük olabilir…

şehir için biraz erken.

FIKRA GİBİ MEMLEKET:
AÇLIK DİLİNE VURMUŞ

Falih Rıfkı Atay, arkadaşına sormuş:

“Bugün yemek yemedin mi?”

Adam şaşırmış:

“Nereden anladın?”

Falih Rıfkı gülmüş:

“Konuşurken kelimelerin yarısını yutuyorsun.”
…
Malatya’da bazı gazetecilere bakıyorum.

Haberin yarısı yok.

Sorunun yarısı yok.

İsmin yarısı yok.

Cümlenin yarısı zaten yutulmuş.

Demek ki açlık mideye değil…

Kaleme vurmuş.

FİSKOS MASASI:

Malatya’da bu hafta tarih tabelayı, köy okulu sesi, üretici fiyatı, veli servisi konuşmuş. Muhtarlar yine kurum kapılarında, şehir yine kendi eksiğini kendi söylüyor. Fiskos çok; mesele yine aynı: Bir yerde bereket var, öteki yerde hesabı tutmuyor.

-800 YILLIK HAN VAR, TABELASI YOK!

Şişman Han yıllardır ayakta kalmaya çalışıyor. Tavanı çökmüş, defineci çukurları açılmış, restorasyon bekliyor. Üstelik yolu gösteren düzgün bir kültür levhası bile yok deniyor. Tarih orada, adres orada, eser orada… Fiskos şu: “Han sekiz asırdır yerini unutmamış, biz tabelayı bulamamışız!”

-OKUL KAPALI, BAYRAK PENCEREDE!

Kapıkaya’daki köy okulu taşımalı eğitimle birlikte kapanmış. Binada çocuk sesi yok, bahçede teneffüs yok; solmuş bir bayrak pencere kenarında kalmış. Bu başlıkta hiciv biraz susuyor. Fiskos da kısa: “Köyde okul kapanınca yalnız kapı kilitlenmiyor; ses de gidiyor.”

-SERVİS ÇOK, CEZA DA AZ DEĞİL!

Okul servislerine yönelik denetimlerde yılbaşından bu yana yaklaşık 2 bin servise ceza uygulanmış. Rakam az değil. Velinin derdi zaten sabah kapıda başlıyor; ücret, güzergâh, güvenlik derken şimdi bir de bu tablo konuşuluyor. Fiskos kısa: “Çocuk okula gidiyor, servis kurallara hâlâ yetişmeye çalışıyor!”

-ELMA BOL, FİYAT DAR!

Doğanşehir’de bu yıl yaklaşık 20 bin ton elma bekleniyor. Ürün güzel, rekolte yüksek; ama üreticinin yüzü fiyat yüzünden pek gülmüyor. Meyve suyuna giden elma 2,5 liraya, sofralık ürün 10 liraya alıcı buluyor; soğuk hava deposu da yetersiz. Fiskos hazır: “Elma dalda bereket, kasada dert olmuş!”

-MUHTAR KÖPRÜ, TALEP TRAFİĞİ YOĞUN!

Muhtarlar Günü’nde yine “devletle vatandaş arasında köprü” denmiş. Doğru… Ama o köprüden geçen talep de az değil: yol, su, dönüşüm, altyapı, rezerv alan, hizmet… Mahallede kim ne istese ilk kapı yine muhtar. Fiskos hazır: “Köprü sağlam da, üzerinden geçen yük ağır!”

Fiskos Masası kulak kabartmaya devam ediyor…

Çünkü Malatya’da bu hafta kimi tarihe, kimi köy okuluna, kimi servis kapısına, kimi de kasadaki elmaya bakmış. Şehir yine büyük laflardan çok küçük eksikleri konuşmuş. Malatyalının gözü ayrıntıda; çünkü hayat çoğu zaman orada aksıyor.

Selam ve dua ile
Fiemanillah

Yorumlar

  • yorum avatar
    Zülküf
    19-10-2026 15:45

    Başkanımız yağmur duasına çıkmıştı sanırım. Geldi geleli sel olup yağıyor... Sorun şu ki önlem alınması gerekli. Artık dua mı eder yada fiziki bir atraksiyon mu yapar bilemiyorum ama bir müdahale şart.

  • yorum avatar
    Emre
    19-10-2026 14:59

    Sami Er müze içine hem de bina içine masa sandalye atarak tarihe olumsuz bir yara vermiştir.Zaten kafe dışarıda bina dışında var,neden kardeşim neden müze içine neden masa sandalye atıp kafeyi müzenin tarihin önüne koyuyorsun!Yazık Malatya ya böyle yöneticilerle geriye gidiyor.

  • yorum avatar
    Utku
    19-10-2026 14:48

    Büyükşehir belediyesi Başkanının çok üstüne gidiyorsunuz. Haberiniz yok galiba belediyenin altına kocaman kütüphane yapıldı. Oysa başkanımız bu hizmetten çok bahsetmiyor. Tam hizmet adamı Sami bey.

  • yorum avatar
    Murat Bulut
    19-10-2026 14:47

    Yahu yollar çukurdan geçilmiyor, trafik kilit, toz toprak boğazımıza kaçıyor. Festivalimiz 4'4'lük olabilir ama günlük yaşamımız sınıfta kalır.

  • yorum avatar
    Levent
    19-10-2026 14:47

    Bülent Kaya ince görmüş, güzel bir siyasi taşlama yapmış. Muhalefet belediyelerine 'iktidarda değilsiniz, ödenek gelmiyor' denir ya, bizde belediye de iktidar, hükümet de iktidar ama ilk yağmurda İnönü Caddesi yine göle dönüyor. Altyapı olmadıktan sonra rozetin ne olduğu vatandaşa fayda sağlamıyor

  • yorum avatar
    Doç Dr. Canan M.
    19-10-2026 14:46

    Rektörün haberi yoksa vah bu üniversitenin haline!

  • yorum avatar
    Akademisyen
    19-10-2026 14:45

    Mahkeme çok doğru ve yerinde bir karara imza atmış.

  • yorum avatar
    Nilgün
    19-10-2026 14:45

    Biz depremden beri tozun toprağın içinde, 15 metrekare konteynerde rızık peşinde koşuyoruz. Torpili olan adam gidip şehrin en göbek yerindeki kaldırıma dükkân konduruyor!

  • yorum avatar
    Mehmet Tufan
    19-10-2026 14:45

    Projenin ilk kurdelasını kimin kestiği ya da fikrin kimden çıktığı bizim cebimize giren parayı değiştirmiyor. Biz depoya malımızı koyarken çektiğimiz çileye bakıyoruz. İsim yarışı yapacaklarına, üreticinin hakkını koruyacak adımlar atsalar keşke

  • yorum avatar
    Ahmet K.
    19-10-2026 14:44

    Malatya’da maalesef klasiktir; bir projenin fikrini biri atar, fizibilitesini başkası yapar, bütçesini öbürü bulur, meyvesini ise en son koltuğa oturan yer.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.