26 Ekim, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    49.77
  • EURO
    55.86
  • ALTIN
    6384.7
  • BIST
    11116.99
  • BTC
    80479.297$

MTSO Seçimlerinin Mavi Okyanusu

07 Eylül 2026, Pazartesi 11:46
MTSO Seçimlerinin Mavi Okyanusu

2022.

Oğuzhan Ata Sadıkoğlu:
23 komite.
Akif Baştürk:
7.
23–7.
Skor tabelada net.
Sandığın içinde birkaç ince yer var.
2. Komite:
66–65.
Bir oy.
16. Komite:
56–54.
İki oy.
14. Komite:
52–48.
Dört oy.
Ama öbür tarafta kaleler de sağlam.
7. Komitede fark:
107.
24’te 62.
1’de 53.
9’da 47.
13’te 42.
3’te 39.
8’de 36.
10’da 32.
12’de 31.
15’te 30.
Yani harita belli:
Bazı kapılar ince.
Bazı duvarlar kalın.

Şimdi karşısında Mahmut Boyraz var.
Tam burada W. Chan Kim ile Renée Mauborgne’un meşhur kitabı geliyor aklıma:
Mavi Okyanus Stratejisi.
Kitabın söylediği basit:
Rakibin denizine girersen…
onun oyununa razı olursun.
Rakibin sahasında koşar, ezberine göre yarışır, kurduğu düzende üstün gelmeye çalışırsın.
Boyraz’ın bugünkü açığı burada.
Sadıkoğlu’na rakip oldu.
Ama başka bir oyun kurmadı.
Eski sahada dolaşıyor.
Kurulu düzeni zorluyor.
Bilinen usulle kazanmayı deniyor.
İşin ironisi şu:
Rakibinin oyununu benimsersen, farkında olmadan ona “usta” dersin.
Kendine de?
Çırak.
Piyasada “aynı kumaş” diyenlerin kastı biraz bu.
Ben daha açık söyleyeyim:
Mahmut Boyraz bugün Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun karşısında yeni bir model kurmuş rakip gibi durmuyor.
Ustasının tezgâhında onu geçmeye çalışan çırak gibi duruyor.
Çırak ustayı geçer mi?
Geçer.
Ama ustanın el hareketlerini taklit ederek değil.
Kendi maharetini göstererek.
Oğuzhan’ın yapacağı belli:
Zayıf kapıları tahkim edecek.
Kaleleri koruyacak.

Boyraz’ın yapacağı da belli:
Oğuzhan’ın denizinde kulaç atmayı bırakacak.
Kendine Mavi Okyanus açacak.

SEKİZ YILIN HESABI, YENİ DÖNEMİN İDDİASI

Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’na sordum:
“Sekiz yıldır başkansınız. Ne yaptınız?”
Önüme uzun bir liste koydu.
Ben işe yarayanları ayırdım.
6 Şubat.
Yaklaşık 60 yardım TIR’ı.
Üyelerin durumu çıkarılmış.
Şehrin talepleri Ankara’ya taşınmış.
Bence kıymetli olan TIR sayısı değil.
Malatya’nın derdini devlet dosyasına sokabilmek.
Mücbir sebep daha önemli.
İlk konuşulan süre altı ay.
Şehir ayağa kalkmadan vergi takvimi kapıya dayanmıştı.
MTSO bastırdı.
Yaklaşık 250 STK, oda ve meslek kuruluşu aynı çizgide buluştu.
Süre iki yıla kadar uzadı.
Sekiz yıllık haneye kalın harfle bir şey yazacaksam…
mücbir sebep.
Çünkü bazı hizmetlerin kurdelesi kesilir.
Bazıları kasaya nefes verir.
Üye sayısı yaklaşık 6 bin 500’den 13 bine çıktı.
317 eğitim, panel ve çalıştay.
16 bin katılımcı.
2 bin 500 kişiye mesleki eğitim.
İhracat Destek Ofisi.
Dijital hizmetler.
Akreditasyon.
Sadıkoğlu’nun cümlesi:
“Belge odacılığından bilgi odacılığına geçtik.”
Güzel.
Ama üçüncü dönem, geçmişin hatıra defteriyle kazanılmaz.
Yeni dönem dosyası da kalabalık.
Model Fabrika.
Savunma sanayii.
Lojistik merkez.
Yapay zekâ ve dijital dönüşüm.
Kayısı platformu.
İkinci kuşak sanayici.
Model Fabrika: tabeladan fazlası, verimlilik.
Savunma sanayii: buluşmadan ötesi, tedarik zinciri.

Lojistik merkez: dosyadan çıkıp maliyeti düşürmeli.
Yapay zekâ merkezinde hesap net.
Firma seç.
Takip et.
Ciro arttı mı?
İhracat büyüdü mü?
Maliyet düştü mü?
Cevap yoksa merkezin adı uzun olmuş…
hepsi bu.
Kayısı platformunun ölçüsü: karar.
Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun sekiz yıllık dosyası boş değil.
Ama üçüncü dönem için geçmiş yetmez.
İddia yenilenmeli.
Çünkü sekiz yıl, ne yaptığınızı anlatır.
Yeni dönem ise ne yapacağınızı.

FAHRİ HEMŞEHRİ NEREDE?

Mehmet Nuri Ersoy…
Kültür ve Turizm Bakanı.
Bir de Malatya’nın fahri hemşehrisi.
6 Şubat’tan sonra sık sık buradaydı.
Şantiyede.
Esnafın yanında.
Konteyner kentte.
Malatya Bakan’ı görüyordu.
13 Temmuz 2023’te Büyükşehir Meclisi de fahri hemşehrilik verdi.
Sonra Selahattin Gürkan gitti.
Sami Er geldi.
Ersoy’un Malatya takvimi de seyrekleşti.
Bir zamanlar haftalarla ölçülen ziyaretler…
artık aylarla sayılıyor.
Niye?
Kulislerde Şehir Kütüphanesi konuşuluyor.
6 bin 400 metrekare.
815 kişilik.
Yaklaşık 285 milyon lira.
Söylenen şu:
Bu imkân yeni yerleşim alanlarına dağıtılabilirdi.
Büyükşehir tek ve büyük bir merkez kütüphanesini seçti.
Üstelik belediye binasının altında.
“Beş kütüphane çıkardı” diyen var.
Daha fazlasını söyleyen de.
Ersoy’un bu tercihten rahatsız olduğu konuşuluyor.
Belgesi elimde yok.
Kulis diye yazıyorum.
Şehircilik tarafına bakınca tablo zaten ortada.
Deprem Malatya’yı yaydı.
İkizce’ye.
Gelinciktepe’ye.
Çamurlu’ya.
Bahçebaşı’na.
Vatandaş dışarı taşındı.
Kütüphane merkezde kaldı.
Yeni konutu çevreye kurup hizmeti merkeze bağlarsanız…
yeni şehir kurmazsınız.
Eski şehrin yolunu uzatırsınız.
Kulis doğruysa ayrıca konuşuruz.
Yanlışsa atarız kenara.
Fakat takvim değişmiyor:
Gürkan döneminde sık gelen fahri hemşehri, Sami Er döneminde seyrekleşti.
Ersoy artık eskisi kadar uğramıyorsa…
fahri hemşehriden önce ev sahibine bakmak lazım.


 

GEZİYORLAR…

Malatya siyasetinde yeni hizmet modeli:
Gezmek.
Yol?
Takipte.
Köprü?
Programda.
Doğalgaz?
Görüşülüyor.
Yatırım?
Çalışılıyor.
Peki hizmet?
Geziyorlar.
Bülent Tüfenkci mahallede.
Bayram Taşkın yanında.
Abdurrahman Babacan başka sokakta.
İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak hane hane.
Mehmet Fendoğlu köyde.
Gitsinler.
Vatandaşın elini sıksınlar.
Çayını içsinler.
Derdini dinlesinler.
Buna sözümüz yok.
Benim takıldığım şu:
Ziyaret, hizmet diye pazarlanıyor.
Heyet geliyor.
Makam aracı geliyor.
Teşkilat geliyor.
Fotoğraf çekiliyor.
Sonra:
“Vatandaşımızla buluştuk.”
İyi.
Peki yol?
Altyapı?
Doğalgaz?
İş?
Yatırım?
Eskiden siyasetçi yaptığı köprüyle övünürdü.
Açtırdığı fabrikayla.
Getirdiği ödenekle.
Bugün:
“Beş mahalle gezdik.”
Yarın altı.
Öbür gün sekiz.
Bu hızla seçime kadar gezilmedik sokak kalmaz.
Keşke…
yapılmadık iş de kalmasa.
Vatandaşı dinledin.
Notunu aldın.
Fotoğrafını çektirdin.
Şimdi sonucu göster.
Yoksa…
gezmenin adı hizmet olmaz.
Turizm olur.

YIKILDIK AMA VERGİDE DİMDİK

Malatya deprem bölgesi.
Esnaf toparlanmaya çalışıyor.
Sanayici finansman arıyor.
Rezerv alanlar bitmemiş.
Vergiye gelince…
Maşallah.
Dimdik ayaktayız.
2021’de gelir vergisi matrahı:
453 milyon 967 bin lira.
2025’te:
6 milyar 284 milyon.
Yaklaşık 13,8 kat.
Tahakkuk eden gelir vergisi de 109 milyondan 1 milyar 685 milyona çıkmış.
Deprem bizi yıkmış…
Vergi tablosunu yıkamamış.
Kurumlar vergisinde de manzara güzel.
2021’de 43’üncü sıradayız.
2025’te 30’uncu.
Tahakkuk:
184 milyondan 2 milyar 575 milyona.
Artış yaklaşık 13,9 kat.
Türkiye ortalaması:
6,5 kat.
Yani memleket enkazdayken…
vergi sıralamasında koşmuşuz.
Rakama bakarsanız Malatya şahlanıyor.
Sokağa çıkarsanız esnaf nefes arıyor.
Konteyner hâlâ hayatın içinde.
Sanayici kredi peşinde.
Kayısıyı don vurmuş.
Ama vergi cetveline bakınca…
Sanki deprem Malatya’ya uğramamış, sadece muhasebeciye uğramış.
Çünkü tahakkuk başka.
Tahsilat başka.
Ödeme gücü bambaşka.
Rakam büyüyor.
Cep aynı hızla büyümüyor.
O hâlde üç soru kalıyor:
Bu artışın ne kadarı enflasyon?
Ne kadarı gerçek kazanç?
Ne kadarı kâğıt üzerinde zenginleşen Malatya?
Çünkü vergi cetveline bakıp:
“Şehir toparlandı.”
derseniz…
çarşıya çıkınca başka hesapla karşılaşırsınız.
Kâğıtta zenginleşmişiz.
Kasada haberimiz yok.

Malatya’nın ihtiyacı vergi başarı hikâyesi yazmak değil.
İşletmeyi ayakta tutmak.
Esnafı dükkâna döndürmek.
Sanayiciyi finanse etmek.
Üretimi güçlendirmek.
Devlet alacağını zaten bulur.
Malatyalının merakı başka:
Devlet vergiyi buluyor da, Malatyalı kazancı bulabiliyor mu?

KALEM HAKKI: ŞEFFAFLIKTA GÖRÜNMEYENLER

Malatya Turgut Özal Üniversitesi’ne üç rakam sorduk:
Tespit kaç lira?
Malzeme kaç lira?
Tamir kaç lira?
Cevap?
“Limitin altında.”
“Farklı firmalar.”
“Her şey şeffaf.”
İyi güzel de…
Şeffaflık varsa rakam niye saklanıyor?
Üstelik cevap bize gelmedi.
Sosyal medyadan öğrendik.
Şeffaflık varmış…
Rakam hariç.


LAF EBESİ: 1302 BARDAKLIK HİZMET

30 Ağustos.
Büyükşehir Belediyesi 1302 çocuğa limonata ikram etmiş.
Sonra afiş yapmış.
1302’yi kocaman yazmış.
İnsan görünce sanıyor ki…
1302 konut teslim edildi.
Meğer:
1302 bardak limonata.
İkram güzel.
Ama afişe bakınca insanın aklı karışıyor.
Limonata dağıtılmış…
İcraat diye duyurulmuş.

FIKRA GİBİ MEMLEKET: HAZIRIZ!

Adam düğüne geç kalmış.
Sormuşlar:
“Niye gelmedin?”
“Hazırlanıyordum.”
“İyi de düğün bitti.”
Adam sevinmiş:
“Tam zamanında hazır olmuşum.”
Malatya’da lig başladı.
Stadyum tamire hazırlanıyor.
Takım sahaya çıkamıyor.
Ama olsun…
Biz hazırız.
Sadece maç biraz erken başlamış.

FİSKOS MASASI:

Malatya’da bu hafta kaybolan malzemeler aranıyor, MTSO’da listeler sayılıyor, Şire Pazarı’nda günler hesaplanıyor, Kernek’te ise gözler gökyüzüne çevriliyor. Büyükşehir “her noktadayız” diyor; mahalleler de konum göndermeye hazırlanıyormuş. Anlaşılan şehirde gündem yine bol, fiskos daha bol!

AFAD’DA HURDA GİTMİŞ, KLİMA GİTMİŞ, KONTEYNER GİTMİŞ!

AFAD Malatya İl Müdürlüğü’ndeki usulsüzlük iddiaları bu hafta yeniden gündemin üst sıralarına çıkmış. Konteynerden klimaya, hurda malzemeden güneş enerjisi kazanlarına kadar uzanan kayıp demirbaş iddiaları yargıya taşınmış durumda. İki personelin daha önce tutuklandığı dosyada gözler şimdi soruşturmanın nereye uzanacağına çevrilmiş. Malatya’daki fiskos ise oldukça acı: “Depremde evimizi aradık, şimdi devlet malını arıyoruz!”

MTSO’DA SEÇİM TARİHİ YOK, LİSTELER HER GÜN YENİ!

Mahmut Boyraz’ın “Her gün değişen listeler, masa başı oyunları ve makam gücü üzerinden hamleler var” sözleri iş dünyasında epey konuşulmuş. Oğuzhan Ata Sadıkoğlu cephesi de sahayı boş bırakmıyor. Komitelerde kim kimin yanında, hangi isim hangi listede, kimin fikri gece değişip sabah başka çıkıyor; hesap çok. Sanayicinin fiskosu hazır: “Sandık kurulmadı ama herkes birbirinin oyunu çoktan saymış!”

ŞİRE PAZARI’NDA TAKVİM PAZARLIĞI!

Şire Pazarı esnafı taşınma sürecinde 30 Ekim’e kadar süre istiyormuş. Büyükşehir cephesi ise dükkân konusunda formül üretildiğini, hatta bir noktada mutabakat sağlanıp sonradan işin yeniden karıştığını söylüyor. Esnaf dükkânı, belediye takvimi, şehir ise bu işin ne zaman nihayete ereceğini bekliyor. Çarşıdaki fiskos işi güzel özetliyor: “Dükkân bulundu, tarih bulundu; anlaşma bir türlü bulunamadı!”

TELEFERİĞİN İLK DURAĞI: FİNANSMAN!

Yeni Kernek Projesi’nde park büyüyor, çevre düzenleniyor, teleferik de konuşuluyor. Ancak teleferiğin küçük bir şartı varmış: Finansman bulunacak. Şehirde proje kadar o cümle de dikkat çekmiş. Malatyalı artık büyük projelerde önce görsele, sonra dipnota bakmayı öğrenmiş. Kernek’teki fiskos şöyle: “Biz Çamlık’a çıkacağız da teleferik önce parayı bulup gelecek!”

“HER NOKTADAYIZ” DEDİ, MAHALLELER KONUM ATIYOR!

Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, altyapı çalışmalarını anlatırken “Malatya’nın her yerinde, her noktasındayız” demiş. Cümle güzel ama şehirde yolu, asfaltı, altyapıyı bekleyen mahalle sayısı da az sayılmaz. Hele yağmur yağınca sosyal medyada yeni adresler hemen ortaya çıkıyor. Vatandaşın fiskosu gecikmemiş: “Başkanım madem her noktadasınız, bizim sokağa da konum atalım mı?”

YAKINCA’DA BİTTİ, DİĞER MAHALLELER SIRAYA GİRDİ!

Yakınca’daki rezerv alanda içme suyu, kanalizasyon, yağmur suyu, asfalt ve kavşak çalışmalarının tamamlandığı açıklanmış. Güzel haber. Fakat Malatya’da bir mahallede “altyapı tamam” denilince öteki mahallelerin kulağı da hemen kabarıyor. Çünkü şehir uzun zamandır aynı cümleyi kendi sokağı için duymayı bekliyor. Fiskos kısa: “Yakınca’nın işi bittiğine göre bizim sıra kaç numarada?”

YENİ CAMİ’NİN IŞIKLARI YANDI, ÇARŞININ GÖZÜ AÇILDI!

Depremden sonra yeniden yapılan Yeni Cami’nin ışıkları üç buçuk yıl sonra yeniden yanmış. Şehrin hafızasında ayrı yeri olan caminin ayağa kalkması elbette sevindirmiş. Ancak ışıkları gören esnafın gözü bu kez çevrede devam eden işlere kaymış. Çarşıdaki temenni fiskosa dönüşmüş: “Caminin ışığı yandı çok şükür; darısı çarşının tamamının başına!”

Fiskos Masası kulak kabartmaya devam ediyor…

Çünkü Malatya’da bu hafta kimi kayıp malzemeyi, kimi listeyi, kimi dükkânını, kimi finansmanı arıyor. Birileri de “her noktadayız” diyor. Malatyalının tek dileği var: Aranan ne varsa bulunsun da şehir artık aradığını değil, bulduğunu konuşsun.

Selam ve dua ile
Fiemanillah.

 

Yorumlar

  • yorum avatar
    Mesut
    08-09-2026 07:35

    Üniversite diyor ki:“İşler farklı, firmalar farklı, toplam bedel de doğrudan temin sınırının altında.”Güzel.O zaman mesele daha da kolay:Üç işin bedelini, üç firmanın adını açıklayın.Çünkü Nisan’da arıza tespit edilmiş, Ağustos’ta malzeme alınmış, iki gün sonra tamir yapılmış.Hukuka aykırılık iddiası ayrı şeydir.Planlama mantığı ayrı.EKAP’a girmek şeffaflıktır.Ama kamuoyunun sorduğu şu:Neden bu şekilde?Rakam varsa, cevap da kısa olmalı.Tabloyu yayınlayın, mesele bitsin.

  • yorum avatar
    Refik
    07-09-2026 23:23

    Bence burada herkes fazla romantik.Oğuzhan Ata Sadıkoğlu güçlü mü? Evet.Mahmut Boyraz iddialı mı? Evet.Ama seçim dediğiniz şey afişle, dost meclisiyle, “biz geliyoruz” havasıyla kazanılmaz.Rakam var.23 komite bir tarafta.Dar farkla alınmış gruplar var.Kırılgan dengeler var.Mahmut Boyraz gerçekten seçim kazanmak istiyorsa Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’na laf yetiştirmeyi bırakıp şu hesabı yapmalı:Hangi komitede kaç oy eksik?Kim kararsız?Kim küskün?Kim yer değiştirebilir?Çünkü seçim dediğiniz şey duygusal motivasyon konuşması değil.Excel tablosudur.Ve o tablo çalışmıyorsa, meydandaki alkışın hiçbir önemi yok.

  • yorum avatar
    Kürşat
    07-09-2026 23:21

    Bence herkes yanlış yere bakıyor.Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun 23 komite almasına, Mahmut Boyraz’ın kaç komite çevireceğine bakılıyor.Asıl soru şu:Bu seçimde Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun rakibi Mahmut Boyraz mı, yoksa kendi uzun iktidarı mı?Çünkü uzun süre aynı koltukta oturmanın avantajı kadar ağır bir faturası da vardır. Kırılanlar birikir. Bekleyenler birikir. “Bize sıra gelmedi” diyenler birikir. Dün aynı listede yürüyen adam, bugün karşı listenin en hevesli neferi olabilir.Mahmut Boyraz’ın yapacağı en büyük hata, Oğuzhan Bey’e saldırmaktır.Bence hiçbir şey söylemesin.Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun yıllar içinde küstürdüklerini bulsun.Seçimi propaganda değil, belki de birikmiş kırgınlıklar belirleyecek.Sandıkta bazen rakibinizi siz yenmezsiniz.Geçmişi yener.

  • yorum avatar
    Mamsurlu
    07-09-2026 23:17

    30 Ağustos’ta 1302 çocuğa limonata ikram edilmiş. Allah kabul etsin.Elbette çocuk sevindirmek güzeldir. Buna kim itiraz eder?Ama Malatya gibi depremden çıkmış, altyapıdan ulaşıma kadar onlarca başlığı bekleyen bir şehirde, 1302 bardak limonatanın ayrıca afişe edilip hizmet hanesine yazılması insana ister istemez tebessüm ettiriyor.Bir tarafta büyük meseleler…Bir tarafta büyük afişle duyurulan küçük ikramlar…Demek belediyecilikte yeni ölçü bu:Bardak sayısı arttıkça hizmet büyüyor.Selametle…

  • yorum avatar
    Engin
    07-09-2026 23:15

    Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun sekiz yıllık dosyasına bakınca ‘hiçbir şey yapılmadı’ demek haksızlık olur. Mücbir sebep meselesi tek başına şehir esnafına ciddi nefes aldırdı. Eğitim, ihracat, dijitalleşme tarafında da yapılan işler var. Lakin üçüncü dönem başka bir şey ister. Geçmiş hizmet teşekkür getirir, yeni dönem oyunu ise gelecek planı getirir. Model Fabrika deniyorsa üreticiye ne kazandıracak? Lojistik merkez deniyorsa maliyeti ne kadar düşürecek? Yapay zekâ deniyorsa kaç firmanın cirosuna dokunacak? Bence bundan sonra konuşulması gereken tam da budur. Sekiz yılın hatırası sandığa kadar taşır; sandığı ise yeni hedefler kazandırır.

  • yorum avatar
    Aliş
    07-09-2026 23:11

    30 Ağustos’ta 1302 çocuğa limonata…Malatya Büyükşehir çıtayı yükseltti:Bir sonraki hedef 1500 bardak ayran.

  • yorum avatar
    A.sglm
    07-09-2026 23:08

    Bülent Tüfenkci öyle her rüzgârda saf değiştiren bir siyasetçi değildir; halk tabiriyle, cevizlikte çubuk görmeden taş atmaz. Bu yüzden Mahmut Boyraz’a destek verdiği yönündeki konuşmalar doğruysa, bunun arkasında mutlaka bir siyasi hesap vardır.Demek ki birileri Bülent Bey’i ciddi şekilde kızdırmış yahut dengeler başka türlü kuruluyor.Fakat işin bir de öbür yüzü var: Mahmut Boyraz’a verilen açık destek, yalnız Mahmut Bey’e yazmaz; Bülent Tüfenkci’nin siyasi hanesine de yazılır.Seçim kazanılırsa “isabetli hamle” denir.Kaybedilirse?O zaman fatura yalnız adaya kesilmez. Destek veren de payını alır.Siyasette bazen attığınız taş cevize değil, dönüp kendi ayağınıza gelir.

  • yorum avatar
    Mahmud
    07-09-2026 23:04

    Mahmut Boyraz’ın sürekli Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’na yüklenmesini açıkçası doğru bulmuyorum. Seçim, iftirayla, sataşmayla, sürekli rakibe vurmakla kazanılmaz. İnsan projeyle çıkar, ekibiyle çıkar, ne yapacağını anlatır.Mahmut Bey, siz değil miydiniz bir zamanlar “vur vur inlesin, Bülent Tüfenkci dinlesin” diye meydan okuyan? Ne çabuk unutuldu?Bence bu kadar saldırgan dil, güç göstergesinden çok telaş göstergesidir. Rakibini küçülterek büyüyemezsin. Sürekli Oğuzhan Bey’i hedef almak da bana göre seçimde zorlandığınızın işaretidir.Seçimi kazanmak istiyorsanız, insanlara Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun ne kadar kötü olduğunu anlatmak yerine, Mahmut Boyraz’ın neden daha iyi olduğunu anlatın.

  • yorum avatar
    Rasim
    07-09-2026 18:16

    1302 limonata... sizi durduran neydi merak ediyorum.

  • yorum avatar
    Yasin Gür
    07-09-2026 15:42

    Mtso seçimi aslında sonucu belli olan bir seçim olacak bence kazananı belli şimdiden ve Oğuzhan Sadıkoğlu'na hayırlı olsun.

  • yorum avatar
    Adem
    07-09-2026 14:43

    Gezmek denilince aklıma Profesör Doktor Cerrah Ürolog İlhan Hoca geliyor...Adam ve ekibi 2.5 yıldır geziyorlar. Gezmeye de devam edecekler. Çünkü onlar da biliyor ki; en büyük hizmet gezmek ve nu konuda bütçe sınırsız...

  • yorum avatar
    Hasan Basri ÇELİK
    07-09-2026 13:31

    Siyasilerin mahalle gezilerini turizm acentesi gibi yapmalarına harika bir eleştiri getirilmiş. Fotoğraf çektirmek hizmet sayılıyor. Yıllardır aynı milletvekilleri gelip çay içiyor, not alıyor ama yollar hâlâ çukur içinde

  • yorum avatar
    Fatma ÖZKAN
    07-09-2026 13:31

    Limonata dağıtıp 1302 çocuğa ulaştık diye afiş basmak gerçekten fıkra gibi. Şehrin altyapısı, yolu, suyu dururken böyle ufak şeylerin büyük icraat gibi sunulması insanı üzüyor

  • yorum avatar
    Murat DERE
    07-09-2026 13:30

    Sami Er 'her noktadayız' diyor ama biz Şire Pazarı'nda hâlâ taşınma tarihini netleştiremedik. Yazarın dediği gibi dükkân var, tarih var, uzlaşma yok. Bizim sokağa gerçekten bir konum atması lazım başkanın

  • yorum avatar
    Vakkas
    07-09-2026 12:47

    Başkan tramvay dedi seçimden önce.2025 te etüt ihalesi yapılacak dedi,yapılmadı.Daha İnönü Caddesi nde yıkılacak yerleri yıkmadılar.Cadde bile ortada daha yokken bu vizyonla tramvayı zor yapar.Şimdi de teleferik diyor.Çok zor.Yakında metro der.Öyle gider yani.

  • yorum avatar
    Osman
    07-09-2026 12:20

    Boş boş gezen vekilleri biz seçtik. bence hepsinin son dönemi seçilirlerse tekrardan bu bizlerin hatası olur.

  • yorum avatar
    Nilüfer
    07-09-2026 12:20

    Depremden sonra hepimiz şehrin çeperlerine, İkizce’ye, Gelinciktepe’ye dağıldık. Her şeyi belediyenin altına toplamaktansa hizmeti halkın taşındığı yeni alanlara götürmek gerekirdi. Fahri hemşehrimiz Bakan Ersoy’un mesafe koyması da gözümüzden kaçmıyordu zaten.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.