22 Eylül, 2026, Salı
  • DOLAR
    48.82
  • EURO
    56.05
  • ALTIN
    6785.8
  • BIST
    13.338
  • BTC
    85500.471$

Malatya'da Listeler Şimdiden Yazılıyor

21 Eylül 2026, Pazartesi 11:37
Malatya'da Listeler Şimdiden Yazılıyor

Erken seçim konuşuluyor.

Tarih belli değil.

Sandık ortada yok.

Malatya’da ise hareket başlamış.

Bir tarafta Büyükşehir.

Öbür tarafta Ankara.

Bülent Tüfenkci Büyükşehir’e yönelirse, milletvekilliği hesabında şu isimler öne çıkıyor:

Ahmet Kızılay.

Selahattin Gürkan.

Ali Bakan.

İlhan Geçit.

Öznur Çalık belediye başkanlığı için devreye girerse, bu kez Ankara tarafında:

Bülent Tüfenkci.

Ahmet Kızılay.

Selahattin Gürkan.

Ali Bakan.

Bir de İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak var.

Büyükşehir Genel Sekreter Yardımcılığından milletvekilliğine uzanan hızlı bir siyasi yol yürüdü.

Büyükşehir için niyetinin olduğu konuşuluyor.

Olabilir.

Ama depremden çıkmış Malatya’da o koltuk yalnız siyasi nasiple taşınmaz.

Ortaya konan işe bakılır.

Yönetim kabiliyeti tartılır.

Şehirdeki karşılığı ölçülür.

İlhan Geçit de milletvekilliği kulislerinde.

Benim 21 Eylül 2026 itibarıyla not ettiğim fotoğraf bu.

Seçim tarihi henüz yok.

Malatya’da ise…

koltukların adı konmadan isimleri dolaşmaya başlamış.

SAĞLIK MI, MAKAM MI?

Malatya siyasetinde son günlerde Sami Er üzerinden bir sağlık kulisi dolaşıyor.

Kulis diye not düşelim.

Evvela geçmiş olsun.

Rabbim şifa versin.

Ailesine, sevenlerine bağışlasın.

Makamın alternatifi bulunur.

Sağlığın bulunmaz.

Bir ihtimal gündeme düşünce yeni isimler de ortaya çıkıyor.

Onlardan biri Mikail Sülük.

Pütürge Belediye Başkanı.

Sülük’ün çalışma tarzını bir süredir izliyorum.

Ankara’ya gidiyor.

Dosyayı bırakıp dönmüyor.

Peşini bırakmıyor.

Netice almaya çalışıyor.

Halk tabiriyle, tuttuğunu koparıyor.

Siyasi hiyerarşiyi de gözetiyor.

Kimin emeği varsa teslim ediyor.

Başkasının yaptığı işe sahip çıkmaya hevesli görünmüyor.

İlçeye bakınca elinde göstereceği işler mevcut.

Kentsel dönüşüm.

Tekstilkent.

Deprem sonrası yapılan 192 metrekarelik, iki katlı konutlar da hâlâ konuşuluyor.

Bugün Malatya’da 80–90 metrekarelik deprem konutları tartışılırken…

192 metrekare dikkat çekiyor.

Ben daha çok yönteme bakıyorum.

Bir belediye başkanı Ankara’ya gittiğinde fotoğraf mı getiriyor…

dosyanın sonucunu mu?

Pütürge’nin ölçeği başka.

Malatya Büyükşehir’in yükü daha ağır.

Bütçe genişler.

Sorumluluk artar.

Şehrin derdi çoğalır.

Pütürge’de yaptığını Malatya ölçeğinde yapabilir mi?

Bu soru şimdilik burada kalsın.

Sami Er görevinde.

Mikail Sülük Pütürge’de.

Gerisi kulis.

AĞLAYARAK ODA YÖNETİLMEZ!

Geçenlerde Adnan Dalgakıran’a sordum:

“Rakibiniz Ender Yılmaz mı, 13 yıllık sistem mi?”

Cevabı güzeldi:

“Kim kime rakip? Odakule’de gömü mü var ki?”

Geçtim.

İş dünyasında kavga fazla prim yapmaz.

Mağduriyet de sermaye sayılmaz.

Tüccar güven arar.

Sanayici istikrar.

Yatırımcı önünü görmek ister.

Şimdi Malatya’ya dönelim.

Mahmut Poyraz’ın seçim sürecindeki açıklamalarını baştan alalım.

Önce meslek gruplarına itiraz etti:

“Sayısal üstünlük sağlanıyor.”

Ardından seçmen listeleri gündeme geldi:

“Haksızlık var.”

Tartışma büyüdü.

Seçim tarihi.

Sandığın kurulacağı yer.

Fiziki şartlar.

Listelerin kendilerine verilmediği iddiası.

Odanın seçim ofisi gibi kullanıldığı eleştirisi.

Ve nihayet:

“Allah rızası için artık yeter.”

Süreç orada da bitmedi.

Poyraz cephesi seçmen listelerine ilişkin itirazlarını İlçe Seçim Kurulu’na taşıdı.

Kurulun işlemleri kamuoyuna bu başvuruların sonucu gibi yansıdı.

MTSO ise bunun rutin işlem olduğunu, sayının 155 yerine 140 olduğunu ve yaklaşık 200 üyenin şartları sağladığı için zaten listeye gireceğini açıkladı.

Hukuki hükmü seçim kurulları verir.

Ben kampanyanın diline bakıyorum.

Mahmut Poyraz’ın projelerinden önce itirazlarını öğreniyoruz.

Meslek grubu.

Liste.

Seçim şartları.

Kurul.

Başlık değişiyor.

Şikâyet değişmiyor.

İyi de…

MTSO Başkanlığına talipsiniz.

Yarın sanayicinin kredi düğümünü çözmeye çalışacaksınız.

Tüccarın önündeki bürokrasiyi aşacaksınız.

İhracatçı için Ankara’da kapı çalacaksınız.

Üye sıkıştığında sizden yol bekleyecek.

Kendi seçim sürecinizi sürekli:

“Bana bunu yaptılar.”

“Şunu vermediler.”

“Burada engellediler.”

diye anlatırsanız…

tüccarın aklına şu düşer:

“Sen kendi önündeki engeli aşamıyorsan, benimkini nasıl aşacaksın?”

Hak aramak hakkınız.

İtiraz etmek de.

Ama kampanyanın ana dili mağduriyete dönerse, çözüm iddianız geride kalır.

Oğuzhan Ata Sadıkoğlu da geçmişte benzer hatalar yaptı.

Sertleşti.

Kavgaya girdi.

Bedelini gördü.

Bugün daha kontrollü yürüyor.

Ziyaretini yapıyor.

Projesini anlatıyor.

Bir itham varsa cevap verip yoluna devam ediyor.

Pişmek biraz da bu.

Mahmut Poyraz’ın yapacağı zor değil.

İtirazını yap.

Hakkını ara.

Belgen varsa ortaya koy.

Ardından şunu anlat:

“Ben bu odayı neden daha iyi yöneteceğim?”

İş insanına şikâyetten fazlasını göstermek lazım.

Çözümünü koyacaksın.

Projen olacak.

İradeni göstereceksin.

Sermaye acıma duygusuyla hareket etmez.

Güven gördüğü yere gider.

RUHSAT KİME LAZIM?

Malatya’da işyeri açacaksanız…

evrakınız tam olacak.

Ruhsat.

İskân.

İtfaiye uygunluğu.

İmar.

İmza.

Bir tanesi eksikse…

kapıdan dönersiniz.

Normal.

Kural dediğiniz zaten bunun için var.

Şimdi Karakavak’a gidelim.

Cengiz Başer’in eşi ve çocuklarının ortak olduğu bir şirket kurulmuş.

Faaliyet alanı geniş.

Gıda.

Restoran.

Otomotiv.

Reklam.

Gayrimenkul.

İnşaat.

Taahhüt.

İhale.

Ticaret yapabilirler.

Bunda mesele yok.

Tartışma dükkân açılınca başlıyor.

Ailenin hamburger kafesi, inşaatı tamamlanmadığı ileri sürülen bir binada faaliyete geçmiş.

Belediye kayıtlarında inşaat ruhsatı bulunduğu, işyeri açma belgesinin ise olmadığı iddia ediliyor.

Açılışa İlhan Geçit geliyor.

Misafirleri Cengiz Başer karşılıyor.

Şimdi dönelim sıradan esnafa.

Dükkân açarken ruhsatı soruluyor.

İskânı isteniyor.

Yangın uygunluğu aranıyor.

Evrakı inceleniyor.

Burada da aynı usul geçerli olsun.

Hepsi bu.

Cengiz Başer, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün başındaki isim.

İmar, inşaat ve dönüşümün tam merkezinde.

O yüzden herkesin merak ettiği şey belli:

Ruhsat var mı?

CHP’li meclis üyesi Günnur Tabel de binanın oturma ruhsatı bulunmadığını, bu nedenle işletme ruhsatının da olamayacağını söyleyerek konuyu belediye meclisine taşıyacağını açıkladı.

Varsa…

çıkarılır.

Gösterilir.

Tartışma biter.

Yoksa vatandaşa uygulanan mevzuat burada da işler.

Ruhsat vatandaşa lazımsa, müdürün ailesine de lazım.

ÇARŞININ TEMELİNDE DÜKKÂN DEĞİL, HAK VAR

Malatya’nın çarşısı yükseliyor.

Cepheler beliriyor.

Dükkânlar ortaya çıkıyor.

Teslim konuşuluyor.

Ama aşağıda başka bir dosya duruyor:

Kim ne verdi, ne aldı?

Akpınar’dan Turgut Temelli’ye uzanan yeni çarşıyla ilgili aylardır ağır iddialar dolaşıyor.

Dokuz dükkânı olanın bire düştüğü…

Bodrumdaki işyerinin hesaba katılmadığı…

Gerçek malikin dışarıda kaldığı…

Hakkı bulunmayan bazı isimlerin ticari alan aldığı…

Her biri ciddi iddia.

Cevabı da belgeyle verilmeli.

Burada konuşulan şey cephe rengi değil; vatandaşın mülkiyeti.

Anayasa malını koruyor.

Devlet de o güvenceyi gözetmek zorunda.

Eski malik ne verdi?

Karşılığında ne aldı?

Bodrum nasıl değerlendirildi?

Yeni ticari alan kime tahsis edildi?

Ölçü neydi?

“Çarşı güzel oldu” bu soruları cevaplamıyor.

Vatandaş önce tapusuna bakar.

Dokuz dükkânı olan gerçekten bire düşmüşse…

Bir başkası eski payının üzerine çıkmışsa…

Gerçek malik dışarıda kalmışsa…

önce hak sahipliği hesabı açıklanmalı.

Yargıya taşınırsa hükmü mahkeme verir.

Mülkiyet hesabı ise söylentiyle kapanmaz.

Belge ortaya konur.

Tapuyla karşılaştırılır.

Metrekare hesabı yapılır.

Tahsis cetveli açılır.

Yeni çarşı elbette güzel olsun.

Ama biri kepenk açarken…

öteki hâlâ hakkını arıyorsa,

orada iş bitmemiştir.

LAF EBESİ: ŞEMSİYEYİ AÇTIK!

Malatya’nın çarşısı değişti.

Sokaklar değişti.

Esnafın yeri değişti.

Bayram Taşkın da eski Malatya’dan bir hatıra buldu:

Şemsiye Sokak.

Şemsiyeler yeniden asılacak.

Demedi deme Bayram Başkan;
şehir hafızası tavana asılmaz.

FIKRA GİBİ MEMLEKET: BİRAZ DA BİZ ZİFTLENDİK

Vezir kayığını ziftletmiş.

Hesap gelmiş.

Rakam yüksek.

Sormuş:

“Bir kayık bu kadar tutar mı?”

Usta başını eğmiş:

“Kayık ziftlendi Devletlüm…”

“Biraz da biz ziftlendik.”

Malatya’da şimdi üç ayda 30 milyon liralık basın ve tanıtım harcaması yapıldığı iddiası konuşuluyor.

Serdar Yıldız da soruyor:

“Bu para nereye gitti?”

Kayık ortada.

Hesap da ortada.

Bir de ziftin kimlere bulaştığı açıklansa…

Fıkra tamamlanacak.

KALEM HAKKI: ASFALTIN DA REKLAMI OLURMUŞ

Asfalt dökülür.

Vatandaş üzerinden geçer.

Malatya’da yeni usul:

Asfalt dökülüyor…

Bir de sosyal medyada sponsorlu gösteriliyor.

Yolun parasını vatandaş ödüyor.

Reklamını görmenin parasını da yine vatandaş.

FİSKOS MASASI:

Malatya’da bu hafta yol anlatılmış, millet çukuru göstermiş. Üç şerit müjdelenmiş, vatandaş yüz metre asfaltın peşine düşmüş. Proje var, kavşak var, yatırım var; ama fiskosa kulak verince herkesin derdi başka sokaktan çıkıyor. Şehir büyüyor deniyor, vatandaş ise hâlâ kendi mahallesinin hesabını tutuyor.

ÜÇ ŞERİT ANLATILDI, VATANDAŞ YÜZ METRE ASFALT İSTEDİ!

Bostanbaşı’nda yolun üç şeride çıkarılacağı, kaldırım ve bisiklet yolu yapılacağı açıklanmış. Fiskos ise hemen Bahçebaşı tarafına kaymış. Mişmiş Park Göleti’nin altındaki bozuk yol, bağlantılar ve asfalt eksikleri yeniden dillendirilmiş. Malatyalının hesabı daha sade: “Üç şerit güzel de, önce şu yüz metreyi bir görelim!”

KAVŞAK PROJEDE HAZIR, KAZMA ORTADA YOK!

Bahçebaşı TOKİ’ye yapılacağı söylenen köprülü kavşak da kulislerde dönüp duruyor. Projenin aylar önce hazırlandığını hatırlatanlar, sahada niçin hâlâ hareket olmadığını soruyor. İkizce’de işler yürürken buradaki sessizlik daha çok göze batmış. Fiskos kısa: “Kavşak kâğıtta hazır; bir tek kazmanın haberi yok!”

YOL KONUŞULDU, CÜZDAN AÇILDI!

Bostanbaşı’ndaki çalışma konuşulurken laf bir anda suya, markete, geçim derdine uzanmış. Kimi faturadan yakınıyor, kimi fiyatlardan. Demek ki Malatyalının gündemi tek şeritten ilerlemiyor. Yol açılıyor, hesap kabarıyor. Çarşıdaki fiskos da hâliyle cebin tarafından geliyor: “Asfalt düzelse de cüzdanın yolu hâlâ yokuş!”

BİR TARAF IŞIL IŞIL, ÖTEKİ TARAF “BİZ DE BURADAYIZ” DİYOR!

Fahri Kayahan, Tecde ve Bostanbaşı hattındaki yatırımlar konuşulurken Kiltepe’den, Çarmuzu’dan, başka mahallelerden de ses gelmiş. Yol isteyen var, aydınlatma bekleyen var, dönüşüm soran var. Yatırımın hesabı rakamla yapılır ama şehirde oluşan kanaat başka: “Bazı mahalleler vitrin, bazıları hâlâ adres tarif ediyor!”

CADDE GENİŞLİYOR, DERTLER TAŞIYOR!

Bostanbaşı’nda yol genişliyor ama mahalle sakinlerinin saydığı meseleler daralmıyor. Başıboş köpek, hafriyat, kaldırım işgali, yağmurda suyla dolan güzergâhlar… Bir iş yapılırken arkadan üç mesele daha çıkıyor. Mahalledeki fiskos şu: “Yolu genişlettiniz, iyi güzel… Şimdi şu dertlere de bir şerit açın!”

İNTERNET YOK, SAAT VAR!

Kent merkezindeki internet arızası günlerce sürmüş. Abonelere saat verilmiş, süre dolmuş, bağlantı yine gelmemiş. Evden çalışan da beklemiş, işini internetten yürüten de. Fiskos artık teknolojiyle değil, takvimle ilgili: “İnternet gelmedi ama verilen saat maşallah tam vaktinde geçti!”

Fiskos Masası kulak kabartmaya devam ediyor… Çünkü Malatya’da bu hafta büyük işler anlatılırken küçük eksikler daha çok konuşulmuş. Bir yerde yol genişliyor, öteki yerde asfalt bekleniyor; bir yerde proje hazır, öteki yerde kazma aranıyor. Şehrin derdi çoğu zaman büyük değil; sadece küçük işlerin sırası bir türlü gelmiyor.

Selam ve dua ile
Fiemanillah.

 

Yorumlar

  • yorum avatar
    Mehmet Avcu
    22-09-2026 09:32

    Süper olmuş eline kalemine sağlık.

  • yorum avatar
    Emin
    22-09-2026 09:20

    Yine mi Öznur Çalık? Allah aşkına, Malatya bu isimden ne zaman kurtulacak? Kardeşi üzerinden yaşanan tartışmalar daha hafızalardan silinmemişken aynı ismin yeniden siyaset sahnesine sürülmesi bana göre tam bir klinik vaka. Siyasette başka isim mi kalmadı, başka kadro mu yetişmedi? Öznur Hanım kendi siyasi sermayesini zaten yıllar içinde tüketti. Şimdi yeniden Büyükşehir hesabı yapılıyorsa insan ister istemez şunu düşünüyor: Malatya hep aynı isimler arasında dönüp durmak zorunda mı?

  • yorum avatar
    Abdülkadir
    22-09-2026 09:17

    Sayın Çetin, tespitiniz bence oldukça derin ve kuvvetli. Öznur Çalık’ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı için konuşulmasını önemli buluyorum; zekâsı, ekip kurması ve ekibiyle çalışma biçimi onun en güçlü tarafları olarak görülüyor. Bülent Tüfenkci konusunda ise benim kanaatim farklı; uzun yıllardır AK Parti siyasetinin içinde bulunmasına rağmen Malatya açısından ortaya koyacağı belediyecilik performansı konusunda ciddi tereddütlerim var ve ikinci bir Sami Er tartışmasının yaşanmasından endişe ederim. Ahmet Kızılay tespitiniz ise bana göre üzerinde özellikle durulması gereken bir isim; hem devlet çevrelerinde hem de toplumda karşılığı bulunan bir kişi. Selahattin Gürkan için “olur mu?” derseniz, siyasette olur; milletvekilliği gündeme gelir mi, gelir. Ancak mevcut Büyükşehir yönetimiyle arasındaki siyasi hesabın da bu süreçte etkili olacağını düşünüyorum. Ali Bakan’ın kendi çevresini ve aşiret bağlarını toparlayabilecek bir siyasi gücü var. İlhan Geçit ise özellikle yeni yumuşama atmosferinde ve Kürt seçmenle temas bakımından faydalı olabilecek bir isimdi; fakat benim kanaatim, Yeşilyurt Belediye Başkanlığı sürecinin onun siyasi kariyerine beklediği katkıyı sağlamadığı yönünde. Sizin yazınızda isimlerin yan yana gelmesi aslında Malatya’da önümüzdeki dönemin bütün siyasi hesabını ortaya koyuyor.

  • yorum avatar
    Abuzer Toprak
    22-09-2026 09:09

    Bayram Taşkın konusunda çok doğru bir yere basmıştınız; “8-5 Bayram” demiştiniz. Bugün bakıyorum, tablo daha da belirginleşmiş. Belediye başkanlığı sosyal medya hesabı yönetmekle, esnaf ziyareti yapmakla, fotoğraf vermekle olur mu? Battalgazi en büyük hizmet hamlesini Selahattin Gürkan döneminde gördü. Ardından Osman Güder geldi; Allah var, ilçeye ciddi eserler bıraktı. Şimdiki görüntü ise yeni bir şey ortaya koymaktan çok, geçmiş dönemin izlerini silmeye çalışmak gibi. Ya arkadaş, insan Allah’tan korkar. Sen buraya selefinin yaptıklarını unutturmaya değil, üstüne bir şey koymaya geldin. Şevket Keskin misali habire esnaf dolaşıyorsun. Esnafı zaten oda başkanları dolaşıyor. Sen belediye başkanısın. Senin işin çay içip fotoğraf vermek değil; yol, park, proje, yatırım, eser üretmek. İki yıl sonra Battalgazi dönüp “Bayram Taşkın’dan bize ne kaldı?” diye sorduğunda verilecek cevap sosyal medya albümü mü olacak? Asıl mesele burada.

  • yorum avatar
    Fikret
    22-09-2026 09:05

    Sosyal medyayı geziyorum; bakıyorum, Mahmut Poyraz sürekli ajitasyon üzerinden bir şey anlatmaya çalışıyor ama bana pek ikna edici gelmiyor. Gazetecilere ciddi bir reklam bütçesi ayırdığı da belli; neredeyse her yerde reklamı var. Peki bu para nerede kazanılmış? Sağ olsun Özgür ablası, Bülent abisi; TOKİ’de boyuna iş almış, aldığı işlerden de ciddi para kazanmış. Para var ama gösteriş yok. Ne yapacak? TSO Başkanlığına aday oldu. Çünkü AK Parti’de varlığını hissettiremiyordu; zaten bu işi ona vermezlerdi, gerçi o da beceremezdi. “Bari TSO’yu kazanayım, bu da bir başlangıç olsun” demiş olacak. Ama sosyal medyada siz de bakın; bütün anlattıklarını, bütün paylaşımlarını yan yana koyun. Ortaya sizi ikna eden bir sonuç çıkıyor mu? Bana göre çıkmıyor.

  • yorum avatar
    Adem
    21-09-2026 19:12

    Mülkiyet konusu oldukça önemli bir konu. Devlet dediğiniz mekanizma vatandaşlarının canını, malını ve namusunu korumak için kurulmuştur. Anlaşılan o ki; deprem sonrası Malatyanın bir kısmında insanların malına tasallut eden bazı leş kargaları var. Ben eminim ki, adil bir yargılama sonrası o çarşı yıkılır... Yeniden yapılır mı yapılmaz mı, devlet mi yapar, vatandaşlar kendileri mi yapar? Onun cevabını bilmiyorum. Ama mesele mülkün korunması meselesi ise o çarşı ya yıkılır, ya o insanlar razı edilir...

  • yorum avatar
    Adem
    21-09-2026 19:08

    Sami Başkanın hastalığı kendisi için üzücü bir durum olsa da Malatya için faydalı bir durum. Bir türlü beceremedi, kadro kuramadı, proje üretemedi, geçmişle kavga edip durdu, Maski milleti mahvetti vs. Zaten Sami Başkan son zamanlarda sadece halkın arasına çıkıp birkaç video çekip geri gidiyor. Bütün yönetim görünürde vekillerinde. İlk günden beri bir de Bayat Sabri var; belediyeyi gerçek yöneten ilkokul mezunu bir zat. Oyuncağa dönmüş bu devasa kurum yeni bir başkan ile belki en azından merkezi yönetimden destek bulur. Mikail Sülük ise herhalde en doğru tercih olur. Alt alta üst üste toplayın bölün çıkarın en iyisi Mikail Sülük. Mükemmel bir tercih olur.

  • yorum avatar
    Adem
    21-09-2026 13:15

    İlhan Geçit, vekillik için kendisini en büyük aday görebilir. Hatta birileri bunu ona empoze etmiş olabilir. Hazır DEM Parti ile açılım varken en büyük aday sensin de diyebilir ama yaptığı hiçbir icraati yok. Hiçbir projesi yok. Tek kalem iş yapmadan, parti içinde bir geçmiş olmadan bunu düşünmesi abesle iştigalden başka bişey değil. Kendisini boşa gaza getirmesin, gaza getiren varsa da defetsin kurtulsun.

  • yorum avatar
    Paşa
    21-09-2026 12:51

    İlhan Geçit aşiret anlayışıyla çok olumsuz bir algı olusturdu.Adaletli davranmadı.Yardımcıları sülalerini belediyeye koydu.Ekibi kendisine çok zarar verdi.Bir de vekillik mi bekliyor.Çok zor!

  • yorum avatar
    Orhan Apak
    21-09-2026 12:12

    Malatya nın devlet eliyle ayağa kaldırıldığı şu dönemde belediyelerin bu kadar etkisiz olması bir vatandaş olarak beni üzüyor.Sami Bey in adam akıllı bir iş yaptığını hâla göremedik.Bırakın iş yapmayı Gürkan dönemini hep suçlayarak partisine zarar verdi.

  • yorum avatar
    Çağlar Ekici
    21-09-2026 12:11

    Yıllardır böyle zaten... Kiltepe’ye, Çarmuzu’ya, Bahçebaşı’na gelince hizmet yok

  • yorum avatar
    Emekli Öğretmen Ahmet B.
    21-09-2026 12:10

    3 ayda 30 milyon lira basın ve tanıtım harcaması ne demek? Şehirde bu kadar eksik, yapılmamış yol, çamur varken reklam şirketlerine, belirli odaklara bu paralar aktarıldıysa yazıklar olsun.

  • yorum avatar
    Nilüfer
    21-09-2026 12:09

    Her şeyimiz tamam bir fıstık yeşilimiz eksik zaten. Şemsiye Sokak’ı yeniden yapıyoruz diye müjde vermek milletle alay etmektir.

  • yorum avatar
    Leyla
    21-09-2026 12:09

    dışarıdan bakınca güzel görünüyor ama içi beni yakar dışı seni. 9 dükkânı olan adama 1 dükkân verildiği kulaktan kulağa yayılıyor. Bodrum katlar, eski hakkı olan esnaflar hiçe mi sayıldı?

  • yorum avatar
    Kadriye
    21-09-2026 12:08

    Biz küçük bir dükkân açacak olsak zabıtası da gelir, ruhsatçısı da. İskânıydı, yangın merdiveniydi canımızı çıkarırlar. Çevre ve Şehircilik İl Müdürü’ünün ailesine gelince inşaatı bitmemiş binada dükkân açılıyor, açılışa da ilçe belediye başkanı geliyor öyle mi?

  • yorum avatar
    Nevzat Millioğulları
    21-09-2026 12:07

    Haklı olduğu yerler olabilir ama tüccar şikâyet eden değil, sorun çözen lider ister. Yarın sanayicinin, esnafın önü tıkandığında Ankara’da nasıl kapı sökeceksin?

  • yorum avatar
    Halil İbrahim Koca
    21-09-2026 12:07

    Pütürgeli hemşerimiz Mikail Başkanı destekliyoruz

  • yorum avatar
    Ramazan KAYA
    21-09-2026 12:06

    Pütürge Başkanı Mikail Sülük meselesinde yazar çok haklı. Pütürge’de kentsel dönüşümde, ev yapımında güzel işler çıktı, tuttuğunu koparan bir tarzı var.

  • yorum avatar
    Demir Yıldız
    21-09-2026 12:06

    Sami Başkan’a geçmiş olsun, Rabbim acil şifalar versin. İnsan sağlığı her koltuktan öte gelir.

  • yorum avatar
    CeM A.
    21-09-2026 12:04

    Seçim tarihi bile yok ama maşallah bizim siyasetçiler koltuk paylaşımına başlamış. Şehir hâlâ konteyner kentlerde, depremin izleri silinmemiş; kim vekilliğe koşacak, kim büyükşehre oturacak hesabı yapılıyor. İster genel sekreter yardımcısı olsun ister eski başkan, millet artık lafa değil sahada yapılan icraata bakıyor. Koltuğa sevdalanmayı bırakıp önce şu Malatya’yı ayağa kaldırın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.