MAŞTİ'de 20 Milyarlık Soru!
02 Kasım 2026, Pazartesi 11:34
Malatya’da günlerdir MAŞTİ konuşuluyor.
Öyle üç beş dönümlük bir yerden söz etmiyoruz.
120 dönüm olduğu söylenen bir arazi!
Tahminî değeri?
15–20 milyar lira!
Kesin bedeli açıklanmış bir ekspertiz raporu henüz ortada yok.
Ama konuşulan rakam, meselenin büyüklüğünü göstermeye yetiyor.
Büyükşehir Meclisi, 20 Ekim’de otogar alanını turizm, ticaret ve konuta çevirmiş.
Üstelik oy birliğiyle!
Maşallah…
İktidar razı.
Muhalefet razı.
Malatyalı ise neye razı olacağını bilmiyor!
Şimdi kulislerde soruluyor.
Arazi satıldı mı?
Bankalara borç karşılığı mı verildi?
Kime, hangi bedelle?
Ortada açıklanmış bir devir belgesi yok.
Fakat böylesine kıymetli bir kamu taşınmazının geleceği de kulislerin insafına bırakılamaz.
Bir mukayese yapalım.
Eski hal binasının bulunduğu yaklaşık 40–45 dönümlük alanın deprem döneminde 2 milyar liranın üzerinde bedelle devredildiği konuşulmuştu.
Bugünkü değeri için 6–7 milyar lira tahmin ediliyor.
Bu rakamlar da ayrıca teyide muhtaç.
Ama MAŞTİ’nin ekonomik büyüklüğünü sorgulamak için önemli bir karşılaştırma.
Sami Er açıklamalı.
Meclis üyeleri anlatmalı.
Muhalefet sormalı.
Bu arazi kimin?
Hangi kararla, hangi bedelle, hangi amaçla değerlendirilecek?
Daha önceki yönetimlerin taşınmaz işlemlerini didik didik edenlerin bugün aynı şeffaflığı göstermesi gerekiyor.
Malatya’nın malı, Malatyalının emaneti.
120 dönüm konuşuluyor.
20 milyar telaffuz ediliyor.
Bir tek açıklama bekleniyor!
Beyler, bu kadar büyük arazinin hesabı da büyük olur!

BABALAR MAKAMDA… ÇOCUKLAR DEVLETİN BAŞINDA!
Türkiye’de fon tartışmaları sürüyor.
Malatya’da ise başka bir mesele konuşuluyor.
Babalar ve oğulları!
Millet belediye başkanı seçiyor.
Bazı aile fertleri de kendilerini seçilmiş zannediyor!
Bir bakıyorsunuz, başkanın oğlunun makam aracıyla gezdiği iddiası.
Öteki protokolde boy gösteriyor.
Berikinin belediye personeline talimat verdiği konuşuluyor.
Hanımların vaziyeti de ayrı.
Hayır hasenat, sosyal faaliyet, gönüllülük…
Eyvallah!
Fakat iş parti teşkilatına, belediyenin idaresine, makam araçlarına kadar uzanıyorsa orada durmak gerekiyor.
Çünkü belediyenin nikâh memuru var.
Aile fertlerine kamu yetkisi dağıtan bir memuru yok!
Eskiden başkanın ailesi hayır faaliyetlerinde görünürdü.
Şimdi bazı aile fertlerinin belediyenin işleyişinde ne ölçüde söz sahibi olduğu sorgulanıyor.
Bu iddialar açıklığa kavuşturulmalı.
Kamu aracı kime tahsis edilmiş?
Protokolde kim, hangi sıfatla bulunmuş?
Personelden kim talimat almış?
Malatya’da bu soruların muhatabı belediye başkanları.
Makam babanın olabilir. Yetki, milletin emaneti!
Oğul, eş, damat, yeğen…
Hiçbirine sandıktan ayrıca mazbata çıkmadı.
Malatyalı başkan seçti.
Belediyeye aile boyu yetki vermedi!

BÜTÇE Mİ YAPTINIZ… TEMENNİ LİSTESİ Mİ?
Malatya’da belediye bütçeleri maşallah!
Milyarlar konuşuluyor.
Projeler sıralanıyor.
Hizmet vaatleri havada uçuşuyor.
Bir de yıl sonu hesabı geliyor.
Rakamlar küçülüyor!
Büyükşehir Belediyesi 2025’e 13,5 milyar liralık bütçeyle girmiş.
Gelir gerçekleşmesi yüzde 63.
Gider gerçekleşmesi yüzde 66.
Yaklaşık 5 milyar liralık gelir hedefi tutmamış.
İşin daha düşündürücü tarafı harcamaların dağılımı.
İnsan Kaynakları yüzde 95.
Basın Yayın yüzde 94.
Fen İşleri yüzde 39.
İmar yüzde 37.
Afet İşleri yüzde 1,5!
Deprem şehri Malatya’dan söz ediyoruz.
Makamların mesaisi bütçeye sığmış.
Şehrin imarı ödeneğin gerisinde kalmış!
Battalgazi’de ise gelir gerçekleşmesi yüzde 78, gider yüzde 95.
Orada da tahsilatla harcama arasında ciddi bir mesafe var.
Elbette harcanmayan her ödenek yapılmayan hizmet demek değil.
Fakat belediyenin bütçesi, vatandaşa verdiği yıllık hizmet taahhüdüdür.
Kaynağı öngörmek, yatırımı gerçekleştirmek ve sapmanın hesabını vermek de idarenin mesuliyeti.
Bütçede milyarlar var.
Peki o milyarların karşılığı sokakta ne kadar var?
.jpeg)
ARSA BİTİNCE MAAŞI NEYLE ÖDEYECEKSİNİZ?
Malatya’da belediyelerin bütçelerine bakıyorum.
Arsa satışı.
Taşınmaz satışı.
Yine arsa satışı!
Maşallah…
Belediyecilik gayrimenkul ticaretine dönmüş!
Arsayı sat.
Parayı kasaya koy.
Giderleri karşıla.
Peki yarın?
Arsa bir defa satılır. Maaş her ay ödenir!
Üstelik belediye şirketleri var.
Personeli var.
Araçları, yakıtı, işletme giderleri var.
Büyükşehir’in bir şirketine yaklaşık bir milyar lira aktarıldığı belirtiliyor.
Hangi kalemden, hangi karşılıkla?
Bunu da açıklamak gerekiyor.
Asıl müzayaka burada.
Sürekli giderleri, bir defalık gelirlerle karşılamaya alışan idare, yarının hesabını bugünden tüketir.
Yatırım bekleyen mahalleler var.
Yol, altyapı, hizmet bekleyen vatandaş var.
Fakat bütçede sermaye yatırımlarının payı, taşınmaz satışlarının karşılığı ve şirketlerin mali yükü birlikte incelenmeli.
Çünkü belediyenin kasasına giren her para kazanç sayılmaz.
Bazen satılan, şehrin geleceğidir.
Sonraki yönetime bırakılacak borçlar, şirket yükümlülükleri, personel giderleri…
Hepsi aynı bütçenin üzerinde.
Bugün arsayı satıp maaşı ödersiniz.
Yarın maaş günü gelince neyi satacaksınız?
EXPO UNUTULDU… TANITIM GÜNLERİNE DEVAM!
Malatya Dernekler Federasyonu (MADEF), Malatya Tanıtım Günleri düzenledi.
Stantlar kuruldu.
Yöresel ürünler sergilendi.
Türküler söylendi.
Protokol fotoğraf çektirdi.
Sonra herkes evine!
Masraf?
Onu da birileri hesaplasın!
Peki Malatya’ya ne kaldı?
Kaç turist kazandık?
Kaç yatırımcı getirdik?
İhracata, istihdama ne katkı sağladık?
Bir zamanlar bu organizasyonların anlamı vardı.
Malatya’yı tanıtmak için şehir şehir dolaşmak gerekiyordu.
Şimdi sosyal medya çağındayız.
Dünyanın öbür ucuna saniyeler içinde ulaşıyoruz.
Biz hâlâ stant kurup kayısı gösteriyoruz!
Üstelik bu organizasyonlara harcanan paranın, emeğin, zamanın hesabı da ortada yok.
MADEF’in faaliyetlerine elbette saygımız var.
Ancak siyasetçilerimizin ve bürokratlarımızın artık tanıtım anlayışını değiştirmesi gerekiyor.
Çünkü Malatya’nın önünde çok daha büyük bir hedef vardı.
EXPO 2028!
Uluslararası alıcıların, yatırımcıların ve turizm çevrelerinin Malatya’yla doğrudan buluşabileceği büyük bir organizasyon hedefi.
Daha önce yazdım.
Aradan zaman geçti.
Ne hazırlık takvimi açıklandı ne yol haritası!
Tanıtım Günleri’ne ayrılan kaynaklar, EXPO gibi büyük organizasyonların hazırlığına yönlendirilemez mi?
Siyasetçiler, bürokratlar, iş dünyası…
Bir araya gelip bu hedefin peşine düşemez mi?
Malatya’yı Malatyalılara tanıtmakla daha ne kadar meşgul olacağız?
Tanıtım Günleri’nde Malatya’yı anlatıyoruz.
EXPO’da dünyayı Malatya’ya getirmeyi konuşmalıyız!
DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜ OLDU… MALATYA’DA TELEFONLAR SESSİZ!
Malatyalı Şener Eroğlu.
Kuaför.
İtalya’nın Paestum kentinde 38 ülkenin katıldığı Dünya Kuaförler Şampiyonası’nda üçüncülük elde ettiğini duyurdu.
Türk bayrağını dalgalandırdı.
İstiklal Marşı’mızı okuttu.
Malatya’nın adını dünyaya duyurdu.
Bir de bizim protokole bakıyorum!
Düğünde varlar.
Dernekte varlar.
Açılışta varlar.
Fotoğrafta zaten eksiksizler!
Maşallah…
Sosyal medyada paylaşılmadık merasim bırakmıyorlar.
Fakat Şener Eroğlu’nun dünya üçüncülüğünü kutlayan bir milletvekiline, belediye başkanına veya bürokrata ben rastlamadım.
Belki gözümden kaçmıştır!
Düğün fotoğrafları gözümüzden kaçmıyor da dünya üçüncülüğü nasıl kaçıyor?
Üstelik Eroğlu’nun uluslararası başarıları bununla sınırlı kalmıyor.
Avrupa, dünya, Balkan şampiyonlukları…
Yılların emeği, alın teri, mücadelesi.
İnsanın aklına geliyor.
Malatya’nın yetiştirdiği bir insanı takdir etmek bu kadar mı zor?
Bir telefon…
İki kelime…
Bir tebrik!
Demek ki Malatya’da davetiye, dünya derecesinden daha makbul!
KALEM HAKKI: KELİME DE İNSANI ELE VERİR
CHP Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış, Veli Ağbaba için:
“Ensesinden tuttuk, kapının önüne koyduk” dedi.
Siyasette eleştiri olur.
Hesaplaşma olur.
İtiraz olur.
Ama bu dil başka.
Hınç kokuyor.
Kin taşıyor.
Öfke, muvazeneyi bozuyor.
Siyasetçinin ağırlığı, rakibini nasıl gönderdiğiyle değil…
Giderken arkasından ne söylediğiyle ölçülür.
FIKRA GİBİ MEMLEKET:
SAY!
Kemal Sunal vitrindeki tavuğa ekmeğini banıyor.
Lokantacı:
“Parasını ver.”
“Arada cam var.”
“Olsun, bandın say.”
Kemal Sunal:
“Ben de ödedim say.”
“Ödedim say olur mu?”
“Senin oluyor da benim niye olmuyor?”
…
Dilek Mahallesi’nde iddiaya göre:
Şebeke yok.
Su tankerle geliyor.
Sayaçta tüketim yok.
Ama üç fatura var:
8 bin.
10 bin.
12 bin.
Toplam 30 bin lira.
MASKİ’den açıklama bekleniyor.
“Kullandın say” oluyorsa…
“Ödedim say” niye olmasın?
LAF EBESİ: BAZI KAPILAR BABAYLA AÇILIR
İstanbul’da Ahmet Çalık ziyareti…
Vali var.
Büyükşehir Belediye Başkanı var.
İş adamları var.
Bir de Sami Er’in oğlu var.
İnsan düşünmeden edemiyor:
Genç kardeşimiz hangi sıfatla orada?
Demedi deme genç kardeşim;
bazı kapılar kartvizitle açılır…
bazıları babayla.

FİSKOS MASASI:
Malatya’da bu hafta musluk faturayı, pazar mescidi, abonelik DASK’ı, siyaset Ankara’yı, üniversite ise şartnameyi konuşturmuş. Bir yerde belge aranıyor, bir yerde ibadet yeri, bir yerde koltuğun akıbeti… Şehirde mesele çok; fiskosun yolu yine aynı yere çıkıyor: “Bu işin aklı nerede?”
SUYA ZAM VAR, ZAMMIN SAHİBİ ORTADA YOK!
Su faturaları bu hafta yine dillerde. Tarife değişikliği olan bölgelerde artış daha sert hissediliyor; ticarethanelerde rakam daha da yukarı çıkıyor. Vatandaşın hesabı şaşmış ama asıl merak başka: “Bu zam hangi hesapla yapıldı, kim karar verdi?” Fiskos kısa: “Fatura kapıyı buluyor da kararın sahibi bir türlü görünmüyor!”
ŞİRE PAZARI VAR, BİR SECCADELİK YER YOK!
Yeni Şire Pazarı yapılmış, dükkânlar kurulmuş, ticaret başlamış. Eski pazarda Diyanet’e bağlı cami ve kadrolu imam varken yeni yerde iki rekât namaz kılacak alan bulunmadığı konuşuluyor. Dışarıdan gelen de esnaf da aynı şeyi soruyor. Fiskos biraz mahcup: “Çarşıya her şey sığmış, mescit plana girememiş!”
DASK’I ELEKTRİK SORMUYOR, SU SORUYOR!
Abonelik işlerinde vatandaşın kafasını karıştıran bir başka husus da DASK meselesi. Doğalgaz ve elektrik işlemlerinde istenmeyen belge, su aboneliğinde karşıya çıkıyor. Risk hesabı yapınca tablo daha da tuhaflaşıyor. Fiskos hazır: “Gazı açtık, elektriği verdik; musluğu açmak için deprem poliçesi lazım!”
ANKARA SEKİZ KOLTUK DEĞİŞTİRDİ, MALATYA KENDİKİNE BAKTI!
AK Parti’de sekiz ilde başkan değişince Malatya kulislerinin kulağı yine Ankara’ya çevrilmiş. Şimdilik şehir için ilan edilmiş bir değişiklik yok ama siyasetin tabiatı malum; bir yerde sandalye çekilince öteki masalarda da ses duyuluyor. Fiskos fısıltıyla: “Ankara listeyi açtı mı, Malatya’da herkes kendi ismini sessizce arıyor!”
ŞARTNAME O KADAR DAR Kİ, İSİM YAZMAYA YER KALMAMIŞ!
Malatya Turgut Özal Üniversitesi’ne bağlı Akçadağ MYO’daki bir kadro ilanının belirli bir kişiyi tarif ettiği yönündeki iddialar şehirde konuşuluyor. Akademik ilanlarda şartlar daraldıkça kulis genişliyor. İddianın doğruluğunu süreç gösterecek ama fiskos şimdiden dolaşıyor: “Kadro herkese açıkmış; kapıdan geçecek kişinin ölçüsü önceden alınmış!”
Fiskos Masası kulak kabartmaya devam ediyor…
Çünkü Malatya’da bu hafta kimi faturayı, kimi seccadeyi, kimi poliçeyi, kimi Ankara’yı, kimi de ilan şartını konuşmuş. Şehrin müşterek suali yine kısa: “Bu kadar işin içinde biraz da usul arıyoruz.”
(1)(1).jpg)
Selam ve dua ile
Fiemanillah


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.