28 Eylül, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    49.01
  • EURO
    56.11
  • ALTIN
    6740.8
  • BIST
    12.899
  • BTC
    84448.665$

Fikir Eskiydi, Alkış Bayram'a Kaldı

11 Ağustos 2026, Salı 09:41
Fikir Eskiydi, Alkış Bayram'a Kaldı

Malatya’da kahraman olmak bazen kolay.

Eski dosyayı açıyorsunuz.

Tozunu üflüyorsunuz.

Yeniymiş gibi anlatıyorsunuz.

Alkış hazır.

Bayram Taşkın, Cezmi Kartay’daki eğlence mekânlarının taşınacağını açıkladı.

Muhafazakâr Malatya sevindi.

Başkan alkışlandı.

Neredeyse “kırk yıllık meseleyi çözen adam” ilan edilecek.

İyi de…

Mesele kırk yıllık, Bayram Başkan iki yıllık.

Takvim yalan söylemiyor.

25 Kasım 1983.

Cezmi Kartay’ın içkili yer bölgesi statüsünün tarihi.

18 Ekim 2023.

Malatya Emniyeti mevcut bölgenin asayiş açısından uygun olmadığı yönünde belediyeye yazı gönderiyor.

1 Kasım 2023.

Battalgazi Belediye Meclisi taşınmayı ve yeni alanların belirlenmesini İmar Komisyonuna havale ediyor.

Karar numarası: 129.

Başkan kim?

Osman Güder.

Bayram Taşkın?

Henüz koltukta yok.

Yani dosyayı açan Osman Güder dönemi, bugün alkışı alan Bayram Taşkın dönemi.

Sonra seçim oluyor.

Bayram Taşkın geliyor.

12 Kasım 2025 ve 8 Ocak 2026’da bu kez işletmeciler masaya oturuyor.

Onlar da mevcut yerde kalmak istemiyor.

Denetlenebilir, çarşı dışında, şehirle iç içe olmayan bir alan talep ediyor.

Yani taşımak isteyen yalnız belediye değil; taşınacak esnaf da aynı şeyi istiyor.

Haziran ve Ağustos 2026’da dosya yeniden meclisin önünde.

Ardından Bayram Taşkın çıkıyor:

Cezmi Kartay taşınacak.

Alkış.

Manşet.

Kahramanlık.

İyi güzel de…

Bu hikâyede kahraman çok, yeni fikir yok.

Bayram Taşkın işi sonuçlandırırsa alkışlarız.

Hakkıdır.

Fakat tamamlamak başka…

Başlatmış gibi alkışlanmak başka.

Cezmi Kartay taşınır.

Tabelalar sökülür.

Mekânlar gider.

Ama 18 Ekim 2023 orada.

1 Kasım 2023 orada.

129 sayılı karar orada.

Osman Güder’in adı da orada.

Kurdeleyi son gelen kesebilir…

Geçmişi kesemez.

PROTOKOL OMUZDA BİTTİ

Malatya’da protokol biraz değişmiş.

Vali Seddar Yavuz…

Takım elbise tamam.

Kravat yerinde.

Yanında Sami Er.

Gömlek açık.

Başkan rahat.

El, mülkî idarenin omzunda.

Kareye bakınca insanın aklına protokol sırası gelmiyor.

Mahalle arkadaşlığı geliyor.

Oysa biri Malatya Valisi.

Öteki Büyükşehir Belediye Başkanı.

Makam, insan nerede duracağını bildikçe ağırlık kazanır.

Üstelik görüntüyü yayımlayan da Seddar Yavuz’un kendi hesabı.

Sami Er’in teşkilatla münasebeti malum.

Vekillerle arasındaki soğukluk da…

Belli ki Başkan yakınlaşmaya karar vermiş.

Yanlış makamdan başlamış.

Devletle omuz omuza çalışmak güzel.

Sami Er, deyimi biraz fazla ciddiye almış.

MALATYA SIĞDIRAMADI, ANTEP KAPTI

Malatya yeniden kuruluyor.

Binalar yükseliyor.

Çarşı şekilleniyor.

İşyerleri yapılıyor.

Bazıları 8 metrekare.

Sonra soruyoruz:

Esnaf neden gidiyor?

Hacı Baba Sinan Et Lokantası…

Mehmet Zeki Saygı’nın yıllarca yaşattığı, dışarıdan gelen kıymetli misafirimizi gönül rahatlığıyla götürdüğümüz mekân.

Sıradan bir lokanta değildi.

Malatya’nın sofrasına konmuş kartvizitiydi.

6 Şubat yıktı.

Devlet yeniden yaptı.

Gelgelelim cetvel başka türlü çalıştı.

Dükkân çıktı…

Hacı Baba sığmadı.

Çareyi Gaziantep’te buldu.

Geçenlerde bizzat gittim.

Antepli arkadaşlarıma,

“Size kendi memleketinizde, Gaziantep mutfağına meydan okuyacak bir Malatya lezzeti yedireceğim” dedim.

Pek ciddiye almadılar.

Yemek geldi.

Çatal çalıştı.

Muhabbet kesildi.

Yüzlerindeki hayret görülmeye değerdi.

Daha acısı neydi biliyor musunuz?

Mekân doluydu.

Antepli gelmiş.

Tatmış.

Beğenmiş.

Ben ise oturmuş, bizim kaybettiğimiz değerin tadını başkalarının çıkarmasını seyrediyordum.

Gastronominin başkenti, Malatya’nın elinden kaçırdığı lezzeti sahiplenmişti.

Sami Er’e sitemim burada.

Belediye başkanlığı asfalt, park, kaldırım hesabından ibaret olamaz.

Şehrin markasına da sahip çıkacaksın.

Hacı Baba bavul topluyorsa, belediye başkanının haberi sonradan olmaz.

Olmuş.

Gaziantep kazanmış.

Fatma Şahin’in yönettiği şehir, bizim elimizden kaçırdığımız markayı sofrasının başköşesine oturtmuş.

Biz?

Yeni çarşıyla övünüyoruz.

Övünelim.

Malatya dükkân yaptı; dükkâna sığmayan değerini Antep’e gönderdi.

Ne acayip memleketiz…

Hacı Baba’ya Malatya’da yer bulamadık; Gaziantep’te Malatya’ya yer bulduk.

DOSYA VAR… SIRA VAR MI?

CHP’li belediyelere yönelik operasyonları konuşuyorduk.

Yanımda etkili ve yetkili bir isim vardı.

Sordum:

“AK Partili belediyelere de operasyon gelir mi?”

Tereddüt etmedi:

“Gelir. Dosyaları elimizde… Zamanını bekliyor.”

İlginç.

Demek AK Partili belediyelerin de dosyaları var.

O hâlde mesele kimin dosyasının olduğu değil…

Kimin dosyasının açılacağı.

CHP’li belediyelere operasyon yapılıyor.

İddialar araştırılıyor.

Başkanlar sorgulanıyor.

Peki AK Partililer?

Bence AK Parti’nin önünde büyük bir fırsat var.

Kendi belediyelerine de dokunursa, en kuvvetli cevabı vermiş olur:

“Yanlış yapan bizdense de hesabını sorarız.”

İşte bu puan kazandırır.

İşte bu güven verir.

Aksi?

CHP’liye operasyon üstüne operasyon…

AK Partilinin dosyası rafta…

Bir müddet sonra vatandaş dosyanın içindekini bırakır, neden yalnız bir tarafın dosyasının açıldığını sormaya başlar.

O zaman CHP mağdur olur.

Operasyon siyasallaşır.

İktidarın attığı taş dönüp kendi ayağına düşer.

Benim merak ettiğim de bu.

Yetkili ve etkili isim açık söyledi:

“AK Partili belediyelerin de dosyaları elimizde.”

Güzel.

CHP’lilerinki açılıyor.

AK Partililerinki bekliyor.

Dosya varsa, sıra ne zaman?

VELİ’YE İTAAT EDİNİZ!

Bir zamanlar CHP’de Veli Ağbaba vardı.

Hem de nasıl vardı…

Milletvekili.

Genel Başkan Yardımcısı.

Parti Meclisi üyesi.

Malatya zaten cepte.

Belediyelerde ağırlığı var.

Teşkilatta sözü var.

Genel merkezde sandalyesi var.

Veli Ağbaba’nın partide makamından fazla nüfuzu vardı.

İnanmayan Abdulvahap Göçer’e baksın.

Yazıhan Belediye Başkanı.

Veli Ağbaba’ya kafa tuttu.

“Tek adam” dedi.

Partinin şirket gibi yönetildiğini söyledi.

Sonra?

İhraç edildi.

Elbette tesadüf olabilir.

Ama nedense o yıllarda tesadüfler de Veli Bey’e itaat ediyordu.

Şimdi önümüzde başka bir hikâye var.

Arsalar…

Şirketler…

Ortak girişimler…

Ağbaba ailesinin ticari ilişkileri…

İddia şu:

Üç şirket bir araya geliyor.

Kamu arazilerinin satışlarına giriyor.

Diyelim arazi 100 lira.

120 veriyorlar.

Alıyorlar.

Helali hoş olsun.

Ticaret bu.

Fakat para arsayı alırken değil, arsa “ticari” hâle gelince büyüyor.

İddiaların can alıcı tarafı burası.

Arazinin niteliği değişiyor.

Değeri katlanıyor.

100’ün yanına sıfırlar ekleniyor.

Kim yaptı?

Nasıl yaptı?

Kimin nüfuzu vardı?

Kimin imzası vardı?

Bunları savcı araştırsın.

Ben kimseye hırsız diyemem.

Veli Ağbaba’nın ağabeyi yolsuzluk yaptı da diyemem.

Belgem yok.

Karar yok.

Hüküm yok.

Ama ortada fevkalade enteresan bir tesadüfler silsilesi var.

Bir tarafta siyaset.

Bir tarafta belediyeler.

Bir tarafta aile şirketleri.

Bir tarafta arsalar.

Ve yıllarca hepsinin ortasında aynı soyadı konuşuluyor.

Ağbaba.

Mesele de burada insanın aklına takılıyor.

Veli Ağbaba’ya karşı çıkanın siyasette işi zorlaşıyor.

Ailesinin içinde bulunduğu ticari yapılar ise iddialara göre arsada işini kolaylaştırıyor.

Ne diyelim…

Belki yine tesadüf.

Ama bu kadar tesadüf üst üste gelince insanın aklına Abdulvahap Göçer geliyor.

Çünkü o dönemin CHP’sinde anlaşılan bir şey çok kıymetliymiş:

Arsa mı?

Makam mı?

Parti üyeliği mi?

Hiçbiri.

Veli Ağbaba’yla iyi geçinmek.

KALEM HAKKI: KARA BELA’YA TARİH DERSİ
28 Ekim 2010.

Cezmi Kartay’ı manşete taşıdık.
Belediyeyi eleştirdik.
Tehdit yedik.

Aradan 16 yıl geçti.

Bayram Taşkın çıktı:
“Cezmi Kartay’ı ben kurtardım.”

Kemal Sunal’ın Kamil’i de bir gün Kara Bela olmuştu.

Mahalle inanmıştı.

Bayram Başkan da inanmış anlaşılan.

Kendisine kabadayı değil…

Tarih öğretmeni lazım.

LAF EBESİ: “HEYKEL TERCİHİ”

Çıplak heykel tartışması memleketi sardı…

Barış Yıldız da ekibi topladı.

Ama adres manidar:

Atatürk heykeli değil…

İnönü’nün önü.

Herhalde Barış Başkan da işi sağlama aldı;

“Heykel olsun ama üstü başı yerinde olsun” dedi!

Siyasette bazen tercih konuşmaz…

Kadraj konuşur.

Demedi deme Barış…

FIKRA GİBİ MEMLEKET: ARİSTİPPUS GÖRSE…

Adam övünmüş:

“Çok iyi yüzüyorum.”

Aristippus sormuş:

“Balığın yaptığıyla mı şeref arıyorsun?”

…

İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’ın sosyal medya hesabına bakıyorsun.

Fotoğraf…

Fotoğraf…

Fotoğraf…

Aristippus Malatyalı olsaydı herhalde sorardı:

“Telefonun yaptığıyla mı milletvekilliği yapıyorsun?”

FİSKOS MASASI:

Malatya’da bu hafta kulislerin harareti ağustos sıcağıyla yarışıyor…
Siyasette saf değişiyor, üretici hesap yapıyor, vatandaş ise musluktan akan suya bakıp kara kara düşünüyor. Şehirde fısıltı çok; cevap bekleyen soru daha çok…

Fezleke mi, Siyasi Hesap mı?
Yeni Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve parti genel merkezine ilişkin fezleke haberleri Meclis’e kadar uzanınca Malatya kulisleri de hareketlenmiş. Bir taraf “Hukuk işliyor” derken, diğer taraf “Siyasi hamle mi?” diye soruyor. Anlaşılan bu dosyanın siyasi yankısı adliye koridorlarından daha uzun sürecek.

Hekimhan’da Saflar Yeniden mi Kuruluyor?
Hekimhan Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım ve bazı meclis üyelerinin YENİ Parti saflarına geçmesi yerel siyasetin hesabını yeniden açmış. Kulislerde şimdi herkes belediye meclisindeki yeni dengeleri hesaplıyor. Fısıltı şu: “Bu geçiş ilk mi, devamı da gelecek mi?”

Kayısı Dalda Ucuz, Masraf Cepte Pahalı!
Geçen yıl 400 lira bandında konuşulan kayısının bu sezon 230-250 liraya kadar gerilediği söyleniyor. Mazot yükselmiş, işçilik yükselmiş, üreticinin hesabı ise tersine dönmüş. TMO’dan hâlâ beklenen adım gelmeyince bahçelerde aynı cümle dolaşıyor: “Kayısı Malatya’nın altınıysa, üretici neden zarar ediyor?”

Deprem Gitti, Korkusu Kaldı!
Gaziantep’teki 4,5’lik sarsıntının ardından Prof. Dr. Naci Görür’ün “deprem dirençli kent” vurgusu Malatya’da da karşılık bulmuş. Çünkü Malatyalı artık depremin büyüklüğünden önce oturduğu binayı düşünüyor. Kulislerde soru değişmiyor: “Yeni Malatya gerçekten depreme hazır mı kuruluyor?”

Musluktan Su mu, Çamur mu Akıyor?
Kesintiler bir yana, su geldikten sonra bazı musluklardan bulanık su aktığı yönündeki şikâyetler vatandaşı iyice tedirgin etmiş. Damacana alan ayrı dertli, musluğu açan ayrı… Üstelik acil servislerdeki yoğunluk da konuşulunca fısıltı büyümüş: “Bu ikisinin arasında bir bağlantı var mı?” Vatandaş şimdi doyurucu bir açıklama bekliyor.

Şimdi de Kene Tedirginliği!
Malatya’da KKKA vakaları görüldüğü yönündeki haberler özellikle kırsalda yaşayanları endişelendirmiş. Bağa, bahçeye giden vatandaş artık kayısıdan önce üstünü başını kontrol ediyor. Kulislerde ilaçlama ve saha tedbirlerinin artırılması istenirken, yazın yeni sorusu da hazır: “Sıcaktan mı kaçalım, keneden mi?”

Fiskos Masası notunu aldı…
Malatya’da gündem öyle hızlı değişiyor ki;
bir fısıltının cevabı gelmeden, öteki çoktan masaya düşüyor.

Selam ve dua ile
Fiemanillah 

Yorumlar

  • yorum avatar
    Yasin Elverir
    12-08-2026 16:56

    Orası zaten dönüştürüldü.İsteseler de orda büyük bir iş yeri veya alan yok.Yani Toki o işi bitirdi Malatya da.

  • yorum avatar
    Selçuk
    12-08-2026 12:35

    Şehirlerin hafızası olmalı. Bugün gelen başkan dün yapılanı sahipleniyor, yarın başka biri gelip bugünkünü sahipleniyor. Sonra vatandaş hangi işi kimin yaptığını anlayamıyor. 1983’ten başlayan bir mesele konuşuluyor. 2023’te resmî süreç başlamış. 2026’da başka bir yönetim sonuçlandırmaya çalışıyor. Bana kalırsa burada bir kişinin başarısından ziyade kurumsal devamlılık konuşulmalı. Osman Güder döneminde atılan adımı yok saymak yanlış olur; Bayram Taşkın sonuç alırsa onun emeğini görmezden gelmek de aynı derecede yanlış olur. Memlekette biraz da bu kültürü yerleştirmek lazım. Her hizmeti sıfırdan başlamış gibi anlatmak siyasetçiye birkaç günlük alkış kazandırır ama şehrin hafızasını fakirleştirir.

  • yorum avatar
    Sedat
    12-08-2026 12:35

    Yazıda hoşuma giden taraf tarih ve karar numarası verilmesi oldu. Çünkü siyasette herkes konuşuyor, belge konuşunca işin rengi değişiyor. 1 Kasım 2023 ve 129 sayılı karar ortadaysa Bayram Taşkın’ın henüz başkan olmadığı dönemde bu mesele resmî olarak gündeme alınmış demektir. Bununla beraber hakkaniyetli olalım; dosyayı raftan indirip sonuçlandırmak da küçümsenecek iş değildir. Bayram Başkan gerçekten taşımayı başarırsa teşekkür edilir. Ama “Bu meseleyi ilk ben gördüm, ilk ben başlattım” havasına girilirse orada tarih itiraz eder. Belediyecilik bayrak yarışıdır. Biri başlatır, öteki tamamlar. Önemli olan vatandaşın meselesinin çözülmesidir. Kahraman üretmeye lüzum yok.

  • yorum avatar
    Alper
    11-08-2026 23:38

    Veli Ağbaba, “Haram yediysem Allah belamı versin; rüşvet aldığımı ispat eden varsa intihar etmeye hazırım” diyor.Mesele tam da burada.Helalin ölçüsünü insan koymaz.Haramın tarifini siyasetçi yapmaz.Rüşvetin sınırını da alan yahut veren çizmez.Yoksa herkes kendi vicdanına bir fetva makamı kurar;kendi yaptığını helal,kendi menfaatini meşru,kendi ilişkisini ticaret sayar.Sonra da çıkar:“Ben haram yemedim” der.İyi de Veli Bey…Haram, sizin haram dediğiniz şey değildir.Helal, sizin helal gördüğünüz şey değildir.Ölçü siz değilsiniz.İnsan kendi terazisinde tartılınca herkes hafif çıkar.Mesele terazinin kimin elinde olduğudur.

  • yorum avatar
    Adem
    11-08-2026 19:38

    İçkili mekanların ruhsatlarının iptal edilmesi konusu önemli bir konu. Belkide 20 yıldır Malatya'da konuşulan bir konu. Başlatan, devam ettiren, son noktayı koyan her kimse Allah ondan razı olsun. Neticede son haline Bayram Başkan imza attı ve onun namına yazıldı. Bayram başkanımız belliki bu tür yerler ile mücadelede kararlı. Her hafta köyümdeki evine giderken yol üzerinde en az iki tane daha içkili mekanın var olduğunu görüyor. Oralarda artık şehir statüsü kazandı. Bayram başkan bir yiğitlik daha yapıp onlarında ruhsatlarını iptal ederse, işte o vakit hepimiz alkışlarız.

  • yorum avatar
    Adem
    11-08-2026 16:19

    Şundan eminim; CHP'li belediye başkanları tutuklanırken kirli çarşafları nasıl ortaya dökülüyorsa aynı suçu işleyen ak partililerin de kirli çarşafları ortaya dökülecektir. Devlet onların da kayıtlarını tutuyor. Malatya'da metropol bir belediyenin birkaç kişi elinde oyuncağa dönüştüğünü ve neler yapıldığını sağır sultan biliyor. Ne yazık ki siz gazeteciler görmüyorsunuz. Ya gözleriniz harbi kör yada sizin görmenizi engelleyen birşeyler var.

  • yorum avatar
    İsmet
    11-08-2026 15:53

    Malatya da çarşı artık daha butik bir hâl alacak.Dükkan genişliklikleri ve düzeni minimal.

  • yorum avatar
    Eğe Berk
    11-08-2026 14:31

    Sami Başkan, evvela âdâb-ı muaşereti öğrenmeli. Nerede, neyin, nasıl yapılacağını bilmeli. Ağır durmalı; yapay da olsa bir ağırlığa, bir gölgeye sahip olmalı.Sami Başkan çok sırıtıyor. Devlet âdâbının ne olduğunu bilmiyor.Yahu, devlettir devlet!Sen devlete nasıl omuz atarsın? Nasıl çocuk muamelesi yaparsın?Sen hiç mi ailenden bu hususta birkaç tavsiye, birkaç nasihat almadın?

  • yorum avatar
    Yavuz
    11-08-2026 14:27

    Murat Bey, sizi tebrik ederim. Gerçekten dost-düşman ayırmadan, hakkaniyetli bir şekilde, herkese hakkını vererek ve Malatya’nın bütününe dokunarak; kimseyi tefrik etmeden, kimseye iltimas geçmeden yorum yapıyorsunuz.Murat Bey, Rabbim şahit olsun ki kaleminiz doğru; eğilip bükülmüyor ve zerre kadar taviz vermiyor. Bu yüzden Allah için sizi takdir ediyor, seviyor ve takip ediyoruz.

  • yorum avatar
    Hakan Kantemur
    11-08-2026 10:43

    Cezmi Kartay eğlence merkezlerinin olduğu alan zaten Toki ile dükkan ve konuta dönüştü,yani eğlence mekanı oluşturulacak ruhsat verilecek yer yokki!!Ah bu siyasetçiler.

  • yorum avatar
    Battalgazi Sakini
    11-08-2026 10:43

    Musluklardan akan çamurlu su yüzünden çocuklarımız hasta olacak diye korkuyoruz. Üstüne bir de kene haberleri çıktı, bağa bahçeye gidemez olduk. Şehrin altyapısı da sağlık tedbirleri de çökmüş durumda. Fiskos masası Malatya'nın gerçek gündemini çok iyi özetlemiş

  • yorum avatar
    Burak
    11-08-2026 10:43

    Şehirde su akmıyor, kene tehlikesi var, esnaf kan ağlıyor; bizim siyasetçilerin derdi kadraj ve fotoğraflar. Gerçekten fıkra gibi memlekette yaşıyoruz.

  • yorum avatar
    Okur
    11-08-2026 10:42

    Milletvekillerimiz icraat yapmak yerine sürekli fotoğraf paylaşıp halkla ilişkiler çalışması yapıyor. Malatya'nın süslü fotoğraflara değil, mecliste hakkını arayacak vekillere ihtiyacı var

  • yorum avatar
    Gastronomi Meraklısı
    11-08-2026 10:42

    Antep'te o dükkâna ben de gittim, tıklım tıklımdı. Kendi lezzetimizi başka şehirde görünce hem gurur duydum hem utandım.

  • yorum avatar
    Gazi
    11-08-2026 10:41

    Hacı Baba'nın Antep'e gitmesi içimizi yaktı. 8 metrekarelik dükkânlarla kentin hafızasını yok ettiler. Koca Hacı Baba o küçük kutu gibi dükkânlara nasıl sığsın? Şehrin markalarına özel alanlar ayrılmalıydı. Gaziantep markasına sahip çıkmayı biliyor, biz elimizdekini kaçırıyoruz. Yazık gerçekten

  • yorum avatar
    Hüseyin C.
    11-08-2026 10:41

    Varsın omuza el atsınlar, yeter ki şehre hizmet gelsin. Ancak şu bir gerçek; siyasi gerginlikleri valilik makamı üzerinden çözmeye çalışmak doğru bir yöntem değil

  • yorum avatar
    Emel Şimşek
    11-08-2026 10:40

    Devletin bir adabı, protokolün bir ağırlığı vardır. Belediye başkanı ile valinin samimiyeti güzel bir şey olabilir ama o samimiyet kamuoyuna yansıyan fotoğrafta laubalilik gibi durmamalı. Mülki idare amirinin omzuna el atmak, Malatya gibi geleneklerine bağlı bir şehirde hoş karşılanmaz. Yazarın tespiti çok yerinde

  • yorum avatar
    Hatice
    11-08-2026 10:40

    Bayram Başkan dosyayı kucağında buldu ama PR'ını iyi yaptı. Tarihleri tek tek dökmeniz iyi olmuş, hafızaları tazelemek lazım.

  • yorum avatar
    Ahmet Yılmaz
    11-08-2026 10:39

    Çok doğru bir noktaya değinmişsiniz. Osman Güder döneminde bu meclis kararının alındığını, İmar Komisyonuna havale edildiğini hepimiz biliyorduk. Şimdi yeni yapılmış bir icraat gibi pazarlanması gerçeği değiştirmez. Önemli olan süreci başlatmak değil, o neşter çentiğini ilk atanın hakkını vermektir. Yine de umarım lafta kalmaz, Cezmi Kartay gerçekten taşınır

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.