Bazıları İftar Verir, Bazıları Şehir Kurar
09 Mart 2026, Pazartesi 11:38
Malatyalı İş Adamları Derneği…
Kısaca MİAD.
Yine bir programa imza attı.
Yer Ataköy Hyatt.
Salon dolu.
Ama mesele kalabalık değil.
MİAD çağırınca insanlar yemek için gelmez.
İnsan görmek için gelir.
Çünkü herkes bilir:
MİAD’ın daveti
sohbetten fazlasıdır.
Salon bayram gibiydi.
Ama asıl mesele iftar değildi.
6 Şubat’tan sonra Malatya’da birçok cami hasarlı.
Birçok mabet sessiz.
Birçok şehir hâlâ toparlanmaya çalışıyor.
Tam bu noktada kürsüye Yunus Akdaş çıktı.
Bir cümle kurdu.
“Benim Hazreti Ömerlerim var” dedi.
Salon sustu.
Çünkü bazı isimler anlatılmaz.
Ömer Gümüştekin.
Hazreti Akdemir.
Ve…
Arif Karaca.
Burada bir kelime oyunu var.
Çünkü eskiler boşuna söylemez:
Arife tarif gerekmez.
Arif Karaca’nın yaptığı iş de tam bu.
Malatya Şehir Mezarlığı Camii için imza attı.
Yakınca’daki cami ve külliye için imza atıldı.
Genç MİAD Bilim ve Gençlik Merkezi için protokol yapıldı.
T3 Vakfı.
TÜBİTAK.
Malatya Büyükşehir Belediyesi.
Bir iftar sofrasından çıkan şey…
proje oldu.
Bazıları iftar verir.
Fotoğraf verir.
Ertesi gün unutulur.
Bazıları iftar verir.
Ve şehir bırakır.
.jpg)
KONUŞMAK SANATTIR, AMA HER KONUŞAN SANATKÂR DEĞİLDİR
Konuşmak…
Öyle herkesin yaptığı bir iş değildir.
Konuşmak icaz ister.
Konuşmak belagat ister.
Konuşmak retorik ister.
Konuşmak tefennün ister.
Yani söz, ağızdan çıkmadan önce akıldan süzülür.
Kısa olur.
Keskin olur.
Yerini bulur.
Eskiler boşuna söylememiş.
“Dağ yerinden oynadı” deseler inan.
Ama “huylu huyundan vazgeçti” deseler…
İnanma.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er konuşuyor.
Hem de sık sık konuşuyor.
Ama mesele konuşmak değil.
Nasıl konuştuğun.
Bir siyasetçi gibi değil…
Bir bürokrat gibi konuşuyor.
Cümle başlıyor.
Dallanıyor.
Budaklanıyor.
Kıvrılıyor.
Dolambaçtan geçiyor.
Sonra…
Dinleyici kayboluyor.
Salon sıkılıyor.
İnsanlar saate bakıyor.
Mesele nereye gitti, kimse bilmiyor.
Halbuki siyasetçinin sözü
ok gibi olmalı.
Hedefe gider.
Saplanır.
Biter.
Ama bizde söz başlıyor…
ve bitmek bilmiyor.
Ne dinleyen mutlu.
Ne konuşan.
Birilerinin Sami Er’e şu küçük sırrı söylemesi lazım.
Çünkü bu söz bana ait değil.
İbn-i Sina’ya ait.
Ve aslında bütün meselenin özeti.
“Sözün güzelliği kısalığındadır.”
Hepsi bu.
Bir söz kısa ise icazlıdır.
İcazlı ise retoriktir.
Retorik ise belagatlidir.
Yani taş yerine oturur.
Yoksa…
Söz uzadıkça anlam büyümez.
Sabır azalır.
(46).jpg)
SİYASET BAZEN MEZAR BAŞINDA BAŞLAR, BAZEN İFTAR SOFRASINDA
Bazen insan kendi kendine soruyor:
Ey siyaset… sen nelere kadirsin?
Dün…
Kamer Genç’in mezarı başında rakı içtiği görüntülerle gündeme gelen
Malatya Milletvekili Veli Ağbaba…
Bugün…
Ramazan ayında iftar veriyor.
Demek ki siyaset bazen insanı mezar başına götürüyor…
Bazen de iftar sofrasına.
Kimsenin inancı kimseyi bağlamaz.
O kısmı kişinin kendi meselesidir.
Ama siyaset kısmı…
Orası kamuya açık bir sahnedir.
Ve kabul edelim:
Bu iftar sıradan bir iftar değildi.
Bu iftar bir stratejiydi.
Bir siyasi akıl yürütmesiydi.
Bir algı hamlesiydi.
Çünkü davetliler listesine bakınca tablo ortaya çıkıyor.
Muhtarlar.
STK’lar.
Oda başkanları.
Sendika temsilcileri.
Kanaat önderleri.
Depremde yakınlarını kaybeden aileler.
Basın mensupları.
Ve…
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er.
Yani tablo şu:
Muhalefetin milletvekili iftar veriyor…
İktidarın belediye başkanı misafir koltuğunda.
Veli Ağbaba da sosyal medyada şu cümleyi kuruyor:
“Bugün Malatya ittifakını bir kez daha güçlendirdik.”
Ardından devam ediyor:
“Birlikte güçlüyüz, birlikte Malatya’yız.”
Şimdi insan durup düşünmeden edemiyor.
Bu cümleler kime yakışır?
Bir muhalefet milletvekiline mi…
Yoksa
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı’na mı?
Siyasette bazen söz söylemek yetmez.
Sahneyi kurmak gerekir.
Masayı kurmak gerekir.
Gündemi kurmak gerekir.
O akşam iftar sofrasında kurulan şey sadece yemek değildi.
Siyasi sahneydi.
Ve kabul edelim…
Veli Ağbaba o sahneyi iyi kurdu.
Ama işin ironik tarafı şu:
Sahne onun…
Cümle onun…
Algı onun…
Ama masada oturanlardan biri
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er.
Bazen siyaset böyle bir şeydir.
Birisi sofrayı kurar.
Diğeri…
misafir olur.
(50).jpg)
120 BİN KONUT, 100 METRE YOL
Bazen insanın aklı gerçekten zorlanıyor.
Bir tarafta 120 bin bağımsız konut yapan bir devlet iradesi var.
Öbür tarafta…
Malatya’nın göbeğinde
100 metrelik bir yol.
Evet, yanlış duymadınız.
Sadece 100 metre.
Fuzuli Caddesi.
İnönü Caddesi.
Şehrin en prestij noktası.
Ve yedi aydır bitmeyen bir yol.
Şimdi insan sormadan edemiyor:
Devlet 120 bin konut yapıyor…
Ama Malatya’nın merkezinde 100 metre asfalt atılamıyor.
Bu nasıl matematik?
Bu nasıl mühendislik?
Bu nasıl idare?
Üstelik mesele sadece yol da değil.
Malatya Valiliği aylar önce açıldı.
Devletin kapısı açıldı.
Ama valiliğin yolu yok.
Evet…
Yanlış duymadınız.
Valilik var.
Ama etrafı çamur.
Arabalar girerken zorlanıyor.
İnsanlar yürürken zorlanıyor.
Sanki valilik açılmış…
Ama şehir habersiz.
İşin ironisi şu:
Tam yedi ay sonra İnönü Caddesi kısmen asfalta kavuştu.
Ama Malatyalı artık temkinli.
Çünkü bu şehirde asfaltın ömrü bazen bir mevsim bile sürmez.
Bugün asfalt dökülür.
Yarın…
Elektrik kurumu gelir kazı yapar.
Ertesi gün…
Türk Telekom gelir kablo döşer.
Sonra…
MASKİ gelir boru değiştirir.
Her kurum ayrı kazı yapar.
Her kurum ayrı kapatır.
Şehir de o arada şantiye gibi yaşar.
Halbuki bu işin bir aklı vardır.
Bir planı vardır.
Bir koordinasyonu vardır.
Bu işlerin tek merkezden, özellikle Valilik koordinasyonunda yapılması gerekir.
Yoksa şehir sürekli kazılır.
Sürekli yamalanır.
Sürekli sökülür.
Ve sonunda ortaya çıkan şey…
Ne yol olur.
Ne şehir.
Malatya’da bugün bir esnafa dokunun.
Bir vatandaşa sorun.
Bir taksi şoförüne kulak verin.
Bin ah işitirsiniz.
Çünkü insanların sabrı artık asfalt gibi.
Kazındıkça kazınıyor.
(21).jpg)
SAHİL YAPAN GİTTİ, MERASİM YAPAN GELDİ
Battalgazi’de bir dönem vardı.
Osman Güder dönemi.
Adam çalışıyordu.
Sessiz.
Gösterişsiz.
Ama iş yaparak.
Mesela…
Kırkgöz Sahil Park.
Malatyalı ilk defa suyla buluştu.
Malatya’da “sahil” diye bir kelime hayatımıza girdi.
Sonra…
Derme Deresi.
Bataklık görüntüsü gitti.
Yerine devasa bir park geldi.
Sonra…
Eski Malatya Meydanı.
Tarihin ortasına yakışan bir düzenleme.
Sonra…
Hidayet Mahallesi.
Şehrin en problemli noktalarından biri.
Bataklık gibi bir yer.
Islah edildi.
TOKİ geldi.
Mahalle nefes aldı.
Yani adam…
Konuşmuyordu.
Yapıyordu.
Sonra ne oldu?
AK Parti dedi ki:
“Tamam, teşekkürler.”
Ve Osman Güder gitti.
Yerine…
Avukat Bayram Taşkın geldi.
Şimdi insan merak ediyor.
Battalgazi’de ne değişti?
Yeni bir park mı yapıldı?
Yeni bir meydan mı açıldı?
Yeni bir proje mi başladı?
Ben bilmiyorum.
Belki yapılmıştır.
Ama ortada bir gerçek var.
Bizim gördüğümüz…
Gezme.
Yeme.
İçme.
Merasim.
Açılış.
Program.
Fotoğraf.
Bir de…
Termosla çay dağıtma.
Siyaset bazen tuhaf bir şeydir.
Birisi sahil yapar.
Diğeri…
sohbet yapar.
Battalgazi’nin hikâyesi bugün biraz böyle.
Biri şehri değiştirdi.
Diğeri…
gündemi değiştiremiyor.
KALEM HAKKI: O GÜLÜŞ
Geçen hafta bir fotoğraf vardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yanında Öznur Çalık.
Bu hafta bir yenisi geldi.
Yine Erdoğan… yine Çalık… yine o gülüş.
Malatya’da bazıları “siyasetten çekildi” sanıyordu.
Fotoğraflar başka bir şey söylüyor.
Çünkü siyasette bazen tek bir kare,
onlarca konuşmadan daha çok şey anlatır.
Ve o karedeki gülüş…
Malatya’daki bazı siyasetçilerin uykusunu kaçırmaya yetiyor.
(49).jpg)
LAF EBESİ: “İHRAÇ VE ÇİZİK”
Yazıhan Belediye Başkanı Abdülvahap Göçer,
CHP’den ihraç edildi.
Ama giderken
bir çizik bıraktı.
Öyle sıradan değil…
Veli Ağbaba’nın karizmasına.
Siyasette bazı çizikler vardır;
ne estetik kapatır,
ne zaman siler.
Demedi deme Veli…
FİSKOS MASASI:
Malatya’da kulisler yine kaynıyor…
Depremin yaraları sarılıyor deniyor ama sokakta konuşulanlar başka. Rezerv alanlardan kiralara, siyasetten yollara kadar şehirde her köşe başında ayrı bir fısıltı var.
– Rezerv Alan Belirsizliği Büyüyor!
Şehir merkezinde ilan edilen rezerv alanlar ve yerinde dönüşüm projelerindeki yavaşlık, hak sahiplerini huzursuz etmiş. Mülkiyet hakları, inşaat takvimi ve teslim tarihleri konusunda netlik bekleyen vatandaşlar “Evimiz mi yapılacak, yoksa beklemeye mi devam edeceğiz?” sorusunu sık sık dillendiriyor.
– Malatya’da Hayat Komşu İllerden Daha Pahalı!
Kira ve temel gıda fiyatları şehirde ciddi şekilde yükselmiş. Konteyner kentten kalıcı konuta geçiş sürecinin uzaması dar gelirli aileleri zorlarken, esnaf da müşteri azalmasından ve artan maliyetlerden şikâyetçi. Kulislerde dolaşan yorum kısa: “Deprem geçti ama hayat pahalı kaldı.”
– Ödenek Tartışması Siyaseti Karıştırdı!
Siyasi kulislerde en çok konuşulan mesele, Malatya’ya ayrılan ödeneklerin ne kadar verimli kullanıldığı. Vatandaşlar komşu illerde inşaatların daha hızlı ilerlediğini savunurken, siyasetçiler ise yerel bürokrasinin yavaşlığını ve proje onay süreçlerini birbirine yükleyerek tartışmayı büyütüyor.
– Sosyal Medya Kazası Tartışması!
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er son günlerde sosyal medya üzerinden yaşanan bir paylaşım tartışmasıyla gündeme geldi. Engelli bir vatandaşın yer aldığı videonun paylaşım şekli tepki çekince video kaldırıldı. Ancak kulislerde bu durum “ekip yönetimi zafiyeti” olarak yorumlanıyor.
– Sahadaki Umut Mesajları Yetmiyor mu?
AK Parti milletvekillerinin sahada sık sık dile getirdiği “umut tazeleme” söylemleri bazı vatandaşlar için yeterli görülmüyor. Özellikle deprem sonrası evsiz kalan kesim, daha somut adımlar görmek istediklerini söylüyor.
– Yollar Köstebek Yuvasına Döndü!
Şehirde devam eden altyapı ve inşaat çalışmaları, ana arterleri ve mahalle aralarını adeta şantiye alanına çevirmiş. Ağır iş makineleri ve bozulan asfaltlar nedeniyle sürücüler her gün araçlarında yeni bir hasarla karşılaştıklarını söylüyor.
Fiskos Masası kulak kabartmaya devam ediyor…
Çünkü Malatya’da bazen resmi açıklamalardan çok, sokakta konuşulanlar gerçeği anlatıyor.
(1)(1).jpg)
Selam ve dua ile
Fiemanillah
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.


Yorumlar
Malatyalı
13-03-2026 23:28Hani derler ya “yanar döner” işte sami er öyle. Çok konuşuyor. Ama çok söz yalansız olmaz derler. Örnek olarak sanayi sitesi yeri için tüm esnaf yerinde dönüşüm istedi sami er’den dört defa tamam yerinde dönüşüm yapacağız dedi ancak her defasında sözünde durmadı ve malatyanın kaymağını yiyen bir şirketin taşeronluğuna soyundu. Zar zor bir dükkan sahibi olmuş insanları yaklaşık üç küsür yıldır harebe yerlerde tutuyorlar ve bir karar vermiyorlar. Açıkça söylüyorum akpartiden insanları esnafı soğutmak için elinden gelen herşeyi yapıyor ve millet chp’den medet ummaya başladı. Şimdi tutturmuş altay kışlasına sanayiyi taşıyacağız ve mevcut sanayi ile hayvan pazarı yanındaki yeni sanayi yerine masko gibi mobilyacılar satış yeri yapacakmış. Sanırsın malatya 20 milyon nüfuslu istanbul olmuş herkes mobilya almak için 1000 dönümlük alana yapılacak showroom dükkanları bekliyor. İkizce gibi organize sanayi bitişiği yere konut, topsöğüt mahallesi bitişiği altay kışlası yerine sanayi yapılıyor. Bunlardaki vizyon bu kadar. Bunları başımıza yönetici diye getirip bu güzelim malatyamıza zulüm ediyorlar. Anlatacak çok şey var amma gün ola hayrola.Vesselam
Abuzer Çamurlu
12-03-2026 13:23Osman Güder ve Bayram Taşkın arasındaki tespitiniz çok yerinde. Yıllarca Baytardan Belediye Başkanı mi olur diye dalga geçtik. Adam 2 depreme ve pandemiye rağmen vallahi çatır çutur hizmetlerini, icraatlerini ortaya koydu. Geçmişe dönüp baktığımızda hakkaten Osman Güdere haksızlık etmişiz. Buradan öncelikle helallik isterim. Bayram Taskina gelince 8-5 memur gibi çalışma ile olmuyor sayın başkan. 3 yıl bitti bitecek, parasını milletten aldığın, betonunu şirketlere döktürdugun 2 tane taziye evinden başka icraatin yok. Osman Güder koca Kırkgöz sahil parkını yaptı, sen içine bir pist yaparak düğün salonu yaptım dedin. Senin yaptığın siyaset meyveye konan sinek misali. Osman Guderin 5 senede belediyeye aldığı personel sayısını, sen 3 senede 3 katına çıkardın. Allah'tan kork vatandaşa hizmet edecegin bütçeyi, likayatsiz olarak getirdiğin eşine dostuna pay ettin. Para hep maaşlara gidiyor. Personel giderin, hizmet edecegin parayı geçmiş durumda. Sana oy verdigimiz güne yazıklar olsun. Hizmet makamı, belediye reisliği öyle eline termos alıp, sıfır çizmeler ile gezmeye benzemez. Biraz icraat göster. Gerçi memuru ile gelip, memuru ile 8-5 de giden başkandan ne beklenirse. Kalın sağlıcakla.
Ahmet Doğan
10-03-2026 10:53Murat Bey, yazıyı okurken aklıma şu geldi. MİAD gerçekten güçlü bir platform. İçinde çok büyük iş insanları var. Camiler yapılıyor, okullar yapılıyor, güzel projelere imza atılıyor. Bunların hepsi kıymetli işler, kimse inkâr edemez.Ama bana göre artık MİAD’ın bir üst lige çıkmasının zamanı geldi de geçiyor. Sadece hayır işleriyle anılan bir yapı olmaktan çıkıp Malatya’nın ekonomik ve stratejik meselelerinde daha belirleyici bir platform haline gelmesi lazım.Bu kadar güçlü bir kadro varsa, Malatya’nın sanayisi, ihracatı, yatırım çekme meselesi, yeni iş alanları gibi konularda da daha büyük hedefler konulmalı. Çünkü MİAD’ın potansiyeli buna fazlasıyla yeter.Bence MİAD Genel Başkanı’nın da bundan sonraki hedefi tam olarak bu olmalı. Yapılan güzel işleri büyüterek, MİAD’ı sadece bir dernek değil, Malatya için yön gösteren bir güç haline getirmek.
Mustafa Kaya
10-03-2026 10:49Murat Bey, vallahi çok doğru bir yere değinmişsiniz. Osman Güder ile Bayram Taşkın arasındaki fark gerçekten yerle gök gibi. Osman Güder’i herkes bilir; mütevazı bir adamdı. Halkın içindeydi, insanlarla oturur kalkardı, istişareye açık biriydi. Yapılan işleri de zaten saydınız, ortada. Çalıştı, uğraştı, Battalgazi’ye bir şeyler kazandırmaya gayret etti.Ama Bayram Taşkın’a bakınca aynı tabloyu göremiyoruz. Adam daha çok avukatlık bürosu ile mahkeme koridorları arasında yetişmiş biri. Haliyle o mesleğin verdiği bir alışkanlık var; karşısındakini sanki hâkim karşısında konuşuyormuş gibi görüyor. İnsanlarla konuşurken bile kendini savunur gibi bir hali var.Hal böyle olunca da ne istişare oluyor ne de ortaya güçlü bir hizmet çıkıyor. İnsanlar belediye başkanından biraz da halk adamlığı bekler. Mahkeme diliyle şehir yönetmek zor iş. Battalgazi’de vatandaşın gördüğü fark da biraz bundan kaynaklanıyor.
Hasan Güler
10-03-2026 01:38Allah devlete zeval vermesin. Bir de Allah Murat Kurum gibi bu işi gerçekten bilen adamlara uzun ömür versin. Çünkü Malatya’da kule vinçleri bir anda gökyüzüne doğru yükselmeye başlayınca insan ister istemez soruyor.Şimdi Sami Er’e sormak lazım. Madem sen TOKİ’de yıllarca görev yaptın, madem bu işlerin içindeydin, madem Ankara’yla bağlantıların vardı… O zaman Mehmet Özhaseki Çevre ve Şehircilik Bakanı iken Malatya’da neden böyle bir hareket yoktu?Niye o zaman kule vinçleri görünmüyordu? Niye şantiye sayısı bu kadar değildi? Niye işler bu kadar hızlanmamıştı?Ne olduysa Murat Kurum tekrar işin başına gelince oldu. Bir anda vinçler yükseldi, şantiyeler çoğaldı, şehirde hareket başladı.İnsan da ister istemez şöyle diyor: Demek ki mesele Ankara’yla fotoğraf vermek değilmiş. Mesele işi bilenin işin başında olmasıymış.Şimdi Sami Er’e soralım: O zaman neden olmadı, şimdi nasıl oluyor? Bunun cevabını biri versin de biz de anlayalım. Çünkü Malatyalı artık masalı değil, gerçeği duymak istiyor.
Ali Demir
10-03-2026 01:33Murat Bey, yazılarınızı takip ediyoruz ama sanki Veli Ağbaba’ya biraz fazla yükleniyorsunuz gibi geliyor. Sonuçta o da Malatyalı, o da bu şehrin seçilmiş bir milletvekili. Herkes kendi siyasi çizgisinde mücadele eder, bunda garip bir durum yok.Eğer AKP’li siyasetçiler bazı konularda acemilik yapıyorsa ya da hatalı adımlar atıyorsa, bunun sorumluluğunu Veli Ağbaba’ya yüklemek doğru olmaz. Adam siyaset yapıyor, fırsat bulduğu yerde sahne kuruyor. Siyasetin doğası da biraz böyle zaten.Bence mesele Veli Ağbaba değil. Mesele, rakiplerinin ne yaptığı. Eğer biri boşluk bırakıyorsa, diğeri gelip doldurur. Bunun ceremesini de muhalefet çekmez.
Mehmet Karataş
10-03-2026 01:30Doğruya doğru… Öznur Çalık siyaset işini bilen bir isim. Yıllardır Ankara’nın içinde olan biri. Siyasetin dilini, zamanını, kapısını iyi tanıyor. O yüzden Malatya’da adı hâlâ konuşuluyor.Elbette herkes gibi onun da geçmişte yaptığı hatalar olmuştur. Özellikle akrabalara karşı fazla şefkat gösterdiği söylenir, bu da eleştiri konusu oldu. Belki o dönem bazı tercihler farklı olsaydı bugün çok daha başka bir noktada olabilirdi. Ama siyaset böyle bir şey; bir gün eleştirilirsin, bir gün yine merkeze gelirsin.Şimdi fotoğraflara bakıyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında Öznur Çalık var. Bu da bize şunu gösteriyor: Ankara’da hâlâ güçlü bir irtibatı var. Malatya’dan birçok isim var; Bülent Tüfenkci, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Abdurrahman Babacan, İhsan Koca, Sami Er, Ali Bakan… Ama görünen o ki Cumhurbaşkanı’na bu kadar kolay ulaşabilen pek kimse yok.Siyasette bazen kürsüden çok masanın kenarı konuşur. O fotoğraflar da biraz bunu anlatıyor. Bana göre önümüzdeki dönemde Öznur Çalık, Malatya siyasetinde yine etkili bir isim olarak anılmaya devam edecek. Belki makamı olmaz ama adı hep bir yerlerde geçer. Çünkü siyasette bazı isimler koltukla değil, erişimle var olur. Öznur Çalık da onlardan biri gibi görünüyor.
Ahmet Yıldırım
10-03-2026 01:26Murat Bey, konuyu gerçekten çok güzel yakalamışsınız. Fotoğraflara dikkatli bakınca zaten tablo açıkça görünüyor. Veli Ağbaba’nın davetine AK Parti’den neredeyse kimse katılmamış. Sadece Sami Er var. Bu da ister istemez insanın kafasında soru işareti oluşturuyor.Benim kanaatim şu: Sami Er iyi niyetli olabilir ama siyaseti pek bilen bir isim gibi görünmüyor. Siyaset bilseydi bugün Malatya’da bazı şeylere bu kadar kolay gelmezdi. Hele hele geçmişte 28 Şubat sürecinde Malatya’yı hedef alan çevrelerle anılan bazı medya yapılarıyla bu kadar yakın görünmez, onların kurduğu tuzaklara düşmezdi.Bazen insan şunu da düşünmeden edemiyor. Siyasette çok örnek gördük; yıllarca bir çizgide yürüyen insanlar bir anda başka partilerden siyaset yapabiliyor. O yüzden bazıları “Acaba Sami Er’in ruhunda bir CHP’lilik mi var?” diye de soruyor. Kim bilir, gün gelir Veli Ağbaba’ya karşı aynı safta bile görebilir miyiz? Siyaset sürprizlerle dolu.Ama işin özeti şu: Bu tabloda siyaset bilen biri ile siyaseti tam çözememiş birinin farkı görülüyor. Veli Ağbaba masayı kuruyor, Sami Er ise o masada misafir gibi duruyor. Halkın gördüğü fotoğraf da tam olarak bu.
Necip
09-03-2026 23:00Sami Er aceba görev süresi bittiğinde şu eser benim diyebileceği bir eser bırakabilecek mi? Zamanı var ama umut yok.
Uğur
09-03-2026 22:57Yolların hali perişan araçlar çukurlardan kaçamıyor hele bazı bölgelere koydukları tümsekler hem belli olmuyor hemde çok yüksek yani doğru yapılan tek şey toki. Onuda bizim başkan yaptığı için diğerlerine zaman olmuyor.
Servet
09-03-2026 22:52Bir sonraki belediye başkanımız kesinlikle Öznur Çalık olmalı. En azından Ankara bağlantıları var bizim başkan herkesi tanıyor ama kimsenin faydası yok memlekete.
Sibel
09-03-2026 22:00Ağzından Allah lafını eksik etmeyenlerin yıllardir yönettiği Malatya, şu ana kadar her gelenin soyduğu,bazılarının zenginleştiği Malatya. Maalesef ki cellatlarına aşık malatyalılar. O yöneticileri kim atadı? Vatandaş olmayı bilmeyenler yapılan her şeyin ev,yol.... birilerinin bağışı olduğunu sanıyor. Devlet vatandaş için var. Bu arada Miad Malatya için cami yapacağına okul,sağlıklı ocağı... yapsın. Olan camiler bütün halka yeter.
Gökhan kürüm
09-03-2026 17:10İnönü Caddesi bitmeden dönüşmeden bu neyin asfaltı...
Mehmet
09-03-2026 16:13İmaj ve fotoğraf için olmadık yerlerde, olmadık kareler sunan merkezin üç atlısı,AKP nin Malatya'ya sunduğu bir hayal kırıklığıdır. Sosyal medya müptelası bu şahıslar Belediye başkanı ve sorumluluğu nedir kavramından uzak, sadece makamların keyfini çıkaran,aciz adamları ve iş bilmez ekipleriyle şehre kabus yaşatan bu iş bilmezler bir Ankara hediyedir unutma!İki aydır kapalı çarşının 200 m önünü açmayan bu kafa 3.ligde bir takımı destekliyorlar diye sanki Kadıköyde maç izliyorlarmış ve FB klüp başkanı pozlarında saatlerce statta ego tatmin etmelerini,vakit geçirmelerini izleyince anladım ki şehir bunların umurunda bile değil. Yakında en çok nikah kıyıp en çok konuşan başlığında B. Şehir kategorisinde rekor kırabiliriz ama? Buda yeter Malatya'ya.Şehir nüfusunun yüzde seksen beşinin yaşadığı merkez de birikmiş bir sürü iş var ama bunlar iftar ve sahur gezmelerinden belediyelerine bile gidemiyorlar. Usandik bu türlerden ve bu siyasetten.
Zeytin ağacı
09-03-2026 15:11İlhan Geçit diye bir belediye başkanı da var Murat Bey...Bu başkan sadece çevresini ihya edip hayırseverler aracılığıyla taziye evi yapma peşinde ...
Malatya nın günahı ve bedeli
09-03-2026 13:52Sami Er İlhan Geçit ve Bayram Taşkın Malatya nın günahlarının bedeli gibi..Malatyalılar desinler ki biz ne günah işledik de bu ayakları yere basmayan ne yaptıkları belli olmayan yöneticileri Allah bize verdi...Devlet Toki eliyle elinden geleni yapıyor ama belediye başkanları tam fiyasko...
Battal
09-03-2026 13:22İnönü Caddesi nde daha dönüşmesi yıkılması gereken binalar varken ve binalar hala bitmemişken asfalt dökülüyor..Ve ayrıca Sami Bey demedi mi burdan raylı sistem geçirecem diye...Madem böyle bu cadde erken vakitte ne aceleyle asfaltlanıyor...Göreceksiniz yüz defa o caddeyle uğraşacaklar delik deşik edecekler...Ayrıca Rezerv alanlarda kaldırımlarda kullanılan kaldırım taşları çok kalitesiz hepsi daha şimdiden kırılmış ve çökmüşler..İşcilik de çok kötü...Yazık oluyor...
Adem
09-03-2026 12:45Sami Başkana zorlama bir imaj çalışması var. Adam kendi gibi davransa emin olun insanlar daha çok sever, tutar. Zorla içinden başka birisini çıkarmaya çalışmak abesle iştigal olur. Yanındaki adamları değiştirmesi gerekiyor. Aksi halde sürekli debelenip durur.
Ferhat
09-03-2026 12:34Karikatürler harika
Yavuz Aydın
09-03-2026 12:33Fiskos masasında konuşulanlar bizim gerçeğimiz.
Kadir
09-03-2026 12:33Osman Güder’in kıymetini gidince anladık.
Adem
09-03-2026 12:33Oruç tutmayanların iftar sofraları kurmaları çok ilginç. Reklam ve şovdan başka bişey değil. Ramazan ayı ibadet ayı olmalı aslında ama biraz etkinlik ayına döndü. Adamlar oruç tutmuyor ama bakıyorsun kapı kapı iftar programı yapıyor. Hatta bazıları gündüz kafeden çay kahve paylaşımı yapıyor, akşam iftar programından paylaşım. İlginç bir memleket olduk hasılı
Canan
09-03-2026 12:33Her sabah işe giderken çukurdan kaçacağız diye akrobat olduk.
Selim
09-03-2026 12:32Yedi aydır toz toprak yutuyoruz. TOKİ koca şehri ayağa kaldırıyor, bizim belediye 100 metre yolu asfaltlayamıyor.
Ayşe Yılmaz
09-03-2026 12:32Veli Bey Malatya ittifakı diyor ama aslında kendi reklamını yapıyor. Yine de o masayı kurup herkesi oraya toplaması büyük iş.
Nilüfer
09-03-2026 12:32Veli Ağbaba siyaseti gerçekten biliyor. Rakı sofrasından iftar sofrasına bu kadar hızlı ve profesyonel geçmek her yiğidin harcı değil. Adam sahneyi kuruyor, bizim iktidar belediye başkanı da gidip o sahnede figüran gibi oturuyor. Sami Başkan'ın o masada ne işi vardı, hala anlamış değiliz
Hüseyin
09-03-2026 12:31Siyasetçi dediğin halkın dilinden konuşur. Bürokrat diliyle belediye yönetilmez. Cümleler dallanıp budaklanınca biz gençlerin dikkati dağılıyor.
Fatma
09-03-2026 12:31İftar çadırında boy boy poz verenleri çok gördük. Ama depremden sonra kimin elini taşın altına koyduğunu Malatya unutmaz.
Hakan
09-03-2026 12:31Bizim Malatya’nın zengini çoktur ama şehre mühür vuracak adamı azdır. MİAD her zaman kalitesini belli ediyor. Arif Karaca gibi adamlar sağ olsun