CHP'nin Yeni Merkezinde Veli Ağbaba Yok
30 Temmuz 2026, Perşembe 14:38
Siyasetin en meşhur cümlesidir:
“Kendi istemedi…”
Ne hikmetse koltuğu kaybeden herkesin ilk tercihi, koltuktan vazgeçmek olur.
Veli Ağbaba da CHP’nin yeni parti merkezinde yok.
Hakkındaki iddialar…
İhraç edilen isimlerle ilgili tartışmalar…
Ve parti yönetiminin çizdiği yeni fotoğraf…
Kimse yüksek sesle bir şey söylemedi.
Ama en gürültülü cümleyi sessizlik kurdu.
Çünkü siyaset bazen sahip çıkarak konuşur; bazen sessizliğiyle mesafe koyar.
Düne kadar partinin en etkili isimlerinden biri olarak gösterilen Ağbaba, bugün yeni yönetimin merkezinde kendine yer bulamadı.
Bu tablo, sadece bir görev değişikliği değil.
Bir mesafe koyma biçimi.
Bir ağırlık kaybı.
Belki de yakın bir hesaplaşmanın ilk perdesi.
Bugün Parti Meclisi…
Yarın milletvekili listeleri…
Siyasette tasfiye kapıya yazıyla asılmaz.
Önce masadaki sandalye eksilir.
Sonra fotoğraftaki yer.
En sonunda isim.
Bazen insanı merkezin dışına kimi zaman en yakınındakiler iter.

MALATYA’YI KAYISI DALINDAN YÖNETMEK
Malatya’nın meseleleri ağır.
Deprem ağır.
Geçim ağır.
Üreticinin yükü ağır.
Neyse ki siyasetçilerimiz hafif.
İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak…
Esin Tanrıverdi…
Yurdanur Mut…
Kayısı bahçesine girmişler.
Kayısı toplamışlar.
Fotoğraf çektirmişler.
Gülümsemişler.

Malatya rahat bir nefes almış olmalı.
Çünkü üreticinin derdi fiyat değilmiş.
Don değilmiş.
Mazot değilmiş.
Borç hiç değilmiş.
Meğer tek eksiği, dalından kayısı koparan siyasetçi fotoğrafıymış.
Memleketin yarası derin, siyasetin uğraşı kadraj.
Kıyafet seçiliyor.
Poz ayarlanıyor.
Meyve elde tutuluyor.
Sonra vatandaşın karşısına hizmet diye sunuluyor.
Akıl görünmediği için kullanılmıyor.
Strateji fotoğrafa çıkmadığı için düşünülmüyor.
Birikim beğeni getirmediği için önemsenmiyor.
Zaten dosya okumak zor.
Rapor hazırlamak zahmetli.
Çözüm üretmek terletir.
Kayısı pıtlatmak kolay.
Makamı sorumluluk değil, stüdyo zannedenlerin siyaseti de ancak bu kadar olur.
Malatya’nın kayısısını herkes toplar.
Mesele, Malatya’nın dağılmış hâlini kimin toplayacağıdır.
Ama onların eli meşgul.
Birinde kayısı…
Diğerinde telefon…
Memleket bunlarla sahipsiz.
.jpeg)
KÜTÜPHANE Mİ, KÖFTEHANE Mİ?
Murat Kurum Malatya’ya geldi.
Sami Başkan başladı kütüphaneyi anlatmaya.
“Çok teveccüh var.”
“Büyük rağbet görüyor.”
“İnsanlar akın akın geliyor.”
Murat Kurum taşı gediğine koydu:
“Madem bu kadar talep var, bir tane daha yap.”
Haklı.
Yalnız küçük bir ayrıntı var.
Sen kebap verirsen millet gelir efendi.
Köfte dağıtırsan sıra oluşur.
Çiğ köfte partisi düzenlersen salon dolar.
Yeter ki beleş olsun.
Velev ki boş mezar olsun.
Peki yarın diğer kütüphaneler ne diyecek?
“Başkanım, bize de köfte.”
“Bize de kebap.”
“Bize de ayran.”
Çünkü kütüphanenin kapısını kitapla değil, ikramla açarsan…
Okuru değil, müşteriyi çoğaltırsın.
Kütüphane okumak içindir.
Öğrenmek için.
Düşünmek için.
Zihni büyütmek için.
Sami Başkan ise işi tersinden kavradı.
Kitabı dekor yaptı.
Masayı sofraya çevirdi.
Sessizliği garson çağrısıyla bozdu.
Kütüphaneyi büyütmedi.
Kütüphanenin manasını küçülttü.
Şimdi ortada cevabı bekleyen tek soru var:
Burası kütüphane mi…
Köftehane mi?
.jpeg)
BOYLA DEĞİL, OYLA UĞRAŞ MAHMUT!
Organize sanayiyi küçümsemiyorum.
Bilakis önemsiyorum.
Fabrika üretir.
İstihdam sağlar.
Şehre para kazandırır.
Lakin sandığın başka bir matematiği vardır.
Malatya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki iş insanı sayısı dört yüz, bilemedin beş yüz.
Dışarıdaki tüccar ise on iki bin civarında.
Lokantacı…
Matbaacı…
Büfeci…
Tuhafiyeci…
Çiğ köfteci…

TSO’nun kaderini fabrika bacaları değil, çarşının oyları belirliyor.
Mahmut Boyraz da eski hataları tekrarlıyor.
Küçük esnafı küçümsüyor.
Tüccarın arasına giremiyor.
Çarşının dilini konuşamıyor.
Çünkü geç kaldı.
Çünkü bugüne kadar o insanlara yatırım yapmadı.
Çünkü seçim yaklaşınca uzatılan elin, yıllarca sıkılmayan eli ısıtacağını sanıyor.
Bunu tenkit etmek için söylemiyorum.
Aklı varsa yol gösteriyorum.
Kasım ağabeyin karikatüründe büfeci, fabrika sahibine başını kaldırıp şöyle diyordu:
“Boyun kadar değil, oyun kadar konuş!”
Ben de Mahmut’a aynı yerden sesleniyorum:
Fabrikaların metrekaresini saymayı bırak.
Esnafın gönlüne bak.
Boyla değil, oyla uğraş Mahmut!
Tabii…
Uğraşabileceğin bir ortam kaldıysa.

HER ŞEYİ ÖĞRENDİ, DURMAYI ÖĞRENEMEDİ
Prof. Dr. İbrahim Gezer…
Unvanı uzun.
Birikimi geniş.
Fikri kuvvetli.
Siyasi ömrü ise aktarmalı otobüs hattı gibi.
Bir durakta AK Parti.
Sonra zil çaldı.
İndi.
Öteki durakta DEVA.
Orada da koltuğu ısınmadan güzergâh değişti.
İlimde profesör oldu, siyasette istikamet bulamadı.
Okudu.
Araştırdı.
Yazdı.
Konuştu.
Ama insan bazen bütün kitapları bitiriyor da bir tek kendi nefsini okuyamıyor.
Bilgi “sabret” dedi.
Hisleri “git” dedi.
Metanet “bekle” dedi.
Öfkesi bavulu topladı.
Siyaset uzun soluk ister.
İbrahim Gezer’in nefesi vardı.
Lakin rotası sık değişti.
Biraz sebat etseydi…
Biraz vefa gösterseydi…
Her canı sıkıldığında kapıya yönelmeseydi…
Bugün Malatya siyasetinde adı değil, ağırlığı konuşulurdu.
Çünkü ağırlık, diploma çerçevesinden değil…
Aynı yerde dimdik durabilmekten gelir.
Yine de hakkını yemeyelim.
İbrahim Gezer’in bilgisi, bugün birçok siyasetçinin bütün kadrosundan daha hacimli.
Ben Sami Er’in yerinde olsam çağırırdım.
Dinlerdim.
Not alırdım.
Siyasi sadakat beklemezdim.
Çünkü adamın istikametinden emin olunmaz belki…
Ama Malatya hakkında söyleyecek sözü vardır.
Zaten memlekette sözü olmayanlar makam sahibi…
Bilgisi olanlar küskün…
Tecrübesi bulunanlar dışarıda…
Alkış tutanlar içeride.
İbrahim Gezer siyasette tutunamadı; fakat Malatya siyaseti de onun aklından faydalanacak kadar akıllanamadı.
KALEM HAKKI: HAZIR DEĞER
Malatya yıllardır siyasetçi üretiyor… Marka üretemiyor. Mehmet Akif Üstündağ ise siyasetle değil, başarıyla adını yazdırdı. Şimdi konuşulan, MHP’nin milletvekilliği teklifi. Eğer kabul ederse, Malatya belki de uzun yıllar sonra hazır bir değeri Ankara’ya göndermiş olacak. Çünkü bazı isimler önce rozet takar, sonra kendini ispat etmeye çalışır. Bazıları ise rozetten önce kendini ispat eder.
FIKRA GİBİ MEMLEKET:
Doktor, yaşlı çiftçinin elini dikiyormuş.
Söz dönmüş, dolaşmış siyasete gelmiş.
Çiftçi demiş ki:
“Politikacıların çoğu direkteki kaplumbağaya benzer.”
Doktor şaşırmış:
“O da ne?”
“Yol kenarında bir direğin tepesinde kaplumbağa görürsen bil ki…”
“Kendi çıkmamıştır.”
“Oraya ait değildir.”
“İnmeyi de beceremez.”
“Sen sadece onu oraya kimin koyduğunu düşünürsün.”
…
Malatya’da direk çok.
Kaplumbağa daha çok.
Aşağıda vatandaş bekliyor.
Yukarıdakiler poz veriyor.
Mesele kaplumbağanın nasıl indiği değil… Onu oraya kimin çıkardığı.
LAF EBESİ: “MAVİ LENS”
Eskiden Kırmızı Başlıklı Kız vardı.
Şimdi mavi lensli siyasetçi…
Bakış değişiyor.
Renk değişiyor.
Kadraj değişiyor.
Bir tek memleketin derdi yerinde duruyor.
Demedi deme…
FİSKOS MASASI:
Malatya’da bu hafta siyaset de, sokak da hareketli…
Ankara’dan gelen ziyaretler, kulislerde dolaşan siyasi iddialar ve vatandaşın gündemi birbirine karışmış durumda. Şehirde herkes bir şey anlatıyor ama herkes aynı şeyi anlatmıyor.
Babacan’ın Rotası İstanbul mu?
AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan’ın, önümüzdeki dönemde İstanbul’dan milletvekili adaylığına sıcak baktığı kulislerde dillendiriliyor. Bu iddiaların doğru olup olmadığı merak edilirken, gözler Ankara’dan gelecek olası gelişmelere çevrilmiş durumda. Bakalım bu fısıltılar gerçeğe dönüşecek mi?
Veli Ağbaba İçin Yeni Adres İddiası!
Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında da benzer kulisler dolaşıyor. Parti kulislerinde, yeni dönemde İstanbul veya Ankara’dan aday gösterilebileceği konuşuluyor. Şimdilik resmî bir açıklama yok ama siyaset kulisleri oldukça hareketli.
Barış Yıldız’a Yeni Parti’den Vize Çıkmadı mı?
Siyasi kulislerde Barış Yıldız’ın Yeni Parti’nin Malatya il başkanlığı için girişimlerde bulunduğu konuşuluyor. Ancak parti yönetiminin yeni yapılanma sürecinde kendisini bu görev için değerlendirmeye almayacağı iddia ediliyor. Şimdilik resmî bir açıklama yapılmış değil. Bakalım Yeni Parti’nin Malatya’daki yeni adresi kim olacak?
Kurum Geldi, Kapalı Kapılar Ardında Ne Konuşuldu?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un Malatya ziyaretinde resmî programlar coşkulu geçti. Ancak kulislerde, basına kapalı görüşmelerde teslimat süreleri ve altyapı çalışmaları konusunda zaman zaman görüş ayrılıklarının yaşandığı konuşuluyor. Bu görüşmelerin sahaya nasıl yansıyacağı merak ediliyor.
Kurada Sevinen de Var, Bekleyen de…
Bakan Kurum’un katılımıyla binlerce konut için kura heyecanı yaşandı. Ev sahibi olmaya hak kazananların sevinci kadar, ismi çıkmayan vatandaşların hayal kırıklığı da şehirde konuşuluyor. Kulislerde en çok duyulan cümle şu: “Acaba bir sonraki kura ne zaman?”
Cadde İsmi Siyaseti Isıttı!
Saray Mahallesi’ndeki bir caddeye “Murat Kurum Caddesi” adının verilmesi siyasi kulislerde farklı yorumlara neden oldu. Kararı destekleyenler kadar, eski isimlerin korunması gerektiğini savunanların da olduğu konuşuluyor. Tartışmanın bir süre daha devam edeceği tahmin ediliyor.
Kütüphane Tartışması Bitmiyor!
Şehirde bazı çevrelerde, önceliğin konut ve altyapı olması gerektiği yönündeki eleştiriler sürüyor. Bakan ziyaretlerinde kütüphane projesinin öne çıkarılması da kulislerde farklı değerlendirmelere konu oluyor. Bakan Murat Kurum’un yeni bir kütüphane önerisinin bu tartışmaları yeniden alevlendirdiği konuşuluyor.
TOKİ Konutlarında Beklenmeyen Tablo!
TOKİ’nin satışa sunduğu konutlara beklenen ilginin oluşmadığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Bunun nedeninin ödeme şartları ve ekonomik koşullar olduğu konuşulurken, vatandaşın alım gücü yeniden gündeme taşınıyor. Kulislerde şimdi şu soru soruluyor: “Şartlar değişir mi?”
Sıcak da Bunaltıyor, Susuzluk da…
Kavurucu sıcakların etkisini artırdığı günlerde bazı bölgelerde yaşanan su kesintileri ve altyapı çalışmaları vatandaşın tepkisini çekiyor. Toz ve sıcak birleşince şehirde yaşamın daha da zorlaştığı konuşuluyor. Mahallelerde aynı serzeniş yükseliyor: “Bir yanda sıcak, bir yanda susuzluk.”
Deprem Korkusu Yeniden Kapıyı Çaldı!
Akçadağ merkezli depremler sonrası özellikle kalıcı konutlarına henüz kavuşamayan vatandaşların endişesinin arttığı ifade ediliyor. Kulislerde, konteynerlerde yaşayan ailelerin tedirginliği yeniden gündeme gelmiş durumda. Şehir şimdi daha güvenli yarınların ne zaman geleceğini konuşuyor.
Ulaşıma Yeni Zam mı Geliyor?
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın ardından şehir içi ulaşım ücretlerine zam yapılabileceği yönünde söylentiler dolaşıyor. Henüz resmiyet kazanmayan bu iddialar vatandaş arasında şimdiden konuşulmaya başlanmış durumda. Gözler ilgili kurumlardan gelecek açıklamalarda.
Sahada Hareketlilik Artıyor!
Cumhur İttifakı ortağı MHP’nin sahadaki çalışmalarını yoğunlaştırdığı konuşulurken, muhalefet partilerinin de deprem sonrası yaşanan sorunları daha sık gündeme taşıdığı görülüyor. Şehirde siyasi hareketliliğin önümüzdeki aylarda daha da artacağı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Bakalım bu tempo seçim atmosferine dönüşecek mi?
Fiskos Masası kulak kabartmaya devam ediyor…
Çünkü Malatya’da bazen en sıcak gelişmeler, önce kulaktan kulağa yayılıyor, sonra gündeme oturuyor.
(1).jpg)
Selam ve dua ile
Fiemanillah
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.


Yorumlar
Nilüfer
30-07-2026 16:18Fıkradaki kaplumbağa misali, direğin tepesindekiler aşağıdakileri görmüyor. Akçadağ sallandıkça konteynerde yüreğimiz ağzımıza geliyor. Biz güvenli ev bekliyoruz, siyasetçiler kayısı dalında fotoğraf veriyor. Kaleminize, yüreğinize sağlık, Malatya’nın sahipsizliğini bundan iyi kimse özetleyemezdi
AlpTekin
30-07-2026 16:17Veli Bey bu memlekete yıllarca ses oldu, hakkını yemeyelim. Ama Genel Merkez'deki resimden düşürüldüğü de bir gerçek.
Ali Rıza Tan
30-07-2026 16:17CHP’deki değişimin ve merkezin sessizliğinin Malatya’ya yansımasını çok iyi özetlemişsiniz.
Ayşe Yılmaz
30-07-2026 16:17İbrahim Gezer analiziniz muazzam olmuş. Adam gerçekten birikimli, dinlesen ders alırsın ama siyasette o duraktan bu durağa atlayınca inandırıcılık kalmıyor.
Çağlar Ekici
30-07-2026 16:16Sami Er Başkan'a kütüphane konusunda verdiniz veriştirdiniz ama haksız da sayılmazsınız. Biz konteynerde sıcakla, tozla uğraşırken memleketin gündemi kütüphanede dağıtılan köfte-kebap olmuş. Vallahi fıkra gibi şehirde yaşıyoruz. Murat Kurum bile işin dalgasında 'bir tane daha yap' diyor. Trajikomik halimiz...
Ahmet Ceylan
30-07-2026 16:16Biz çarşı esnafı olarak depremden beri tozun toprağın içindeyiz. Ağalar fabrika gezmekten, protokol pozu vermekten çarşıya inemiyor.
Turan ağbi
30-07-2026 15:57Abdurrahman Babacan Bakan olsun... Ama Malatyaya Öteden baksın.
Osman
30-07-2026 15:49Kebap mı dağıtılıyormuş kütüphanede ? Bir arkadaş var haberi olmamış sanırım ona da söyleyeyim bedava he mi? vay be.