Şantiye Yükseliyor, Şehir Ölüyor: Malatya'da Münevver Hüsranı
19 Aralık 2025, Cuma 07:38
6 Şubat’ın o dehşet veren sabahından bugüne koca bir bin gün geçti. Bugün Malatya’nın panoramasına baktığımızda gördüğümüz tablo; bir yanda hükümetin insanüstü bir gayretle yürüttüğü devasa bir inşaat hamlesi, diğer yanda ise bu fiziksel inşaya ruh katamayan, ona istikamet veremeyen bir "yerel akıl tutulmasıdır."
Cumhuriyet tarihinin en büyük konut seferberliği Malatya sahasında icra ediliyor. Saray Mahallesi’nden İkizce’ye kadar devlet, lojistik tüm gücüyle orada. Ancak bu takdire şayan gayret, merkezi planlamanın soğuk mekaniğine mahkûm edilmiş durumda. Ankara, Malatya’ya bir "proje" çiziyor; ama o projenin içine Malatya’nın rüzgarını, komşuluk hukukunu ve esnaf kültürünü yerleştirecek olan yerel dinamiklerdir. Malatya’nın asıl trajedisi de tam bu noktada başlıyor: Şehrin okumuş yazmışlarının, teknik insanlarının ve kanaat önderlerinin bir araya gelip merkezi yönetime rehberlik edecek ortak bir ses çıkaramaması.
Şehir münevverleri, merkezi planlamaya yön verecek bir "üst akıl" oluşturmak yerine; ya kendi köşelerine çekildiler ya da çözüm üretmeyen bir şikayet korosuna dahil oldular. Şehri bilenlerin sustuğu yerde, kararlar sadece rakamlar ve metrekareler üzerinden verilir oldu. Sonuç; Bir çocuğun elinden çıkmış gibi logo istifi bir kent merkezi ile binaları yükselen ama kimliği silinen, ruhu sürgün edilmiş bir Malatya. Bugün binlerce konut teslim ediliyor, kuralar çekiliyor lakin bu panoramada hala büyük eksikler var.
İkizce’de veya Gelinciktepe’de anahtarını alan vatandaş; kapısını açtığında doğalgazın, yolun, toplu taşımanın ve en önemlisi bir esnaf muhitinin yokluğuyla karşılaşıyor. Konut var ama hayat yok. Bir bakkalı, bir meydanı, bir ruhu olmayan bu "uydu kentler", Malatya’nın kadim mahalle kültürünü bir "barınma mecburiyetine" indirgiyor. Binaları yaşatıyoruz ama insanı o belirsizliğin, altyapısızlığın ve "münevver hüsranının" içinde boğuyoruz. Oysa biliyoruz ki; şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz; ihmal ettiğiniz o nesil, imar ettiğiniz şehri yerle bir eder.
Malatya’nın kurtuluşu sadece beton mikserlerinin dönmesinde değil; bu şehrin münevverlerinin kibrini ve küskünlüğünü bir kenara bırakıp ortak bir çözüm tasarlamasındadır. Ankara’nın bütçesine Malatya’nın aklını eklemezsek; yarın elimizde sağlam binalar ama içinde yabancılaşmış, mutsuz ve hikayesini kaybetmiş bir toplum kalacaktır. Vakit, teslim edilen konutun anahtarını değil, şehrin geleceğinin pusulasını eline alma vaktidir.
Selam ve muhabbetle...
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.


Yorumlar
Demir
20-12-2025 15:04Ne bekliyorsunuz şehrin katilleri şehri yönetmeye devam ediyor. Yeşilyurt İmardan sorumlu başkan yardımcısı mimar H.A. 27 kişinin yaşamını yitirdiği Ergül Apt. davasında sanık, dava ertelenip duruyor. En son mahkeme heyeti değiştirdiler. Bu adamlara bıraktığınız imardan ne çıkar???
Kadriye
20-12-2025 00:06Şuanki mevcut durumu okadar net anlatmışsınız ki ;Biz Malatya halkı olarak 6 Şubattan beri akıl tutulması yaşıyoruz olayın içindeyiz ama bir filmi izler gibi izliyoruz. Çünkü deprem sadece ölümdeğil yaşayanlarında ruhunu öldürdü (
Mlty
19-12-2025 23:13Heba edilen kayıp şehir Malatya. Masa başı gerçeklikten uzak imar planı çizilmiş yitik şehir Malatya. Kaf dağındaki bürokratik oligarşi ve yereldeki vurdum duymazlık maalesef bu şehri Hindistan dan hallice duruma sürükledi. Yazık hem de çok yazık oldu.
Hasan
19-12-2025 11:38Açıkçası bilmediğimiz birçok olumsuz şeyler söyleniyor şehir merkezi için. Yakın zamanda neyin nasıl olduğunu görünce gerçekler neymiş göreceğiz. Yeni Mahalleler iyi olmuş ama ah keşke balkonları ve odaları 3 M2 daha büyük olsaydı