Malatya'da Kale Düşmüyor... Eriyor
23 Mart 2026, Pazartesi 10:29
Malatya…
Bir zamanlar kale.
2019…
AK Parti: %68,47
CHP: %28,69
Aradaki fark?
Neredeyse 40 puan.
Bu seçim değil.
Ezici üstünlük.
Şimdi sar ileri.
2024…
AK Parti: %48,97
CHP: %37,78
Fark?
11 puan.
Yani ne oldu?
40 puanlık fark…
11 puana düştü.
AK Parti eksi 19 puan.
CHP artı 9 puan.
Matematik basit.
Sonuç ağır.
Bu şehirde birileri düşerken
birileri yükselmiyor.
Birileri düşerken…
diğerleri yukarı çekiliyor.
Ve o isim:
Veli Ağbaba.
Şimdi soralım:
Bu bir CHP başarısı mı?
Hayır.
Bu bir boşluk başarısı.
Çünkü seçmen durup dururken yön değiştirmez.
Seçmen itilir.
İtildikçe gider.
Gittikçe alışır.
Alıştıkça sahiplenir.
Bugün Malatya’da olan tam bu.
Dün %28 olan CHP…
bugün %37.
Dün “olamaz” denilen…
bugün “acaba.”
Yarın ne olur?
İşte korku burada başlıyor.
Malatya artık kale değil.
Kapısı açık bir şehir.
Ve içeride en tehlikeli şey
düşman değil.
Yanlışta ısrar.
Şimdi gelelim asıl soruya:
Selahattin Gürkan neden %68 aldı?
Çünkü adam
parti toplamadı.
İnsan topladı.
Sağcı geldi.
Solcu geldi.
CHP’li geldi.
MHP’li geldi.
Alevi geldi.
Sünni geldi.
Çünkü karşısında
“benim adamım” değil…
“şehrin adamı” vardı.
Siyasetin sırrı budur.
Herkesi alırsan
şehri alırsın.
Şehri alırsan
seçimi alırsın.
Bugün yapılan ne?
Herkesi almak yerine
herkesi kaybetmek.
Sonra dönüp soruluyor:
“CHP neden yükseliyor?”
CHP yükselmiyor.
Sen düşüyorsun.
Ve düşüşün sesi yoktur.
Ama etkisi büyüktür.
Sandık günü geldiğinde
alkış duyulmaz.
Hesap görülür.
Ve unutma…
Malatya’da seçim artık garanti değil.
Sadece ertelenmiş sonuç.

RAKI MASASI KURAN, FOTOĞRAFI DAĞITAN
Fotoğrafı kim paylaştı?
Barış Yıldız.
Yani CHP İl Başkanı.
Demek ki kare kimin?
CHP’nin.
Şimdi geri sar.
Dün…
Mezar başı.
Rakı.
Bugün…
Bayram.
Protokol.
Aynı isim:
Veli Ağbaba.
Siyaset bu işte.
Zemin değişir…
oyun değişmez.
Geçen Ramazan ne oldu?
İftar kuruldu.
Sami Er gitti.
Tek başına oturdu.
Masayı kim kurdu?
Ağbaba.
Görüntüyü kim verdi?
Sami Er.
Kazanan kim oldu?
Ağbaba.
Şimdi bugüne bak.
Bu sefer masa yok.
Kare var.
Ortada kim var?
Ali Bakan.

Dik.
Mesafeli.
Ağırlığını koymuş.
Kimseye yaslanmıyor.
Kimsenin masasının parçası değil.
İşte fark burada.
Biri davete gider…
kullanılır.
Biri durduğu yerde durur…
kullandırmaz.
Siyaset bu kadar basit.
Ağbaba sahne kurar.
Sami Er sahneye çıkar.
Ali Bakan?
Sahneyi izler…
ama oyuna girmez.
Ve en acı gerçek:
Aynı şehirde…
aynı partiden iki isim.
Biri fotoğrafa girer.
Biri fotoğrafı yönetir.

PARA SEL OLDU, PROJE DAMLA BİLE OLMADI
Geçen hafta yazdım.
Dediler ki:
“Çalışıyor…”
“Koşturuyor…”
“Bayramda bile sahada…”
İyi.
Ben de baktım.
Saydım. Tarttım.
Çünkü mantık nettir:
Kıyas,
aynı olanlar arasında yapılır.
Aynı parti.
Aynı koltuk.
Aynı Battalgazi.
Ama iki farklı hikâye.
Osman Güder.
Kırkgöz Sahil Park.
Derme Deresi ıslahı.
Eski Malatya Meydanı.
Hidayet Mahallesi dönüşümü.
Yani…
Sahil yapmış.
Dereyi düzeltmiş.
Meydan kurmuş.
Mahalleyi dönüştürmüş.
Şehri büyütmüş.
Çehreyi değiştirmiş.
Kimlik kazandırmış.
Şimdi bugüne gel.
Deprem olmuş.
Devlet gelmiş.
Para akmış. Kaynak yağmış.
Şartlar değişmiş.
Dün yokluk vardı.
Bugün bolluk var.
Dün sınırlı imkân.
Bugün sınırsız destek.
Peki sonuç?
Bayram Taşkın.
“10 dev proje” diyor.
Bakıyorsun…
Barınak.
GES.
Kilit taşı.
Taziye evi.
Liste var.
Ama etki yok.
Faaliyet var.
Ama dönüşüm yok.
Hareket var.
Ama iz yok.
Güder bir iş yapıyordu…
şehir değişiyordu.
Taşkın on iş sayıyor…
şehir yerinde sayıyor.
İşte fark burada.
Biri inşa etmiş.
Biri idare ediyor.
Biri büyütmüş.
Biri oyalıyor.
Biri eser bırakmış.
Biri faaliyet listesi yazıyor.
Ve en sert gerçek:
Dün para yoktu…
iş büyüktü.
Bugün para var…
iş küçük.
Dün Battalgazi yapılmıştı.
Bugün Battalgazi meşgul ediliyor.
Ve şimdi herkes aynı soruyu soruyor:
Para sel gibi akarken…
neden ortaya çıkan şey
damla kadar etki etmiyor?
Çünkü mesele çalışmak değil.
Mesele vizyon.
Biri şehir kurar.
Diğeri günü kurtarır.

BİR ÖĞRETMEN DÖVÜLDÜ, MALATYA ZAMANINDA YOKTU
Bir öğretmen…
Nur Öğretmen.
Okulda darp edildiği iddiası gündeme düştü.
Bu bir haber değil.
Bu bir refleks testi.
Malatya bu sınava girdi.
Ve…
sınıfta kaldı.
Vali?
Üç gün sonra mesaj.
Milli Eğitim?
Gecikmiş açıklama.
Milletvekilleri?
Gündem geçtikten sonra.
Partiler?
AK Parti sustu.
MHP sustu.
CHP sustu.
Sonra ne oldu?
Hepsi konuştu.
Çünkü bu memlekette artık refleks yok.
Takvim var.
Olay olur.
Beklenir.
Gündem ölçülür.
Risk hesaplanır.
Sonra açıklama yapılır.
Adı da konur:
duyarlılık.
Hatta bazıları daha ileri gitti.
Ziyaret etti.
Fotoğraf verdi.
Geçmiş olsun dedi.
Yani klasik:
Olay soğuyunca sahip çık.
Çünkü sıcak anda susmak kolaydır.
Zor olan…
zamanında konuşmaktır.
Bir öğretmen darp ediliyor.
Ve şehir…
susuyor.
Vali susuyor.
Müdür susuyor.
Vekil susuyor.
Parti susuyor.
Neyi bekliyorlar?
Birbirlerini.
Kim önce konuşacak?
Kim risk alacak?
Kim taşın altına elini koyacak?
Sonuç?
Kimse.
Çünkü herkes şunu biliyor:
Geç kalmanın bedeli yok.
Ama erken konuşmanın riski var.
İşte Malatya’da mesele artık bu:
Kim haklı değil.
Kim güçlü değil.
Kim iktidar değil.
Asıl soru şu:
Kim zamanında var?
Ve o gün bu sorunun cevabı çok netti:
Hiç kimse.
120 BİN KONUT VAR, 250 METRE HALI YOK
Malatya’da tuhaf bir matematik var.
Devlet 120 bin konut yapıyor.
Şehir yeniden kuruluyor.
Beton yükseliyor.
Anahtar dağıtılıyor.
Ama…
Şehir mezarlığında
250 metrekare halı yok.
Evet.
Üç yıldır insanlar
tahtanın üstünde namaz kılıyor.
Kışın buz gibi.
Yazın fırın gibi.
Üstünde ne var?
Sert.
Kapkara.
İnsanı secdeden soğutan bir halıfleks.
Bir arkadaş geldi şehir dışından.
Namaz kıldık.
Çıktık.
Yüzüme baktı.
“Bu şehirden bir şey olmaz” dedi.
Dedim, niye?
“120 bin konut yapan akıl…
250 metrekare halıyı düşünemiyorsa…
orada akıl yoktur” dedi.
Durdu.
Sonra daha ağırını söyledi:
“Demek ki mesele para değil…
mesele kafa.”
Şimdi insan ister istemez soruyor:
Bu şehirde vali yok mu?
Var.
Belediye başkanı yok mu?
Var.
Milletvekili yok mu?
Var.
Zengin yok mu?
Var.
Peki…
Hiçbiri burada namaz kılmadı mı?
Kıldı.
Ama kimsenin aklına gelmedi:
“Şuraya bir halı serelim” demek.
Çünkü bu şehirde artık büyük işler konuşuluyor.
Konut sayısı.
Proje sayısı.
İhale büyüklüğü.
Ama kimse küçük şeyi görmüyor.
O küçük şey…
insanı yere yaklaştırır.
Secdeyi rahatlatır.
Vicdanı hatırlatır.
Malatya bugün büyük işler yapıyor.
Ama…
küçük bir şeyi beceremiyor.
İşte mesele halı değil.
Mesele, bu şehrin yere ne kadar yakın olduğu.

KALEM HAKKI: RAMAZAN BİTTİ, SAHNE NE OLACAK?
Ramazan bitti.
Günde 3 iftar, 2 sahurla verilen “yoğunuz” pozları da bitti.
Şimdi ne olacak?
Proje mi üretecekler…
yoksa yine etkinlikten etkinliğe mi koşacaklar?
Mahalle mahalle gezip fotoğraf mı verecekler…
yoksa ilk defa masaya oturup iş mi konuşacaklar?
Çünkü iftar bitti…
Artık karnı değil, icraatı doyurma zamanı.
LAF EBESİ: “HAYIR MI, HESAP MI?”
Devletin parasıyla iftar verdiler…
milletin sofrasını kendi eseri sandılar.
Fotoğraf çoktu.
Teşekkür boldu.
Şimdi Ramazan bitti.
Sahne kapandı.
Millet soruyor:
Hesap kimin?
Çünkü hayırla yapılan iş
gösterişle büyütülmez.
Demedi deme…
FIKRA GİBİ MEMLEKET:
Sormuşlar Napolyon’a:
“Ülkeyi kim yönetiyor?”
Demiş ki:
“Oğlumla yönetiyorum.”
“Nasıl yani?” demişler.
Napolyon anlatmış:
“Oğlum annesine söyler…
annesi bana söyler…
ben de uygularım.”
Şimdi Malatya’ya soralım:
“Şehri kim yönetiyor?”
“Başkan” diyorlar.
“Nasıl?”
…fıkra aynı.
Söyleyen başka.
Karar veren başka.
Uygulayan başka.
Tek fark şu:
Napolyon bu sistemle imparatorluk kurdu.
Biz…
bu sistemle şehri bile kuramadık.
FİSKOS MASASI:
Malatya’da kulisler bu hafta daha kalabalık…
Siyaset meydanda, çarşı sessiz, fısıltılar yüksek.
Herkes konuşuyor…
kimse açık konuşmuyor.
– “Mal Varlığını Açıkla!” Çıkışı Gündemi Sardı!
CHP Milletvekili Veli Ağbaba’nın “Hodri meydan” çıkışı çarşıya düştü.
Vatandaşın sorusu net:
Kim açıklayacak, kim susacak?
– 484 Bin Liraya Ev… Ama Kime?
Peşin ödeme indirimi şehirde konuşuluyor.
Bir taraf “hayal gibi” diyor…
Diğer taraf:
“İyi de bize çıkmadı.”
Sevinç var…
ama sitem daha yüksek.
– Çarşı Sessiz, Esnaf Tedirgin!
Bayram geçmiş… hareket yok.
Esnafın cümlesi kısa:
“Eskiden iğne atsan yere düşmezdi.”
Konteyner geçici…
dükkanlar gecikmiş.
Bekleyiş uzuyor, umut kısalıyor.
– Viyadük Geliyor… Şehir Rahatlayacak mı?
Sami Er’in ikinci viyadük projesi konuşuluyor.
İkizce–Adıyaman hattı için umut var.
Şoför esnafı net:
“Bu iş olursa şehir nefes alır.”
– Veysel Tay Sahada, Ton Sert!
Esenlik’in eski genel müdürü yeniden gündemde.
Geri adım yok.
Mesaj net:
“Hesaplaşacağız.”
Kulisler hareketli…
dosyalar ağır.
– Sofra Kurulmadı, Söz Masada Kaldı!
Ramazan’da “büyük buluşma” vaadi vardı.
Bakanlar, kalabalıklar, büyük organizasyon…
Ramazan geçti.
Bayram bitti.
Sofra kurulmadı.
Şehir soruyor:
“Söz nereye gitti?”
– Yeni Asfalt, Küçük Sevinç!
İnönü Caddesi yenilendi.
Vatandaş memnun.
“Malatya pist gibi olmuş.”
Ama fısıltı hazır:
“Darısı ara sokaklara.”
– Su Faturası Şok Etkisi!
Şehrin en sıcak gündemi:
su.
Faturalar elektrikle yarışıyor.
Bin TL artık istisna değil.
Vatandaş soruyor:
“Bu su mu… altın mı?”
Fiskos Masası kulak kabartmaya devam ediyor…
Çünkü Malatya’da bazen
en büyük gürültü…
en sessiz cümlelerden çıkar.
(1)(1).jpg)
Selam ve dua ile
Fiemanillah
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.


Yorumlar
Mehmet
06-04-2026 13:39Hüseyin Gazi ilçesi olacak mı
Hasan fidan
24-03-2026 15:36Mesela İlhan Geçit yeniden aday olursa Chp den mi yoksa Ak Parti den mi aday olacak?
Samet usta
23-03-2026 19:18Chp kazanırsa Sami Bey e ödül hediye verilmeli..Adam chp adına hak ediyor.
İlhan Elverir
23-03-2026 17:15Sami Er Malatya nın günahı gibi.Ekibi ve kendisi başarısız.
Adem
23-03-2026 16:02Hepsi tamam da 200 tane cami yıkıldı bu memlekette. Bir tanesinin halısını alıp şehir mezarlığındaki mescide koymak çok mu zordu?
Serhat
23-03-2026 16:00Sami Er oldukça Chp daha çok yükselir Malatya da.İyi ki varsın Sami?
Derya
23-03-2026 15:50Belediyeler yetersiz kaldı. Tecrübe sizler ve sadece etkinlik, görüntü derdindeler.Yazık oldu Malatya'ya.Görevden alma becerisini bile ortaya koyamayan bir irade yoksununa Büyükşehiri teslim eden akıl elbette oy kaybına uğrayacaktır.Eskiden kadrolarda başkanlar kadar çalışan, ağırlığı olan kimlikler vardı.Şimdi ehliyetten önce sadakat diyen düşünce çok önde. O nedenle kadrosuz, beceriksiz kurumlar haline geldi belediyeler. Geldikleri gibi giderler hiç bir iz bırakmadan. Bizde kayıp yıllarla gün geçiririz.
Yasin
23-03-2026 13:02Malatya da belediyelerde Toki gibi çalışıp adam akıllı işler yapıp insanların hayatlarını kolaylaştırsalardı memleket böyle olmazdı...Chp bu şekilde elbette yükselir..Sami de İlhan da onların ekmeğine sağ bal sürdü..Onlarda afiyetle oylarını yükselttiler.
Battal
23-03-2026 12:34Hele bakın Meşale den ışık saçanlara...Memlekete bir gram katkısı olmayıp benim adamım denilerek göreve getirilenlere ..Gürkan bunları temizlemişti...Ama tekrar tekrar Malatya nın başına çorap ördüler..Yazık oldu Malatya ya...
Yılmaz Eser
23-03-2026 12:12Malatya da partisine en büyük muhalif Sami Er dir..Adam göreve geldiğinden beri Gürkan dönemini sürekli suçlayarak seçmen üzerinde olumsuz etki oluşturdu..Yani partisine muhalefet etti..Sonuç Chp Malatya da bu başkan ve onun getirdigi Geçit ve Taşkınla yükselişe geçti..
Memet Osman Zorluer
23-03-2026 11:39Hep dedikodu, hep vıdı vıdı. 66 yaşındayım, beğenilen ve takdir edilen bir belediye başkanı görmedim. Rahmetli Hamido hariç. Onu da görev yapamadan şehit ettiler. Malatyanın çehresi Münir Erkal ile değişiyordu, çok güzel vizyon sahibiydi, onu da gurur ve kibri bitirdi.
Emekli Bir Malatyalı
23-03-2026 11:29Bir gazeteci olarak hem rakamla (seçim analiziyle) hem de vicdanla (halı ve öğretmen meselesiyle) tam 12 den vurmuşsun. Yazılarını merakla takip ediyorum
Konteyner kentten selamlar
23-03-2026 11:27Fıkra kısmına çok güldüm ama sinirden. Napolyon’un oğlu gibi Malatya’da da kararı kimin verdiği belli değil
Eğitimci
23-03-2026 11:26Nur Öğretmen olayında yazarın 'refleks testi' tespiti çok acı ama çok doğru. Biz okulda bekledik ki biri çıksın 'Hoop ne oluyor?' desin. Sendikalar bile rüzgarın yönüne baktı. Üç gün sonra gelen mesajın kime faydası var? Sıcakken susup soğuyunca 'geçmiş olsun' diyen vekili biz ne yapalım?
Ruhsar
23-03-2026 11:26Fiskos masasındaki su faturası kısmına imzamı atarım. Dükkanın kirasıyla su faturası yarışır mı kardeşim? Malatya 'pist gibi' oldu diyorlar ama o pistte yürüyecek derman kalmadı esnafta. Veli Ağbaba’nın mal varlığı çıkışını da herkes konuşuyor Kimin neyi var neyi yok dökülse de görsek, kim zenginleşti bu depremde kim fakirleşti belli olur
Ayşe
23-03-2026 11:25250 metrelik halı meselesini okurken gözlerim doldu.
Ali Demir
23-03-2026 11:25Eskiden AK Parti Malatya’da ceketini koysa alırdı, şimdi o ceket dar gelmeye başladı.
Orhan
23-03-2026 11:21Veysel Tay... Belli grubun hatrısayılır ismi. Eğer ulusal basın ve Reis in diline düşmeseydi kimse almayacaktı görevden ve kaldığı yerden devam edecekti.