08 Kasım, 2026, Pazar
  • DOLAR
    50.15
  • EURO
    55.93
  • ALTIN
    6556.3
  • BIST
    11482.6
  • BTC
    75935.360$

Okullarımızda Neler Oluyor?

23 Eylül 2026, Çarşamba 10:33
Okullarımızda Neler Oluyor?

Hatırlar mısınız bundan 15-20 yıl önce bizler çocukken bir şehit haberi geldiğinde ülkede geniş çaplı etki uyandırırdı. Bürokraside toplumun tüm kesimlerinde günlerce şehit haberi konuşulur, üst düzey makamlardan ardı ardına açıklamalar gelirdi. Yıllar geçtikçe bu haberler manşetlerden düştü, akşam ajanslarında bir iki dakikalık haberlerle duyurulup geçildi, şimdilerde ise alt yazı olarak verilir oldu. Çoğu zaman toplumun büyük çoğunluğunun haberi dahi olmadı. 

'Şimdi bunları yazmak nerden icap etti?' dediğinizi duyar gibiyim. Bugünlerde benzer bir durum okullarımız için söz konusu. Eskiden yurt dışından duyduğumuz okul tarama haberlerini şimdi nerdeyse hava durumu gibi her haber ajansında görür olduk. Korkarım yakında bu haberlerde tıpkı aziz şehitlerimiz gibi yavaş yavaş alıştığımız hatta üzülerek söylüyorum göz ardı ettiğimiz bir noktaya gelecek. 

Dün okullar başlayalı henüz bir hafta olmuşken çok elim bir hadise yaşadık. Bir öğrenci, bir çocuk! Evden aldığı bir silahla sokaktan güzel güzel geçti gitti ve okuluna, arkadaşlarına ateş açtı. Şimdi şu cümlede absürt ötesi absürt birden fazla durum söz konusu. Birincisi; ülkemizde normal bir vatandaşın evinde silah neden olur, neden evinde silah bulundurma ihtiyacı hisseder bir insan? Bir de onu çocukların erişeceği yere koymak gerçek bir akıl tutulması değilse nedir? İzahı olmayan şeylerden bir diğeri; bu çocuk bir haftada ne yaşamış olabilirde böyle bir eylem gerçekleştirmiştir? Tabii ki bu durumun mantıklı bir gerekçesi olmaz, fakat toplumsal bir refleksle bir neden sorgulamasına girmemek elde değil. Bununla birlikte bu nedenler her ne olursa olsun biran önce ortaya çıkarılmaz ve gerekli önlemler alınmaz ise maalesef bu iş daha ileri boyutlara taşınabilir. 

Geçen sene Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da bunun gibi iki elim hadise yaşanmış, maalesef hayatını kaybeden çok sayıda öğrencimiz olmuştu. Sonra MEB okulların önünde bekçi ve polis bulundurma yoluna gitmiş bunu bir dönem uyguladıktan sonra maalesef bu eğitim öğretim yılında bu uygulamaya da son verip sadece riskli bölgelerde ki okullarda güvenlik güçleri bulundurma kararı almışlardır. Geçen sene polis bulundurma kararından sonra birçok eğitimci bunun yarayı tedavi etmek olmadığını sadece kanamayı durdurmak için bir yarabandı olduğunu ve o bant oradan kalkınca yaranın yeniden kanayacağını ifade etmişti. Derler ya iki kere iki dört eder o netlikte bir durumdu bu. 

Söz gelimi bu yara tedavi edilmedikçe üzülerek söylüyorum ki daha çok kan akar.
 
Peki bu yara nedir, tedavisi nasıl olur? 
 
Yıllardır içten içe çürüyen toplum maalesef bugün artık kokmaya başladı. Hep gençler ve çocuklar bu çürümüşlüğün sebebi gösterilirken ben bu görüşe katılmıyorum. Bu çürümüşlüğün asıl sebebi değerlerini çocuklarına aktaramamış yetişkinlerdir. Günün koşturmasından akşam beş dakika dahi oturup çocuğuyla günün kritiğini yapmayan anne ve babalar. Ama herzaman söylediğim gibi sizin yetiştirmediğiniz çocuğu başka biri yetiştirecektir. Sınırsız bir sosyal medya ve internet deryası karşımızdayken biz çocuklarımıza sahip çıkmazsak onları ele geçirmek için avucunu kaşıyan binlerce sırtlandan biri onları mutlaka elde edecektir.

Gün bizleri haklı çıkarırken bugün yapılacak ilk şey sabah çocuklara matematik öğretmek değil tüm çocukları belirli bir taramadan geçirmek, riskli okulları değil riskli çocukları belirlemek ve onlarla etkin çalışmalar yürüterek riskleri ortadan kaldırmak. Zira okul riskli bölgede olmayabilir, ancak bir çocuk riskli ise şu olayı yaşamak için yeterli oluyor. Şuana kadar yaşanan benzeri olayların hiçbirinde okulun tüm öğrencileri birlikte bu eylemlere kalkışmadı. Her olayda konuştuğumuz bir öğrenci ve bir silah vardı. Bu sebeple bulunduğu çevreye ailenin sosyo-ekonomik düzeyine eğitim seviyesine bakılmaksızın her çocuğun bir ruh sağlığı çalışanıyla görüşmesi sağlanmalı ve önceliklendirilmeli. Yeni maarif modelde ifade edilen ve nihai hedef olan ''Yetkin ve erdemli birey'' yetiştirme düsturuna ancak bu şekilde ulaşılabilir. 
   

Yorumlar

  • yorum avatar
    Sümeyye Alagöz
    14-10-2026 11:14

    Ebubekir bey kesinlikle şu son olaylar bize bunu çok açık bir şekilde gösterdi.

  • yorum avatar
    Sümeyye Alagöz
    14-10-2026 11:12

    Burak bey evet bu cihazlar konulabilir bencede en azından büyük çaplı eylemler belki önlenebilir. Ama aslolan zihinlere ve kalplere dokunarak çocuklarımızın ruhlarını iyileştirmek.

  • yorum avatar
    Sümeyye Alagöz
    14-10-2026 11:09

    Dilan hanım şuanda maalesef bin kişilik okulda bir veya iki okul psikolojik danışmanı var. Bu sayılarla etkili bir hizmet beklemek açıkçası çok ütopik. Hatta daha vahimi şuanda 30 binden fazla okulda psikolojik danışman bulunmuyor. Bu durum ivedi şekilde çözülmezse daha vahim durumlarla karşılaşmamız sürpriz olmayacaktır.

  • yorum avatar
    Sümeyye Alagöz
    14-10-2026 11:05

    Zeynep H. Hanım kesinlikle katılıyorum size. Yukarıda bahsettiğimiz taramayı yapacak kişiler okul psikolojik danışmanlarıdır. Bir psikolojik danışman olarak bu adımı son derece önemli ve hayatı buluyorum.

  • yorum avatar
    Sümeyye Alagöz
    14-10-2026 11:02

    Huriser hanım aslında toplum olarak büyük bir değişim ve dönüşüm geçirdik; öğretmen öğrenci anne baba..herkes ve herşey değişti burada aslolan bu değişimdeki aksaklıkları bulup oraya odaklanmak.

  • yorum avatar
    Sümeyye Alagöz
    14-10-2026 10:57

    Zeynep hanım konu gerçekten çok hassas bu sebeple yetkililer olayın sıcaklığıyla farklı algılanabilecek açıklamalar yapabiliyor. Son iki yıldır artış gösteren bu olaylar karşısında maalesef herkes şaşkın ve sorumluluğu paylaşmak yerine olayı yatıştırma ve karşılıklı olarak birbirini suçlama yoluna gidiyor. Devlet aileye sorumluluk yüklerken aileler devleti suçluyor. Bu bir kriz anı ve bence son derece yanlış yönetiliyor. Henüz evet yapılması gereken buydu dediğimiz somut bir adım veya çalışma göremedik maalesef.

  • yorum avatar
    Sümeyye Alagöz
    14-10-2026 10:49

    Fatih bey çok teşekkür ediyorum değerli görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için.

  • yorum avatar
    Sümeyye Alagöz
    14-10-2026 10:46

    Öner bey çok doğru ilk okulumuzun evlerimiz olduğunu unutmuş durumdayız maalesef.

  • yorum avatar
    Burak Aslan
    27-09-2026 10:09

    Çocuk niyetine koyduysa, çantasındaki küçücük bir makasla ya da kalemle bile istemediğimiz şeyleri yapabilir. Ama yine de x ray önemli Asıl mesele o cihazlardan önce okuldaki rehberlik sistemini adam gibi çalıştırmak. Çocuk dertleşebileceği, kendini rahatça anlatabileceği, anlaşıldığını hissedeceği bir okul ortamı bulamazsa teknik önlemlerin hepsi boşa çıkar. Güvenliği x-ray ile değil, önce o çocukların ruhuna dokunarak, okulun havasını değiştirerek sağlamamız lazım.

  • yorum avatar
    Ebubekir
    25-09-2026 18:48

    Burak bey, ne yazık ki bence x ray de bir çözüm değil. Okul rehberlik hizmetleri etkin olmazsa çocuk çantasında bulunan bir ufak makasla bile okulda dehşet yaratabilir. O sebeple x ray cihazından önce eğitim ortamını daha nitelikli hale getirmek lazım.

  • yorum avatar
    Burak Aslan
    25-09-2026 08:44

    Yorumları okuyordum da özel okullarda x - ray cihazına kadar her şey var Ne yani, parası olanın iyi eğitim aldığı, olmayanların kaderine terk edildiği bir düzeni mi kabul edeceğiz?

  • yorum avatar
    Dilan
    25-09-2026 08:05

    Zeynep Hanım çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Ben size daha vahim bir örnek vereyim. Kendim bizzat şahit oldum. Görev yapan rehber öğretmenlerin çoğu öğrencilerin adını bile bilmiyor! Gerisini siz düşünün. Bu konuya sayın yazar ne der bilmiyorum. Sümeyye hanımın da fikrini merak ediyorum açıkçası. Ama aynı Malatya'da bir özel okula baktığınızda öğrencilere dair her şeyi biliyor. Okula yeni gelen bir öğrenciyi hemen fark ediyorlar! Bunun sebebi ne Devletin malı deniz...

  • yorum avatar
    Hamza
    25-09-2026 02:32

    Çocuklarımızı okullara gönderemez olduk. İçimizin en rahat edeceği yer okullar olması gerekirken artık çocuğumuz okuldayken, aklımız çocukta kalıyor.

  • yorum avatar
    Tamer
    24-09-2026 21:44

    Yine hakikati ıskalıyoruz. Bekçi ve polis okulun kapısında duruyor. Ya okulun içi? Problemli çocuk, okul içinde de diğer arkadaşlarına zarar verecek birsey bulabilir

  • yorum avatar
    Zeynep H.
    24-09-2026 21:43

    Sümeyye hanım,Okullarda asıl eksik bencede rehberlik ve psikolojik danışma faaliyetlerindeki yetersizlik. Çok sayıda okulda rehber öğretmen bile bulunmuyor. Psikolojik açıdan çocukların değerlendirilmediğiBir ortamda, güvenlik ile alakalı istediğin önlemi al yine tutmaz

  • yorum avatar
    Huriser
    24-09-2026 19:09

    Şu sosyal medya gerçekten bazı şeyleri çok çarpıtıyor iki gündür hep aynı yorumlar artık çatladık. yok öğretmen önlük giyince de olay olurmuş yok polis görevlendirilmediği diye oldu öte yandan getirdiğiniz kurallar ne işe yaradı gibi gibi... Şu çocuklara da çok yüklenen öğretmenler veliler dönüp kendilerine baksın ben 45 yaşındayım öğrenciyken denk geldiğim öğretmenlerle şimdi kızımın öğretmenleri arasında dağlar kadar fark var. Hiç öyle eski öğretmenler denildiğinde aklınıza otoriter sinirli insanlar da gelmesin seven sayan insanlardı sorun sadece gençlikte değil yani

  • yorum avatar
    Zeynep Ç.
    24-09-2026 18:53

    Sümeyye Hanım, beni de Bakan Çiftçi'nin konuşması çok şaşırttı. İzlediniz mi bilmiyorum. Belki ağız alışkanlığı bilmiyorum. "Allah beterinden korusun" tarzında bir şey dedi. Bir anne bir baba için daha beteri nedir diye sordum kendi kendime... Artık acıyı da mı küçümser olduk? Yoksa bu sözü ben mi büyütüyorum Anlamadım inanın... Başka bir nokta daha ortaya çıktı Zaten orası riskli bölgeymiş. Bunu da anlamadım. Neye göre riskli bölgeymiş? Teknik lise olduğu için mi yoksa bulunduğu mahalleden dolayı mı Bunu da anlamış değilim. Eğer doğruysa güvenlik görevlisi öğrencilerden önce kaçmış.. Yüreğimiz yandı korkarak yaşıyoruz.

  • yorum avatar
    Fatih
    24-09-2026 17:01

    Sümeyye Hanım’ı tebrik ederim. Çünkü memlekette çoğu insan konuşuyor, azı meseleyi gerçekten görüyor. Yazıda hamaset yok, süs yok; doğrudan problemin merkezine girilmiş. En önemlisi de şu: Çocuğu, aileyi, okulu ve güvenliği aynı cümlede buluşturmuş. Böyle yazılar alkış için değil, düşünmek için okunur. Tebrikler.

  • yorum avatar
    Öner Kaya
    24-09-2026 17:00

    Bence burada asıl konuşulması gereken okul kapısındaki polis değil, evin içindeki kontrol kaybı. Bir çocuğun evdeki silaha ulaşabiliyor olması, saatlerce kontrolsüz dijital içerikle baş başa kalması ve ailesinin bunu fark edememesi bize şunu söylüyor: Güvenlik problemi okulda görünse de başlangıç noktası çoğu zaman okul değil. Devlet kapıya polis koyabilir, rehber öğretmen görevlendirebilir, tarama yapabilir; fakat aile çocuğunun dünyasına giremiyorsa alınan tedbirlerin çoğu gecikmiş müdahale olarak kalır. Bu yüzden mesele yalnız “riskli okul” meselesi değil, riskli ihmal meselesidir.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.