Fikir Eskiydi, Alkış Bayram'a Kaldı
11 Ağustos 2026, Salı 09:41
Malatya’da kahraman olmak bazen kolay.
Eski dosyayı açıyorsunuz.
Tozunu üflüyorsunuz.
Yeniymiş gibi anlatıyorsunuz.
Alkış hazır.
Bayram Taşkın, Cezmi Kartay’daki eğlence mekânlarının taşınacağını açıkladı.
Muhafazakâr Malatya sevindi.
Başkan alkışlandı.
Neredeyse “kırk yıllık meseleyi çözen adam” ilan edilecek.
İyi de…
Mesele kırk yıllık, Bayram Başkan iki yıllık.
Takvim yalan söylemiyor.
25 Kasım 1983.
Cezmi Kartay’ın içkili yer bölgesi statüsünün tarihi.
18 Ekim 2023.
Malatya Emniyeti mevcut bölgenin asayiş açısından uygun olmadığı yönünde belediyeye yazı gönderiyor.
1 Kasım 2023.
Battalgazi Belediye Meclisi taşınmayı ve yeni alanların belirlenmesini İmar Komisyonuna havale ediyor.
Karar numarası: 129.
Başkan kim?
Osman Güder.
Bayram Taşkın?
Henüz koltukta yok.
Yani dosyayı açan Osman Güder dönemi, bugün alkışı alan Bayram Taşkın dönemi.
Sonra seçim oluyor.
Bayram Taşkın geliyor.
12 Kasım 2025 ve 8 Ocak 2026’da bu kez işletmeciler masaya oturuyor.
Onlar da mevcut yerde kalmak istemiyor.
Denetlenebilir, çarşı dışında, şehirle iç içe olmayan bir alan talep ediyor.
Yani taşımak isteyen yalnız belediye değil; taşınacak esnaf da aynı şeyi istiyor.
Haziran ve Ağustos 2026’da dosya yeniden meclisin önünde.
Ardından Bayram Taşkın çıkıyor:
Cezmi Kartay taşınacak.
Alkış.
Manşet.
Kahramanlık.
İyi güzel de…
Bu hikâyede kahraman çok, yeni fikir yok.
Bayram Taşkın işi sonuçlandırırsa alkışlarız.
Hakkıdır.
Fakat tamamlamak başka…
Başlatmış gibi alkışlanmak başka.
Cezmi Kartay taşınır.
Tabelalar sökülür.
Mekânlar gider.
Ama 18 Ekim 2023 orada.
1 Kasım 2023 orada.
129 sayılı karar orada.
Osman Güder’in adı da orada.
Kurdeleyi son gelen kesebilir…
Geçmişi kesemez.
.jpeg)
PROTOKOL OMUZDA BİTTİ
Malatya’da protokol biraz değişmiş.
Vali Seddar Yavuz…
Takım elbise tamam.
Kravat yerinde.
Yanında Sami Er.
Gömlek açık.
Başkan rahat.
El, mülkî idarenin omzunda.
Kareye bakınca insanın aklına protokol sırası gelmiyor.
Mahalle arkadaşlığı geliyor.
Oysa biri Malatya Valisi.
Öteki Büyükşehir Belediye Başkanı.
Makam, insan nerede duracağını bildikçe ağırlık kazanır.
Üstelik görüntüyü yayımlayan da Seddar Yavuz’un kendi hesabı.
Sami Er’in teşkilatla münasebeti malum.
Vekillerle arasındaki soğukluk da…
Belli ki Başkan yakınlaşmaya karar vermiş.
Yanlış makamdan başlamış.
Devletle omuz omuza çalışmak güzel.
Sami Er, deyimi biraz fazla ciddiye almış.

MALATYA SIĞDIRAMADI, ANTEP KAPTI
Malatya yeniden kuruluyor.
Binalar yükseliyor.
Çarşı şekilleniyor.
İşyerleri yapılıyor.
Bazıları 8 metrekare.
Sonra soruyoruz:
Esnaf neden gidiyor?
Hacı Baba Sinan Et Lokantası…
Mehmet Zeki Saygı’nın yıllarca yaşattığı, dışarıdan gelen kıymetli misafirimizi gönül rahatlığıyla götürdüğümüz mekân.
Sıradan bir lokanta değildi.
Malatya’nın sofrasına konmuş kartvizitiydi.
6 Şubat yıktı.
Devlet yeniden yaptı.
Gelgelelim cetvel başka türlü çalıştı.
Dükkân çıktı…
Hacı Baba sığmadı.
Çareyi Gaziantep’te buldu.
Geçenlerde bizzat gittim.
Antepli arkadaşlarıma,
“Size kendi memleketinizde, Gaziantep mutfağına meydan okuyacak bir Malatya lezzeti yedireceğim” dedim.
Pek ciddiye almadılar.
Yemek geldi.
Çatal çalıştı.
Muhabbet kesildi.
Yüzlerindeki hayret görülmeye değerdi.
Daha acısı neydi biliyor musunuz?
Mekân doluydu.
Antepli gelmiş.
Tatmış.
Beğenmiş.
Ben ise oturmuş, bizim kaybettiğimiz değerin tadını başkalarının çıkarmasını seyrediyordum.

Gastronominin başkenti, Malatya’nın elinden kaçırdığı lezzeti sahiplenmişti.
Sami Er’e sitemim burada.
Belediye başkanlığı asfalt, park, kaldırım hesabından ibaret olamaz.
Şehrin markasına da sahip çıkacaksın.
Hacı Baba bavul topluyorsa, belediye başkanının haberi sonradan olmaz.
Olmuş.
Gaziantep kazanmış.
Fatma Şahin’in yönettiği şehir, bizim elimizden kaçırdığımız markayı sofrasının başköşesine oturtmuş.
Biz?
Yeni çarşıyla övünüyoruz.
Övünelim.
Malatya dükkân yaptı; dükkâna sığmayan değerini Antep’e gönderdi.
Ne acayip memleketiz…
Hacı Baba’ya Malatya’da yer bulamadık; Gaziantep’te Malatya’ya yer bulduk.
.jpeg)
DOSYA VAR… SIRA VAR MI?
CHP’li belediyelere yönelik operasyonları konuşuyorduk.
Yanımda etkili ve yetkili bir isim vardı.
Sordum:
“AK Partili belediyelere de operasyon gelir mi?”
Tereddüt etmedi:
“Gelir. Dosyaları elimizde… Zamanını bekliyor.”
İlginç.
Demek AK Partili belediyelerin de dosyaları var.
O hâlde mesele kimin dosyasının olduğu değil…
Kimin dosyasının açılacağı.
CHP’li belediyelere operasyon yapılıyor.
İddialar araştırılıyor.
Başkanlar sorgulanıyor.
Peki AK Partililer?
Bence AK Parti’nin önünde büyük bir fırsat var.
Kendi belediyelerine de dokunursa, en kuvvetli cevabı vermiş olur:
“Yanlış yapan bizdense de hesabını sorarız.”
İşte bu puan kazandırır.
İşte bu güven verir.
Aksi?
CHP’liye operasyon üstüne operasyon…
AK Partilinin dosyası rafta…
Bir müddet sonra vatandaş dosyanın içindekini bırakır, neden yalnız bir tarafın dosyasının açıldığını sormaya başlar.
O zaman CHP mağdur olur.
Operasyon siyasallaşır.
İktidarın attığı taş dönüp kendi ayağına düşer.
Benim merak ettiğim de bu.
Yetkili ve etkili isim açık söyledi:
“AK Partili belediyelerin de dosyaları elimizde.”
Güzel.
CHP’lilerinki açılıyor.
AK Partililerinki bekliyor.
Dosya varsa, sıra ne zaman?
VELİ’YE İTAAT EDİNİZ!
Bir zamanlar CHP’de Veli Ağbaba vardı.
Hem de nasıl vardı…
Milletvekili.
Genel Başkan Yardımcısı.
Parti Meclisi üyesi.
Malatya zaten cepte.
Belediyelerde ağırlığı var.
Teşkilatta sözü var.
Genel merkezde sandalyesi var.
Veli Ağbaba’nın partide makamından fazla nüfuzu vardı.
İnanmayan Abdulvahap Göçer’e baksın.
Yazıhan Belediye Başkanı.
Veli Ağbaba’ya kafa tuttu.
“Tek adam” dedi.
Partinin şirket gibi yönetildiğini söyledi.
Sonra?
İhraç edildi.
Elbette tesadüf olabilir.
Ama nedense o yıllarda tesadüfler de Veli Bey’e itaat ediyordu.
Şimdi önümüzde başka bir hikâye var.
Arsalar…
Şirketler…
Ortak girişimler…
Ağbaba ailesinin ticari ilişkileri…
İddia şu:
Üç şirket bir araya geliyor.
Kamu arazilerinin satışlarına giriyor.
Diyelim arazi 100 lira.
120 veriyorlar.
Alıyorlar.
Helali hoş olsun.
Ticaret bu.
Fakat para arsayı alırken değil, arsa “ticari” hâle gelince büyüyor.
İddiaların can alıcı tarafı burası.
Arazinin niteliği değişiyor.
Değeri katlanıyor.
100’ün yanına sıfırlar ekleniyor.
Kim yaptı?
Nasıl yaptı?
Kimin nüfuzu vardı?
Kimin imzası vardı?
Bunları savcı araştırsın.
Ben kimseye hırsız diyemem.
Veli Ağbaba’nın ağabeyi yolsuzluk yaptı da diyemem.
Belgem yok.
Karar yok.
Hüküm yok.
Ama ortada fevkalade enteresan bir tesadüfler silsilesi var.
Bir tarafta siyaset.
Bir tarafta belediyeler.
Bir tarafta aile şirketleri.
Bir tarafta arsalar.
Ve yıllarca hepsinin ortasında aynı soyadı konuşuluyor.
Ağbaba.
Mesele de burada insanın aklına takılıyor.
Veli Ağbaba’ya karşı çıkanın siyasette işi zorlaşıyor.
Ailesinin içinde bulunduğu ticari yapılar ise iddialara göre arsada işini kolaylaştırıyor.
Ne diyelim…
Belki yine tesadüf.
Ama bu kadar tesadüf üst üste gelince insanın aklına Abdulvahap Göçer geliyor.
Çünkü o dönemin CHP’sinde anlaşılan bir şey çok kıymetliymiş:
Arsa mı?
Makam mı?
Parti üyeliği mi?
Hiçbiri.
Veli Ağbaba’yla iyi geçinmek.
KALEM HAKKI: KARA BELA’YA TARİH DERSİ
28 Ekim 2010.
Cezmi Kartay’ı manşete taşıdık.
Belediyeyi eleştirdik.
Tehdit yedik.
Aradan 16 yıl geçti.
Bayram Taşkın çıktı:
“Cezmi Kartay’ı ben kurtardım.”
Kemal Sunal’ın Kamil’i de bir gün Kara Bela olmuştu.
Mahalle inanmıştı.
Bayram Başkan da inanmış anlaşılan.
Kendisine kabadayı değil…
Tarih öğretmeni lazım.
.jpeg)
LAF EBESİ: “HEYKEL TERCİHİ”
Çıplak heykel tartışması memleketi sardı…
Barış Yıldız da ekibi topladı.
Ama adres manidar:
Atatürk heykeli değil…
İnönü’nün önü.
Herhalde Barış Başkan da işi sağlama aldı;
“Heykel olsun ama üstü başı yerinde olsun” dedi!
Siyasette bazen tercih konuşmaz…
Kadraj konuşur.
Demedi deme Barış…

FIKRA GİBİ MEMLEKET: ARİSTİPPUS GÖRSE…
Adam övünmüş:
“Çok iyi yüzüyorum.”
Aristippus sormuş:
“Balığın yaptığıyla mı şeref arıyorsun?”
…
İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’ın sosyal medya hesabına bakıyorsun.
Fotoğraf…
Fotoğraf…
Fotoğraf…
Aristippus Malatyalı olsaydı herhalde sorardı:
“Telefonun yaptığıyla mı milletvekilliği yapıyorsun?”

FİSKOS MASASI:
Malatya’da bu hafta kulislerin harareti ağustos sıcağıyla yarışıyor…
Siyasette saf değişiyor, üretici hesap yapıyor, vatandaş ise musluktan akan suya bakıp kara kara düşünüyor. Şehirde fısıltı çok; cevap bekleyen soru daha çok…
Fezleke mi, Siyasi Hesap mı?
Yeni Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve parti genel merkezine ilişkin fezleke haberleri Meclis’e kadar uzanınca Malatya kulisleri de hareketlenmiş. Bir taraf “Hukuk işliyor” derken, diğer taraf “Siyasi hamle mi?” diye soruyor. Anlaşılan bu dosyanın siyasi yankısı adliye koridorlarından daha uzun sürecek.
Hekimhan’da Saflar Yeniden mi Kuruluyor?
Hekimhan Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım ve bazı meclis üyelerinin YENİ Parti saflarına geçmesi yerel siyasetin hesabını yeniden açmış. Kulislerde şimdi herkes belediye meclisindeki yeni dengeleri hesaplıyor. Fısıltı şu: “Bu geçiş ilk mi, devamı da gelecek mi?”
Kayısı Dalda Ucuz, Masraf Cepte Pahalı!
Geçen yıl 400 lira bandında konuşulan kayısının bu sezon 230-250 liraya kadar gerilediği söyleniyor. Mazot yükselmiş, işçilik yükselmiş, üreticinin hesabı ise tersine dönmüş. TMO’dan hâlâ beklenen adım gelmeyince bahçelerde aynı cümle dolaşıyor: “Kayısı Malatya’nın altınıysa, üretici neden zarar ediyor?”
Deprem Gitti, Korkusu Kaldı!
Gaziantep’teki 4,5’lik sarsıntının ardından Prof. Dr. Naci Görür’ün “deprem dirençli kent” vurgusu Malatya’da da karşılık bulmuş. Çünkü Malatyalı artık depremin büyüklüğünden önce oturduğu binayı düşünüyor. Kulislerde soru değişmiyor: “Yeni Malatya gerçekten depreme hazır mı kuruluyor?”
Musluktan Su mu, Çamur mu Akıyor?
Kesintiler bir yana, su geldikten sonra bazı musluklardan bulanık su aktığı yönündeki şikâyetler vatandaşı iyice tedirgin etmiş. Damacana alan ayrı dertli, musluğu açan ayrı… Üstelik acil servislerdeki yoğunluk da konuşulunca fısıltı büyümüş: “Bu ikisinin arasında bir bağlantı var mı?” Vatandaş şimdi doyurucu bir açıklama bekliyor.
Şimdi de Kene Tedirginliği!
Malatya’da KKKA vakaları görüldüğü yönündeki haberler özellikle kırsalda yaşayanları endişelendirmiş. Bağa, bahçeye giden vatandaş artık kayısıdan önce üstünü başını kontrol ediyor. Kulislerde ilaçlama ve saha tedbirlerinin artırılması istenirken, yazın yeni sorusu da hazır: “Sıcaktan mı kaçalım, keneden mi?”
Fiskos Masası notunu aldı…
Malatya’da gündem öyle hızlı değişiyor ki;
bir fısıltının cevabı gelmeden, öteki çoktan masaya düşüyor.

Selam ve dua ile
Fiemanillah
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.


Yorumlar
Hakan Kantemur
11-08-2026 10:43Cezmi Kartay eğlence merkezlerinin olduğu alan zaten Toki ile dükkan ve konuta dönüştü,yani eğlence mekanı oluşturulacak ruhsat verilecek yer yokki!!Ah bu siyasetçiler.
Battalgazi Sakini
11-08-2026 10:43Musluklardan akan çamurlu su yüzünden çocuklarımız hasta olacak diye korkuyoruz. Üstüne bir de kene haberleri çıktı, bağa bahçeye gidemez olduk. Şehrin altyapısı da sağlık tedbirleri de çökmüş durumda. Fiskos masası Malatya'nın gerçek gündemini çok iyi özetlemiş
Burak
11-08-2026 10:43Şehirde su akmıyor, kene tehlikesi var, esnaf kan ağlıyor; bizim siyasetçilerin derdi kadraj ve fotoğraflar. Gerçekten fıkra gibi memlekette yaşıyoruz.
Okur
11-08-2026 10:42Milletvekillerimiz icraat yapmak yerine sürekli fotoğraf paylaşıp halkla ilişkiler çalışması yapıyor. Malatya'nın süslü fotoğraflara değil, mecliste hakkını arayacak vekillere ihtiyacı var
Gastronomi Meraklısı
11-08-2026 10:42Antep'te o dükkâna ben de gittim, tıklım tıklımdı. Kendi lezzetimizi başka şehirde görünce hem gurur duydum hem utandım.
Gazi
11-08-2026 10:41Hacı Baba'nın Antep'e gitmesi içimizi yaktı. 8 metrekarelik dükkânlarla kentin hafızasını yok ettiler. Koca Hacı Baba o küçük kutu gibi dükkânlara nasıl sığsın? Şehrin markalarına özel alanlar ayrılmalıydı. Gaziantep markasına sahip çıkmayı biliyor, biz elimizdekini kaçırıyoruz. Yazık gerçekten
Hüseyin C.
11-08-2026 10:41Varsın omuza el atsınlar, yeter ki şehre hizmet gelsin. Ancak şu bir gerçek; siyasi gerginlikleri valilik makamı üzerinden çözmeye çalışmak doğru bir yöntem değil
Emel Şimşek
11-08-2026 10:40Devletin bir adabı, protokolün bir ağırlığı vardır. Belediye başkanı ile valinin samimiyeti güzel bir şey olabilir ama o samimiyet kamuoyuna yansıyan fotoğrafta laubalilik gibi durmamalı. Mülki idare amirinin omzuna el atmak, Malatya gibi geleneklerine bağlı bir şehirde hoş karşılanmaz. Yazarın tespiti çok yerinde
Hatice
11-08-2026 10:40Bayram Başkan dosyayı kucağında buldu ama PR'ını iyi yaptı. Tarihleri tek tek dökmeniz iyi olmuş, hafızaları tazelemek lazım.
Ahmet Yılmaz
11-08-2026 10:39Çok doğru bir noktaya değinmişsiniz. Osman Güder döneminde bu meclis kararının alındığını, İmar Komisyonuna havale edildiğini hepimiz biliyorduk. Şimdi yeni yapılmış bir icraat gibi pazarlanması gerçeği değiştirmez. Önemli olan süreci başlatmak değil, o neşter çentiğini ilk atanın hakkını vermektir. Yine de umarım lafta kalmaz, Cezmi Kartay gerçekten taşınır