Atatürk'ün Saygınlığına Düşürülen Gölge "Çıplak Heykel!"
01 Ağustos 2026, Cumartesi 18:49
Malatya'nın merkezinde yıllardır duran bir heykel var...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yanında tamamen çıplak bir figür...
Sırtında şehit kanıyla sulanmış şanlı bayrağımız, cinsel organı bir yaprakla örtülmüş, Atatürk ile yan yana...
Yıllardır bu görüntüye bakıyorum ve aynı soruyu soruyorum:
Atatürk'e hakaret sadece sözle mi olur?
Yoksa bir devletin kurucusunu, milletin ortak değeri olan bir lideri, toplumun ahlak anlayışıyla açıkça çelişen çıplak bir figürün yanına yerleştirmek de Atatürk'ün hatırasına yapılmış büyük bir saygısızlık değil midir?
Türkiye'de Atatürk'ün hatırasını koruyan kanun vardır.
Atatürk'e hakaret eden hiç kimsenin hakareti yanına kâr kalmaz.
Peki, Atatürk'ün hemen yanı başına tamamen çıplak bir figür dikmek, onu bu görüntüyle onlarca yıl aynı kareye mahkûm etmek, Atatürk'ün aziz hatırasına uygun mudur?
Değildir elbet...
Bu, Atatürk'e yapılabilecek en büyük saygısızlıklardan biridir.
Atatürk, hayatı boyunca devlet ciddiyetini temsil etmiş bir komutandı.
Resmî törenlerde, cephede, Meclis'te, halkın arasında daima vakarını korumuştur.
Atatürk gibi bir devlet adamını, kamuya açık bir alanda çıplak bir figürle yan yana sergilemek; ne tarihî kişiliğiyle ne de devlet adabıyla bağdaşmamaktadır.
Malatya, muhafazakâr kimliği güçlü olan kadim bir şehirdir.
Bu şehirde her gün on binlerce insan, çocuklarıyla birlikte bu heykelin önünden geçmektedir. Çıplak heykel sorusuna hiç kimse henüz verecek cevap bulamamıştır.
Resmî gün ve bayramlarda buraya çelenk sunulur. Burası Gazi Mustafa Kemal'in manevi huzuru gösterilse de, aslında çıplak bir heykelin gölgesidir.
Belli ki Atatürk ve din düşmanları boş durmamış, bu şehirde Atatürk'e ve ahlakî değerlere bir hakaret anıtı inşa etmişlerdir.
Bu anıtın bir hikayesi de yoktur!
Tarihte ne oldu da Mustafa Kemal bu anadan üryan çıplak adamla yan yana konuldu?
Birileri Gazi'nin karşısına böyle çırılçıplak çıkacak cürete mi sahipti?
Gazi'nin bu figür ile bir yerde karşılaştığı mı vardı?
Hangi sebeple bu heykel buraya yapıldı?
Var mı izahı?
Kocaman bir HAYIR...
Bir kamu eseri yapılırken toplumun ortak ahlak anlayışı da gözetilir. Bu çıplaklık ile ne amaçladılar acaba?
Çıplaklık, ne sanattır, ne de sanat eseridir. Hele hele Gazi ile yan yana olunca bu sadece hakaret kabul edilir. Çünkü burada resmî törenler yapılır. Töremizde ve törenlerimizde ne çıplaklık ne de çıplak figür vardır. Çelenk, Atatürk anıtına konulur, çıplak figürlere değil...
Kamu adına yapılan sanat eserleri, toplumun ortak değerlerini de dikkate almak zorundadır.
Atatürk'ü çıplak bir figür ile yan yana koymak Atatürk sevgisi değildir. Aynı şekilde buna karşı çıkmak da Atatürk düşmanlığı değildir.
Belli ki Atatürk düşmanları ölümünden sonra ancak bunu yapabilmişlerdir. Sağlığında bu anıtı yapacak, Atatürk'ün yanına çıplak büst koyacak babayiğit olmamış, ölümünden on yıl sonra yapmışlar!..
Bu tür görüntüler, Atatürk'ün hatırasını korumak yerine onu tartışmaların merkezinde bırakır.
Bu tartışma bu şehirde artık sona ermelidir. Yetkililer bu ucubeye son vermelidir.
Zira bu anıt yapıldığında burası şehrin dışıydı. Artık burada kutlama yapmak, çelenk sunmak imkânsız hâle gelmiştir. Üstelik bu şehir 6 Şubat depremlerinde yerle bir olmuş, anılarımızın olduğu sokaklar değişmiştir. Buranın da yeniden düzenlenmesi gerekirken, bu şehre yapılacaksa bir anıt, daha uygun bir yerde ve Atatürk'ün manevi şahsiyetine yakışır şekilde yapılmalıdır.
Atatürk, bu milletin ortak değeridir. Onun adı da, hatırası da, bulunduğu mekânlar da devlet vakarına yakışır şekilde korunmalıdır.
Atatürk'ün hatırasına daha uygun, devlet ciddiyetini yansıtan, toplumun ortak vicdanını incitmeyen yeni bir düzenleme yapılmalı, bu çıplaklık ortadan kaldırılmalıdır.
Çünkü Atatürk'ü gerçekten sevenler, onu tartışmalı çıplak bir figürün yanında değil; milletin ortak saygısını yansıtan bir eserle temsil etmeyi isterler.
Atatürk'e sahip çıkmak, Onu savunmak, bu çıplak büste karşı çıkana dava açmak değildir. Onun hatırasına gölge düşürdüğünü düşündüğümüz uygulamaları da sorgulayabilmektir.
Fî Emânillah
Ebuzer AYDIN
"Ey Kalemim! Bir Gün Doğru Bildiklerini Yazmazsan Kolumla Beraber Kırar Atarım Seni"

