Bir Cümle Söylersin, Yıllarca Peşinden Gelir
15 Aralık 2025, Pazartesi 08:17
Deprem olmuş.
Şehir yıkılmış.
İnsanlar enkazın altında kalmış.
Ve Selahattin Gürkan çıkıp diyor ki:
“Cenazelerimizi bile usulüne göre defnettik.”
Bir cümle bu.
Ama teselli etmiyor.
Yarayı sarmıyor.
Acıya dokunmuyor.
İnsana değil, tutanağa benziyor.
Mehmet Akif Ersoy o an refleks veriyor:
“Vay… bunu sen mi söylüyorsun?”
İşte kırılma noktası burası.
Gazetecilik mi, gösteri mi?
Sorgu mu, sahne mi?
O gün Selahattin Gürkan, mikrofonun önünde sıkıştırıldı.
Bir cümlesi üzerinden yargılandı.
Kameralar döndü, gündem oluştu, reyting geldi.
Zaman geçti.
Roller yer değiştirdi.
Bugün bu kez Mehmet Akif Ersoy çeşitli iddialarla hafızalarda.
Bu kez cümleler onun etrafında dolaşıyor.
Sorgulanan o.
Ve insan ister istemez şunu düşünüyor:
Bir gün başkasına kurduğun cümle mahkemesi,
ertesi gün sana kurulur.
Deprem geçer.
Enkaz kalkar.
Ama söylenen söz kalır.
Bazı cümleler vardır;
ne yayından düşer
ne zamana gömülür.
Sadece yer değiştirir.
(37).jpg)
“HASAN ATAY'I ARAYIN” DEVLETİ
Bir yaşlı vatandaşla Sami Başkan karşılaşıyor.
Rutin.
Sokakta olur.
Vatandaş derdini anlatıyor.
Sami Başkan dinliyor.
Sonra sahneye Eyüp Sağlam giriyor:
“Başkanım, buraya Yeşilyurt Belediyesi bakıyor.”
Cümle bu.
Ne telefon açılıyor,
ne talimat veriliyor,
ne çözüm üretiliyor.
Ama iş burada bitmiyor.
Birileri bu sahneyi alıyor,
kurguluyor,
paketliyor,
ve “anında çözüm” diye sosyal medyada servis ediyor.
Soruyorum:
“Yeşilyurt Belediyesi bakıyor” demek ne zamandır çözüm oldu?
Hasan Atay’ı arayın demek,
hangi problemin ilacıdır?
Bu video kime yarar?
Vatandaşa mı? Hayır.
Şehre mi? Hayır.
Başkana mı? Hiç değil.
Bu video,
başkanı küçük düşürür,
devleti hafifletir,
çözümü ti’ye alır.
Ve sonra insanlar izleyip şunu sorar:
“Bu mu çözüm?”
İşte trajikomedi burada.
Sami Başkan düşman arıyorsa,
sokağa bakmasın.
Muhalefete bakmasın.
Kurt dışarıda değil.
Gövdenin içinde.
Biz düşman değiliz.
Bizim yaptığımız saldırı değil.
Biz sadece şunu söylüyoruz:
“Çözüm diye boşluğu pazarlamayın.”
Kamuoyu adına,
vicdan adına,
akıl adına.
DÖRT VEKİL, BİR BOŞLUK
Malatya’nın dört iktidar milletvekili var.
Kağıt üzerinde güçlü.
Sahada zayıf.
Sonuçta ortada koca bir boşluk.
İhsan Koca…
Ne il başkanlığı dönemi Malatya’ya bir hikâye bıraktı,
ne milletvekilliği dönemi bir iz.
Görünmüyor.
Keşke hiç olmasaydı da,
hiç değilse bir sandalye Malatya adına boşa düşmeseydi.
Kadın milletvekili var.
Morali yerindeyse fotoğraf var.
Morali yoksa Malatya da yok.
Süreklilik değil, ruh hâli siyaseti.
Abdurrahman Babacan desen…
Sosyal medya milletvekilliği.
Paylaşım var, etiket var,
ama Malatya yok.
Bir ara öyle bir hava estirdi ki,
sanki Malatya’yı Avrupa Birliği nezdinde temsil ediyor.
Brüksel bilmiyor, Malatya anlamıyor.
Geriye kaldı Bülent Tüfenkci.
Tecrübe var.
Ama tempo yok.
Malatya’nın ihtiyacı olan sertlik, ısrar ve takip
o kıvamda değil.
Bir de Büyükşehir Belediye Başkanı var:
Sami Er.
Herkesle kavgalı.
İktidarla mesafeli, muhalefetle gergin,
şehirle kopuk.
Sonuç ne oluyor?
Dört iktidar milletvekili,
bir belediye başkanı,
ve koskoca Malatya…
Ama meydanda tek isim var:
CHP Milletvekili Veli Ağbaba.
Muhalefet bir kişi,
iktidar dört kişi.
Ama sahada oran tersine dönmüş.
Siyasette boşluk kabul etmez.
Doldurmazsan, biri gelir doldurur.
Malatya’da olan tam da bu.
(37).jpg)
AK PARTİ İL BAŞKANI NASIL OLMALI?
Soruyu sorunca kitaplar dolusu cevap çıkar.
Ama Malatya’da cevabı sokağın kendisi veriyor.
Sabah kimle görüştün diye sorulmuyor.
Öğleden sonra kime uğradın diye bakılıyor.
Akşam hangi kapıyı çaldın, hangi derdi dinledin, hangi gönlü aldın…
Siyaset biraz da budur.
Avukat Ali Bakan’ın farkı tam burada başlıyor.
Makamdan değil, sahadan konuşuyor.
Randevuyu protokolden değil, vatandaşın cebindeki telefondan alıyor.
Kapı seçmiyor, kişi ayırmıyor, geçmiş defter karıştırmıyor.
Günde üç–dört saat uyuyormuş.
Kalan zamanda Malatya’yı dinliyor.
Teşkilatı dolaşıyor.
Eskileri ziyaret ediyor.
Küskünleri arıyor.
“Birlik” kelimesini pankartta değil, pratikte deniyor.
Bazıları siyaset yapar, teşkilat taşır.
Bazıları teşkilat taşır, siyaset yapamaz.
Ali Bakan ikisini aynı anda yürütüyor.
Bu şehirde zor olan da bu zaten.
Teşkilat memnun.
Saha canlı.
Vatandaş ulaşabiliyor.
İl başkanı görünmez değil, fazlasıyla ortada.
Demek ki AK Parti il başkanı nasıl olmalı sorusunun cevabı çok karmaşık değilmiş.
Çok konuşan değil, çok dinleyen.
Çok vaatte bulunan değil, çok temas eden.
Koltuğu koruyan değil, şehri kollayan.
Malatya siyaseti uzun zamandır bunu özlemişti.
Şimdi sahada bir deneme yapılıyor.
Adı: çalışmak.
Gerisi zaten kendiliğinden geliyor.
DÖRDÜNCÜ KAT DEPREMİ
Malatya’da deprem olmuştu.
Alt katlar ayakta kaldı.
Üst katlar sustu.
Ta ki…
285 milyonluk kütüphane fikri gelene kadar.
Kazma vuruldu.
İş makineleri girdi.
Bir baktık ki deprem, yıllar sonra dördüncü katı hatırlamış.
Ne tesadüf.
Mecliste deniyor ki:
“Kütüphane çalışması sırasında hasarı fark ettik.”
Yani bina, kitap rafını görünce dayanamamış.
Betonun edebiyata alerjisi varmış meğer.
CHP soruyor, gayet basit soruyor:
169 milyona sıfır bina yapılıyor.
285 milyona mevcut binanın içi kazılıyor.
Bu matematik hangi ilçenin müfredatı?
Bir iddia daha dolaşıyor şehirde.
Diyorlar ki deprem değil, makine konuştu.
Titreşim yaptı, yük bindirdi, dördüncü kat “ben buradayım” dedi.
Eğer öyleyse sorun daha büyük.
Eğer değilse soru daha ağır.
Hangisi doğru?
Deprem yıllarca bekledi de
kütüphaneyi mi kolladı?
Yoksa 285 milyon,
binayı okumadan yazmaya mı kalktı?
Malatya’nın derdi kütüphane değil.
Malatya’nın derdi,
her pahalı işin sonunda ortaya çıkan o tanıdık cümle:
“Sonradan fark ettik.”
.jpg)
Kalem Hakkı: Kütüphaneyi Verdik, Soruyu Unuttuk
Sami Er çıktığı her yerde aynı cümleyi kuruyor:
“Kütüphane ihalesini 285 milyona MESTON’a ihale ettik.”
İyi de…
MESTON bu işi kendi mi yapacak,
yoksa başkasına mı ihale edecek?
Eğer kendi yapacaksa,
bu maliyet niye bu kadar yüksek?
Eğer ihale edecekse,
kime edecek, kaça edecek, aradaki fark nerede?
Sorular net.
Cevap yok.
“Kütüphaneyi MESTON’a verdik” demek,
hesap vermek değil…
lafı dolaştırmaktır.
(39).jpg)
LAF EBESİ: “İsim Meselesi”
Malatya’da bazı mahalle isimlerini duyunca insan utanıyor.
Oysa bu şehrin yaşayan değerleri var.
Prof. Dr. Sezai Yılmaz, Sedat Simavi Ödülü alıyor.
Mehmet Akif Üstündağ, voleybolda ülkenin gururu.
Ama mahalleler hâlâ anlamsız tabelalarla anılıyor.
Demedi deme Malatya…
İnsanlar hayattayken onurlandırılmazsa,
isimler ölünce hatırlanıyor.
FİSKOS MASASI:
Malatya’da bu hafta kulisler yine hareketli… Esnaf dertli, eğitim gergin, altyapı sabır taşırıyor!
– Şire Pazarı Esnafı Taşınmaya Direniyor!
Şire Pazarı esnafı yeni bir gerekçeyle ortaya çıkmış. Yeni kurulan Kayısı Ticaret Merkezi’nde dükkân sayısı yalnızca 180, mevcut pazarda ise yaklaşık 800 dükkân var. Üstelik maliyetler de yüksek olunca, esnaf “bu şartlarda taşınmak imkânsız” diyor. Yetkililerden talep net: adil ve uygulanabilir bir çözüm.
– Okullarda Baskı İddiaları İnfial Oluşturdu!
Malatya’da bir öğrencinin yaşadığı trajik intihar olayının ardından, şehirdeki bazı okullardan şiddet ve baskı iddiaları yükselmeye başladı. Özellikle bazı öğretmenlerin tutumlarına dair söylentiler kulaktan kulağa yayılıyor. Eğitim camiasında “bu iş burada kalmaz” diyenler çoğalmış.
– Cami Açılış Tarihleri Yine Takipte!
AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Yeni Cami’nin Kurban Bayramı’nda, Söğütlü Camii’nin ise 2026 yazında açılacağını açıkladı. Ancak daha önce verilen tarihler tutmayınca, Malatyalılar bu kez temkinli. “Takvim var ama güven yok” yorumu yapılıyor.
– MASKİ Kan Kaybediyor!
Hacı Abdi Mahallesi’nde altyapı çalışması sırasında müteahhit firmasının kazısı içme suyu hattını patlattı. Günlerdir süren benzer sorunlar vatandaşı bezdirmiş durumda. MASKİ’ye yönelik eleştiriler artıyor, sabırlar iyice gerilmiş.
Fiskos Masası yine fısıldadı…
Çünkü Malatya’da bazen en büyük sorunlar, “alışıldık” denilerek geçiştiriliyor.
.jpg)
Selam ve dua ile
Fiemanillah
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.


Yorumlar
Yaren
17-12-2025 17:47Selahattin Gürkan başkan Malatya için bir ayrıcalikti her mezhepe saygı gösteren işçi alımında tarafsız olan işini iyi yapan disiplinli bir baskandi malatyanin 5 senesi hiç oldu ins siyasete tekrar dönerde Malatya yine kazanır
Resul
16-12-2025 08:41Selahattin Gürkan deprem olmasaydı herkesin bildiği üzere görevine devam ederdi ve seçilirdi..O da bir insandı ve deprem psikolojisinden etkilenmiş gereksiz bir kaç konuşma yapmıştı..Keşke bu süreçte Gürkan la devam edilseydi..Daha iyi olurdu.
Erhan
15-12-2025 21:08muhalefetin sırtında yumurta küfesi olmadığı için bol keseden atar popülizme başvurur mesela tüm borçlar silinmeli der, maaşlar en az 100 bin olsun, 900 bin öğretmen atansın...... der. yapılan 99 u yok sayıp; eksik olan 1 i vurgular. Tabi bunlar insanların hoşuna gider Ve de "yaşa . bravo ağbaba , sadece sensin, oyum sana" der (bunları biliyorsun ama gönlünün çektiği kişinin, partinin propagandasını yapıyorsun)
Mert Ç.
15-12-2025 13:25Sayın Murat bey, yine çok çok önemli konulara değinmişsiniz, kaleminizi özlemişiz. Siz Malatya'nın gerçek sesisiniz.
Gökhan yarbaşı
15-12-2025 13:06Gürkan döneminde belediyede disiplin vardı..Hizmet vardı..Personelde korku vardı..Şuan hiçbir şey yok...Halkın günlük yaşamını kolaylaştıran belediye hizmeti yok...
Tahsin
15-12-2025 13:01Ali Bakan mevcut yönetime göre insanlığıyla dürüstlüğüyle ön planda...ama Yesilyurt ilçe yönetimi özellikle Bünyamin gibi ayakları yere basmayan kişilerle teşkilat sorun yaşıyor..
Emrullah
15-12-2025 11:26Selahattin Gürkan sadece söylemleri ile kaybetti yoksa adam hizmet yapıyordu. Bir siyasetçi sadece hizmet yapmamalı ne söylediğine de dikkat etmeli bir sonraki seçimde aday olur mu bilmem ama olursa bazı hal ve tavırlarını gözden geçirmeli işte o zaman halk tarafından da sevilir.
Arda
15-12-2025 11:23Ben oyumu kesinlikle Veli Ağbaba ya vereceğim. Ak Parti ne yazık ki Malatya da getirdiği her isim koca bir hiç oldu sadece isimleri var tek övünüp arkasına saklandıkları TOKİ var yollar berbat hizmet desen yok denecek kadar... Neden oyumu vereyim ki? Tutunacak tek bir sebebim yok.
Gökhan
15-12-2025 11:22Kayisi esnafi diyor ki yani dukkanlari ikiye bölün. 4.te bir fiyatına o dukkanlari bize peşkeş cekin. Üstünde taşınma teşviki müşteri garanti bedeli ile taahhüt verin geçelim. Malatya hasit bir memleket. O yüzden asla ve asla elazig kayseri Konya gibi bir sehi hiç olamayacağız.
Ramazan
15-12-2025 10:15Selahattin Gürkan ın ağırlığı belediye geçmişi vardı..Bu süreçte Sami Er i görünce mevcutla devam etmenin anlamını gördük...Sami Bey başarısız..
Şengül
15-12-2025 09:40Okullardaki baskı ve şiddet iddiaları beni çok endişelendiriyor. İntihar olayının ardından bu söylentilerin çıkması tesadüf değil. Eğitim camiası bu işi kapatmaya çalışmasın. Öğretmenlerin tutumları incelenmeli çocuklarımızın psikolojisi çok önemli.
Fatih
15-12-2025 09:39Yeni merkezde dükkân sayısı 180, biz burada 800 esnafız. Bu şartlarda taşınmak imkansız. Adil ve uygulanabilir bir çözüm istiyoruz
Makina Mühendisi
15-12-2025 09:39285 milyonluk kütüphane meselesi tam bir trajikomedi. 169 milyona sıfır bina yapılırken, neden hasarlı bir binanın içi 285 milyona tadil ediliyor? 'Deprem, kütüphane fikri gelince dördüncü katı hatırladı' cümlesi alaycı ama gerçeği yansıtıyor. Ya keşif hatalıydı, ya da makine yüküyle hasar büyüdü. 'Sonradan fark ettik' cümlesi her pahalı işin sonunda karşımıza çıkıyor. Malatya halkı aptal değil, bu matematiği sorguluyor.
Yaşar G. (Eski Siyasetçi)
15-12-2025 09:38Teşkilatçı olmak başka, siyaset yapmak başka. Ali Bakan ikisini birleştirmiş görünüyor.
Filiz Mert
15-12-2025 09:37Depremden sonra Malatya için Ankara'da masaya yumruğunu vuran kaç vekil gördük? Hiç.
Cüneyt
15-12-2025 09:37Makaledeki vekil eleştirilerinin altına imzamı atarım. İktidarın dört vekili var ama Malatya’nın derdini Meclis'e taşıyan tek ses Veli Ağbaba.
Yavuz Aydın
15-12-2025 09:36Devleti bu kadar hafifletmeyin. Halkın gözünde güven bırakmıyorlar. Bu tarz videolar başkana puan değil, eksi yazdırır
Ramazan ÇOBAN
15-12-2025 09:36Sami Başkan vatandaşı dinliyor güzel. Ama yanındaki adamın Yeşilyurt Belediyesi bakıyor demesi nedir Allah aşkına? Sanki Malatya iki ayrı cumhuriyet! İki belediye başkanı oturup o sorunu çözemeyecek mi?
Mustafa D.
15-12-2025 09:35Bugün başkasını eleştiren, yarın kendi eleştiri oklarının hedefi oluyor. Bu siyasetin değişmez kuralı. O gün Gürkan'ı yargılayanlar, bugün terazide tartılıyor. O deprem, sadece binaları değil, Malatya siyasetindeki tüm ilişkileri de yıkıp geçti
Yasin
15-12-2025 09:01Maski sanırım en başarısız dönemini yaşıyor. Belediyedeki başarısızlık 3 iken Maskide 5