İran'ın Gölgesinde Yanan Yemen ve Husilerin Kâbe'ye Uzanan Tehditi
20 Eylül 2026, Pazar 14:08
Yemen sıradan bir ülke değildir.
Resûlullah’ın Yemen halkı hakkında övgü dolu sözleriyle anılan, İslâm tarihinin en kadim coğrafyalarından biridir. İman, hikmet, ticaret ve medeniyet tarihinde önemli bir yeri vardır.
Fakat bugün Yemen denildiğinde akla savaş, açlık, yoksulluk, parçalanmışlık, çocukların dramı ve çökmüş bir ekonomi geliyor.
Peki Yemen bu hale nasıl geldi?
Bu sorunun cevabını yalnızca Yemen’in iç meselelerinde aramak eksik kalır.
Çünkü 2014’te İran'ın vekilleri Husilerin Sana’yı ele geçirmesiyle İslam ülkelerinde mecusiler yeni bir cephe açmış oldular.
Bu sürece Suudi Arabistan karşı cephede dahil olsa da, Husilerin İran’la ilişkileri zaman içerisinde askerî ve teknolojik bakımdan ciddi biçimde gelişti. İran füze, İHA, eğitim, danışmanlık ve teknik destek sağladı.
Kimdir bu Husiler?
Husiler, kendilerini Ensarullah olarak adlandıran Yemen merkezli, İran destekli, Yemenli müslümanlara karşı vekalet savaşı veren silahlı bir harekettir.
Hareketin kökleri Yemen’in kuzeyindeki sözde Zeydîlik mezhebine dayanır denilse de, bu silahlı hareketin Zeydiye mezhebiyle aslında çok da alakası yoktur. Çünkü Ehli Sünnet ile Zeydiye mezhebi arasında Şia ile olduğu gibi bir uçurum yoktur.
Zaman içerisinde bu hareket, siyasî ve askerî ideolojisi, Zeydiye mezhebini aşarak İran Devriminin söylemlerinden ve bölgesel “direniş ekseni” anlayışından etkilenmiş, özellikle hareketin kullandığı sloganlarda İran Devrimi'yle belirgin paralelliktedir.
Burada kritik mesele mezhep isminden ziyade siyasî-ideolojik dönüşümdür.
Yemen'in tarihî Zeydîliği ile bugünkü Husi hareketini birbirinin aynısı kabul etmek doğru değildir.
Bugünkü Husi yapılanması; silahlı güç, siyasî iktidar, kabile ilişkileri ve İran'dan gelen askerî-teknolojik destek üzerinden şekillenmiş, ehli sünnet düşmanlığı ve öldürmeyi inanç kabul eden İran Molla rejimi yapısına dönüşmüştür.
İran'ın Yemen'deki hesabı
İran için Yemen yalnızca Yemen değildir.
Yemen; Suudi Arabistan'ın hemen yanı başında, Kızıldeniz'in girişinde, Babülmendep Boğazı'na hâkim stratejik bir coğrafyadır.
1979 yılında ABD ve Fransa İran'da devrim yapar, adına İran İslam devrimi der ve başına Humeyni denen Şia gulatını getirirler. Humeyni Tahran'a indiğinde şu sözleri sarfeder:
Hareketimiz Tahran ile sınırlı değildir, beş tane başkentimiz oluncaya kadar mücadele edeceğiz diyerek, Bağdat, Şam, Beyrut ve Sana'yi işaret eder. O gün Humeyni Şii hilalini çizmişti.
Aslında Şii hilalinin kapsadığı topraklar da Yahudilerin Arzı Mev'udu idi. Ama Müslümanlar bunu Suriye savaşına kadar anlamamışlardı, ya da doğru anlatılmamıştı.
Tahran'ın Husilere verdiği destek yıllar içerisinde küçük silahlardan balistik füzelere, seyir füzelerine ve saldırı İHA'larına kadar genişlemiştir. ABD ve ortakları 2013-2024 arasında Husi silah sevkiyatlarına ilişkin çok sayıda gemiye müdahale edip, İran yapımı sistemlerle bağlantılı unsurları tespit ettiğini raporlamış olsa da, bunların hepsine göz yumulmuştur.
Dolayısıyla mesele artık bugün Yemen'in kendi iç savaşı olmaktan çıkmıştır.
Artık Yemen, İran'ın bölgesel güç mücadelesinin ileri karakollarından biri haline gelmiştir.
Yemen halkı tıpkı Suriye halkı gibi büyük bir zulme uğruyor, müslümanların kanı oluk oluk akıyor.
2015'te Suudi Arabistan, Husilerin bu katliamına kayıtsız kalmayıp bir kualisyon kurarak Yemen halkını Husilerin vahşetinden korumak için hava saldırılarıyla savaşa girdi.
Bir tarafta Husiler ve onların İran'la gelişen askerî ilişkileri, diğer tarafta Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ve Yemen hükümeti...
Devlet çöktü. Ekonomi çöktü. Altyapı çöktü. Toplum parçalandı.
Yemen'in siyasî, ekonomik ve insani durumu ağır biçimde bozuldu. Husi yönetiminin ekonomi üzerindeki politikaları, yolsuzluk ve ekonomik kontrol uygulamaları da krizi derinleştirdi.
Ülkenin finans sistemi parçalandı.
Merkez bankası iki ayrı yapıya bölündü.
Devlet kurumları bölündü.
Maaşlar aksadı.
Bankacılık sistemi büyük darbe aldı.
Petrol ve gaz altyapısı zarar gördü.
Limanlar ve ticaret yolları savaşın etkisi altında kaldı.
Ve bütün bunların bedelini Yemen'in müslüman halkı ödedi.
İran'ın silahı, Yemen'in ateşi oldu.
Bugün Husilerin elindeki füze ve İHA kapasitesi, hareketin kendi imkânlarıyla açıklanamayacak kadar gelişmiştir.
İran'ın sağladığı teknolojik ve askerî destek, Husilerin yalnızca Yemen içerisindeki rakiplerine karşı değil, Suudi Arabistan'a ve bölgedeki deniz ulaşımına karşı da uzun menzilli saldırılar düzenleyebilmesini sağlamıştır.
Herhalde bu bir avuç baldırı çıplak, kana susamış bedevinin ulaşacağı veya yapacağı teknoloji değildi.
Kâbe'ye ve Mekke'ye yönelen tehdit
Husilerin son zamanlarda Suudi Arabistan'a yönelik füze ve İHA saldırıları, yıllardır bölgesel güvenliğin temel başlıklarından biridir.
Özellikle Mekke'ye yönelik saldırıları, meselenin sadece askerî değil, İslâm dünyasının en kutsal mekânlarının güvenliği bakımından da son derece hassas olduğunu gösteriyor.
Güncel olarak da Suudi Arabistan, Mekke'yi hedef aldığı belirtilen bir Husi İHA'sının önlendiğini açıkladı; Husiler bu suçlamayı reddetse de, görüntüler ve islam aleminin ayağa kalkması, bunu kınaması, haberlere konu olması, artık inkar derecesini aşmıştır.
İslâm dünyasının kıblesine yapılan tehdit ve saldırı hangi siyasî zihniyetin ürünüdür? diye sorarsanız;
"Eceli gelen köpek camii duvarına işer" atasözü cevabıdır!..
Sonlarının Suriye gibi olacağı apaçıktır.
İslam alemi biliyor ki, bu son gelişmeler sadece bir İran Suudi Arabistan düşmanlığı değildir. İran'ın Molla rejimi Şia gulatlarının ehli sünnete olan düşmanlığının ayyuka çıkışıdır.
Suriye’de kırılan Şii hilalinden sonra patronları tarafından terbiye edilen Molla rejiminin son çırpınışlarıdır. İran halkı açlıkla mücadele edip, sefalet içinde yaşarken, Molla rejimi varlığını sürdürmek için vekalet savaşları veriyor, Şii yayılmacılığını ve Pers hükümranlığını yeniden sürdürmek istiyor.
Ama şunu iyi biliniz ki; bu da İran'ın tıpkı Suriye’de sonu olduğu gibi, Yemen'de de sonu olacaktır inşaallah.
İran'ın alelacele Husileri Babülmendep'e kadar sürmelerinin asıl sebebi ise;
"MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI"dır.
Bu ittifaktan en çok iki devlet rahatsız olmuştur. İran ve İsrail...
Bu nedenle Husilerin Suudi Arabistan'ı füzelerle, ihalarla vurması sadece Tahran ile Riyad arasındaki güç mücadelesinin bir cephesi olarak okunmamalıdır.
Mekke ittifakı sağlamlaşmadan, yeni ülkeler katılmadan, büyümeden bir yerde sekteye uğratmak, senelerdir içine çekmek isteyip çekemedikleri Türkiye'yi savaşın için çekmektir. Ama "İt ürür, kervanı yürür"
Osmanlı Hilafet Devletinin yıkılışından bugüne kadar islam ülkeleri arasında ilk defa bir savunma ve askeri işbirliği yapılmıştır. Ortadoğu'da hesabı olan iki devleti, İran ve İsrail'i elbette rahatsız edecektir.
İran bugüne kadar İsrail'e ve Amerika'ya karşı slogan attı, Lübnan'da, Irak'ta, Suriye’de ve Yemen'de müslümanlarla savaştı.
Hiç bir savaşta müslümanların yanında yer almadı.
Afganistan önce Rusya'yı, sonra Amerika'yı ülkelerinde def ederken, mücahitlerin karşısında yine İran vardı. Bunu devletlerinin zirvesi de teyid etmiştir.
Husiler de Amerika ve İsrail'e yönelik sert sloganlar kullanıyor, ama Yemen de müslümanları öldürüyorlar.
Filistin söylemi bir kılıftır. Filistin'de İsrail, Yemen'de Husiler katliam yapmaya devam ediyor.
Kaldı ki Filistin, Gazze, Kudüs ne İran'ın ne de Husilerin umurlarında değildir. Hatta Gazze'nin bugün bu halde olmasının sebebi İran ve Husilerdir...
Son olarak;
İran da, Husiler de bilmelidir ki;
Yemen İran'ın cephesi değil, Yemenlilerin vatanıdır. Müslümanların en kıymetli coğrafyalarından biridir. Ecdadımızın gidip savaştığı, kanının toprağına karıştığı, defnedildiği eski Osmanlı toprağı ve İslam ülkesidir.
Mekke İttifakıyla birlikte doğacak güç, en kısa sürede Ortadoğu'da şer güçlere fren olacak, müslümanların güçlenmelerini sağlayacak ve topraklarını koruyacaktır.
Bugün Yemen savaşı Mekke'ye kadar uzamışsa en önemli etken, Mekke İttifakı'dır. İnşaallah yakında bu sorunu kökünden halledecek olan da yine Mekke İttifakı olacaktır.
Fî Emânillah.
Ebuzer AYDIN
"Ey Kalemim! Bir Gün Doğru Bildiklerini Yazmazsan Kolumla Beraber Kırar Atarım Seni"

