13 Ekim, 2026, Salı
  • DOLAR
    49.34
  • EURO
    55.33
  • ALTIN
    6643.1
  • BIST
    12265.98
  • BTC
    83927.376$

Malatya'yı Birlikte İhya Etmek

13 Ekim 2026, Salı 08:06
Malatya'yı Birlikte İhya Etmek

Malatya, 6 Şubat depremleriyle tarihinin en ağır imtihanlarından birini yaşadı.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü iradesi ve devletimizin seferber ettiği imkânlarla şehrimiz yeniden ayağa kalkıyor. Elbette eksikler, gecikmeler ve çözüm bekleyen meseleler var. Ancak asrın felaketinin enkazından bir şehri yeniden ayağa kaldırmanın kolay olmadığını da teslim etmek gerekiyor.

Bugün Malatya'da yeni bir anlayış öne çıkıyor: "İnşadan ihyaya..."

Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er'in ve Yeşilyurt Belediye Başkanımız Prof. Dr. İlhan Geçit'in dile getirdiği bu yaklaşımı son derece kıymetli buluyorum.

İnşaatlar henüz tamamlanmış değil. Şehrimizin birçok noktasında çalışmalar devam ediyor. Ancak ihya için bütün inşaatların bitmesini beklemek de gerekmiyor.

Bir taraftan konutlar ve iş yerleri yükselirken diğer taraftan tamamlanan bölgelerin yollarının, kaldırımlarının, parklarının, bahçelerinin ve sosyal alanlarının düzenlenmesi, şehrin geleceğinin bugünden planlanması önemli bir adımdır.

Malatya Büyükşehir, Yeşilyurt ve Battalgazi belediyelerimizin bu doğrultudaki gayretleri takdire şayandır. Başkanlarımız Sami Er, Prof. Dr. İlhan Geçit ve Bayram Taşkın'ın ekipleriyle birlikte ortaya koydukları emeği görmezden gelemeyiz.

Elbette eksikleri olabilir. Önemli olan bu eksikleri yapıcı eleştirilerle gidermek, doğru yapılan işleri de takdir etmektir. Çünkü mesele bir başkanın, bir belediyenin veya bir siyasi görüşün değil, Malatya'nın geleceği meselesidir.

Ancak ihya denildiğinde yalnızca yolları, kaldırımları, parkları ve binaları düşünmemeliyiz.

İhya, aynı zamanda insanı ve toplumsal hayatı onarmaktır.

Biz şehrimizi yeniden inşa ederken esnaf ahlakımızı, komşuluk hukukumuzu, kardeşlik bağlarımızı ve manevi değerlerimizi de güçlendirmek zorundayız.

Malatya, geçmişte esnafıyla, ticaret ahlakıyla, güven ve dayanışma kültürüyle anılan bir şehirdi. Bugün ise fiyat farklılıklarından fırsatçılığa kadar çeşitli şikâyetlerle karşılaşıyoruz.

Elbette bütün esnafımızı aynı kefeye koyamayız. Depremin ağır şartlarına rağmen dürüstlüğünden taviz vermeyen, alın teriyle çalışan binlerce esnafımız var. Ancak hiçbir zorluk, ticarette insafın ve hakkaniyetin kaybolmasına gerekçe olamaz.

Bir şehrin bereketi yalnızca kazancıyla değil, insanlarının birbirine duyduğu güvenle ölçülür.

Gençlerimiz de üzerinde hassasiyetle durmamız gereken bir başka meseledir. Uyuşturucu ve bağımlılık tehlikesine karşı güvenlik güçlerimizin mücadelesini ailelerimiz, okullarımız, yerel yönetimlerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla desteklemeliyiz.

Gençlerimize yalnızca nasihat etmekle yetinmeyip spor, kültür, eğitim ve istihdam imkânları da sunmalıyız. Çünkü bir şehrin geleceği, yükselen binalarından önce yetişen nesillerinde saklıdır.

Depremle birlikte mahallelerimizin sosyal dokusu değişti. Komşular birbirinden uzaklaştı, yeni yerleşim alanları oluştu. Şimdi Malatya'nın yardımlaşma kültürünü, kardeşlik hukukunu, büyüğe hürmetini ve küçüğe merhametini yeniden güçlendirme zamanıdır.

Bu sorumluluğu yalnızca belediyelerimizin omuzlarına bırakamayız.

Valiliğimizden kamu kurumlarımıza, üniversitelerimizden meslek kuruluşlarımıza, esnafımızdan basınımıza kadar hepimize görev düşüyor.

Belediyelerimiz yolları yaparken, şehri onarırken, biz de korumalıyız. Esnafımız ticarette hakkaniyeti gözetmeli, ailelerimiz çocuklarına sahip çıkmalı, basınımız eksikleri yazarken yapılan güzel işleri de görmelidir.

Yöneticilerimiz eleştirilere kulak vermeli, vatandaşlarımız yapılan hizmetlerin kıymetini bilmelidir.

Her aksaklığı siyasi tartışmaya dönüştürmek, her hizmeti küçümsemek veya her eleştiriyi düşmanlık olarak görmek bu şehre hiçbir şey kazandırmaz.

İhtiyacımız olan kavga değil; ortak akıl, dayanışma ve samimiyettir.

Unutmayalım ki makamlar da unvanlar da dünya hayatı da geçicidir. Kalıcı olan, geride bıraktığımız eserler ve insanların gönlünde bıraktığımız izlerdir.

Malatya'nın inşası devam ediyor. İhyası ise uzun soluklu bir yolculuk olacak.

Bu yolculukta yalnızca binalarımızı değil, gönüllerimizi de onarmalı; çarşılarımızla birlikte ticaret ahlakımızı, mahallelerimizle birlikte komşuluk hukukumuzu da yeniden canlandırmalıyız.

Bir şehri yeniden inşa etmek büyük bir başarıdır. O şehri ahlakıyla, kültürüyle, kardeşliğiyle ve insanıyla ihya etmek ise gelecek nesillere bırakılacak en kıymetli mirastır.

Asrın felaketinden asrın ihyasına uzanan bu yolculukta hepimize sorumluluk düşüyor.

Malatya hepimizin. İhyası da hepimizin ortak meselesidir.

Fî Emânillah.

Ebuzer AYDIN

"Ey Kalemim! Bir Gün Doğru Bildiklerini Yazmazsan Kolumla Beraber Kırar Atarım Seni"

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.