28 Ekim, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    49.79
  • EURO
    55.70
  • ALTIN
    6384.7
  • BIST
    11151.96
  • BTC
    80149.171$

Sami Er Başkan Olamamış... Afişten Öğrendik!

28 Ekim 2026, Çarşamba 07:48
Sami Er Başkan Olamamış... Afişten Öğrendik!

Malatya'nın dört bir yanına Sami Er'in afişleri asılmış.

12. Malatya Kitap Fuarı.

“Yazarlar Geçidi!”

Afişin altında kocaman bir isim:

Sami Er.

Altında da unvanı:

“Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı!”

Hay maşallah!

Seçim bitmiş.

Mazbata alınmış.

Başkanlıkta üçüncü yıla giriliyor.

Sami Er hâlâ aday!

Üstelik renkler, fontlar, yerleşim…

Fakat bu afiş, belediyedeki daha büyük bir koordinasyon meselesini gündeme getiriyor.

Koca Büyükşehir Belediyesi.

Genel sekreter var.

Yardımcıları var.

Daire başkanları var.

Özel kalem var.

Peki afişin son kontrolünü kim yapıyor?

Başkanın programını kim hazırlıyor?

Kurumsal işleyişin başında kim duruyor?

Bir kitap fuarının afişi bile başkanlık makamının unvanı kontrol edilmeden yayımlanabiliyorsa, organizasyon zincirini sorgulamak gerekiyor.

Muhtarların bile günlük programı var.

Büyükşehirde ise bu kadar makamın arasında sorumluluğun kimde olduğu tartışılıyor!

Sami Er'in adaylığı bitmiş.

Büyükşehir Belediye Başkanı olmuş.

Afişi hazırlayanların ise,seçilmişliğinden haberi yok!

HALKIN GÖZÜNDE VALİ… SİYASETİN BOŞLUĞUNDA HIZIR!

Malatya, Cumhuriyet tarihinin siyaseten en fakir dönemlerinden birini yaşıyor.

Böylesine ağır bir zamanda Vali Seddar Yavuz'un halkın gözünde kazandığı değerin üzerinde durmak gerekiyor.

Deprem şehri yıkmış.

Çarşı enkaza dönmüş.

Rezerv alanlarda itirazlar, tahliyelerde sıkıntılar…

İmarın önünde yalnız beton ve demir hesabı yoktu.

İnsan vardı.

İkna edilmesi gereken vatandaş vardı.

Alınması gereken kararlar vardı.

Seddar Yavuz bu süreçte inisiyatif aldı.

Gerektiğinde vatandaşla karşı karşıya geldi.

İtirazları dinledi.

Kurumları koordine etti.

Çarşının yeniden inşasını takip etti.

Sorumluluk üstlendi.

Makamıyla yetinmedi.

Esnafın yanına gitti.

Muhtarların derdini dinledi.

Sosyal medyadan kendisine ulaşan vatandaşlara bile cevap verdi.

Verdiği sözlerin takipçisi oldu.

Malatyalı, depremden sonra yalnız evini kaybetmemişti.

Güvenini de yeniden kazanmak istiyordu.

Karşısında kendisini dinleyen, gerektiğinde karar alan, işin peşini bırakmayan bir idareci görmek istiyordu.

Yavuz'un çalışmalarına gösterilen teveccühü ben buradan okuyorum.

Devletin ağırlığını hissettirirken, aynı anda  şefkatini de göstermesi…

Elbette şehrin imarında Bakanlıkların, TOKİ'nin, Emlak Konut'un ve belediyelerin emeği var.

Seddar Yavuz'un katkısı ise koordinasyonunda, aldığı inisiyatifte ve vatandaşla kurduğu doğrudan temasta görülüyor.

Malatyalının hafızasında yapılan binalar kadar, o zor günlerde derdine kulak veren Vali Seddar Yavuz'un da yeri olacak.

2011’DE AYRILDI… 2026’DA SAHİPLENDİ!

Geçen hafta Sami Er'in Kuru Kayısı Lisanslı Deposu'nu sahiplenmesini yazmıştım.

2011'de görevden ayrılmıştı.

2026'da projeyi hatırlamıştı!

Bu hafta dosyayı biraz daha tahkik ettim.

Yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

Sami Er'in bahsettiği Kayısı Entegre Tesisi, dönemin Valisi Ulvi Saran'ın atıl TEKEL depolarını değerlendirmek için geliştirdiği kümeleme projesiydi.

Depoların bir bölümü tekstilcilere, diğer kısmı kayısı işletmelerine ayrılacaktı.

Tekstilciler yerleşti.

Kayısıcılar beklenen ilgiyi göstermedi.

Sami Er ise o dönemin İl Özel İdaresi Genel Sekreteriydi.

Lisanslı depoculuğun hikâyesi daha sonra şekillendi.

Ömer Faruk Öz mevzuat için uğraştı.

Fırat Kalkınma Ajansı fizibiliteyi hazırladı.

Bülent Tüfenkci'nin bakanlığı döneminde süreç ilerledi.

Selahattin Gürkan ise işin fiilî yükünü üstlendi.

Şirketin kuruluşu, arsa, giderler, ekip, sekreterya…

Belediyenin imkânlarını bu işe seferber etti.

Bir projeyi kâğıda yazmakla onu hayata geçirmek arasında yılların emeği var.

Bu emeğin sahiplerini anmak gerekiyor.

Şimdi iki ayrı proje ortada.

Biri Ulvi Saran'ın TEKEL depolarını değerlendirme girişimi.

Diğeri Malatya'nın Kuru Kayısı Lisanslı Deposu.

Aralarındaki bağlantıyı gösteren karar nerede?

Bunca insan çalışmış, uğraşmış, tesis kurulmuş…

Sami Er de 15 yıl sonra hatırasıyla yetişmiş!

ELEKTRİK VAR… DOĞALGAZ VAR… SUYA DASK ENGELİ!

Malatya'da depremzede evine kavuşmuş.

Elektriğini bağlatmış.

Doğalgazını açtırmış.

Sıra suya gelince…

DASK!

Adamın tapusu çıkmamış.

İskânı tamamlanmamış.

Numaratajı bekliyor.

TOKİ konutuna yerleşmiş.

Evrak peşinde koşuyor.

Depremde evini kaybetmiş.

Devlet yeniden yapmış.

Anahtarını teslim etmiş.

MASKİ ise poliçe soruyor!

Üstelik DASK'ın su ve elektrik aboneliklerinde kontrol edilmesi kanuni yükümlülük.

Peki uygulamada elektrik aboneliğini tamamlayan vatandaş, MASKİ kapısından niçin geri dönüyor?

Mevzuat aynı.

Vatandaş aynı.

Ev aynı.

Kapı değişince muamele değişiyor!

Kanunu göstermek kolay.

Evrak eksikliğini giderecek çözümü bulmak ise idarecilik istiyor.

Sami Er, Malatya'yı ayağa kaldırmaktan söz ediyor.

TOKİ, MASKİ ve ilgili kurumlar bir araya gelsin.

Poliçe düzenlenemeyen konutların durumunu açıklasın.

Depremzedeyi kurum kapılarında dolaştırmasın.

Ev tamam.

Elektrik tamam.

Doğalgaz tamam.

MASKİ'de dosya tamamlanmamış!

Başkanım, vatandaş evine yerleşti… 

Suyunu kim bağlayacak?

ŞİRE PAZARI VAR… BİR SECCADE YOK!

Malatya'nın Yeni Şire Pazarı.

Kayısının alınıp satıldığı, üreticinin, tüccarın, esnafın buluştuğu yer.

Eskiden camisi vardı.

Üstelik Diyanete bağlıydı.

Kadrolu imamı bile bulunuyordu.

Şimdi?

Bir seccadelik yer yok!

Dışarıdan üretici geliyor.

Kayısısını satıyor.

Tüccar alışverişini yapıyor.

Öğle ezanı okunuyor.

Adam iki rekât namaz kılacak.

Nerede?

Pazarda dükkân var.

Depo var.

Ticaret var.

Mescit yok!

O güne kadar esnaf, üretici, ziyaretçi nerede namaz kılacak?

Malatya Ticaret Borsası, Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumlar bu ihtiyaca nasıl çözüm üretecek?

Kayısının fiyatını konuşuyoruz.

İhracatını hesaplıyoruz.

Pazarın ticaretini büyütüyoruz.

Güzel!

Şire Pazarı'nda kayısının yeri belli… 

Seccadenin yeri neresi?

 

NOT: Yazıda sözünü ettiğim Yeni Şire Pazarı, Malatya’nın Akpınar bölgesinde yapılan Şire Pazarı’dır. Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nden bahsetmiyorum. Eleştirim, Akpınar’daki Şire Pazarı’nda esnafın, üreticinin ve ziyaretçilerin namaz kılabileceği bir cami veya mescit bulunmamasına yöneliktir.

LAF EBESİ: GÜNDEM KAPI KOLUNA TAKILDI!

Vali Seddar Yavuz dedi ki:

“Gündemimiz kapı kolu olmamalı.
Gündemimiz pisuar olmamalı.”

Haklı.

Malatya artık sanayiyi, ticareti, eğitimi konuşmalı.

Ama işte dilin cilvesi…

Gündemi değiştireyim derken,
gündem kapı koluna takıldı.

Demedi deme Sayın Valim;
bazı cümleler kapıyı açmaz…
kapıda bırakır.

FIKRA GİBİ MEMLEKET

SAHİBİ KİM?

Adamın biri, emaneti komşusuna bırakmış.

Komşu ötekine.

Öteki bir başkasına.

Adam geri dönüp sormuş:

“Benim emanet nerede?”

Hepsi birbirini göstermiş.

Emanet ortada yok.
…
Malatya OSB’de atıklar birikiyor.

Belediye başka kapıyı gösteriyor.

OSB çözüm arıyor.

Gözler Bakanlığa dönüyor.

Atık yerinde.

Sorumluluk geziyor.

Atık sahipsiz…

Kokusu müşterek.

KALEM HAKKI: İTİRAZ HAKKINIZ VAR

Şahnahan imar planına 37 itiraz yapıldı.

36’sı reddedildi.

1’i kabul edildi.

Vatandaşın itiraz hakkı var.

Kabul hakkı ise belediyenin.

FİSKOS MASASI:

Malatya’da bu hafta yeni çarşıda dükkân açılmış, kira konuşulmuş; antikaya pazar yetmemiş, çarşı müjdesi gelmiş. Taksici teknolojiyle, belediye milyarlık bütçeyle, Pütürge ise müzayedeyle meşgul. Şehir yenileniyor ama fiskosun huyu aynı: Rakam büyüdükçe hesap da büyüyor.

DÜKKÂN YENİ, KİRA ESKİ ACILARI UNUTTURDU!

Yeni çarşıda kepenkler yavaş yavaş açılırken bu kez kira rakamları konuşulmaya başlanmış. Şevket Keskin’in “Dört yılın bedelini bir yılda istemeyin” çıkışı da boşuna gelmemiş. Esnaf daha siftahın bereketini görmeden mal sahibi hesabı masaya koymuş. Çarşıdaki fiskos hazır: “Anahtarı aldık, şimdi kiraya teslim olmayalım!”

PAZAR AÇILDI, ANTİKAYA ÇARŞI DA GELİYOR!

Antika Pazarı açılmış, Başkan Sami Er bir de Antikacılar Çarşısı kurulacağını açıklamış. Malatya’nın eski eşyası yeni adresine kavuşacak gibi görünüyor. Depremden sonra şehir baştan kurulurken antikaların da kendine yeni bir çarşı bulması ayrı bir tenasüp olmuş. Fiskos hafif tebessümlü: “Eski olan eşya, çarşısı yepyeni!”

TAKSİCİ DİREKSİYONDA, MARTI YARGITAY YOLUNDA!

Martı TAG kararı sonrası Malatya’daki taksici esnafının hukuki süreci takip edeceği açıklanmış. Telefon uygulaması İstanbul’dan çıkmış ama tartışması Malatya durağına kadar gelmiş. Taksici ruhsatı, mevzuatı ve ekmeğini düşünüyor; yolcu ise hâlâ ekrana bakıyor. Duraktaki fiskos kısa: “Eskiden müşteri beklenirdi, şimdi uygulama bekleniyor!”

YEŞİLYURT’UN BÜTÇESİ 8 MİLYARI GEÇTİ, MAHALLE HESABINI ŞİMDİ YAPAR!

Yeşilyurt Belediyesi’nin 2027 tahmini bütçesi 8 milyar 6 milyon lirayı aşmış. Battalgazi’nin bütçesi de 5,2 milyar. Rakamlar artık belediye bütçesinden ziyade orta ölçekli şirket bilançosu gibi okunuyor. Vatandaşın matematiği ise daha basit: “Milyarı biz sayamayız; sokağımıza düşen payı görürüz!”

PÜTÜRGE’DE EV DE DÜKKÂN DA AÇIK ARTIRMADA!

Pütürge’de 80 konut ile 18 iş yeri müzayedeyle satışa çıkarılıyor. Peşine yüzde 20 indirim, vadeli alana yüzde 25 peşinat ve 60 ay vade var. İlçede ev sahibi olmak isteyen bu kez emlakçıdan önce müzayede hesabı yapacak. Fiskos şu: “Pütürge’de ev bakmaya değil, artırmaya gidiliyor!”

2 MİLYARLIK İKİNCİ PAKET DAHA YOLDA!

Gençlik ve spor yatırımlarında ilk tesisler açılırken Bakan Osman Aşkın Bak, 2027’den itibaren başlayacak yaklaşık 2 milyar liralık ikinci paketi açıklamış. Spor salonu, yurt, gençlik tesisi derken liste kabarıyor. Malatyalının tecrübesi ise projeyi duyunca önce takvime bakmayı öğretti. Fiskos kısa: “Paket büyük; şimdi açılış tarihini küçük yazmayın!”
Fiskos Masası kulak kabartmaya devam ediyor…

Çünkü Malatya’da bu hafta herkesin önünde başka bir hesap var: esnaf kira, taksici uygulama, belediye bütçe, vatandaş hizmet, Pütürgeli müzayede hesabı yapıyor. Şehir yeniden kurulurken hesap makinesi de Malatya’nın demirbaşına dönmüş.

Selam ve dua ile
Fiemanillah

Yorumlar

  • yorum avatar
    Konfeksiyoncu
    28-10-2026 08:41

    Başkan Şevket Keskin çok doğru yerde konuştu. Esnaf daha dükkânın anahtarını yeni aldı daha siftah etmedi mülk sahibi 4 yıllık birikmiş kirayı tek seferde istiyor. Bu vicdansızlık çarşıyı baştan bitirir.

  • yorum avatar
    Kazım
    28-10-2026 08:41

    Kayısının fiyatını konuşuyoruz da ibadet hürriyetini niye unuttuk?

  • yorum avatar
    Tahsin
    28-10-2026 08:40

    Kapılar farklı ama devlet aynı devlet! İnsan zaten depremde her şeyini kaybetmiş, bir de su için kapı kapı dolaştırmayın millete

  • yorum avatar
    Halil İbrahim Koca
    28-10-2026 08:40

    Sami Başkan 2011'de bu şehirden ayrılmıştı, şimdi 15 yıl önceki Ulvi Saran döneminin projesine sahip çıkıyor. O tesisin kurulmasında Ömer Faruk Öz'ün, Bülent Tüfenkci'nin, rahmetli ya da emek verenlerin ve en çok da Selahattin Gürkan’ın fiilî emeği var. Tarihi biraz geriden okumak lazım

  • yorum avatar
    Cüneyt
    28-10-2026 08:40

    Vali Bey'den Allah razı olsun. Depremden sonra bu şehirde devletin şefkatini ve gücünü en çok hissedenlerden biri o oldu. İnsanların kapısını çaldı, derdini dinledi. Siyasetçiler kaybolurken o sahada tek başına göğüs gerdi bu yüke

  • yorum avatar
    Ayşe
    28-10-2026 08:39

    Abi güleyim mi ağlayayım mı bilemedim. Seçim biteli yıllar oldu, adam hâlâ afişte 'Belediye Başkan Adayı' yazıyor. Koca Büyükşehir'de bir kişi de çıkıp 'Ya başkanım biz seçimi kazanalım, bu unvan değişti' dememiş mi? Belediyede kimse kimsenin işine bakmıyor resmen

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.