05 Ekim, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    49.16
  • EURO
    55.08
  • ALTIN
    6.542
  • BIST
    12.27
  • BTC
    85733.561$

Sandık Siyasete “Haddini Bil” Dedi

05 Ekim 2026, Pazartesi 12:50
Sandık Siyasete “Haddini Bil” Dedi

MTSO seçimi bitti.

33 komitenin
19’unu Oğuzhan Ata Sadıkoğlu,
13’ünü Mahmut Poyraz aldı.

1 komite de bağımsız çıktı.

Rakam bu.

Ama çıkan sonuç, rakamdan fazla şey söylüyor.

Çünkü Sadıkoğlu’nun karşısında yalnız Mahmut Poyraz yoktu.

Poyraz’ın yanında duran siyasetçiler de vardı.
Farklı çevreler devredeydi.
Hesap yapanlar da eksik değildi.

Hatta bazılarının derdi Poyraz’ın kazanması bile değildi.

Sadıkoğlu gitsin de…

Kim gelirse gelsin.

Sandık açıldı.

Gitmedi.

Siyasette tuhaf bir zenginlik vehmi vardır.

Adamın cebinde beş kuruş yoktur.

Zenginle gezer.
Sofrasına oturur.
Çevresinde dolaşır.

Bir müddet sonra…

Serveti kendisinin zanneder.

Bazı milletvekillerinin hesabı da böyle.

AK Parti’ye teveccüh vardır.

Recep Tayyip Erdoğan’a muhabbet vardır.

Rozete itibar vardır.

Bizimki aynaya bakar:

“Millet beni seviyor.”

Yavaş.

O oy senin değil.

O sevgi sana ait değil.

Partinin oyunu şahsi servetin,
Erdoğan’ın itibarını kendi sermayen sanıyorsan…

Rozetin geçmediği ilk seçimde hesabın şaşar.

Vatandaş, milletvekilinin işaret ettiği isme mühür basmak zorunda değildir.

Ödünç servetle zengin olunmaz.

Ödünç oyla siyasi sıklet kazanılmaz.

Parti rozeti sipariş getirmez.

İhracat yapmaz.

Tezgâh döndürmez.

Siyaset oda kapısından fazla içeri girerse…

Tüccar pusulayı çıkarır.

Cevabını verir.

19 Sadıkoğlu.

13 Poyraz.

1 bağımsız.

Ama asıl mesaj siyasetçiyeydi:

Milletin partine verdiği oy, senin şahsi tapun değildir.

MTSO seçimi bunu iki kelimeyle anlattı:

Haddini bil.

OĞUZHAN BAŞKAN, ODAYI KAYBETMEDEN ÇIK

Oğuzhan Ata Sadıkoğlu üçüncü kez kazandı.

2022’de 23 komite almıştı.

Bu seçimde 19.

Mahmut Poyraz 13 komiteye ulaştı.

Bir komite bağımsız çıktı.

Bir diğerinde sonuç 55–55 oldu.

Rakamlar açık:

Üçüncü dönem, dördüncü seçimin hazırlığı olmamalı.

İlk dönem tanınırsın.

İkincide yerini muhkemleştirirsin.

Üçüncüde artık aynı koltuğa değil, sonrasına bakarsın.

Üç kez kazanmış bir başkan hâlâ:

“Bir daha nasıl kazanırım?”

hesabına sıkışmamalı.

MTSO, Sadıkoğlu için bundan sonra daha büyük bir birikime dönüşmeli.

Malatya yeniden kuruluyor.

Sanayici yeni alan peşinde.

İhracatçı pazarını büyütmeye çalışıyor.

Tüccarın nefesi dar.

Oda başkanı bütün bu tablonun ortasında.

Toplantı da yapılır.

Faaliyet raporu da basılır.

Ama geriye bunlar kalmaz.

İcraat kalır.

Malatya’ya ne kaldı?

Yeni yatırım gördük mü?

İhracatta mesafe alındı mı?

İstihdama ne eklendi?

Üçüncü dönemin hikâyesi burada yazılır.

İnşaatın önemli kısmı karşı tarafta.

Kayısının mühim grupları da öyle.

Biri depremden çıkan Malatya’nın yeniden kuruluşunda yük taşıyor.

Öteki bu şehrin alamet-i farikası.

19 komite mazbatayı getirir.

Ama inşaatla kayısıdaki tablo, önündeki dönemin istikametini de gösterir.

Bundan sonra hesabı kaç dönem oturacağı değil, o koltukta ne bırakacağı olmalı.

Sadıkoğlu önündeki dönemi öyle doldurmalı ki…

bir sonraki seçim geldiğinde hesabı yine MTSO olmasın.

MTSO, sonrasının referansı olsun.

Oğuzhan Başkan…

Üç kere kazandın.

Dördüncünün hesabını yapma.

Odanın sonrasını hesapla.

250 KİLOMETRE… 250 SENE

İki büyükşehir.

İki belediye başkanı.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin…

New York’ta.

Birleşmiş Milletler programında.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bulunduğu heyette.

Gaziantep adına temaslarda.

Üstelik Fatma Şahin…

Malatya’nın gelini.

Sonra Malatya’ya dönüyorsun.

Sami Er, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Ankara’da görüşüyor.

Elde dosya.

Gündemde raylı sistem.

Ardından açıklama:

“Projelerimizi arz ettik.”

Bir tarafta New York.

Birleşmiş Milletler.

Uluslararası görüşmeler.

Öbür tarafta…

Ankara’da ayaküstünde verilen bir dosya.

Gaziantep, kendi meselesini dünyanın masasına taşıyor.

Malatya ise dosyasını Ankara’nın masasına koymaya çalışıyor.

Haritayı açıyorsun…

Malatya ile Gaziantep arası yaklaşık 250 kilometre.

Fotoğrafları yan yana koyuyorsun…

250 sene.

VALİNİN PROGRAMI VAR… VEKİLİN DE VALİSİ VAR!

Son zamanlarda Malatya’da ilginç bir takvim var.

Vali Seddar Yavuz Akçadağ’da.

İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak da orada.

Doğanyol’da yine beraberler.

Hekimhan’da tablo değişmiyor.

Valinin ilçeye gitmesi kadar tabii bir şey yok.

Vali bu.

Kaymakamıyla görüşür.

Yatırımı inceler.

Devletin işini takip eder.

Milletvekili de elbette aynı programa katılır.

Ama görüntü mütemadiyen aynı olunca…

orada biraz durmak gerekiyor.

Çünkü milletvekili valinin maiyetinde değildir.

Seçilmiştir.

Gündemini kurar.

Siyasi hattını çizer.

Valinin programı belli.

Milletvekilinin programını da oradan öğreniyoruz.

İnanç Hanım’ın ihtiyacı yeni bir kare değil.

Kendine mahsus bir siyasi hat.

Çünkü milletvekilliği, valinin gittiği yere gitmekle sınırlı kalmaz.

Vali ilçedeki meseleyi görür.

Milletvekili o meseleyi Ankara’ya taşır.

Yoksa Malatyalı vekilini ararken sosyal medyaya bakmaz.

Valiliğin programına bakar:

“Vali Bey bugün nerede?”

Oradaysa…

İnanç Hanım da oradadır.

SUYUN TARİFESİ VAR… HESABIN SAHİBİ YOK

Malatya’da su faturaları konuşuluyor.

Bazı bölgelerde tarife değişmiş.

Araya yeni artışlar girmiş.

Anlatılanlara göre kimi faturalar bir yılda dört kata yaklaşmış.

Tarifesi değişmeyen yerde bile iki kata varan artıştan söz ediliyor.

Ticarethanelerde yük daha ağır.

Peki bu rakamı kim çıkardı?

MASKİ tarifeyi hazırladı.

Konu Plan ve Bütçe Komisyonu’na gitti.

Genel Kurul kabul etti.

Buraya kadar açık.

İnsanlar vekile gidiyor.

Parti yöneticisine ulaşıyor.

Sorduğu şey aynı:

“Bu fatura niye böyle?”

MASKİ başka bir rakam gösteriyor:

Malatya, 30 büyükşehir içinde su tarifesi en düşük üçüncü şehir.

İtiraz kısa:

“Benim ödediğim niye arttı?”

Biri cebinden çıkan parayı anlatıyor.

Öteki şehirler arası mukayese yapıyor.

İstanbul’un tarifesi, Malatyalının önündeki faturayı izah etmiyor.

Kararı alan merci belli.

Tarifeyi hazırlayan kurum ortada.

Eksik kalan, artışın izahı.

Cetvel hazır.

Usul tamam.

Muhatap eksik.

Malatya’da suyun tarifesi var.

Kararın da sahibi var.

Bir tek…

vatandaşa bunu anlatan yok.

LAF EBESİ: GÖSTERİ BİTTİ, ÇİLE BAŞLADI!

Türk Yıldızları geldi.

Malatyalı akın etti.

Gösteri güzeldi.

Dağılış çileye döndü.

Binlerce kişi aynı noktada toplandı.

Dönüş trafiğe kaldı.

Demedi deme Malatya;

uçuş planı vardı…
dönüş planı yoktu.

KALEM HAKKI: ALTYAPI YAĞMURU SEVMİYOR

35 milyarlık altyapı anlatılıyor.

Yağmur suyu drenajından söz ediliyor.

Geleceğin Malatya’sı çiziliyor.

Sonra yağmur yağıyor.

Cadde göl.

Dükkân su içinde.

Demek ki altyapımız tamam.

Bir tek yağmurla tanışmamış.

FIKRA GİBİ MEMLEKET

DÜĞÜN DAVETİYESİ

Adam:

“Oğlanı evlendireceğiz.”

demiş.

Sormuşlar:

“Kız belli mi?”

“Yok.”

“Ev?”

“Yok.”

“İş?”

“Yok.”

“Peki ne belli?”

Adam gülmüş:

“Düğün tarihi.”

Malatya’nın raylı sistemi de böyle.

Fizibilite tamam.

Ray ortada yok.

Ama cümle hazır:

“Malatya’nın ortasından geçecek.”

Düğün daha kurulmamış.

Davetiye hazır.

FİSKOS MASASI:

Malatya’da bu hafta yol kapanmış, proje sıralanmış, mahallelere söz verilmiş. Bir yerde konteyner bariyer olmuş, bir yerde viyadüğün alternatifi hazırlanmış. Şehirde plan çok, başlık çok, vaat çok… Fiskos ise hep aynı yere çıkıyor: “Peki ne zaman?”

-LEVHA YOK, KONTEYNER VAR!

Şehir merkezinde bazı yolların doğru dürüst yönlendirme yapılmadan çöp konteynerleriyle kapatılması epey dillendirilmiş. Kanalboyu’ndan Atmalı Sokak’a kadar benzer manzaralar konuşuluyor. Trafik birimleri var, çalışma var, yol kapalı… Vatandaş ise kendi güzergâhını kendi buluyor. Fiskos kısa: “Şehirde artık tabelaya değil, konteynere bakıp yön değiştiriyoruz!”

-PROJE ÇOK, TAKVİM NEREDE?

Beylerbaşı, Şehit Fevzi, Taştepe, ikinci viyadük, kuşak yolları, alternatif su hattı… Aynı toplantıda birçok büyük iş sıralanmış. Güzel de, Malatyalının kulağı artık proje isminden çok tarihe gidiyor. Çünkü şehir yıllardır “yapılacak” cümlesini ezberledi. Fiskos şu: “Listeyi aldık Başkanım, bir de yanına takvim iliştirsek?”

-MÜJDE GELDİ, SABIR DA YANINDA VERİLDİ!

Beylerbaşı için dönüşüm sözü verilmiş. Fakat belediye eliyle yürütülecek işlerin TOKİ kadar hızlı olmayabileceği de peşinen söylenmiş. Mahalle sevinsin mı, beklemeye mi hazırlansın, karar verememiş. Fiskos biraz mahcup: “Anahtarın sözü geldi, bekleme süresi de yanında promosyon!”

-VİYADÜK GELMEDEN ALTERNATİFİ HAZIR!

İkinci viyadük için ihale hazırlığı sürerken, gecikme ihtimaline karşı alternatif güzergâh da konuşuluyor. Malatya trafiği öyle bir hâle gelmiş ki, proje başlamadan B planı hazırlanıyor. Bu da aslında işin ne kadar acil olduğunu gösteriyor. Fiskos kısa: “Viyadük daha yok, bahanesi ve alternatifi hazır!”

-ÇEVRE YOLUNUN ALTI DA ÜSTÜ DE TAKVİME BAKIYOR!

“Çevre yolunun altı-üstü ayrımını kaldıracağız” sözü yeniden dolaşıma girmiş. Beylerbaşı, Taştepe ve Şehit Fevzi’nin kalan bölümleri için dönüşüm hedefleri anlatılıyor. O bölgelerde yaşayanların beklentisi ise cümleden ziyade sahada hareket görmek. Fiskos şu: “Çizgiyi kaldıracağız deniyor; mahalleler önce takvimdeki çizgiyi bekliyor!”

-ÇALIŞMA GÜNDÜZ, EZİYET VATANDAŞA!

Beton dökümü, yol çalışması, şerit daraltması… Bunların önemli kısmı gün ortasında yapılınca trafik de haliyle düğümleniyor. Gece yapılabilecek işlerin niçin en yoğun saatlere kaldığı konuşuluyor. Şehirde çalışma var, ona itiraz yok; usul biraz yoruyor. Fiskos net: “Mesai ekipte, çile trafikte!”

Fiskos Masası kulak kabartmaya devam ediyor…
Çünkü Malatya’da bu hafta herkes bir şey anlattı: yol, proje, dönüşüm, viyadük… Vatandaşın cümlesi ise hepsinden kısa kaldı: “Tamam da, ne zaman?”

Selam ve dua ile
Fiemanillah

Yorumlar

  • yorum avatar
    Kiltepeli
    05-10-2026 14:37

    Kiltepe Mahallesi duruyor.Burası ne olacak?

  • yorum avatar
    Resul Elverir
    05-10-2026 13:57

    Sami Er Malatya nın başına gelmiş en olumsuz yönetici.Devletimizin devasa yatırımların yanında belediyede aynı motivasyonla hareket edebilseydi müthiş sonuçlar ortaya çıkabilirdi.Merkez ilçe belediyeleri ise neredeyse yoklar.İlhan Geçit ne için belediye başkanı oldu hala anlam veremedim.Madem ekibini bile kuramayacaktınız neden böyle bir dönemde görev aldınız İlhan Bey?

  • yorum avatar
    Kadir
    05-10-2026 13:52

    Tebrikler Oğuzhan Başkan

  • yorum avatar
    Ahmet Kılıç
    05-10-2026 13:52

    MTSO seçimi kısmında tespitin dibine vurulmuş. Siyasiler zannetti ki 'Biz kimi işaret edersek tüccar ona basar mühürü

  • yorum avatar
    Gökhan Yeldemir
    05-10-2026 13:51

    Vali Bey ile milletvekili kısmını okurken acı acı güldüm. Gerçekten de sosyal medyaya bakıyoruz, Vali nerede bizim vekil orada! Devlet memurunun peşine takılıp ilçe gezmekle milletvekilliği mi olur? Ya Sami Er ile Vali Bey'in samimiyeti:)

  • yorum avatar
    Nilüfer
    05-10-2026 13:50

    Gaziantep-Malatya kıyaslaması ve '250 kilometre... 250 sene' benzetmesi Malatya’nın vizyonsuzluğunu tokat gibi yüze çarpıyor. Türk Yıldızları gösterisindeki organizasyonsuzluk bile şehrin nasıl yönetilemediğini gösterdi.

  • yorum avatar
    Abdullah
    05-10-2026 13:50

    Cumhurbaşkanı'nın kredisini kendi oyları sananlar sandıkta tokadı yedi.

  • yorum avatar
    ÇAĞLAR
    05-10-2026 13:50

    Su faturası analizine şapka çıkartıyorum. MASKİ çıkıp 'En ucuz 3. şehriz' diye masal anlatıyor. Yahu kardeşim, geçen sene 300 lira gelen dükkân faturası bu ay 1400 lira geldi! İstanbul ile beni niye kıyaslıyorsun? Ben çeşmeden su bile içemiyorum, çamur akıyor

  • yorum avatar
    Battal
    05-10-2026 13:48

    Beylerbaşı nın mutlaka dönüşmesi gerek.Sancaktar mezarlığı yanında çevreyolunun yanıbaşında hakikaten fena halde olan bir mahalle Beylerbaşı.Ve yanında devasa Hidayet Mahallesi.Normalde bu bölgenin tamamı rezerv içindeydi ama bir türlü başaramadıkları için İkizce devreye alındı.Devasa dönüşüm bekleyen alanlar var.Melekbaba Beylerbaşı Kiltepe Fatih Yeşilkaynak Koşu Mahalleleri bekliyor.Mesela yeni Adalet Sarayı binasının etrafı tamamen dönüşüm bekleyen alanlar.Sami Er bu işi belediyeyle YA-PA-MAZ.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.